anlamamız ile cümle
anlamamız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Bu sızıntının nerede olduğunu anlamamız gerektiğini düşünüyorum tam olarak nerede başladığını bilmeliyiz.ولكن اعتقد انه يتوجب علينا ان نفهم في البداية من اين بدأ ذلك التسرب
Bu sızıntının nerede olduğunu anlamamız gerektiğini düşünüyorum tam olarak nerede başladığını bilmeliyiz.但我覺得我哋真係要理解清楚今次漏油事件 代表乜嘢
Bu sızıntının nerede olduğunu anlamamız gerektiğini düşünüyorum tam olarak nerede başladığını bilmeliyiz.「政府は公共の利益を守る 私達の味方なんだ」という考えが
Bu, yalnız olmadığınızla ilgili. Komşularımızı yeni ve aydınlatıcı açılardan anlamamızla ilgili.Chodzi o to, by wiedzieć, że nie jesteśmy sami, żeby spojrzeć na sąsiadów w nowy, pouczający sposób.
Bu yöntem, muazzam büyüklükteki DNA'yı küçücük alanın içine nasıl sığdırdığınızı anlamamıza olanak sağlıyor.Esto explica cómo logramos comprimir toda esta tremenda cantidad de ADN en tan poco espacio.
Bu yöntem, muazzam büyüklükteki DNA'yı küçücük alanın içine nasıl sığdırdığınızı anlamamıza olanak sağlıyor.Per cui questo spiega come una tale quantità di DNA possa stare all'interno di uno spazio così piccolo.
Bu yöntem, muazzam büyüklükteki DNA'yı küçücük alanın içine nasıl sığdırdığınızı anlamamıza olanak sağlıyor.小さな空間に納まる方法の説明がいくと思います このヒストンにDNAの巻きついたものは クロマチンと呼ばれます
"Bu yüzden her iki tarafın çıkarını anlamamız lazım"."Entonces debemos saber qué ventajas hay para las dos partes".
"Bu yüzden her iki tarafın çıkarını anlamamız lazım".그러니 서로 얻는 게 뭔지 따져볼 필요가 있다고요
"Bu yüzden her iki tarafın çıkarını anlamamız lazım".Musimy zatem wiedzieć, co będziemy mieli z tego my i co wy będziecie mieli".
"Bu yüzden her iki tarafın çıkarını anlamamız lazım"." لذا نحتاج أن نفهم كيف ستكون هذه الاتفاقية في صالح كل طرف منا"
"Bu yüzden her iki tarafın çıkarını anlamamız lazım".そしてまず誰がスポンサーで何が動機か理解に努めます
Çekim yasasını anlamamıza çok yardımcı olacak.Il est très important lorsqu'il s'agit de comprendre la loi de l'attraction.
Çünkü sanırım bu, şu sırrı anlamamıza yardımcı olacak, dünyada neler oluyor?Bởi vì tôi nghĩ đó là chìa khóa để hiểu ra sự vận động của thế giới.-
Çünkü sanırım bu, şu sırrı anlamamıza yardımcı olacak, dünyada neler oluyor?Credo sia il segreto per capire cosa succede nel mondo.
Çünkü sanırım bu, şu sırrı anlamamıza yardımcı olacak, dünyada neler oluyor?Denn ich glaube, dass darin das Geheimnis liegt, wenn man verstehen möchte, was in der Welt vor sich geht.
Çünkü sanırım bu, şu sırrı anlamamıza yardımcı olacak, dünyada neler oluyor?Fordi, jeg tror, den er hemmeligheden bag forståelsen af, hvad der sker i Verden.
Çünkü sanırım bu, şu sırrı anlamamıza yardımcı olacak, dünyada neler oluyor?Karena menurut saya ini adalah rahasia untuk memahami apa yang terjadi di dunia.
Çünkü sanırım bu, şu sırrı anlamamıza yardımcı olacak, dünyada neler oluyor?왜냐하면 저는 바로 이것이 세계에 일어나는 일들을 이해하는 비밀이라고 생각하기 때문입니다.
Çünkü sanırım bu, şu sırrı anlamamıza yardımcı olacak, dünyada neler oluyor?Mert szerintem ez a titka annak, ami a világban történik.
Çünkü sanırım bu, şu sırrı anlamamıza yardımcı olacak, dünyada neler oluyor?Myslím si totiž, že je tajomstvom k porozumeniu toho, čo sa vo svete deje.
Çünkü sanırım bu, şu sırrı anlamamıza yardımcı olacak, dünyada neler oluyor?Omdat ik denk dat dat het geheim is van het begrip van wat er gebeurt in de wereld.
Çünkü sanırım bu, şu sırrı anlamamıza yardımcı olacak, dünyada neler oluyor?Parce que je pense que c'est le secret pour comprendre ce qui se passe dans le monde.
Çünkü sanırım bu, şu sırrı anlamamıza yardımcı olacak, dünyada neler oluyor?Pentru că eu cred că e secretul prin care înțelegi ce se întâmplă în lume.
Çünkü sanırım bu, şu sırrı anlamamıza yardımcı olacak, dünyada neler oluyor?Porque creo que es el secreto para comprender lo que está pasando en el mundo.
Çünkü sanırım bu, şu sırrı anlamamıza yardımcı olacak, dünyada neler oluyor?Porque eu acho que este é o segredo para compreender o que está a acontecer no mundo.
Çünkü sanırım bu, şu sırrı anlamamıza yardımcı olacak, dünyada neler oluyor?Protože si myslím, že v tom je podstata pochopení tajemství toho, co se na světě děje.
Çünkü sanırım bu, şu sırrı anlamamıza yardımcı olacak, dünyada neler oluyor?Sądzę, że jest ona kluczem do zrozumienia co się dzieje na świecie.
Çünkü sanırım bu, şu sırrı anlamamıza yardımcı olacak, dünyada neler oluyor?Γιατί πιστεύω ότι είναι το μυστικό για την κατανόηση του τι γίνεται στον κόσμο.
Çünkü sanırım bu, şu sırrı anlamamıza yardımcı olacak, dünyada neler oluyor?Защото мисля, че това е тайната към разбирането на това, което се случва в света.
Çünkü sanırım bu, şu sırrı anlamamıza yardımcı olacak, dünyada neler oluyor?Потому что я думаю, что это ключ к пониманию происходящего в мире.
Çünkü sanırım bu, şu sırrı anlamamıza yardımcı olacak, dünyada neler oluyor?משום שאני חושב שזהו הסוד להבין את מה שקורה בעולם.
Çünkü sanırım bu, şu sırrı anlamamıza yardımcı olacak, dünyada neler oluyor?لأننى أعتقد أنه سر لفهم ما يحدث في العالم .
Çünkü sanırım bu, şu sırrı anlamamıza yardımcı olacak, dünyada neler oluyor?理解する鍵となるからです 私の体も 皮膚細胞 脳細胞 肝細胞という
Deniz çukurlarını, sualtı dağlarını görebilmemiz ve derin denizlerdeki yaşamı anlamamız gerekli.Chúng ta cần thấy được những vực sâu, những ngọn núi dưới biển, và hiểu được cuộc sống dưới biển sâu.
Deniz çukurlarını, sualtı dağlarını görebilmemiz ve derin denizlerdeki yaşamı anlamamız gerekli.Dobbiamo visitare le fosse profonde, le montagne subacquee, per conoscere la vita negli abissi del mare.
Deniz çukurlarını, sualtı dağlarını görebilmemiz ve derin denizlerdeki yaşamı anlamamız gerekli.우리는 깊은 바다의 협곡, 해저 화산을 보고 깊은 바다속의 삶을 이해할 필요가 있습니다.
Deniz çukurlarını, sualtı dağlarını görebilmemiz ve derin denizlerdeki yaşamı anlamamız gerekli.Látnunk kell a mély árkokat, a víz alatti hegyeket, és meg kell értenünk a mélytengeri életet.
Deniz çukurlarını, sualtı dağlarını görebilmemiz ve derin denizlerdeki yaşamı anlamamız gerekli.Meidän pitää nähdä syviä hautoja, merenalaiset vuoret, ja ymmärtää elämää meren syvyyksissä.
Deniz çukurlarını, sualtı dağlarını görebilmemiz ve derin denizlerdeki yaşamı anlamamız gerekli.Necesitamos ver fosas profundas, las montañas submarinas, y entender la vida en el mar profundo.
Deniz çukurlarını, sualtı dağlarını görebilmemiz ve derin denizlerdeki yaşamı anlamamız gerekli.Potrebujeme vidieť hlboké priekopy, podmorské hory, a porozumieť životu v morských hĺbkach.
Deniz çukurlarını, sualtı dağlarını görebilmemiz ve derin denizlerdeki yaşamı anlamamız gerekli.Precisamos de ver as valas profundas, as montanhas submarinas, e compreender a vida no mar profundo.
Deniz çukurlarını, sualtı dağlarını görebilmemiz ve derin denizlerdeki yaşamı anlamamız gerekli.Trebuie să vedem gropile adânci, munţii marini, şi să înţelegem viaţa din adâncuri.
Deniz çukurlarını, sualtı dağlarını görebilmemiz ve derin denizlerdeki yaşamı anlamamız gerekli.Trzeba zbadać głębokie rowy i podmorskie góry i zrozumieć życie w głębinach morskich.
Deniz çukurlarını, sualtı dağlarını görebilmemiz ve derin denizlerdeki yaşamı anlamamız gerekli.Vi behöver se djuphavsgravar, bergen under vattnet och förstå oss på livet i djupen.
Deniz çukurlarını, sualtı dağlarını görebilmemiz ve derin denizlerdeki yaşamı anlamamız gerekli.Videti moramo globoke jarke, podvodna gorovja, in razumeti življenje v globokem morju.
Deniz çukurlarını, sualtı dağlarını görebilmemiz ve derin denizlerdeki yaşamı anlamamız gerekli.We moeten diepzeetroggen bekijken, de onderzeese bergen, en het leven in de diepzee leren begrijpen.
Deniz çukurlarını, sualtı dağlarını görebilmemiz ve derin denizlerdeki yaşamı anlamamız gerekli.Πρέπει να δούμε τις βαθιές τάφρους, τα υποθαλάσσια βουνά, και να καταλάβουμε τη ζωή στη βαθιά θάλασσα.
Deniz çukurlarını, sualtı dağlarını görebilmemiz ve derin denizlerdeki yaşamı anlamamız gerekli.Трябва да видим падините, подводните планини и да разберем живота в дълбокото море.
Deniz çukurlarını, sualtı dağlarını görebilmemiz ve derin denizlerdeki yaşamı anlamamız gerekli.אנחנו צריכים לראות תעלות עמוקות, את ההרים התת-ימיים, ולהבין את החיים במעמקי הים.
Deniz çukurlarını, sualtı dağlarını görebilmemiz ve derin denizlerdeki yaşamı anlamamız gerekli.نحتاج أن نرى الخنادق العميقة، الجبال المغمورة، ونفهم الحياة في أعماق البحار.
Deniz çukurlarını, sualtı dağlarını görebilmemiz ve derin denizlerdeki yaşamı anlamamız gerekli.海の生命を理解するためにもっと探査する必要があります さて次は北極に行きましょう
Diğer bir deyişle, şunu anlamamız gerekiyor fikirler nasıl seks yapar.Cu alte cuvinte, e nevoie să înțelegeți cum fac ideile sex.
Diğer bir deyişle, şunu anlamamız gerekiyor fikirler nasıl seks yapar.Dengan kata lain, Anda harus mengerti bagaimana ide-ide bercinta.
Diğer bir deyişle, şunu anlamamız gerekiyor fikirler nasıl seks yapar.En d'autres termes, vous devez comprendre comment les idées font l'amour.
Diğer bir deyişle, şunu anlamamız gerekiyor fikirler nasıl seks yapar.En otras palabras, necesitan entender cómo las ideas tienen relaciones sexuales.
Diğer bir deyişle, şunu anlamamız gerekiyor fikirler nasıl seks yapar.In altre parole va capito come le idee fanno sesso.
Diğer bir deyişle, şunu anlamamız gerekiyor fikirler nasıl seks yapar.Innymi słowy, trzeba zrozumieć na czym polega seks pomysłów.
Diğer bir deyişle, şunu anlamamız gerekiyor fikirler nasıl seks yapar.Inými slovami, musíme si uvedomiť, ako nápady súložia.
Diğer bir deyişle, şunu anlamamız gerekiyor fikirler nasıl seks yapar.Jinými slovy, potřebujete pochopit jak nápady souloží.