anladın ile cümle
anladın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
İsa, ‹‹Bütün bunları anladınız mı?›› diye sordu. ‹‹Evet›› karşılığını verdiler."Apakah kalian mengerti semuanya itu?" tanya Yesus. "Mengerti Pak!" jawab mereka
İsa, ‹‹Bütün bunları anladınız mı?›› diye sordu. ‹‹Evet›› karşılığını verdiler.,,Aţi înţeles voi toate aceste lucruri?`` i -a întrebat Isus. -,,Da, Doamne``, I-au răspuns ei.
İsa, ‹‹Bütün bunları anladınız mı?›› diye sordu. ‹‹Evet›› karşılığını verdiler.Avete capito tutte queste cose?». Gli risposero: «Sì»
İsa, ‹‹Bütün bunları anladınız mı?›› diye sordu. ‹‹Evet›› karşılığını verdiler.Avez-vous compris toutes ces choses? -Oui, répondirent-ils.
İsa, ‹‹Bütün bunları anladınız mı?›› diye sordu. ‹‹Evet›› karşılığını verdiler.Begrijpen jullie dit?" "Ja", antwoordden zij.
İsa, ‹‹Bütün bunları anladınız mı?›› diye sordu. ‹‹Evet›› karşılığını verdiler.Các ngươi có hiểu mọi điều đó chăng ! Các môn_đồ thưa rằng : Có hiểu .
İsa, ‹‹Bütün bunları anladınız mı?›› diye sordu. ‹‹Evet›› karşılığını verdiler.Các ngươi có hiểu mọi điều đó chăng! Các môn đồ thưa rằng: Có hiểu.
İsa, ‹‹Bütün bunları anladınız mı?›› diye sordu. ‹‹Evet›› karşılığını verdiler.Entendestes todas estas coisas? Disseram-lhe eles: Entendemos.
İsa, ‹‹Bütün bunları anladınız mı?›› diye sordu. ‹‹Evet›› karşılığını verdiler.¿Habéis entendido todas estas cosas? Ellos le dijeron: --Sí
İsa, ‹‹Bütün bunları anladınız mı?›› diye sordu. ‹‹Evet›› karşılığını verdiler.Har I forstått alt dette? De sier til ham: Ja.
İsa, ‹‹Bütün bunları anladınız mı?›› diye sordu. ‹‹Evet›› karşılığını verdiler.Have I forstået alt dette?" De sige til ham: "Ja."
İsa, ‹‹Bütün bunları anladınız mı?›› diye sordu. ‹‹Evet›› karşılığını verdiler.Haven I förstått allt detta?» De svarade honom: »Ja.»
İsa, ‹‹Bütün bunları anladınız mı?›› diye sordu. ‹‹Evet›› karşılığını verdiler.이 모든 것을 깨달았느냐 하시니 대답하되 그러하오이다
İsa, ‹‹Bütün bunları anladınız mı?›› diye sordu. ‹‹Evet›› karşılığını verdiler.Monda nékik Jézus: Megértettétek-é mindezeket? Mondának néki: Megértettük Uram.
İsa, ‹‹Bütün bunları anladınız mı?›› diye sordu. ‹‹Evet›› karşılığını verdiler.Oletteko ymmärtäneet tämän kaiken?" He vastasivat hänelle: "Olemme".
İsa, ‹‹Bütün bunları anladınız mı?›› diye sordu. ‹‹Evet›› karşılığını verdiler.Potom dí jim Ježíš: Srozuměli-li jste tomuto všemu? Řekli jemu: I ovšem, Pane.
İsa, ‹‹Bütün bunları anladınız mı?›› diye sordu. ‹‹Evet›› karşılığını verdiler.Reče jim: Ste li vse to razumeli? Reko mu: Da.
İsa, ‹‹Bütün bunları anladınız mı?›› diye sordu. ‹‹Evet›› karşılığını verdiler.Rzekł im Jezus: Wyrozumieliście to wszystko? Rzekli mu: Tak, Panie!
İsa, ‹‹Bütün bunları anladınız mı?›› diye sordu. ‹‹Evet›› karşılığını verdiler.Und Jesus sprach zu ihnen: Habt ihr das alles verstanden? Sie sprachen: Ja, HERR.
İsa, ‹‹Bütün bunları anladınız mı?›› diye sordu. ‹‹Evet›› karşılığını verdiler.Λεγει προς αυτους ο Ιησους Ενοησατε ταυτα παντα; Λεγουσι προς αυτον Ναι, Κυριε.
İsa, ‹‹Bütün bunları anladınız mı?›› diye sordu. ‹‹Evet›› karşılığını verdiler.И спросил их Иисус: поняли ли вы все это? Они говорят Ему: так, Господи!
İsa, ‹‹Bütün bunları anladınız mı?›› diye sordu. ‹‹Evet›› karşılığını verdiler.І рече Ісус до них: Чи зрозуміли ви все? Кажуть вони Йому: Так, Господи.
İsa, ‹‹Bütün bunları anladınız mı?›› diye sordu. ‹‹Evet›› karşılığını verdiler.сус им казва]: Разбрахте ли всичко това? Те Му казват: Разбрахме.
İsa, ‹‹Bütün bunları anladınız mı?›› diye sordu. ‹‹Evet›› karşılığını verdiler.ויאמר אליהם ישוע האתם הבינותם את כל זאת ויאמרו אליו כן אדנינו׃
İsa, ‹‹Bütün bunları anladınız mı?›› diye sordu. ‹‹Evet›› karşılığını verdiler.قال لهم يسوع أفهمتم هذا كله. فقالوا نعم يا سيد.
İsa, ‹‹Bütün bunları anladınız mı?›› diye sordu. ‹‹Evet›› karşılığını verdiler.耶 穌 說 、 這 一 切 的 話 你 們 都 明 白 了 麼 . 他 們 說 、 我 們 明 白 了
İsa, ‹‹Bütün bunları anladınız mı?›› diye sordu. ‹‹Evet›› karşılığını verdiler.耶穌說 、 這一切 的 話你 們都 明白 了 麼 . 他 們說 、 我 們 明白 了
İyi, anladınBeh, lo vedi
İyi, anladınNo cóż, widzisz to
İyi, anladınNos, ezt láthatod is
İyi, anladınNo, tu to vidíte
İyi, anladın Yani bu 8'li 2 grup veya 8'li iki sıra8개씩 2개의 그룹을 살펴 보겠습니다
İyi, anladın Yani bu 8'li 2 grup veya 8'li iki sıraNaja, man kann es sehen
İyi, anladınМоже да се види.
"Joseph Kony, onun bir ordusu var, anladın mı?"Joseph Kony, el are o armată, bine?
"Joseph Kony, onun bir ordusu var, anladın mı?"Joseph Kony, han har en hær, okay?
"Joseph Kony, onun bir ordusu var, anladın mı?"Joseph Kony, har han en armé, okej?
"Joseph Kony, onun bir ordusu var, anladın mı?"Joseph Kony, heeft hij een leger, oke?
"Joseph Kony, onun bir ordusu var, anladın mı?"Joseph Kony, ia memiliki tentara, oke?
"Joseph Kony, onun bir ordusu var, anladın mı?""Joseph Kony, il a une armée, d'accord ?"
"Joseph Kony, onun bir ordusu var, anladın mı?"Joseph Kony má armádu, víš?
"Joseph Kony, onun bir ordusu var, anladın mı?"Joseph Kony ma armię, dobrze?
"Joseph Kony, onun bir ordusu var, anladın mı?"Joseph Kony-nak van egy hadserege, tudod?
"Joseph Kony, onun bir ordusu var, anladın mı?"Joseph Kony, ông có một đội quân, được rồi?
"Joseph Kony, onun bir ordusu var, anladın mı?"Joseph Kony, 他擁有一支軍隊, 可以嗎?
"Joseph Kony, onun bir ordusu var, anladın mı?"조셉 코니, 이 사람은 군대를 갖고 있어, 알겠니?
"Joseph Kony, onun bir ordusu var, anladın mı?"O Joseph Kony, ele tem um exercito, tá?
"Joseph Kony, onun bir ordusu var, anladın mı?"Джоузеф Кони има армия, разбираш ли?
"Joseph Kony, onun bir ordusu var, anladın mı?"?ליוסף קוני יש צבא, בסדר
"Joseph Kony, onun bir ordusu var, anladın mı?"جوزيف كوني لديه جيش
"Joseph Kony, onun bir ordusu var, anladın mı?"で、彼がやってる事は、親から子供を盗んで来るんだ。
- Kaptan Amerika, bizi hedeften 42 km uzağa indirdi. - Lanet olsun, nasıl anladın?Ten frajer se netrefil o 40 kilometrů.
- Kaptan Amerika, bizi hedeften 42 km uzağa indirdi. - Lanet olsun, nasıl anladın?لقد هبطنا على بعد 26 ميل من الموقع المحدد كيف تعلم هذا ؟
Kesinlikle geriye oturması için vermiyorum, anladın mı?Ich geben ihm definitiv nicht den Rücksitz, hast du das?
Kesinlikle geriye oturması için vermiyorum, anladın mı?In nici un caz nu il las pe locul din spate, ai inteles?
Kesinlikle geriye oturması için vermiyorum, anladın mı?Je vais définitivement pas te donné le siège arrière, t'as compris ?
Kesinlikle geriye oturması için vermiyorum, anladın mı?Megyek, és odaülök mögé, hallod?
Kesinlikle geriye oturması için vermiyorum, anladın mı?Na pewno nie oddam mu siedzenia na tyle, rozumiesz?
Konuyu çoktan anladınız.Allora veniamo al dunque.
Konuyu çoktan anladınız.Also komm auf den Punkt.