anlamamı ile cümle
anlamamı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Bizim anlamamız gereken de birbirinden ayrı düşünülemez olduklarıdır.Daar moeten we over nadenken. Dat ze allemaal deel uitmaken van ons, van een continuüm.
Bizim anlamamız gereken de birbirinden ayrı düşünülemez olduklarıdır.Đó là cái mà chúng ta phải nghĩ về, rằng chúng là một phần của chúng ta, chúng là một phần của một tổng thể.
Bizim anlamamız gereken de birbirinden ayrı düşünülemez olduklarıdır.Ecco come dobbiamo pensarle come se fossero parte di noi. Sono parti di un continuum.
Bizim anlamamız gereken de birbirinden ayrı düşünülemez olduklarıdır.Eso es lo que tenemos que pensar, que son parte de nosotros, son parte de un continuo.
Bizim anlamamız gereken de birbirinden ayrı düşünülemez olduklarıdır.그것이 모두 우리의 한 부분이라는 것을, 그런 것들이 모두 한 연속체의 여러 부분이라는것을 생각해봐야 합니다.
Bizim anlamamız gereken de birbirinden ayrı düşünülemez olduklarıdır.Obydwie są naszą częścią.
Bizim anlamamız gereken de birbirinden ayrı düşünülemez olduklarıdır.Вот о чем нам нужно задуматься — они часть нас. Они — часть континуума. Искусство не просто использует глину,
Bizim anlamamız gereken de birbirinden ayrı düşünülemez olduklarıdır.За това трябва да мислим, че всички те са част от нас, те всички са част от един континуум.
Bizim anlamamız gereken de birbirinden ayrı düşünülemez olduklarıdır.על זה עלינו לחשוב, שהם חלק מאיתנו, הם כולם חלק מרצף.
Bizim anlamamız gereken de birbirinden ayrı düşünülemez olduklarıdır.هذا ما ينبغي أن نفكر حوله، ذلك أنها جميعاً جزء منا. إنها جميعاً جزء من السلسلة.
Bizim anlamamız gereken de birbirinden ayrı düşünülemez olduklarıdır.私達はこのことを考えなければいけません どちらも私達の一部であり どちらも連続体の一部であるのです
Bizim, tam olarak ne yaptığımızı anlamamıza yardım eden bir tekerlek.그것은 우리가 하고 있는 일을 이해하기 위한 우리를 위한 것이었습니다.
Bizim, tam olarak ne yaptığımızı anlamamıza yardım eden bir tekerlek.בכדי להבין מה אנחנו עושים.
Bizim, tam olarak ne yaptığımızı anlamamıza yardım eden bir tekerlek.ほんの小さな発明かもしれない
Boltzmann'ın katkıları entropi kavramını anlamamıza yardımcı oldu.Boltzmann ayudó a entender la entropía.
Boltzmann'ın katkıları entropi kavramını anlamamıza yardımcı oldu.Boltzmann hozzájárulása az volt, hogy segített nekünk megérteni az entrópiát.
Boltzmann'ın katkıları entropi kavramını anlamamıza yardımcı oldu.Boltzmann nous a permis de comprendre l'entropie.
Boltzmann'ın katkıları entropi kavramını anlamamıza yardımcı oldu.Boltzmannov prínos bol v tom, že nám pomohol chápať entropiu.
Boltzmann'ın katkıları entropi kavramını anlamamıza yardımcı oldu.Boltzmannovým přínosem bylo, že nám pomohl porozumět entropii.
Boltzmann'ın katkıları entropi kavramını anlamamıza yardımcı oldu.Boltzmanns bidrag var att han hjälpte oss att förstå entropi.
Boltzmann'ın katkıları entropi kavramını anlamamıza yardımcı oldu.Boltzmanns bijdrage was dat hij ons hielp 'entropie' te begrijpen.
Boltzmann'ın katkıları entropi kavramını anlamamıza yardımcı oldu.Contribuţia lui Boltzmann ne-a ajutat să înţelegem entropia.
Boltzmann'ın katkıları entropi kavramını anlamamıza yardımcı oldu.Dan Boltzmann membantu kita memahami entropi.
Boltzmann'ın katkıları entropi kavramını anlamamıza yardımcı oldu.Đóng góp của Boltzmann là ở chỗ ông ấy giúp ta hiểu về entropy.
Boltzmann'ın katkıları entropi kavramını anlamamıza yardımcı oldu.E a contribuição de Boltzmann foi ter-nos ajudado a compreender a entropia.
Boltzmann'ın katkıları entropi kavramını anlamamıza yardımcı oldu.Il contributo di Boltzmann consiste nell'averci aiutato a capire l'entropia.
Boltzmann'ın katkıları entropi kavramını anlamamıza yardımcı oldu.In Boltzmannov prispevek nam je pomagal razumeti entropijo.
Boltzmann'ın katkıları entropi kavramını anlamamıza yardımcı oldu.이 문제에 대한 답을 이해할 수 있도록 도와 주었지요.
Boltzmann'ın katkıları entropi kavramını anlamamıza yardımcı oldu.Odkrycia Boltzmanna pomogły nam zrozumieć entropię.
Boltzmann'ın katkıları entropi kavramını anlamamıza yardımcı oldu.Og Boltzmanns bidrag var, at han hjalp os med at forstå entropi.
Boltzmann'ın katkıları entropi kavramını anlamamıza yardımcı oldu.Und Boltzmanns Beitrag bestand darin, dass er uns half, Entropie zu verstehen.
Boltzmann'ın katkıları entropi kavramını anlamamıza yardımcı oldu.Η συνεισφορά του Μπόλτσμαν έγκειται στο ότι μας βοήθησε να καταλάβουμε την εντροπία.
Boltzmann'ın katkıları entropi kavramını anlamamıza yardımcı oldu.Вклад Больцмана заключался в том, что он помог нам понять энтропию.
Boltzmann'ın katkıları entropi kavramını anlamamıza yardımcı oldu.И приносът на Болцман бе, че той ни помогна да разберем ентропията.
Boltzmann'ın katkıları entropi kavramını anlamamıza yardımcı oldu.התרומה של בולצמן היתה בכך שהוא סייע לנו להבין אנטרופיה.
Boltzmann'ın katkıları entropi kavramını anlamamıza yardımcı oldu.و مساهمة بولتزمان كانت أنه ساعدنا على فهم الإنتروبيا.
Boltzmann'ın katkıları entropi kavramını anlamamıza yardımcı oldu.エントロピーは聞いたことがありますね
Böyle olduğunu anlamamı sağlayan,제가 그 사실을 알게 된 것은
Böyle olduğunu anlamamı sağlayan,והסיבה היחידה שאני באמת יודע זאת
Böyle olduğunu anlamamı sağlayan,و ما جعلني أدرك ذلك الآن هو
Böyle olduğunu anlamamı sağlayan,フルブライト上院議員に行ったインタビューです
Bu arada, soyutlama ve doğalcılık arasındaki anlaşmazlığı hiç anlamamışımdır.Dreapta jos.
Bu arada, soyutlama ve doğalcılık arasındaki anlaşmazlığı hiç anlamamışımdır.Ik heb het conflict tussen abstracte en naturalistische kunst nooit begrepen.
Bu arada, soyutlama ve doğalcılık arasındaki anlaşmazlığı hiç anlamamışımdır.말이 나와서 하는 얘긴데, 저는 추상과 자연주의의 대립을 결코 이해하지 못했었습니다.
Bu arada, soyutlama ve doğalcılık arasındaki anlaşmazlığı hiç anlamamışımdır.Кстати, я никогда не понимал конфликт между абстракцией и натурализмом.
Bu arada, soyutlama ve doğalcılık arasındaki anlaşmazlığı hiç anlamamışımdır.ד.א., מעולם לא הבנתי את הקונפליקט בין אבסטרקציה לנטורליזם.
Bu arada, soyutlama ve doğalcılık arasındaki anlaşmazlığı hiç anlamamışımdır.وبالمناسبة ، لم أفهم مطلقا الصراع بين التجريد والمذهب الطبيعي
Bu arada, soyutlama ve doğalcılık arasındaki anlaşmazlığı hiç anlamamışımdır.絵画とはそもそも本質的に抽象的なものですから
Bu, deniz ürünlerinin önemini ve onlara sahip olduğumuz için ne kadar talihli olduğumuzu anlamamızı sağlar.Cela nous permet de célébrer les produits de la mer que nous avons tant de chance de manger.
Bu, deniz ürünlerinin önemini ve onlara sahip olduğumuz için ne kadar talihli olduğumuzu anlamamızı sağlar.Ci permette anche di celebrare i prodotti del mare che siamo così fortunati da poter mangiare.
Bu, deniz ürünlerinin önemini ve onlara sahip olduğumuz için ne kadar talihli olduğumuzu anlamamızı sağlar.Dan kunnen we zeevoedsel eren omdat we toch het geluk hebben het te kunnen eten.
Bu, deniz ürünlerinin önemini ve onlara sahip olduğumuz için ne kadar talihli olduğumuzu anlamamızı sağlar.Det låter oss fira havets läckerheter som vi är så lyckligt lottade att få äta.
Bu, deniz ürünlerinin önemini ve onlara sahip olduğumuz için ne kadar talihli olduğumuzu anlamamızı sağlar.Điều đó giúp cho chúng ta coi trọng những món hải sản mà chúng ta cũng rất may mắn có được.
Bu, deniz ürünlerinin önemini ve onlara sahip olduğumuz için ne kadar talihli olduğumuzu anlamamızı sağlar.Dovoľuje nám to oslavovať dary mora, ktoré si aj my môžeme dovoliť jesť.
Bu, deniz ürünlerinin önemini ve onlara sahip olduğumuz için ne kadar talihli olduğumuzu anlamamızı sağlar.Hal ini memungkinkan kita mensyukuri makanan laut dan kita juga beruntung dapat menikmatinya.
Bu, deniz ürünlerinin önemini ve onlara sahip olduğumuz için ne kadar talihli olduğumuzu anlamamızı sağlar.Így aztán ünnepi fényben láthatjuk a tengeri csemegéket, amiket történetesen van szerencsénk megenni is.
Bu, deniz ürünlerinin önemini ve onlara sahip olduğumuz için ne kadar talihli olduğumuzu anlamamızı sağlar.그것이 우리가 해산물을 먹을 수도 있어서 아주 운이 좋다고 축하할 수 있도록 합니다.
Bu, deniz ürünlerinin önemini ve onlara sahip olduğumuz için ne kadar talihli olduğumuzu anlamamızı sağlar.Ne permite să sărbătorim peştii şi fructele de mare pe care avem privilegiul să-i mâncăm.
Bu, deniz ürünlerinin önemini ve onlara sahip olduğumuz için ne kadar talihli olduğumuzu anlamamızı sağlar.Nos permite disfrutar el pescado que tenemos la suerte de comer.
Bu, deniz ürünlerinin önemini ve onlara sahip olduğumuz için ne kadar talihli olduğumuzu anlamamızı sağlar.Permite-nos celebrar o peixe e o marisco que temos o privilégio de comer.
İlgili Sayfalar