anladın ile cümle
anladın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ben de, neler olup bittiğini nasıl anladınız, diye sordum.それで 紫外線を当てた
Bir sanatcinin buna ilk tepkisi sudur; kim saydi? Anladiniz mi?Als kunstenaar denk je dan: wie heeft die geteld?
Bir sanatcinin buna ilk tepkisi sudur; kim saydi? Anladiniz mi?Conhecem a primeira resposta de um artista a isto?
Bir sanatcinin buna ilk tepkisi sudur; kim saydi? Anladiniz mi?Egy művész első reakciója erre az, hogy ki számolta ezt meg?
Beni anladın mı?Capito?
Beni anladın mı evlat? Evet generalim.Entendido, rapaz? <i>Sim, General.</i>
Beni anladın mı evlat? Evet generalim. Gerekeni yapın.1 , 2, 3 mene!
Beni anladın mı evlat? Evet generalim.Kau melihatnya?
Beni anladın mı evlat?Få ham igennem. - Jeg har ham.
Beni anladın mı evlat?- Mă auzi fiule?
Beni anladın mı evlat?¿Me entiendes, hijo?
Beni anladın mı evlat?Nobeden ne sme biti puščen tam.
Beni anladın mı evlat?Rozumíš mi synku?
Beni anladın mı evlat?Κατάλαβες, παιδί μου;
Beni anladın mı evlat?Разбрали ме , синко?
Beni anladın mı evlat??הבנת אותי
Beni anladın mı evlat?حسنا يا رجال، نحن سنقوم بعمل غطاء ناري له عند العدد ثلاثه
Beni anladın mı?¿Me entiendes?
Beni anladın mı?Me entiendes??
Beni anladın mı?Mi capisci?
Beni anladın mı?Verstehst du mich?
Benimkiler pek eşit değil ama siz anladınız, değil mi?물론 이것은 아주 정확한 그림은 아니지만 핵심은 이해하실 수 있으실 겁니다
Benimkiler pek eşit değil ama siz anladınız, değil mi?Sé mía no exactamente, pero esperemos que obtendrá la ¿punto, correcto?
Benimkiler pek eşit değil ama siz anladınız, değil mi?אני ודע ששלי הם לא בדיוק כאלה, אך אני מקווה שאתם מבינים.
Benimkiler pek eşit değil ama siz anladınız, değil mi?أعلم أن التي قمت بعملها ليست كذلك , ولكن أتمنى , أن الفكرة قد وصلت , صحيح ؟
Beni öldürürseniz kadını kurtaramazsınız! Anladınız mı?!Jak mnie zabijesz, nigdy nie uratujesz tej kobiety, jasne?
Bilgiyi ve verileri bu şekilde görüntülemenin tıpkı canlı bir bilgi denizinde yüzmek gibi olduğunu anladınız.Înţelegeţi că acest mod de vizualizare a datelor, e ca şi cum ai înota într-un grafic de informaţii viu.
Bilgiyi ve verileri bu şekilde görüntülemenin tıpkı canlı bir bilgi denizinde yüzmek gibi olduğunu anladınız.Je ziet wat ik bedoel: op deze manier kijken naar informatie lijkt op zwemmen in een levende infographic.
Bilgiyi ve verileri bu şekilde görüntülemenin tıpkı canlı bir bilgi denizinde yüzmek gibi olduğunu anladınız.결국 여러분들은, 정보를 보거나 이런 방법으로 자료들을 볾으로써, 마치 살아있는 정보들 즉, 인포그래픽 안에서
Bilgiyi ve verileri bu şekilde görüntülemenin tıpkı canlı bir bilgi denizinde yüzmek gibi olduğunu anladınız.אז אתם מבינים את הרעיון שלראות את המידע, בצורה הזו, דומה מאוד לשחיה
Bilgiyi ve verileri bu şekilde görüntülemenin tıpkı canlı bir bilgi denizinde yüzmek gibi olduğunu anladınız.لذلك يترسخ في أذهاننا عرض تلك المعلومات ، وعرض البيانات بهذه الطريقة ، يشبه الى حد كبير السباحة
Bilgiyi ve verileri bu şekilde görüntülemenin tıpkı canlı bir bilgi denizinde yüzmek gibi olduğunu anladınız.情報やデータをこの様に眺めるのは 画像主体の情報の中を 泳いでいるみたいでしょ。
Bilin anladın mı?Biết để bạn có được nó?
Bilin anladın mı? Öyle mi?Tu sais bien qui tu es, n'est-ce pas ?
Bilin anladın mı?Saber lo entiendes?
Bilin anladın mı?Sabe você conseguiu isso?
Biraz daha nadir olanlar ise fallstreak delikleridir. Anladınız mı?Hiếm hơn một chút là mây vệt rơi dạng lỗ.
Biraz daha nadir olanlar ise fallstreak delikleridir. Anladınız mı?좀 더 희귀한 것은 미류운 구멍입니다.
Biraz daha nadir olanlar ise fallstreak delikleridir. Anladınız mı?Lite ovanligare är fallstrimmelhålen.
Biraz daha nadir olanlar ise fallstreak delikleridir. Anladınız mı?Mai rare sunt găurile în norii cirrus.
Biraz daha nadir olanlar ise fallstreak delikleridir. Anladınız mı?Trochę rzadsze są prześwity poopadowe.
Biraz daha nadir olanlar ise fallstreak delikleridir. Anladınız mı?Un peu plus rares sont les nuages "punch-hole".
Biraz daha nadir olanlar ise fallstreak delikleridir. Anladınız mı?Un poco más raras son los nubes agujero.
Biraz daha nadir olanlar ise fallstreak delikleridir. Anladınız mı?Yang lebih jarang ditemui lagi adalah "fallstreak holes", ya.
Biraz daha nadir olanlar ise fallstreak delikleridir. Anladınız mı?Zeldzamer zijn deze valstreep-gaten.
Biraz daha nadir olanlar ise fallstreak delikleridir. Anladınız mı?Κάπως πιο σπάνια είναι τα "σύννεφα-τρύπες".
Biraz daha nadir olanlar ise fallstreak delikleridir. Anladınız mı?Малко по-редки са пропадащи дупки.
Biraz daha nadir olanlar ise fallstreak delikleridir. Anladınız mı?و سحب الثقوب هي أقل ندرة . حسنًا؟
Biraz daha nadir olanlar ise fallstreak delikleridir. Anladınız mı?ある空気層が非常に冷たい水滴からなり
Bir sanatcinin buna ilk tepkisi sudur; kim saydi? Anladiniz mi?이것에 대한 미술가의 첫 반응은, '누가 그것을 다 셌을까?' 였습니다.
Bir sanatcinin buna ilk tepkisi sudur; kim saydi? Anladiniz mi?Saben, la primera reacción de un artista a eso es: ¿quién los contó?
Bir sanatcinin buna ilk tepkisi sudur; kim saydi? Anladiniz mi?Wiecie, pierwsze pytanie artysty jakie się nasuwa, to kto to policzył?
Bir sanatcinin buna ilk tepkisi sudur; kim saydi? Anladiniz mi?אתם יודעים,התגובה הראשונה של אמן לזה היא: מי ספר אותם? אתם מבינים?
Bir sanatcinin buna ilk tepkisi sudur; kim saydi? Anladiniz mi?أنت تعرف استجابة الفنان الأولى لهذا ، من الذي احصى الالوان؟ هل تعرف؟
Bir sanatcinin buna ilk tepkisi sudur; kim saydi? Anladiniz mi?そして今まで自分の作品で 色を使っていないことに気付きました
Bir tür form araştırıyordum ve sonunda 100 yağlı-kızartmayı yaptım. Anladınız mı?Ero alla ricerca di un certo tipo di forma, e alla fine ho realizzato 100 " fritt-falle " .. l'avete capita?
Bir tür form araştırıyordum ve sonunda 100 yağlı-kızartmayı yaptım. Anladınız mı?Hledal jsem určitý druh formy a nakonec jsem vytvořil 100 mastných hranolků.
Bir tür form araştırıyordum ve sonunda 100 yağlı-kızartmayı yaptım. Anladınız mı?Ik zocht naar een of andere vorm, en uiteindelijk maakte ik 100 frietvlinders.
Bir tür form araştırıyordum ve sonunda 100 yağlı-kızartmayı yaptım. Anladınız mı?Търсех някакъв вид форма, и накрая направих 100 панирани порции.
Böyle şeyler söyleme. Anladın mı?لا تقولي اشياء كهذه, هل فهمتي؟