anlamamı ile cümle
anlamamı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
İkiden fazla da seçebilirsiniz ama iki tane ışın konuyu anlamamız için yeterli.Bedzie ich więcej niż 2, ale one pomogą nam zrozumieć, co sie tu dzieje
İkiden fazla da seçebilirsiniz ama iki tane ışın konuyu anlamamız için yeterli.물론 광선은 두 개보다 많겠지만 이해를 돕기 위해서 두 개만 그릴게요
İlk gördüğümde ne olduğunu ben anlamamıştım. ama anlamamı sağlayan şey şuydu :Fantastycznie! Ja nie miałem pojęcia, kiedy to pierwszy raz zobaczyłem. Ale to urządzenie mi pomogło.
İlk gördüğümde ne olduğunu ben anlamamıştım. ama anlamamı sağlayan şey şuydu :Je n'avais pas vraiment compris la première fois que je l'ai vu.
İlk gördüğümde ne olduğunu ben anlamamıştım. ama anlamamı sağlayan şey şuydu :와~ 좋습니다. 저는 처음에 이걸 봤을 때, 뭔지 정말로 몰랐습니다. 그렇지만 전 이것의 도움으로 (구글에 로그인하는 사람들의) 정보를 얻고 있습니다.
İlk gördüğümde ne olduğunu ben anlamamıştım. ama anlamamı sağlayan şey şuydu :SB:
İlk gördüğümde ne olduğunu ben anlamamıştım. ama anlamamı sağlayan şey şuydu :SB:
İlk gördüğümde ne olduğunu ben anlamamıştım. ama anlamamı sağlayan şey şuydu :SB.
İlk gördüğümde ne olduğunu ben anlamamıştım. ama anlamamı sağlayan şey şuydu :SB:
İlk gördüğümde ne olduğunu ben anlamamıştım. ama anlamamı sağlayan şey şuydu :SB:
İlk gördüğümde ne olduğunu ben anlamamıştım. ama anlamamı sağlayan şey şuydu :SB.
İlk gördüğümde ne olduğunu ben anlamamıştım. ama anlamamı sağlayan şey şuydu :SB:
İlk gördüğümde ne olduğunu ben anlamamıştım. ama anlamamı sağlayan şey şuydu :СБ:
İlk gördüğümde ne olduğunu ben anlamamıştım. ama anlamamı sağlayan şey şuydu :С.Б.:
İlk gördüğümde ne olduğunu ben anlamamıştım. ama anlamamı sağlayan şey şuydu :סרגיי: וואו, אוקיי. אני לא ממש הבנתי מה זה בפעם הראשונה שראיתי את זה. אבל זה מה שעזר לי לראות את זה.
İlk gördüğümde ne olduğunu ben anlamamıştım. ama anlamamı sağlayan şey şuydu :سيرجي برين متعجبا : حسناً. لم أعرف ما هذا حينما شاهدته لأول مرة. لكن هذا ما ساعدني لمعرفته.
İlk gördüğümde ne olduğunu ben anlamamıştım. ama anlamamı sağlayan şey şuydu :これを使うと簡単に把握できます 社内で計測してリアルタイムに更新しています
İlk olarak bahsedeceğim şey, öncelikli olarak anlamamız gereken şey şu:Dan hal pertama yang ingin saya bicarakan hal pertama yang saya rasa perlu kita pahami adalah:
İlk olarak bahsedeceğim şey, öncelikli olarak anlamamız gereken şey şu:E la prima cosa di cui voglio discutere, la prima cosa che noi abbiamo bisogno di capire è:
İlk olarak bahsedeceğim şey, öncelikli olarak anlamamız gereken şey şu:제일 먼저 말하고 싶습니다. 우리가 먼저 알아야 할 것은
İlk olarak bahsedeceğim şey, öncelikli olarak anlamamız gereken şey şu:La première chose dont je voudrais parler, la première chose que nous devons comprendre, c'est
İlk olarak bahsedeceğim şey, öncelikli olarak anlamamız gereken şey şu:Myślę, że najważniejszą rzeczą którą powinniśmy zrozumieć jest:
İlk olarak bahsedeceğim şey, öncelikli olarak anlamamız gereken şey şu:Şi primul lucru despre care vreau să vorbesc, primul lucru pe care trebuie să-l înţelegem, este:
İlk olarak bahsedeceğim şey, öncelikli olarak anlamamız gereken şey şu:Und der erste Punkt, über den ich sprechen möchte, der erste Punkt, den wir verstehen müssen, ist:
İlk olarak bahsedeceğim şey, öncelikli olarak anlamamız gereken şey şu:Y la primera cosa de la que quiero hablar, la primer cosa que creo que debemos entender, es:
İlk olarak bahsedeceğim şey, öncelikli olarak anlamamız gereken şey şu:И первое, о чём я хотела бы поговорить, первое, что, я думаю, мы должны понять:
İlk olarak bahsedeceğim şey, öncelikli olarak anlamamız gereken şey şu:Първото нещо, за което искам да говоря е ... първото нещо, което мисля, че трябва да разберем е:
İlk olarak bahsedeceğim şey, öncelikli olarak anlamamız gereken şey şu:והדבר הראשון שאני רוצה לדבר עליו, הדבר הראשון שאנו צריכים להבין הוא:
İlk olarak bahsedeceğim şey, öncelikli olarak anlamamız gereken şey şu:و أول أمر أود الحديث عنه أول أمر أعتقد اننا بحاجة لفهمه هو:
İlk olarak bahsedeceğim şey, öncelikli olarak anlamamız gereken şey şu:一番最初に理解しなければいけない事 人々はどのように流行病に反応するのかです
İlk önce bu sözün anlamınını kavradığımı zannetmiştim fakat aslında anlamamışım.Al principio pensé que entendía su significado, pero pronto estuvo claro que no lo entendí.
İlk önce bu sözün anlamınını kavradığımı zannetmiştim fakat aslında anlamamışım.Am crezut la inceput ca am inteles ce inseamna, dar apoi am realizat ca nu este asa.
İlk önce bu sözün anlamınını kavradığımı zannetmiştim fakat aslında anlamamışım.Ensin luulin ymmärtäväni sen merkityksen, mutta pian huomasin, etten ymmärtänytkään.
İlk önce bu sözün anlamınını kavradığımı zannetmiştim fakat aslında anlamamışım.Først troede jeg, at jeg forstod ordets mening, men snart efter fandt jeg ud af, at det gjorde jeg ikke.
İlk önce bu sözün anlamınını kavradığımı zannetmiştim fakat aslında anlamamışım.나는 처음에 내가 그 의미를 이해하고 있다고 믿었지만 곧 그렇지 않다는 사실을 받아들였다.
İlk önce bu sözün anlamınını kavradığımı zannetmiştim fakat aslında anlamamışım.Najprv som si myslel, že rozumiem, čo znamená, ale potom som pochopil, že nie.
İlk önce bu sözün anlamınını kavradığımı zannetmiştim fakat aslında anlamamışım.Nejprve jsem si myslel, že mu rozumím, ale brzy jsem pochopil, že ne.
İlk önce bu sözün anlamınını kavradığımı zannetmiştim fakat aslında anlamamışım.Pensavo di averne capito il significato, ma presto mi accorsi che non era così.
İlk önce bu sözün anlamınını kavradığımı zannetmiştim fakat aslında anlamamışım."steeds het woord 'demonstreren' tegen." "Ik dacht dat ik de betekenis begreep, maar het werd"
İlk önce bu sözün anlamınını kavradığımı zannetmiştim fakat aslında anlamamışım.Tôi nghĩ ban đầu mà tôi hiểu rõ ý nghĩa của nó, nhưng sớm trở nên hài lòng rằng tôi đã không.
İlk önce bu sözün anlamınını kavradığımı zannetmiştim fakat aslında anlamamışım.Zuerst dachte ich, dass ich seine Bedeutung zu verstehen, aber bald, dass ich nicht zufrieden war.
İlk önce bu sözün anlamınını kavradığımı zannetmiştim fakat aslında anlamamışım.В началото реших, че разбирам нейното значение, но скоро разбрах, че не е било така.
İlk önce bu sözün anlamınını kavradığımı zannetmiştim fakat aslında anlamamışım.Спочатку я думав, що розумію значення цього слова, але згодом задовольнився тим, що це не так.
İlk önce bu sözün anlamınını kavradığımı zannetmiştim fakat aslında anlamamışım.فى البداية اعتقدت اننى فهمت معناها و لكن اقتنعت بعدها أننى لم أفعل
İnsan psikolojisini anlamamız gerekiyor.인간 심리를 이해해야만 합니다.
İnsan psikolojisini anlamamız gerekiyor.היא שעלינו להבין את הפסיכולוגיה האנושית.
İnsan psikolojisini anlamamız gerekiyor.بحاجة إلى فهم نفسية الإنسان.
İnsan psikolojisini anlamamız gerekiyor.私たちはハードウェアを 与えるだけでなく
İsanın ölümden dirilmesi gerektiğini belirten Kutsal Yazıyı henüz anlamamışlardı.Albowiem jeszcze nie rozumieli Pisma, iż miał zmartwychwstać.
İsanın ölümden dirilmesi gerektiğini belirten Kutsal Yazıyı henüz anlamamışlardı.Căci tot nu pricepeau că, după Scriptură, Isus trebuia să învieze din morţi.
İsanın ölümden dirilmesi gerektiğini belirten Kutsal Yazıyı henüz anlamamışlardı.Car ils ne comprenaient pas encore que, selon l`Écriture, Jésus devait ressusciter des morts.
İsanın ölümden dirilmesi gerektiğini belirten Kutsal Yazıyı henüz anlamamışlardı.De hade nämligen ännu icke förstått skriftens ord, att han skulle uppstå från de döda.
İsanın ölümden dirilmesi gerektiğini belirten Kutsal Yazıyı henüz anlamamışlardı.Denn sie wußten die Schrift noch nicht, daß er von den Toten auferstehen müßte.
İsanın ölümden dirilmesi gerektiğini belirten Kutsal Yazıyı henüz anlamamışlardı.for de forstod ennu ikke Skriften, at han skulde opstå fra de døde.
İsanın ölümden dirilmesi gerektiğini belirten Kutsal Yazıyı henüz anlamamışlardı.(저희는 성경에 그가 죽은 자 가운데서 다시 살아나야 하리라 하신 말씀을 아직 알지 못하더라)
İsanın ölümden dirilmesi gerektiğini belirten Kutsal Yazıyı henüz anlamamışlardı.lebo ešte neznali písma, že musel vstať z mŕtvych.
İsanın ölümden dirilmesi gerektiğini belirten Kutsal Yazıyı henüz anlamamışlardı.Mert nem tudják vala még az írást, hogy fel kell támadnia a halálból.
İsanın ölümden dirilmesi gerektiğini belirten Kutsal Yazıyı henüz anlamamışlardı.Nebo ještě neznali Písma, že měl Kristus z mrtvých vstáti.
İsanın ölümden dirilmesi gerektiğini belirten Kutsal Yazıyı henüz anlamamışlardı.Nista še namreč umela pisma, da mora on iz mrtvih vstati.
İsanın ölümden dirilmesi gerektiğini belirten Kutsal Yazıyı henüz anlamamışlardı.Non avevano infatti ancora compreso la Scrittura, che egli cioè doveva risuscitare dai morti
İlgili Sayfalar