Ana içeriğe geç
Sözlük

anlamda ile cümle

anlamda kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Anlamdaşı girin:Въведете синоним:
Anlamdaşı girin:Укажите синоним:
Anlamdaşı girin:כתוב את המילה הנרדפת:
Anlamdaşı girin:إدخال:
Anlamdaşı girin:同義語を入力:
Anlamdaşları doğru kabul etAccepteer synoniemen als goed
Anlamdaşları doğru kabul etAcceptera synonymer som riktiga
Anlamdaşları doğru kabul etAccepter les synonymes comme réponse correcte
Anlamdaşları doğru kabul etAcceptér synonymer som rigtige
Anlamdaşları doğru kabul etAccetta sinonimi come validi
Anlamdaşları doğru kabul etAceitar sinónimos como correcto
Anlamdaşları doğru kabul etAceptar sinónimos como correcto
Anlamdaşları doğru kabul etAkceptuj synonimy jako prawidłową odpowiedź
Anlamdaşları doğru kabul etA rokon értelmű szavak helyesnek számítsanak
Anlamdaşları doğru kabul etPřijímat synonyma jako správná
Anlamdaşları doğru kabul etSynonyme als korrekt akzeptieren
Anlamdaşları doğru kabul etΑποδεχθείτε τα συνώνυμα ως σωστά
Anlamdaşları doğru kabul etСприймати синоніми як правильні відповіді
Anlamdaşları doğru kabul etСчитать синоним правильным ответом
Anlamdaşları doğru kabul etقبول صح
Anlamdaşları doğru kabul et同義語を正解と見なす(M)
Anlaşmada çözüm bekleyen sorunların tümüne gerçek anlamda yer verilmedi.Không hẳn tất cả những vấn đề cần giải quyết đều được bao hàm trong những thỏa thuận.
Anlaşmada çözüm bekleyen sorunların tümüne gerçek anlamda yer verilmedi.해결을 필요로 하는 모든 문제들이 협정을 통해 다뤄지는 것은 아닙니다.
Anlaşmada çözüm bekleyen sorunların tümüne gerçek anlamda yer verilmedi.Nicht alle Problem die gelöst werden mussten, wurden tatsächlich in den Vereinbarungen abgedeckt.
Anlaşmada çözüm bekleyen sorunların tümüne gerçek anlamda yer verilmedi.Niet alle problemen die moesten worden opgelost, werden daadwerkelijk opgenomen in de afspraken.
Anlaşmada çözüm bekleyen sorunların tümüne gerçek anlamda yer verilmedi.Nie všetky otázky, ktoré bolo treba vyriešiť, boli v týchto zmluvách skutočne zahrnuté.
Anlaşmada çözüm bekleyen sorunların tümüne gerçek anlamda yer verilmedi.Nie wszystkie problemy wymagające rozwiązania były zaadresowane w porozumieniach.
Anlaşmada çözüm bekleyen sorunların tümüne gerçek anlamda yer verilmedi.Non tutte le questioni che andavano risolte erano coperte dagli accordi.
Anlaşmada çözüm bekleyen sorunların tümüne gerçek anlamda yer verilmedi.No todos los problemas que debían resolverse fueron efectivamente tratados en los acuerdos.
Anlaşmada çözüm bekleyen sorunların tümüne gerçek anlamda yer verilmedi.Nu toate aspectele ce trebuiau rezolvate au fost acoperite de acorduri.
Anlaşmada çözüm bekleyen sorunların tümüne gerçek anlamda yer verilmedi.TIdak semua isu yang harus diselesaikan tercakup di dalam persetujuan-persetujuan tersebut.
Anlaşmada çözüm bekleyen sorunların tümüne gerçek anlamda yer verilmedi.Όλα τα θέματα που έπρεπε να λυθούν δεν συμπεριλήφθηκαν πραγματικά στις συμφωνίες.
Anlaşmada çözüm bekleyen sorunların tümüne gerçek anlamda yer verilmedi.Не все вопросы, которые следовало бы разрешить, фактически затрагивались соглашениями.
Anlaşmada çözüm bekleyen sorunların tümüne gerçek anlamda yer verilmedi.Не всички въпроси, които трябваше да бъдат разрешени, бяха включени в споразуменията.
Anlaşmada çözüm bekleyen sorunların tümüne gerçek anlamda yer verilmedi.לא כל הסוגיות שתבעו פתרון זכו להתייחסות בהסכמים.
Anlaşmada çözüm bekleyen sorunların tümüne gerçek anlamda yer verilmedi.لم تحل حينها كل القضايا ولم تغطى جميع النقاط في تلك الاتفاقية
Anlaşmada çözüm bekleyen sorunların tümüne gerçek anlamda yer verilmedi.実際の合意に含まれていたわけでは ありませんでしたし 加えて地域リーダー達が後に
Arkadaşlarım bu konuyu konuşuyorlar hep. "Eşcinsel" sözcüğünü farklı anlamda kullanıyorlar.Mis amigos hablan sobre esto todo el tiempo.
Artık kişisel tıp çağına tam anlamda giriyoruz -- doğru zamanda, doğru kişi için doğru ilaç sağlayabilmek--Ed entriamo nell'era della vera medicina personalizzata --
Artık kişisel tıp çağına tam anlamda giriyoruz -- doğru zamanda, doğru kişi için doğru ilaç sağlayabilmek--Entramos en la era de la medicina verdaderamente personalizada,
Artık kişisel tıp çağına tam anlamda giriyoruz -- doğru zamanda, doğru kişi için doğru ilaç sağlayabilmek--Et nous entrons dans l'ère de la vraie médecine personnalisée -
Artık kişisel tıp çağına tam anlamda giriyoruz -- doğru zamanda, doğru kişi için doğru ilaç sağlayabilmek--또한 우리는 진정한 개인화된 의료의 시대에 진입했습니다. 즉, 여러분 개인적으로는 듣지 않는 약물 치료,
Artık kişisel tıp çağına tam anlamda giriyoruz -- doğru zamanda, doğru kişi için doğru ilaç sağlayabilmek--Μπαίνουμε στην εποχή της αληθινά εξατομικευμένης ιατρικής
Artık kişisel tıp çağına tam anlamda giriyoruz -- doğru zamanda, doğru kişi için doğru ilaç sağlayabilmek--ואנחנו נכנסים לעידן של רפואה אישית באמת -- התרופה הנכונה לאיש הנכון בזמן הנכון --
Artık kişisel tıp çağına tam anlamda giriyoruz -- doğru zamanda, doğru kişi için doğru ilaç sağlayabilmek--و سندخل عصر الطب المشخصن الحقيقي-- الدواء المناسب للمريض المناسب في الوقت المناسب--
Artık kişisel tıp çağına tam anlamda giriyoruz -- doğru zamanda, doğru kişi için doğru ilaç sağlayabilmek--個人に最適な薬を適切なタイミングで提供できるようになります 個人向けに調整されていない
Aslında, bir hukuki anlamda, banka hesap numaraları para değil.De facto, numa óptica legal, os números na sua conta bancária não são dinheiro.
Aslında, bir hukuki anlamda, banka hesap numaraları para değil.En effet, en un sens juridique, les chiffres sur votre compte bancaire ne sont pas l'argent.
Aslında, bir hukuki anlamda, banka hesap numaraları para değil.Faktum är att i juridisk mening så är siffrorna på ditt bankkonto inte pengar.
Aslında, bir hukuki anlamda, banka hesap numaraları para değil.Feitelijk zijn de getallen op uw rekening juridisch gezien geen geld.
Aslında, bir hukuki anlamda, banka hesap numaraları para değil.Itse asiassa, oikeudellisessa mielessä, numerot pankkitililläsi eivät ole rahaa.
Aslında, bir hukuki anlamda, banka hesap numaraları para değil.Valóban jogi szempontból, a bankszámládon szereplő számok nem tekinthetők pénznek.
Aslında bu makinaların yokluğunda Chris'te olduğu gibi ciddi anlamda yavaşlama gerçekleşir.Bahkan, tanpa mesin-mesin kecil ini, hadirin yang ada di sini, Chris, akan sangat sedikit.
Aslında bu makinaların yokluğunda Chris'te olduğu gibi ciddi anlamda yavaşlama gerçekleşir.De fapt, absența acestor mașini ar fi făcut ca prezența de aici, Chris, să fie foarte redusă.
Aslında bu makinaların yokluğunda Chris'te olduğu gibi ciddi anlamda yavaşlama gerçekleşir.En fait, ça aurait, en l'absence de ces machines, rendu la salle plutôt vide, n'est ce pas Chris.
Aslında bu makinaların yokluğunda Chris'te olduğu gibi ciddi anlamda yavaşlama gerçekleşir.In feite zou, bij afwezigheid van deze machientjes, de aanwezigheid hier, Chris, zeer beperkt zijn.
Aslında bu makinaların yokluğunda Chris'te olduğu gibi ciddi anlamda yavaşlama gerçekleşir.L'assenza di queste macchine avrebbe davvero, Chris, reso questo pubblico assai meno affollato.
Aslında bu makinaların yokluğunda Chris'te olduğu gibi ciddi anlamda yavaşlama gerçekleşir.Mà trên thực tế, nếu không có những cỗ máy này, thì khán phòng này, anh Chris ạ, sẽ thưa thớt lắm đây.
Aslında bu makinaların yokluğunda Chris'te olduğu gibi ciddi anlamda yavaşlama gerçekleşir.Na realidade, Chris, na ausência destas máquinas, a audiência aqui seria bastante escassa.
Aslında bu makinaların yokluğunda Chris'te olduğu gibi ciddi anlamda yavaşlama gerçekleşir.Tatsächlich wäre die Teilnehmerzahl hier ohne diese Maschinen ziemlich gering, Chris.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
anlamda ile cümle - Sayfa 27 - anlamda kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App