anlamamız ile cümle

anlamamız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Ve işin kötüsü, hatalarımızı anlamamızın kolay yolu da yok.Ami rosszabb, nem tudjuk könnyen bemutatni.
Ve işin kötüsü, hatalarımızı anlamamızın kolay yolu da yok.Co gorsza, nie dostrzegamy ich.
Ve işin kötüsü, hatalarımızı anlamamızın kolay yolu da yok.En nog erger, dat we geen eenvoudige manier hebben om die in te zien.
Ve işin kötüsü, hatalarımızı anlamamızın kolay yolu da yok.E, quel che è peggio, non avere un modo semplice per accorgecene
Ve işin kötüsü, hatalarımızı anlamamızın kolay yolu da yok.Et pire, que nous n'ayons pas de moyen facile de nous en rendre compte.
Ve işin kötüsü, hatalarımızı anlamamızın kolay yolu da yok.Hay tệ hơn, không dễ để nhận ra ta đang sai lầm
Ve işin kötüsü, hatalarımızı anlamamızın kolay yolu da yok.In še slabše - napak ne moremo enostavno opaziti.
Ve işin kötüsü, hatalarımızı anlamamızın kolay yolu da yok.Ja mikä pahinta, emme huomaa niitä helposti.
Ve işin kötüsü, hatalarımızı anlamamızın kolay yolu da yok.게다가 실수를 쉽게 알아차릴 수도 없습니다.
Ve işin kötüsü, hatalarımızı anlamamızın kolay yolu da yok.Och vad värre är, vi har svårt att upptäcka våra misstag.
Ve işin kötüsü, hatalarımızı anlamamızın kolay yolu da yok.Pior, sem termos facilidade de os notar.
Ve işin kötüsü, hatalarımızı anlamamızın kolay yolu da yok.Şi mai rău, nu avem un mijloc simplu de a le vedea.
Ve işin kötüsü, hatalarımızı anlamamızın kolay yolu da yok.Und schlimmer, wir haben keinen einfachen Weg es zu sehen.
Ve işin kötüsü, hatalarımızı anlamamızın kolay yolu da yok.Κι ακόμη χειρότερα, να μην έχουμε έναν εύκολο τρόπο να τα αντιληφθούμε.
Ve işin kötüsü, hatalarımızı anlamamızın kolay yolu da yok.И което е по-лошото, няма лесен начин да ги видим.
Ve işin kötüsü, hatalarımızı anlamamızın kolay yolu da yok.И, что еще хуже, у нас нет простого способа заметить их.
Ve işin kötüsü, hatalarımızı anlamamızın kolay yolu da yok.וגרוע מזה, אין לנו דרך קלה לראות אותן.
Ve işin kötüsü, hatalarımızı anlamamızın kolay yolu da yok.والأسوء، ليس لدينا طريقة سهلة لرؤيتها.
Ve işin kötüsü, hatalarımızı anlamamızın kolay yolu da yok.錯視では間違いを簡単に示すことができますが
Ve sonunda, onların dünyasını keşfedip anlamamızı sağlayacak aletlerimiz var.A jednak w końcu mamy narzędzia, które pozwolą nam rzeczywiście zbadać ten świat i zrozumieć je.
Ve sonunda, onların dünyasını keşfedip anlamamızı sağlayacak aletlerimiz var.En als laatste, we hebben de gereedschappen die ons in staat stellen de wereld te onderzoeken en te begrijpen.
Ve sonunda, onların dünyasını keşfedip anlamamızı sağlayacak aletlerimiz var.E, no entanto, finalmente temos os instrumentos que nos permitem explorar esse mundo e compreendê-las.
Ve sonunda, onların dünyasını keşfedip anlamamızı sağlayacak aletlerimiz var.És végezetül, immár van rá eszközünk, hogy felfedezzük a világot, és megértsük őket.
Ve sonunda, onların dünyasını keşfedip anlamamızı sağlayacak aletlerimiz var.결국 우리는 훌륭한 도구를 손에 넣었고, 이를 통해 미지의 세계를 탐구하고 이해할 수 있게 될 것입니다.
Ve sonunda, onların dünyasını keşfedip anlamamızı sağlayacak aletlerimiz var.Ma ora abbiamo gli strumenti per esplorare quel mondo e per comprenderli.
Ve sonunda, onların dünyasını keşfedip anlamamızı sağlayacak aletlerimiz var.Og alligevel har vi endelig værktøjerne, der tillader os faktisk at udforske den verden og forstå dem.
Ve sonunda, onların dünyasını keşfedip anlamamızı sağlayacak aletlerimiz var.Padahal, kita punya alatnya, yang memungkinkan kita mengeksplorasi dunia dan memahaminya.
Ve sonunda, onların dünyasını keşfedip anlamamızı sağlayacak aletlerimiz var.Şi totuşi în sfârșit, avem instrumentele, care ne permit să explorăm cu adevărat lumea şi să le înţelegem.
Ve sonunda, onların dünyasını keşfedip anlamamızı sağlayacak aletlerimiz var.Trots att vi nu, äntligen, har verktygen att utforska världen, och förstå oss på den.
Ve sonunda, onların dünyasını keşfedip anlamamızı sağlayacak aletlerimiz var.Und doch haben wir endlich die Instrumente, die uns helfen werden diese Welt zu erkunden und sie zu verstehen.
Ve sonunda, onların dünyasını keşfedip anlamamızı sağlayacak aletlerimiz var.Và cuối cùng, chúng ta có những công cụ cho phép chúng ta thực sự khám phá thế giới đó và hiểu chúng rõ hơn.
Ve sonunda, onların dünyasını keşfedip anlamamızı sağlayacak aletlerimiz var.Y que finalmente tenemos las herramientas que nos permiten explorar tal mundo y entender tales cosas.
Ve sonunda, onların dünyasını keşfedip anlamamızı sağlayacak aletlerimiz var.Επιτέλους όμως έχουμε πλέον τα μέσα για να εξερευνήσουμε αυτόν τον κόσμο και να τον κατανοήσουμε.
Ve sonunda, onların dünyasını keşfedip anlamamızı sağlayacak aletlerimiz var.И наконец-то у нас есть инструменты, которые позволят нам по-настоящему исследовать этот мир и понять его.
Ve sonunda, onların dünyasını keşfedip anlamamızı sağlayacak aletlerimiz var.ועדיין לבסוף, יש לנו את הכלים, שמאפשרים לנו בעצם לחקור את העולם הזה ולהבין אותם.
Ve sonunda, onların dünyasını keşfedip anlamamızı sağlayacak aletlerimiz var.وأخيرا، لدينا الأدوات، التي سوف تمكننا من استكشاف ذلك العالم وفهمه.
Ve sonunda, onların dünyasını keşfedip anlamamızı sağlayacak aletlerimiz var.未知の世界の探究理解が可能となるのです ご清聴ありがとうございました
Yani onların nasıl yaşamlarını sürdürdüklerini anlamamız lazım.Also müssen wir herausfinden, wie sie ihr Leben leben.
Yani onların nasıl yaşamlarını sürdürdüklerini anlamamız lazım.Como é que fazemos isso?
Yani onların nasıl yaşamlarını sürdürdüklerini anlamamız lazım.De aceea, trebuie să aflăm cum trăiesc peştii Mola.
Yani onların nasıl yaşamlarını sürdürdüklerini anlamamız lazım.De forma que debemos averigüar cómo están viviendo sus vidas.
Yani onların nasıl yaşamlarını sürdürdüklerini anlamamız lazım.Dus we moeten ontdekken hoe ze hun levens leiden.
Yani onların nasıl yaşamlarını sürdürdüklerini anlamamız lazım.그래서 어떻게 살아가는지 배워야 합니다.
Yani onların nasıl yaşamlarını sürdürdüklerini anlamamız lazım.Quindi dobbiamo capire che tipo di vita conducono.
Yani onların nasıl yaşamlarını sürdürdüklerini anlamamız lazım.Tehát ki kell derítenünk, hogyan élik az életüket.
Yani onların nasıl yaşamlarını sürdürdüklerini anlamamız lazım. Ve bu nasıl yapılabilir?Donc, il faut qu'on sache comment ils vivent leurs vies.
Yani onların nasıl yaşamlarını sürdürdüklerini anlamamız lazım.Więc musimy się dowiedziec jak żyją.
Yani onların nasıl yaşamlarını sürdürdüklerini anlamamız lazım.Άρα πρέπει να καταλάβουμε πώς ζούνε τις ζωές τους.
Yani onların nasıl yaşamlarını sürdürdüklerini anlamamız lazım.Затова трябва да проумеем как живеят живота си.
Yani onların nasıl yaşamlarını sürdürdüklerini anlamamız lazım.Нам нужно выяснить, какой образ жизни они ведут.
Yani onların nasıl yaşamlarını sürdürdüklerini anlamamız lazım.אז אנחנו חייבים להבין איך הם חיים את חייהם.
Yani onların nasıl yaşamlarını sürdürdüklerini anlamamız lazım.لذا علينا معرفة كيف انهم يعيشون حياتهم.
Yani onların nasıl yaşamlarını sürdürdüklerini anlamamız lazım.研究するにも
Yani tasarımcılar bazen doğrudan işlevsel şeyler yapmıyorlar ama olayları anlamamıza yarıyorlar.I designer non sempre creano cose funzionali all'istante ma ci aiutano a capire alcuni problemi.
Yani tasarımcılar bazen doğrudan işlevsel şeyler yapmıyorlar ama olayları anlamamıza yarıyorlar.디자이너는 때때로 즉흥적으로 유용한 (사용가능한) 것들을 작업하지 않습니다 대신에 어떤 사안의 이해를 돕는데에 유용한 것들을 작업하죠
Yani tasarımcılar bazen doğrudan işlevsel şeyler yapmıyorlar ama olayları anlamamıza yarıyorlar.Иногда изобретения дизайнеров не работают с первой секунды, но помогают нам понять некоторые проблемы.
Yani tasarımcılar bazen doğrudan işlevsel şeyler yapmıyorlar ama olayları anlamamıza yarıyorlar.אז, מעצבים לפעמים לא עושים דברים שמיד פונקציונליים, אבל הם פונקציונליים להבנה שלנו של הנושא.
Yani tasarımcılar bazen doğrudan işlevsel şeyler yapmıyorlar ama olayları anlamamıza yarıyorlar.私たちが問題を理解する 手助けをしてくれます アンソニー・ダンとフィオナ・レイビーは
Yeni teknolojler, Doğa'nın doğasını, bu olup bitenin doğasını anlamamıza yardımcı oluyor.Neue Technologien helfen uns, das Wesen der Natur zu verstehen, das Wesen dessen, was passiert.
Yeni teknolojler, Doğa'nın doğasını, bu olup bitenin doğasını anlamamıza yardımcı oluyor.Nieuwe technologieën helpen ons te begrijpen wat de aard van de natuur is. de aard van hetgeen gaande is.

İlgili Sayfalar