Sonuçlar anlamlıdır.The results are significant.
Tom'un Fransızcayı anlama sorunu var.Tom has trouble understanding French.
Yalnızca bir yanlış anlamamıydı?Was it just a misunderstanding?
Üzgünüm. Birbirimizi yanlış anlamış olmalıyız. Ben dün geceden bahsettiğimizi sanıyordum.I'm sorry. We must have our wires crossed. I thought we were talking about last night.
O sadece ne olduğunu anlamaya çalışıyordu.She was trying to figure out what just happened.
Her zaman onunla niye takılıyorsun anlamıyorum.I don't understand why you hang out with her all the time.
Her zaman Tom'la niye takıldığını anlamıyorum.I don't understand why you hang out with Tom all the time.
Tom'la neden bu kadar çok takıldığını anlamıyorum.I don't understand why you hang out with Tom so much.
Tom'la tartışmanın hiç bir anlamı yok.There's no point arguing with Tom.
Bunun yalnızca bir yanlış anlama olduğuna eminim.I'm sure this is just a misunderstanding.
İsveçlilerin ne söylediğini Norveçlilerin anlaması genellikle kolaydır.It's usually easy for Norwegians to understand what Swedes are saying.
Öyleyse o ne anlama geliyor?Then what does it mean?
O, düşman. Anlamıyor musun?He's the enemy. Don't you understand?
Hiç anlamıyorum.I don't understand at all.
Kelimelerin nadiren sadece bir anlamı vardır.Words rarely have only one meaning.
Yaşlanman daha dindar olman gerektiği anlamına gelmez.The older you get doesn't mean you should become more religious.
Kelimeyi büyük harfle yazınca anlamı biraz daha farklı oluyor.The word takes on a somewhat different meaning when capitalized.
Web, yaşlı insanların anlamadığı yeni ekonominin bir parçasıdır.The Web is part of the new economy that older people don't understand.
Sizler bana hayatımın anlamını veriyorsunuz.You guys give my life meaning.
Siz olmadan hayatımın hiçbir anlamı olmazdı.Without you guys, my life would have no meaning.
Tom'dan neden bu kadar çok hoşlandığımı ben bile anlamıyorum.Even I don't understand why I like Tom this much.
Anlamam için daha basitçe açıklayabilir misiniz?Could you explain a bit easier for me to understand?
Sizin nesil cinselliği anlamadı.Your generation didn't understand sexuality.
Sanırım Tom soruyu anlamadı.I think Tom didn't understand the question.
Tom nasıl hissettiğimi gerçekten anlamıyor.Tom doesn't really understand how I feel.
Tom ne olduğunu anlamıyor.Tom doesn't understand what's happening.
Hiç profesyonel anlamda müzik icra etmedim.I've never played music professionally.
Sen muhtemelen bunu anlamadın.You probably wouldn't understand this.
O tamamen bir yanlış anlamaydı.That was a complete misunderstanding.
Onlar hiç Fransızca anlamıyor.They don't understand French at all.
Tom gerçekten beni anlamıyor.Tom doesn't really understand me.
Seni anlamak zordur.It's difficult to understand you.
Bunun ne anlama gelebileceğini merak ediyorum.I wonder what this could mean.
Tom hiç anlamadı.Tom didn't understand at all.
Tom anlamayacaktır.Tom won't understand.
Şakadan hiç anlamaz.She has no sense of humor.
Kitabı anlamadım.I didn't get the book.
Tom Mary'nin şakasını anlamadı.Tom didn't understand Mary's joke.
Üzgünüm, ne dediğini tamamen anlamadım.Sorry, I didn't quite catch what you said.
Sanırım Tom seni anlamadı.I think Tom didn't understand you.
Anlamayan kişi Tom.Tom is the one who doesn't understand.
Birinin neden böyle bir şey yapacağını anlamaya bile başlayamıyorum.I can't even begin to comprehend why somebody would do something like this.
Artık ben bile ne dediğimi anlamıyorum.Even I don't understand what I say anymore.
Hayatımın anlamı nedir?What is the meaning of my life?
Kimyasal sembol "H" hidrojen anlamına gelir.The chemical symbol "H" stands for hydrogen.
Dedektif suç inceliklerini anlamaya çalıştı.The investigator tried to figure out the intricacies of the crime.
Hayatınızı anlamsız şeylerle ziyan etmeyin.Don't waste your life on meaningless things.
Yaşamamın bir anlamı var mı?Is there any point in me living?
Espriden anlamayan insan, çiçeksiz çayır gibidir.People with no sense of humor are like meadows with no flowers.
O bana anlamadığım bir el hareketi yaptı.She gave me a hand gesture I didn't understand.
Onun ne söylediğini anlamakta zorlanıyorum.I find it difficult to understand what he is saying.
O bunun ne olduğunu asla anlamayacak.He'll never figure out what it is.
Sanırım Tom bunu anlamamıza yardım edebilecek.I think Tom will be able to help us figure this out.
Takıma alınmaman yeteneğin olmadığı anlamına gelmez.Being cut from the team doesn't mean that you have no talent.
Bütün bu sadece anlamsız laf kalabalığı.All this is just meaningless verbiage.
Senin adının ne anlama geldiğini biliyor musun?Do you know what your name means?
Ben Fransızca anlamadığım için sana yardım edemem.I can't help you because I don't understand French.
Tom kötü bir adamdır." - "Hangi anlamda?""Tom is a bad person." "In what way?"
Onun ne söylediğini anlamadım.I didn't understand what he said.
Tom bunun nasıl çalıştığını anlamaz.Tom doesn't understand how this works.