anladın ile cümle
anladın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Evet, anladın, yerleştirebiliyorsun 16 nokta, onları 8'li 2 gruba bölebilirsin ve 2'li 8 gruba da.Hvis vi har 16 prikker, kan vi dele dem op i 2 grupper af 8.
Evet, anladın, yerleştirebiliyorsun 16 nokta, onları 8'li 2 gruba bölebilirsin ve 2'li 8 gruba da.[Sal] Ja. Das kann man sehen.
Evet, anladın, yerleştirebiliyorsun 16 nokta, onları 8'li 2 gruba bölebilirsin ve 2'li 8 gruba da.Sì. Puoi vederlo. Puoi fare 16 puntini e puoi dividerli in 2 gruppi da 8 e penso anche in 8 gruppi da 2
Evet, anladın, yerleştirebiliyorsun 16 nokta, onları 8'li 2 gruba bölebilirsin ve 2'li 8 gruba da.[Сал]
Evet, anladın, yerleştirebiliyorsun 16 nokta, onları 8'li 2 gruba bölebilirsin ve 2'li 8 gruba da.サル: 確かに.目で見えます.
Evet bunu anladınız. Çok teşekkür ederim.Certo l'avete colta, grazie molte.
Evet bunu anladınız. Çok teşekkür ederim.네, 당연히 뭔지 아시죠. 정말 감사합니다만
Evet bunu anladınız. Çok teşekkür ederim.כן, כמובן שהבנתם את זה. תודה רבה לכם.
Evet bunu anladınız. Çok teşekkür ederim.نعم بالطبع أستوعبت هذا . شكرا جزيلا.
Evet bunu anladınız.Da, sigur că v-ați prins.
Evet bunu anladınız.Ja, naturligtvis förstod ni det.
Evet bunu anladınız.Ja, naturligvis fik I fat i det.
Evet bunu anladınız.Ja, natuurlijk had je die.
Evet bunu anladınız.Natürlich hast du das verstanden.
Evet bunu anladınız.Oczywiście zrozumieliście to.
Evet bunu anladınız.Oui, bien sûr vous l'avez compris.
Evet bunu anladınız.Sí, por supuesto, lo entendieron.
Evet bunu anladınız.Vâng dĩ nhiên là bạn hiểu điều đó.
Evet bunu anladınız.Και βέβαια το πιάσατε αυτό.
Evet bunu anladınız.Да, разбира се, че сте схванали това.
Evet bunu anladınız.Конечно, вы поняли меня.
Evet, nereye varmak istediğimi anladınız mı?Bien, savez-vous où je veux en venir?
Evet, nereye varmak istediğimi anladınız mı?Bine, v-ați dat seama ce vreau unde vreau să ajung?
Evet, nereye varmak istediğimi anladınız mı?Giờ bạn biết nơi tôi đang nói tới không?
Evet, nereye varmak istediğimi anladınız mı?Goed, weten jullie wat ik bedoel?
Evet, nereye varmak istediğimi anladınız mı?네, 제가 어디로 가고 있는지 아시겠어요?
Evet, nereye varmak istediğimi anladınız mı?Ok, capite dove voglio arrivare?
Evet, nereye varmak istediğimi anladınız mı?Wissen Sie, worauf ich hinaus will?
Evet, nereye varmak istediğimi anladınız mı?Вы понимаете, к чему я веду?
Evet, nereye varmak istediğimi anladınız mı?בסדר, אתם יודעים להיכן אני הולך עם זה?
Evet, nereye varmak istediğimi anladınız mı?حسنا, هل تعرفون إلى ماذا ارمى؟
Evet, nereye varmak istediğimi anladınız mı?ニモイが、失礼、スポックがピアノの前に座って
F4 ya da her neyse, onlar yaptı. -Yanlış anladınız.F4 o qualcosa del genere, sono stati loro. sono qui per....
F(x) f(x)in ters türevlerinden sadece biri pek doğru değil ama bence de siz konsepti anladınızEsto será una parábola. A ver lo bien que puedo dibujar esto...
F(x) f(x)in ters türevlerinden sadece biri pek doğru değil ama bence de siz konsepti anladınızF(x) je jen jednou z primitivních funkcí f(x). Není to úplně pravda, ale myslím, že vám to dojde.
F(x) f(x)in ters türevlerinden sadece biri pek doğru değil ama bence de siz konsepti anladınızIdee zu geben für genau diese Formel.
F(x) f(x)in ters türevlerinden sadece biri pek doğru değil ama bence de siz konsepti anladınızVai ser uma parábola. Deixa-me ver se consigo desenhar isto bem.
-Gerçekten, ben yapmadım. F4 ya da her neyse, onlar yaptı. -Yanlış anladınız.F4 atau yg semacam itulah yg melakukannya. saya kesini utk ..
Gerçekten de bunu yapmanın sizin için daha iyi olacağını anladınız ve bahanelere aldırmadınız.Anda sebenarnya tahu bahwa lebih baik Anda melakukannya, apapun alasannya.
Gerçekten de bunu yapmanın sizin için daha iyi olacağını anladınız ve bahanelere aldırmadınız.Bạn thực sự hiểu rõ bạn nên làm thế thì tốt hơn, chẳng quan tâm đến mọi lời biện minh.
Gerçekten de bunu yapmanın sizin için daha iyi olacağını anladınız ve bahanelere aldırmadınız.I forstår faktisk, at I hellere bør gøre det. I vil prøve på at finde jeres passion, og I er så lykkelige.
Gerçekten de bunu yapmanın sizin için daha iyi olacağını anladınız ve bahanelere aldırmadınız.In realtà capite che fareste meglio a farlo, senza scuse.
Gerçekten de bunu yapmanın sizin için daha iyi olacağını anladınız ve bahanelere aldırmadınız.Înţelegi şi nu-ți mai cauți de scuze.
Gerçekten de bunu yapmanın sizin için daha iyi olacağını anladınız ve bahanelere aldırmadınız.Je begrijpt dat je het echt moet doen, ondanks de excuses.
Gerçekten de bunu yapmanın sizin için daha iyi olacağını anladınız ve bahanelere aldırmadınız.여러분이 실제로 그렇게 하는게 좋겠다고 생각한다고 해보죠.
Gerçekten de bunu yapmanın sizin için daha iyi olacağını anladınız ve bahanelere aldırmadınız.Opravdu si uvědomujete, že byste s tím měli začít, žádné výmluvy.
Gerçekten de bunu yapmanın sizin için daha iyi olacağını anladınız ve bahanelere aldırmadınız.Sie verstehen in der Tat, dass Sie wirklich besser daran arbeiten, abgesehen von den Ausreden.
Gerçekten de bunu yapmanın sizin için daha iyi olacağını anladınız ve bahanelere aldırmadınız.Teraz jest jasne, że trzeba ją znaleźć.
Gerçekten de bunu yapmanın sizin için daha iyi olacağını anladınız ve bahanelere aldırmadınız.Te todella ymmärrätte, että teidän olisi parasta onnistua, tekosyistä välittämättä.
Gerçekten de bunu yapmanın sizin için daha iyi olacağını anladınız ve bahanelere aldırmadınız.Valóban megérted, hogy tényleg jobb, ha megteszed, a kifogások ellenére.
Gerçekten de bunu yapmanın sizin için daha iyi olacağını anladınız ve bahanelere aldırmadınız.Vous comprenez réellement que vous feriez mieux de le faire, sans excuses.
Gerçekten de bunu yapmanın sizin için daha iyi olacağını anladınız ve bahanelere aldırmadınız.Vy skutočne rozumiete tomu, že to vážne musíte urobiť a vykašľať sa na výhovorky.
Gerçekten de bunu yapmanın sizin için daha iyi olacağını anladınız ve bahanelere aldırmadınız.Πραγματικά καταλαβαίνεις ότι πρέπει να το κάνεις, άσε τις δικαιολογίες.
Gerçekten de bunu yapmanın sizin için daha iyi olacağını anladınız ve bahanelere aldırmadınız.Всъщност ти разбираш, че наистина е по-добре да го направиш, независимо от извиненията.
Gerçekten de bunu yapmanın sizin için daha iyi olacağını anladınız ve bahanelere aldırmadınız.Вы действительно понимаете, что лучше бы это сделать, не обращая внимания на оправдания.
Gerçekten de bunu yapmanın sizin için daha iyi olacağını anladınız ve bahanelere aldırmadınız.אתם באמת קלטתם שמוטב לכם ללכת על זה
Gerçekten de bunu yapmanın sizin için daha iyi olacağını anladınız ve bahanelere aldırmadınız.أنتم تتفهمون أنه فعلاً من الأفضل القيام بذلك
Gerçekten de bunu yapmanın sizin için daha iyi olacağını anladınız ve bahanelere aldırmadınız.言い訳などせず 夢中になれるものを探して
"Gerçekten yanlış anladınız" der. zengin adama; "Tabi ki, yaptığın şey,""Całkowicie mnie nie zrozumieliście." To, co robisz," odezwał się do bogatego,
"Gerçekten yanlış anladınız" der. zengin adama; "Tabi ki, yaptığın şey,""Ihr habt nichts kapiert," sagte er. "Natürlich, ist was du tust," sagte der Rabbi zum reichen Mann,