anlamadım ile cümle

anlamadım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Nereden geldiniz anlamadım yani.Nie wiadomo skąd pochodził.
Burton "Neden böyle bir sorun olduğunu anlamadım.Nie wiadomo dlaczego doszło do takiej zamiany herbów.
Nereden geldiniz anlamadım yani.Ingen vet egentligen var de kommer ifrån.
Nereden geldiniz anlamadım yani.Звідки його привозили, невідомо.
Ben seni anlamadım.Я тебе не зрозумів.
Tom'un açıklamasını anlamadım.Я не зрозумів пояснення Тома.
Tom'un açıklamasını anlamadım.Я не зрозуміла пояснення Тома.
Nereden geldiniz anlamadım yani.Neví se ani, odkud pocházela.
Nereden geldiniz anlamadım yani.Nimeni nu știe de unde vine el.
Anlamı anlamadım.N-am înțeles sensul.
Anlamı anlamadım.Nu am înțeles sensul.
Nereden geldiniz anlamadım yani.Nem tudta honnan jön.
Ben fıkrayı anlamadım.En ymmärtänyt vitsiä.
Nereden geldiniz anlamadım yani.Som ikke forstod, hvor de kom fra.
Nereden geldiniz anlamadım yani.Man kjenner ikke til hvor de stammer fra.
Nereden geldiniz anlamadım yani.Tidak jelas dari mana asalnya.
Burton "Neden böyle bir sorun olduğunu anlamadım.Benford không sao giải thích được tại sao lại thế.
Nereden geldiniz anlamadım yani.何処から来たのか不明である。
Nereden geldiniz anlamadım yani.我们不知道这从何而来。
Nereden geldiniz anlamadım yani.네놈들이 어디서 왔는진 상관 없다.
Adamın söylediklerini duydumsa da anlamadım. Bunun için, ‹‹Ey efendim, bunların sonu ne olacak?›› diye sordum.A gdym ja to słyszał a nie zrozumiałem, rzekłem: Panie mój! cóż za koniec będzie tych rzeczy?
Adamın söylediklerini duydumsa da anlamadım. Bunun için, ‹‹Ey efendim, bunların sonu ne olacak?›› diye sordum.A ja, keď som to počul, a nerozumel som tomu, povedal som: Môj pane, čo bude po tom po všetkom?
Adamın söylediklerini duydumsa da anlamadım. Bunun için, ‹‹Ey efendim, bunların sonu ne olacak?›› diye sordum.A když jsem já slyše, nerozuměl, řekl jsem: Pane můj, jaký konec bude těch věcí?
Adamın söylediklerini duydumsa da anlamadım. Bunun için, ‹‹Ey efendim, bunların sonu ne olacak?›› diye sordum.Eu am auzit, dar n'am înţeles; şi am zis: ,,Domnul meu, care va fi sfîrşitul acestor lucruri?``
Adamın söylediklerini duydumsa da anlamadım. Bunun için, ‹‹Ey efendim, bunların sonu ne olacak?›› diye sordum.Eu, pois, ouvi, mas não entendi; por isso perguntei: Senhor meu, qual será o fim destas coisas?
Adamın söylediklerini duydumsa da anlamadım. Bunun için, ‹‹Ey efendim, bunların sonu ne olacak?›› diye sordum.In jaz sem slišal, a nisem razumel; in rečem: Gospod moj, kaj bode posledek teh reči?
Adamın söylediklerini duydumsa da anlamadım. Bunun için, ‹‹Ey efendim, bunların sonu ne olacak?›› diye sordum.Io udii bene, ma non compresi, e dissi: «Mio Signore, quale sarà la fine di queste cose?»
Adamın söylediklerini duydumsa da anlamadım. Bunun için, ‹‹Ey efendim, bunların sonu ne olacak?›› diye sordum.Ja minä kuulin, mutta en ymmärtänyt, ja minä sanoin: "Herrani, mikä on oleva näitten päätös?"
Adamın söylediklerini duydumsa da anlamadım. Bunun için, ‹‹Ey efendim, bunların sonu ne olacak?›› diye sordum.J`entendis, mais je ne compris pas; et je dis: Mon seigneur, quelle sera l`issue de ces choses?
Adamın söylediklerini duydumsa da anlamadım. Bunun için, ‹‹Ey efendim, bunların sonu ne olacak?›› diye sordum.내가 듣고도 깨닫지 못한지라 내가 가로되 내 주여 이 모든 일의 결국이 어떠하겠삽나이까
Adamın söylediklerini duydumsa da anlamadım. Bunun için, ‹‹Ey efendim, bunların sonu ne olacak?›› diye sordum.Och jag hörde detta, men förstod det icke; och jag frågade: »Min herre, vad bliver slutet på allt detta?»
Adamın söylediklerini duydumsa da anlamadım. Bunun için, ‹‹Ey efendim, bunların sonu ne olacak?›› diye sordum.Og jeg hørte det, men fattede det ikke; så spurgte jeg: "Herre hvad er det sidste af disse Ting?"
Adamın söylediklerini duydumsa da anlamadım. Bunun için, ‹‹Ey efendim, bunların sonu ne olacak?›› diye sordum.Og jeg hørte det, men forstod det ikke, og jeg sa: Herre! Hvad er det siste av disse ting?
Adamın söylediklerini duydumsa da anlamadım. Bunun için, ‹‹Ey efendim, bunların sonu ne olacak?›› diye sordum.pedig hallám [ezt,] de nem értém, és mondám: Uram, mi lesz ezeknek vége?
Adamın söylediklerini duydumsa da anlamadım. Bunun için, ‹‹Ey efendim, bunların sonu ne olacak?›› diye sordum.Und ich hörte es; aber ich verstand's nicht und sprach: Mein Herr, was wird darnach werden?
Adamın söylediklerini duydumsa da anlamadım. Bunun için, ‹‹Ey efendim, bunların sonu ne olacak?›› diye sordum.Yo escuché, pero no entendí. Y dije: --Señor mío, ¿cuál será el final de estas cosas
Adamın söylediklerini duydumsa da anlamadım. Bunun için, ‹‹Ey efendim, bunların sonu ne olacak?›› diye sordum.Και εγω ηκουσα, αλλα δεν ενοησα τοτε ειπον, Κυριε μου, ποιον το τελος τουτων;
Adamın söylediklerini duydumsa da anlamadım. Bunun için, ‹‹Ey efendim, bunların sonu ne olacak?›› diye sordum.И аз чух, но не разбрах. Тогава рекох: Господарю, мой, каква ще бъде сетнината на това?
Adamın söylediklerini duydumsa da anlamadım. Bunun için, ‹‹Ey efendim, bunların sonu ne olacak?›› diye sordum.Я слышал это, но не понял, и потому сказал: „господин мой! что же после этого будет?"
Adamın söylediklerini duydumsa da anlamadım. Bunun için, ‹‹Ey efendim, bunların sonu ne olacak?›› diye sordum.ואני שמעתי ולא אבין ואמרה אדני מה אחרית אלה׃
Adamın söylediklerini duydumsa da anlamadım. Bunun için, ‹‹Ey efendim, bunların sonu ne olacak?›› diye sordum.وانا سمعت وما فهمت. فقلت يا سيدي ما هي آخر هذه.
Adamın söylediklerini duydumsa da anlamadım. Bunun için, ‹‹Ey efendim, bunların sonu ne olacak?›› diye sordum.我 聽 見 這 話 、 卻 不 明 白 、 就 說 、 我 主 阿 、 這 些 事 的 結 局 是 怎 樣 呢
Adamın söylediklerini duydumsa da anlamadım. Bunun için, ‹‹Ey efendim, bunların sonu ne olacak?›› diye sordum.我 聽見這話 、 卻 不 明白 、 就 說 、 我 主阿 、 這些 事 的 結局 是 怎樣呢
-Adam vuruldu! -Anlamadım 25..איבדנו חייל .לא שמעתי אותך, 2-5-
Ama şunu söylemek zorundayım. Bunu hiç anlamadım.Acuma pe asta, trebuie să recunosc, că nu o pricep.
Ama şunu söylemek zorundayım. Bunu hiç anlamadım.Đến đây tôi phải nói rằng tôi chẳng hiểu điều này chút nào.
Ama şunu söylemek zorundayım. Bunu hiç anlamadım.Devo dire che questa non la capisco proprio.
Ama şunu söylemek zorundayım. Bunu hiç anlamadım.He de decir que no lo entiendo.
Ama şunu söylemek zorundayım. Bunu hiç anlamadım.Ich muss sagen, dass ich das nicht kapiere.
Ama şunu söylemek zorundayım. Bunu hiç anlamadım.사실 저는 이게 전혀 이해가 가지 않습니다.
Ama şunu söylemek zorundayım. Bunu hiç anlamadım.ll faut dire que là, je ne comprend pas du tout..
Ama şunu söylemek zorundayım. Bunu hiç anlamadım.Most azt kell mondjam, hogy nem értem ezt egyáltalán.
Ama şunu söylemek zorundayım. Bunu hiç anlamadım.Muszę powiedzieć, że tego nie rozumiem.
Ama şunu söylemek zorundayım. Bunu hiç anlamadım.Nu måste jag säga att jag inte förstår detta alls.
Ama şunu söylemek zorundayım. Bunu hiç anlamadım.Nu moet ik zeggen dat ik deze helemaal niet begrijp.
Ama şunu söylemek zorundayım. Bunu hiç anlamadım.Saya harus berkata bahwa saya tidak bisa mengerti hal ini.
Ama şunu söylemek zorundayım. Bunu hiç anlamadım.Teď musím přiznat, že tomuhle vůbec nerozumím.
Ama şunu söylemek zorundayım. Bunu hiç anlamadım.Tenho a dizer que esta não percebo de todo.
Ama şunu söylemek zorundayım. Bunu hiç anlamadım.Τώρα πρέπει να πω ότι αυτό δεν το καταλαβαίνω καθόλου.
Ama şunu söylemek zorundayım. Bunu hiç anlamadım.А вот с этим, должна признаться, я не согласна.
İlgili Sayfalar