anlamamı ile cümle

anlamamı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Komşularımızı yeni ve aydınlatıcı açılardan anlamamızla ilgili.Det handler om at forstå sine naboer på nye og oplysende måder.
Komşularımızı yeni ve aydınlatıcı açılardan anlamamızla ilgili.Đó là về hiểu những người xung quanh chúng ta theo những cách mới và sáng sủa.
Komşularımızı yeni ve aydınlatıcı açılardan anlamamızla ilgili.Es geht darum, unsere Nachbarn zu verstehen und zwar auf eine neue und aufschlussreiche Art und Weise.
Komşularımızı yeni ve aydınlatıcı açılardan anlamamızla ilgili.Este ideea de a-ți înțelege vecinii într-o lumină nouă.
Komşularımızı yeni ve aydınlatıcı açılardan anlamamızla ilgili.Het gaat over het begrijpen van onze buren in nieuwe en verhelderende manieren.
Komşularımızı yeni ve aydınlatıcı açılardan anlamamızla ilgili.Hogy megértsük a szomszédainkat, és új megvilágításban lássuk őket.
Komşularımızı yeni ve aydınlatıcı açılardan anlamamızla ilgili.Il s'agit de comprendre nos voisins d'une façon nouvelle et instructive.
Komşularımızı yeni ve aydınlatıcı açılardan anlamamızla ilgili.Ini tentang memahami para tetangga kita dengan cara yang baru dan mencerahkan.
Komşularımızı yeni ve aydınlatıcı açılardan anlamamızla ilgili.Je to o porozumení medzi susedmi novým a poučným spôsobom.
Komşularımızı yeni ve aydınlatıcı açılardan anlamamızla ilgili.Je to o porozumění našim sousedům novými a poučnými způsoby.
Komşularımızı yeni ve aydınlatıcı açılardan anlamamızla ilgili.이는 새롭고, 저를 일깨우는 방법으로 우리의 이웃을 이해하는 것입니다.
Komşularımızı yeni ve aydınlatıcı açılardan anlamamızla ilgili.Se trata de entender a nuestros vecinos de maneras nuevas y esclarecedoras.
Komşularımızı yeni ve aydınlatıcı açılardan anlamamızla ilgili.Si tratta di capire i tuoi vicini in un modo nuovo e istruttivo.
Komşularımızı yeni ve aydınlatıcı açılardan anlamamızla ilgili.Πρόκειται για την κατανόηση των συνανθρώπων μας με νέους και διαφωτιστικούς τρόπους.
Komşularımızı yeni ve aydınlatıcı açılardan anlamamızla ilgili.Йдеться про розуміння людей, які живуть поруч у новий та повчальний спосіб.
Komşularımızı yeni ve aydınlatıcı açılardan anlamamızla ilgili.Разбирах съседите си по нов приятен начин.
Komşularımızı yeni ve aydınlatıcı açılardan anlamamızla ilgili.Я понимаю своих соседей с новой, назидательной стороны.
Komşularımızı yeni ve aydınlatıcı açılardan anlamamızla ilgili.זה להבין את שכינינו בדרכים חדשות ומאירות.
Komşularımızı yeni ve aydınlatıcı açılardan anlamamızla ilgili.يتعلق بفهم جيراننا بطرق جديدة ومفيدة.
Komşularımızı yeni ve aydınlatıcı açılardan anlamamızla ilgili.開かれた目で 見られるようになります 振り返って深く考えることを促し
Koşullarını anlamamı sağla ki, Harikalarının üzerinde düşüneyim.(118:27) Дай мне уразуметь путь повелений Твоих, и буду размышлять о чудесах Твоих.
Koşullarını anlamamı sağla ki, Harikalarının üzerinde düşüneyim.Add értenem a te határozataidnak útát, hogy gondolkodjam a te csodálatos dolgaidról!
Koşullarını anlamamı sağla ki, Harikalarının üzerinde düşüneyim.Cầu Chúa làm cho tôi hiểu biết con đường giềng mối Chúa, Thì tôi sẽ suy gẫm các công việc lạ lùng của Chúa.
Koşullarını anlamamı sağla ki, Harikalarının üzerinde düşüneyim.Cầu_Chúa làm cho tôi hiểu_biết con đường giềng_mối Chúa , Thì tôi sẽ suy_gẫm các công_việc lạ_lùng của Chúa .
Koşullarını anlamamı sağla ki, Harikalarının üzerinde düşüneyim.Cestě rozkazů tvých dej ať vyrozumívám, a ať přemýšlím o divných skutcích tvých.
Koşullarını anlamamı sağla ki, Harikalarının üzerinde düşüneyim.Daj, abym zrozumiał drogę rozkazaó twoich, ażebym rozmyślał o dziwnych sprawach twoich.
Koşullarını anlamamı sağla ki, Harikalarının üzerinde düşüneyim.Daj, da umem pot ukazov tvojih, in premišljeval bom čudovita dela tvoja.
Koşullarını anlamamı sağla ki, Harikalarının üzerinde düşüneyim.Daj mi rozumieť ceste svojich nariadení, a budem rozmýšľať o tvojich divoch!
Koşullarını anlamamı sağla ki, Harikalarının üzerinde düşüneyim.Fais-moi comprendre la voie de tes ordonnances, Et je méditerai sur tes merveilles!
Koşullarını anlamamı sağla ki, Harikalarının üzerinde düşüneyim.Fă-mă să pricep calea poruncilor Tale, şi voi cugeta la lucrurile Tale cele minunate.
Koşullarını anlamamı sağla ki, Harikalarının üzerinde düşüneyim.Fammi conoscere la via dei tuoi precetti e mediterò i tuoi prodigi
Koşullarını anlamamı sağla ki, Harikalarının üzerinde düşüneyim.Faze-me entender o caminho dos teus preceitos; assim meditarei nas tuas maravilhas.
Koşullarını anlamamı sağla ki, Harikalarının üzerinde düşüneyim.Hazme entender el camino de tus ordenanzas, y meditaré en tus maravillas
Koşullarını anlamamı sağla ki, Harikalarının üzerinde düşüneyim.나로 주의 법도의 길을 깨닫게 하소서 그리하시면 내가 주의 기사를 묵상하리이다
Koşullarını anlamamı sağla ki, Harikalarının üzerinde düşüneyim.Laat mij begrijpen wat U in Uw wet bedoelt, zodat ik kan nadenken over alle wonderen die U doet.
Koşullarını anlamamı sağla ki, Harikalarının üzerinde düşüneyim.Lad mig fatte dine Befalingers Vej og grunde på dine Undere.
Koşullarını anlamamı sağla ki, Harikalarının üzerinde düşüneyim.La mig forstå dine befalingers vei! Så vil jeg grunde på dine undergjerninger.
Koşullarını anlamamı sağla ki, Harikalarının üzerinde düşüneyim.Lär mig att förstå dina befallningars väg, så vill jag begrunda dina under.
Koşullarını anlamamı sağla ki, Harikalarının üzerinde düşüneyim.Saata minut ymmärtämään asetustesi tie, niin minä tutkistelen sinun ihmeitäsi.
Koşullarını anlamamı sağla ki, Harikalarının üzerinde düşüneyim.Tolonglah aku memahami hukum-hukum-Mu, ajaran-Mu yang mengagumkan akan kurenungkan
Koşullarını anlamamı sağla ki, Harikalarının üzerinde düşüneyim.Unterweise mich den Weg deiner Befehle, so will ich reden von deinen Wundern.
Koşullarını anlamamı sağla ki, Harikalarının üzerinde düşüneyim.Καμε με να εννοω την οδον των εντολων σου, και θελω μελετα εις τα θαυμασια σου.
Koşullarını anlamamı sağla ki, Harikalarının üzerinde düşüneyim.Направи ме да разбирам пътя на Твоите правила, Така да размишлявам за Твоите чудесни дела.
Koşullarını anlamamı sağla ki, Harikalarının üzerinde düşüneyim.דרך פקודיך הבינני ואשיחה בנפלאותיך׃
Koşullarını anlamamı sağla ki, Harikalarının üzerinde düşüneyim.‎طريق وصاياك فهمني فاناجي بعجائبك‎.
Koşullarını anlamamı sağla ki, Harikalarının üzerinde düşüneyim.求 你 使 我 明 白 你 的 訓 詞 、 我 就 思 想 你 的 奇 事
Koşullarını anlamamı sağla ki, Harikalarının üzerinde düşüneyim.求你 使 我 明白 你 的 訓詞 、 我 就 思想 你 的 奇事
Kriptografinin müthiş hikayesi, sayı ve olasılık teorileriyle ilgili çok eski iki fikri anlamamızı sağlar. . .암호학의 매혹적인 이야기를 알기 위해서는 우리는 정수론과 확률 이론과 관련 있는
Kriptografinin müthiş hikayesi, sayı ve olasılık teorileriyle ilgili çok eski iki fikri anlamamızı sağlar. . .liée à la théorie des nombres et la théorie des probabilités.
Kriptografinin müthiş hikayesi, sayı ve olasılık teorileriyle ilgili çok eski iki fikri anlamamızı sağlar. . .liittyen lukuteoriaan ja todennäköisyysteoriaan.
Kriptografinin müthiş hikayesi, sayı ve olasılık teorileriyle ilgili çok eski iki fikri anlamamızı sağlar. . .Povestea fascinanta a criptografiei cere ca noi sa intelegm doua idei foarte vechi:
Kriptografinin müthiş hikayesi, sayı ve olasılık teorileriyle ilgili çok eski iki fikri anlamamızı sağlar. . .Повість про мистецтво шифрування, написана Вимагає від нас розуміти ідеї дуже давня
Kriptografinin müthiş hikayesi, sayı ve olasılık teorileriyle ilgili çok eski iki fikri anlamamızı sağlar. . .הסיפור המרתק של הקריפטוגרפיה דורש מאיתנו להבין שני רעיונות יסודיים,
Kriptografinin müthiş hikayesi, sayı ve olasılık teorileriyle ilgili çok eski iki fikri anlamamızı sağlar. . .الحكاية الرائعة لفن التشفير المكتوب يتطلب منا فهم فكرتين قديمتين جدا
Kriptografinin müthiş hikayesi, sayı ve olasılık teorileriyle ilgili çok eski iki fikri anlamamızı sağlar. . .古典的な2つの考え方を理解することが必要です。 その2つとは数理論と可能性理論です。
Ne demek istediğini anlamamıştım o zaman ama babamın çok ama çok mutlu olduğunu görebiliyordum.Eu não sabia o que aquilo significava mas conseguia ver que o meu pai estava muito, muito feliz.
Ne demek istediğini anlamamıştım o zaman ama babamın çok ama çok mutlu olduğunu görebiliyordum.Ich wusste nicht, was das bedeutete, aber es machte meinen Vater offensichtlich sehr, sehr glücklich.
Ne demek istediğini anlamamıştım o zaman ama babamın çok ama çok mutlu olduğunu görebiliyordum.Ik wist niet wat dat betekende, maar ik kon zien dat mijn vader zeer, zeer gelukkig was.
Ne demek istediğini anlamamıştım o zaman ama babamın çok ama çok mutlu olduğunu görebiliyordum.Jag visste inte vad det betydde, men jag kunde se att min far var mycket, mycket glad.
Ne demek istediğini anlamamıştım o zaman ama babamın çok ama çok mutlu olduğunu görebiliyordum.Jeg vidste ikke hvad det betød, men jeg kunne se at min far var meget, meget glad.
İlgili Sayfalar