anlamayı ile cümle
anlamayı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Bazı insanlar sigaranın kısa vadeli etkilerini anlamayı daha kolay buluyor.Some people find it easier to grasp the short-term effects of smoking.
Beni yanlış anlamayın.Don't get me wrong.
Lütfen beni yanlış anlamayın.Please don't misunderstand me.
Ülkemin politikasını anlamayı deniyorum.I am trying to understand the politics of my country.
Kendimi İngilizce olarak anlamayı zor buldum.I found it difficult to make myself understood in English.
Onun ne söylediğini anlamayı zor buldum.I found it difficult to understand what he was saying.
O, onun ne söylediğini anlamayı olanaksız buldu.She found it impossible to understand what he was saying.
Tom Mary'yi anlamayı zor buldu.Tom found it difficult to understand Mary.
Sözlerimi yanlış anlamayın.Don't misunderstand my words.
Beni anlamayı dene.Try to understand me.
Bunu yanlış anlamayın.Do not misunderstand this.
Lütfen bunu yanlış anlamayın.Please don't misunderstand that.
Hızla konuşulduğunda Fransızcayı anlamayı zor buluyorum.I find it difficult to understand French when it's spoken quickly.
Tom'u anlamayı zor buluyorum.I find it hard to understand Tom.
Tom'un Fransızcasını anlamayı zor buluyorum.I find it hard to understand Tom's French.
Ne olduğunu anlamayı beceremedim.I failed to understand what was happening.
Diğer taraftan, insan vücudunu taklit etmeye çalışmak onu daha iyi anlamayı sağlamaktadır.On the other side, the attempt to simulate the human body leads to a better understanding of it.
Ama bu diyagramlarda, biz anlamayı kolaylaştırmak için tüm satırların değerlerini göstereceğiz.But in these diagrams, we show the values of all rows to make it easier to understand.
Voldemort aracılığıyla Harry ayrıca Çatalağız konuşabilmeyi ve anlamayı da edinmişti.Through Voldemort, Harry also inherited the ability to speak and understand Parseltongue.
Hem korkmuştur hem de mutludur ve çevresindeki herkes onu anlamayı bile reddetmiştir.Courageous and honest in all things, he will be sorely missed by all who knew him."
Adetlerle birlikte hissedilen acı, diğer insanların hissettiği acılardan anlamayı sağlar.He is able to physically feel the emotional pain that other people feel.
Ve anlamayız.And we don't.
Yani, beni yanlış anlamayın.I mean, don't get me wrong.
Yanlış anlamayın.Don't get me wrong.
Nesneleri anlamayı seviyorum, ama yaptığım şeylerden sonuçta ortaya çıkanlar aslında tamamen muğlak.I love to figure things out, but the end result of what I'm doing is really completely ambiguous.
Tesadüfi sonuçları her zaman sevmedim ama sahip oldukları değeri anlamayı öğrendim.I didn't always love unintended consequences, but I've really learned to appreciate them.
Resmin asında birleşmiş olduğunu anlamayı imkansız kılmak.Make it impossible to say how the image actually was composed.
Yanlış anlamayın: Orta Doğu'da da komedi var.Don't get me wrong: it's not like we don't have comedy in the Middle East.
Beni yanlış anlamayın.Now, don't get me wrong.
Farklılığı gerçekten anlamayı reddediyoruz.We refuse to really address the issue of difference.
Şimdi beni yanlış anlamayın.Now don't get me wrong.
Şimdi, beni yanlış anlamayın, paraya ihtiyacımız var.Now, don't get me wrong, we need money. (Laughter)
Bu ikisinin de uzunlukların eşit olduğunu anlamayı size bırakıyorum. .And I'll leave it to you to say that look, these lengths are equal.
Ayrıca, insanlar şunu da öne sürüyorlar elle hesaplama süreci, bir biçimde konuyu anlamayı öğretir.Well, another issue people bring up is somehow that hand calculating procedures teach understanding.
"Yanlış anlamayın ama, Uruguay bugüne kadar haberlere çıkmazdı, hem de hiç! ""Please don't take me wrong, but Uruguay is never on the news. Ever!"
Beni yanlış anlamayın, kötü adam oynamaktan çekinmem.Don't get me wrong, I don't mind playing bad guys.
Ve insan doğası hakkında temel bir şeyi anlamayı umuyoruz.And we hope to understand something fundamental about our human nature.
Beni yanlış anlamayın, balıkları ve domatesleri severim, ama bu biraz tüyler ürpertici.Don't get me wrong, I like fish and tomatoes, but this is just creepy.
Yanlış anlamayın, 6 ile 3'ü çarpıp beş eklemedik. .Just to be clear, we didn't multiply six times three and add five.
Bunu anlamayı çok istiyoruz.We'd like to understand that.
Ancak raporlama sistemiyle ilgili sorunlar kesin durumu anlamayı zorlaştırıyor.However, problems with the reporting system make it hard to pin down specifics.
Şeffaflık eksikliği bunu anlamayı zorlaştırıyor.Lack of transparency makes it hard to tell.
Birçoğu dünyamızın nasıl bu duruma geldiğini anlamayı arzular.Viele werden sich fragen, warum die EU sich noch mit uns abgibt.
Adetlerle birlikte hissedilen acı, diğer insanların hissettiği acılardan anlamayı sağlar.Si tu sais ce que c'est que d'avoir faim, tu comprends la souffrance des autres.
Dylan Minnette: Clay Jensen, Hannah'nın yakın arkadaşı ve ona ne olduğunu anlamayı takıntılı hale getirmiştir.Dylan Minnette como Clay Jensen, es un amigo cercano de Hannah que se obsesiona con descubrir qué le sucedió.
Birçoğu dünyamızın nasıl bu duruma geldiğini anlamayı arzular.Essi cercano di capire da che cosa questo mondo si originasse.
Adetlerle birlikte hissedilen acı, diğer insanların hissettiği acılardan anlamayı sağlar.То есть твоя собственная боль помогает тебе понять боль других.
Diğer taraftan, insan vücudunu taklit etmeye çalışmak onu daha iyi anlamayı sağlamaktadır.على الجانب الآخر ، تؤدي محاولة محاكاة جسم الإنسان إلى فهم أفضل له.
Goro Butterfly'a laf anlamayı nerede imkânsız bulmaktadır.Dendrocoryne De betekenis van de botanische naam Tropilis is onduidelijk.
Diğer taraftan, insan vücudunu taklit etmeye çalışmak onu daha iyi anlamayı sağlamaktadır.З іншого боку, спроба імітувати людський організм приводить до кращого розуміння вказаних задач.
Adetlerle birlikte hissedilen acı, diğer insanların hissettiği acılardan anlamayı sağlar.Неприйнятними є розваги, які заподіюють страждання іншим живим істотам.
Göreli Doppler etkisini anlamak için Doppler etkisi , ] ve ve anlamayı gerektirir .Ehhez a Doppler által felfedezett, és róla elnevezett Doppler-effektust használják fel.
Birçoğu dünyamızın nasıl bu duruma geldiğini anlamayı arzular.Φωνάζουμε στον κόσμο πως είμαστε έτοιμοι εδώ.
Voldemort aracılığıyla Harry ayrıca Çatalağız konuşabilmeyi ve anlamayı da edinmişti.Thông qua Voldemort, Harry cũng thừa hưởng khả năng nói và hiểu được Xà ngữ.
Adetlerle birlikte hissedilen acı, diğer insanların hissettiği acılardan anlamayı sağlar.減輕我的痛苦的唯一方法——就是增加其他人的痛苦。
Açıklamanın amacı bu anlamayı sağlamaktır.Така разбирането е средство за обяснение.
Açıklamanın amacı bu anlamayı sağlamaktır.Logika sa usiluje o zreteľnosť týchto pojmov.
Birçoğu dünyamızın nasıl bu duruma geldiğini anlamayı arzular.Jis dažnai nužengdavo į žemę, kad sužinotų, kaip gyvena žmonės.
Ayrıca, insanlar şunu da öne sürüyorlar elle hesaplama süreci, bir biçimde konuyu anlamayı öğretir.À, còn một vấn đề khác nảy sinh là theo cách nào đó các quy trình tính tay sẽ làm cho học sinh hiểu vấn đề.
Ayrıca, insanlar şunu da öne sürüyorlar elle hesaplama süreci, bir biçimde konuyu anlamayı öğretir.A következő érv, amit mondani szoktak, hogy valahogy a kézi számítás elősegíti a megértést.
İlgili Sayfalar