anlamamı ile cümle
anlamamı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Bu sızıntının nerede olduğunu anlamamız gerektiğini düşünüyorum tam olarak nerede başladığını bilmeliyiz.Dar cred că trebuie să înţelegem de unde a pornit această ruptură.
Bu sızıntının nerede olduğunu anlamamız gerektiğini düşünüyorum tam olarak nerede başladığını bilmeliyiz.De szerintem fontos, hogy megértsük, honnan is indult valójában ez a szivárgás.
Bu sızıntının nerede olduğunu anlamamız gerektiğini düşünüyorum tam olarak nerede başladığını bilmeliyiz.하지만 저는 우리가 이 기름유출의 원인을 알아야 한다고 생각합니다.
Bu sızıntının nerede olduğunu anlamamız gerektiğini düşünüyorum tam olarak nerede başladığını bilmeliyiz.Maar ik denk dat we moeten begrijpen waar dit lek echt is begonnen.
Bu sızıntının nerede olduğunu anlamamız gerektiğini düşünüyorum tam olarak nerede başladığını bilmeliyiz.Ma credo sia necessario capire da dove questa perdita abbia realmente avuto origine.
Bu sızıntının nerede olduğunu anlamamız gerektiğini düşünüyorum tam olarak nerede başladığını bilmeliyiz.Mais je pense qu'il nous faut comprendre la cause réelle de cette fameuse fuite.
Bu sızıntının nerede olduğunu anlamamız gerektiğini düşünüyorum tam olarak nerede başladığını bilmeliyiz.Mutta meidän tulee ymmärtää, mistä tämä vuoto todella alkoi.
Bu sızıntının nerede olduğunu anlamamız gerektiğini düşünüyorum tam olarak nerede başladığını bilmeliyiz.Nhưng chúng ta cần hiểu sự rò rỉ này bắt đầu từ đâu.
Bu sızıntının nerede olduğunu anlamamız gerektiğini düşünüyorum tam olarak nerede başladığını bilmeliyiz.Pero creo que tenemos que entender dónde se originó esta fuga de verdad.
Bu sızıntının nerede olduğunu anlamamız gerektiğini düşünüyorum tam olarak nerede başladığını bilmeliyiz.Saya pikir kita harus tahu kebocorannya sesungguhnya berawal.
Bu sızıntının nerede olduğunu anlamamız gerektiğini düşünüyorum tam olarak nerede başladığını bilmeliyiz.Но мисля, че трябва да разберем от къде произхожда наистина това изтичане на петрол.
Bu sızıntının nerede olduğunu anlamamız gerektiğini düşünüyorum tam olarak nerede başladığını bilmeliyiz.Но мне кажется, нам нужно выяснить, где на самом деле началась утечка.
Bu sızıntının nerede olduğunu anlamamız gerektiğini düşünüyorum tam olarak nerede başladığını bilmeliyiz.אך לדעתי עלינו להבין מאין הדליפה הזו התחילה באמת.
Bu sızıntının nerede olduğunu anlamamız gerektiğini düşünüyorum tam olarak nerede başladığını bilmeliyiz.ولكن اعتقد انه يتوجب علينا ان نفهم في البداية من اين بدأ ذلك التسرب
Bu sızıntının nerede olduğunu anlamamız gerektiğini düşünüyorum tam olarak nerede başladığını bilmeliyiz.但我覺得我哋真係要理解清楚今次漏油事件 代表乜嘢
Bu sızıntının nerede olduğunu anlamamız gerektiğini düşünüyorum tam olarak nerede başladığını bilmeliyiz.「政府は公共の利益を守る 私達の味方なんだ」という考えが
Bu verilen tanımı anlamış veya anlamamış olabilirsin.Deci aceasta ar putea fi doar o fantezie--lăsați-ma doar--de a spune ceva ce poți sau nu poți înțelege.
Bu verilen tanımı anlamış veya anlamamış olabilirsin.Dette er måske en lidt svær måde at forklare det på.
Bu verilen tanımı anlamış veya anlamamış olabilirsin.Donc c'est juste un moyen sophistiqué de dire quelque chose que vous pourriez ne pas comprendre.
Bu verilen tanımı anlamış veya anlamamış olabilirsin.Es una forma elegante de decir algo que tú quizas no puedes entender.
Bu verilen tanımı anlamış veya anlamamış olabilirsin.Ez lehet most így furcsán hangzik kicsit, hogy mondok olyanokat ami lehet érthető, de lehet nem.
Bu verilen tanımı anlamış veya anlamamış olabilirsin.어떤 것을 비교할 때 굉장히 유용하게 사용됩니다
Bu verilen tanımı anlamış veya anlamamış olabilirsin.Quindi e' solo un modo elegante --- fammi giusto --- di dire qualcosa che forse capisci o forse no.
Bu verilen tanımı anlamış veya anlamamış olabilirsin.To je možná moc učebnicový způsob, jak říct něco, čemu úplně nerozumíte.
Bu verilen tanımı anlamış veya anlamamış olabilirsin.אז זה כנראה מפוארת בדרך--תן לי רק לומר משהו לך או לא יכולים להבין.
Bu verilen tanımı anlamış veya anlamamış olabilirsin.ربما ان هذه الطريقة وهمية --دعوني-- لتقول شيئ ربما انك تفهمه او لا تفهمه
Bu verilen tanımı anlamış veya anlamamış olabilirsin.既に理解しているかもしれません。 では、実際に例を出してみます。
Bu, yalnız olmadığınızla ilgili. Komşularımızı yeni ve aydınlatıcı açılardan anlamamızla ilgili.Chodzi o to, by wiedzieć, że nie jesteśmy sami, żeby spojrzeć na sąsiadów w nowy, pouczający sposób.
Bu yöntem, muazzam büyüklükteki DNA'yı küçücük alanın içine nasıl sığdırdığınızı anlamamıza olanak sağlıyor.Esto explica cómo logramos comprimir toda esta tremenda cantidad de ADN en tan poco espacio.
Bu yöntem, muazzam büyüklükteki DNA'yı küçücük alanın içine nasıl sığdırdığınızı anlamamıza olanak sağlıyor.Per cui questo spiega come una tale quantità di DNA possa stare all'interno di uno spazio così piccolo.
Bu yöntem, muazzam büyüklükteki DNA'yı küçücük alanın içine nasıl sığdırdığınızı anlamamıza olanak sağlıyor.小さな空間に納まる方法の説明がいくと思います このヒストンにDNAの巻きついたものは クロマチンと呼ばれます
"Bu yüzden her iki tarafın çıkarını anlamamız lazım"."Entonces debemos saber qué ventajas hay para las dos partes".
"Bu yüzden her iki tarafın çıkarını anlamamız lazım".그러니 서로 얻는 게 뭔지 따져볼 필요가 있다고요
"Bu yüzden her iki tarafın çıkarını anlamamız lazım".Musimy zatem wiedzieć, co będziemy mieli z tego my i co wy będziecie mieli".
"Bu yüzden her iki tarafın çıkarını anlamamız lazım"." لذا نحتاج أن نفهم كيف ستكون هذه الاتفاقية في صالح كل طرف منا"
"Bu yüzden her iki tarafın çıkarını anlamamız lazım".そしてまず誰がスポンサーで何が動機か理解に努めます
Çalışırsınız, anlatırsınız, herkes anladı sanırsınız. Bir bakarsınız ki kimse anlamamış.잘하고 있다고 생각하겠죠, 좋아요. 아닌가요? 그리고선 학생들이
Çalışırsınız, anlatırsınız, herkes anladı sanırsınız. Bir bakarsınız ki kimse anlamamış.Δουλεύετε λέτε, πιστεύετε πως το έχετε, έτσι; Και μαθαίνετε πως δεν το καταλαβαίνουν.
Çalışırsınız, anlatırsınız, herkes anladı sanırsınız. Bir bakarsınız ki kimse anlamamış.Но потом выясняется, что они не усвоили.
Çalışırsınız, anlatırsınız, herkes anladı sanırsınız. Bir bakarsınız ki kimse anlamamış.تعتقدون أنّكم فهمتم الأمر، رائع صح؟ لكن تكتشف أنّهم لم يفهموه.
Çalışırsınız, anlatırsınız, herkes anladı sanırsınız. Bir bakarsınız ki kimse anlamamış.でも試験にも問題があって
Çekim yasasını anlamamıza çok yardımcı olacak.Il est très important lorsqu'il s'agit de comprendre la loi de l'attraction.
"Çok ilginç görünüyor." dedim fakat gerçekten anlamamıştım."Виглядає цікаво", але насправді я не зовсім зрозумів. І... Я поставився не дуже помірковано і сказав:
"Çok ilginç görünüyor." dedim fakat gerçekten anlamamıştım.И...
"Çok ilginç görünüyor." dedim fakat gerçekten anlamamıştım.فقلت: "هذا يبدو مثير للغاية" ولكن لم أكن في الحقيقة أفهمه. و... لم أستطع تخيله.
Çünkü sanırım bu, şu sırrı anlamamıza yardımcı olacak, dünyada neler oluyor?Bởi vì tôi nghĩ đó là chìa khóa để hiểu ra sự vận động của thế giới.-
Çünkü sanırım bu, şu sırrı anlamamıza yardımcı olacak, dünyada neler oluyor?Credo sia il segreto per capire cosa succede nel mondo.
Çünkü sanırım bu, şu sırrı anlamamıza yardımcı olacak, dünyada neler oluyor?Denn ich glaube, dass darin das Geheimnis liegt, wenn man verstehen möchte, was in der Welt vor sich geht.
Çünkü sanırım bu, şu sırrı anlamamıza yardımcı olacak, dünyada neler oluyor?Fordi, jeg tror, den er hemmeligheden bag forståelsen af, hvad der sker i Verden.
Çünkü sanırım bu, şu sırrı anlamamıza yardımcı olacak, dünyada neler oluyor?Karena menurut saya ini adalah rahasia untuk memahami apa yang terjadi di dunia.
Çünkü sanırım bu, şu sırrı anlamamıza yardımcı olacak, dünyada neler oluyor?왜냐하면 저는 바로 이것이 세계에 일어나는 일들을 이해하는 비밀이라고 생각하기 때문입니다.
Çünkü sanırım bu, şu sırrı anlamamıza yardımcı olacak, dünyada neler oluyor?Mert szerintem ez a titka annak, ami a világban történik.
Çünkü sanırım bu, şu sırrı anlamamıza yardımcı olacak, dünyada neler oluyor?Myslím si totiž, že je tajomstvom k porozumeniu toho, čo sa vo svete deje.
Çünkü sanırım bu, şu sırrı anlamamıza yardımcı olacak, dünyada neler oluyor?Omdat ik denk dat dat het geheim is van het begrip van wat er gebeurt in de wereld.
Çünkü sanırım bu, şu sırrı anlamamıza yardımcı olacak, dünyada neler oluyor?Parce que je pense que c'est le secret pour comprendre ce qui se passe dans le monde.
Çünkü sanırım bu, şu sırrı anlamamıza yardımcı olacak, dünyada neler oluyor?Pentru că eu cred că e secretul prin care înțelegi ce se întâmplă în lume.
Çünkü sanırım bu, şu sırrı anlamamıza yardımcı olacak, dünyada neler oluyor?Porque creo que es el secreto para comprender lo que está pasando en el mundo.
Çünkü sanırım bu, şu sırrı anlamamıza yardımcı olacak, dünyada neler oluyor?Porque eu acho que este é o segredo para compreender o que está a acontecer no mundo.
Çünkü sanırım bu, şu sırrı anlamamıza yardımcı olacak, dünyada neler oluyor?Protože si myslím, že v tom je podstata pochopení tajemství toho, co se na světě děje.
Çünkü sanırım bu, şu sırrı anlamamıza yardımcı olacak, dünyada neler oluyor?Sądzę, że jest ona kluczem do zrozumienia co się dzieje na świecie.
İlgili Sayfalar