anladım ile cümle
anladım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Ve çalarken anladım ki, Nathaniel'in gözlerinde oluşan çok derin bir değişim vardı.À medida que eu tocava percebi que se dava uma profunda mudança nos olhos de Nathaniel.
Ve çalarken anladım ki, Nathaniel'in gözlerinde oluşan çok derin bir değişim vardı.Dan saat saya memainkannya saya mengerti ada perubahan yang besar terjadi pada mata Nathaniel.
Ve çalarken anladım ki, Nathaniel'in gözlerinde oluşan çok derin bir değişim vardı.És ahogy játszottam, megértettem, hogy egy mélyreható változás történt Nathaniel szemében.
Ve çalarken anladım ki, Nathaniel'in gözlerinde oluşan çok derin bir değişim vardı.Et comme je jouais, j'ai vu qu' un changement profond se produisait dans les yeux Nathaniel.
Ve çalarken anladım ki, Nathaniel'in gözlerinde oluşan çok derin bir değişim vardı.연주를 하면서 저는 나타니얼의 눈에서 심오한 변화가 생기고 있음을 알아챘습니다.
Ve çalarken anladım ki, Nathaniel'in gözlerinde oluşan çok derin bir değişim vardı.Och medan jag spelade insåg jag att en total förändring ägde rum i Nathaniels blick.
Ve çalarken anladım ki, Nathaniel'in gözlerinde oluşan çok derin bir değişim vardı.Podczas gry zauważyłem dogłębną zmianę w oczach Nathaniela.
Ve çalarken anladım ki, Nathaniel'in gözlerinde oluşan çok derin bir değişim vardı.Și pe măsură ce cântam am înțeles că o schimbare profundă apărea în ochii lui Nathaniel.
Ve çalarken anladım ki, Nathaniel'in gözlerinde oluşan çok derin bir değişim vardı.Terwijl ik speelde... zag ik een duidelijke verandering... in de ogen van Nathaniel.
Ve çalarken anladım ki, Nathaniel'in gözlerinde oluşan çok derin bir değişim vardı.Und während ich spielte, fiel mir auf, dass in Nathaniels Augen eine vollkommene Veränderung vor sich ging.
Ve çalarken anladım ki, Nathaniel'in gözlerinde oluşan çok derin bir değişim vardı.Và khi tôi chơi tôi thấy có 1 sự thay đổi sâu sắc trong ánh mắt của Nathaniel.
Ve çalarken anladım ki, Nathaniel'in gözlerinde oluşan çok derin bir değişim vardı.Y mientras tocaba entendí que un profundo cambio estaba ocurriendo en los ojos de Nathaniel.
Ve çalarken anladım ki, Nathaniel'in gözlerinde oluşan çok derin bir değişim vardı.Κι όπως έπαιζα, κατάλαβα ότι υπήρχε μια προφανής αλλαγή στα μάτια του Ναθάνιελ.
Ve çalarken anladım ki, Nathaniel'in gözlerinde oluşan çok derin bir değişim vardı.А докато свирех, разбрах, че в очите на Натаниел се проявява дълбока промяна.
Ve çalarken anladım ki, Nathaniel'in gözlerinde oluşan çok derin bir değişim vardı.И когда я играл, Я заметил разительные изменения в глазах Натаниела.
Ve çalarken anladım ki, Nathaniel'in gözlerinde oluşan çok derin bir değişim vardı.І коли я грав, то побачив глибокі зміни у очах Натаніеля.
Ve çalarken anladım ki, Nathaniel'in gözlerinde oluşan çok derin bir değişim vardı.ובעודי מנגן הבנתי שחל שינוי משמעותי בעיניו של נתנאל.
Ve çalarken anladım ki, Nathaniel'in gözlerinde oluşan çok derin bir değişim vardı.وأنا أعزف أستطعت أن أعيَّ تغيراً يحدث في عينيّ ناثانيل
Ve çalarken anladım ki, Nathaniel'in gözlerinde oluşan çok derin bir değişim vardı.ナサニエルの目にはっきりした変化が 現れるのがわかりました 私の演奏した音楽が契機となって
Ve çok geçmeden artık yaşamın, dünyaya ait olduğunu anladım.A brzy jsem zjistil, že již nepatřím do světa živých.
Ve çok geçmeden artık yaşamın, dünyaya ait olduğunu anladım.E presto scoprii che io non appartenevo più al mondo dei vivi.
Ve çok geçmeden artık yaşamın, dünyaya ait olduğunu anladım.És hamarosan ráébredtem, hogy nem tartozom már az élők világához.
Ve çok geçmeden artık yaşamın, dünyaya ait olduğunu anladım.Et bientôtj'ai découvert que je n'appartenais plus au monde des vivants.
Ve çok geçmeden artık yaşamın, dünyaya ait olduğunu anladım.Si curand am aflat ca nu mai apartineam lumii celor vii.
Ve çok geçmeden artık yaşamın, dünyaya ait olduğunu anladım.Tôi nhận ra rằng mình không còn thuộc về trần thế.
Ve çok geçmeden artık yaşamın, dünyaya ait olduğunu anladım.Und kurz darauf wurde mir bewusst, dass ich nicht mehr der Welt der Lebenden angehörte.
Ve çok geçmeden artık yaşamın, dünyaya ait olduğunu anladım.Wkrótce potem uświadomiłem sobie, że nie należe już do świata żywych.
Ve çok geçmeden artık yaşamın, dünyaya ait olduğunu anladım.Και σύντομα ανακάλυψα ότι δεν ανήκα πλέον στον κόσμο των ζωντανών.
Ve çok geçmeden artık yaşamın, dünyaya ait olduğunu anladım.И, вскоре, я обнаружил, что больше не принадлежу миру живых
Ve çok olmadan anladım ki şiiri her zaman aceleye getiremezdim.Ce n'est que récemment que je me suis rendu compte que je ne peux pas toujours précipiter la poésie.
Ve çok olmadan anladım ki şiiri her zaman aceleye getiremezdim.Ed è solo da poco che ho capito che non posso sempre mettere fretta alla poesia.
Ve çok olmadan anladım ki şiiri her zaman aceleye getiremezdim.또한 항상 시만 쓰면서 지낼수 없다는 걸 최근에 깨달았습니다.
Ve çok olmadan anladım ki şiiri her zaman aceleye getiremezdim.Och det är bara alldeles nyligen som jag insåg att jag inte alltid kan skynda på poesi.
Ve çok olmadan anladım ki şiiri her zaman aceleye getiremezdim.Recent am înţeles că nu pot să grăbesc mereu poezia.
Ve çok olmadan anladım ki şiiri her zaman aceleye getiremezdim.Und erst vor kurzem ist mir klar geworden, dass ich Texte nicht immer in Windeseile verfassen kann.
Ve çok olmadan anladım ki şiiri her zaman aceleye getiremezdim.Y no fui sino hasta hace poco, que me di cuenta que no siempre se puede apresurar la poesía.
Ve çok olmadan anladım ki şiiri her zaman aceleye getiremezdim.ורק לאחרונה הבנתי שאני לא יכולה תמיד למהר את השירה.
Ve çok olmadan anladım ki şiiri her zaman aceleye getiremezdim.最近になって気が付きました 4月に全米詩月間があって 詩のコミュニティに属す多くの人が
Ve dedi ki bu videoya bakınca internetin dansın gelişmesini sağladığını anladım.Disse-me que foi neste momento que ele percebeu que a Internet estava a causar uma evolução na dança.
Ve dedi ki bu videoya bakınca internetin dansın gelişmesini sağladığını anladım.Hij zei mij dat hij hierdoor was gaan inzien dat internet het dansen zou veranderen.
Ve dedi ki bu videoya bakınca internetin dansın gelişmesini sağladığını anladım.Internet đã khiến cho các kiểu nhảy phát triển.
Ve dedi ki bu videoya bakınca internetin dansın gelişmesini sağladığını anladım.제게 말하길, 이 순간에 바로 인터넷이 댄스를 진화시킨다는 것을 깨달았다고 합니다.
Ve dedi ki bu videoya bakınca internetin dansın gelişmesini sağladığını anladım.Powiedział mi, że to był moment, w którym zrozumiał, że Internet przyczynia się do rozwoju tańca.
Ve dedi ki bu videoya bakınca internetin dansın gelişmesini sağladığını anladım.אשר סיפר לי שזה היה הרגע בו הוא תפס שאינטרנט גורם לריקוד להתפתח.
Ve dedi ki bu videoya bakınca internetin dansın gelişmesini sağladığını anladım.وقد اخبرني انه اكتشف ان الانترنت تدفع الراقصين للتطور
Ve dedi ki bu videoya bakınca internetin dansın gelişmesini sağladığını anladım.これを見た瞬間に インターネットが ダンスを発展させていることに気づいた と
Ve koluma bakınca anladım ki bedenimin sınırlarını artık tanımlayamıyordum.E guardo in basso verso il mio braccio e mi rendo conto che non riesco più a definire i confini del mio corpo.
Ve koluma bakınca anladım ki bedenimin sınırlarını artık tanımlayamıyordum.In pogledam dol po svoji roki in ugotovim, da ne morem več določiti meja svojega telesa.
Ve koluma bakınca anladım ki bedenimin sınırlarını artık tanımlayamıyordum.Ja katsoin alas käsivarteeni ja huomasin, että en voi enää määrittää vartaloni ääriviivoja.
Ve koluma bakınca anladım ki bedenimin sınırlarını artık tanımlayamıyordum.구분할 수 없다는 것을 깨달았어요. 내가 어디서 시작되고 어디서 끝나는지 알 수 없었어요.
Ve koluma bakınca anladım ki bedenimin sınırlarını artık tanımlayamıyordum.Me miré el brazo y me di cuenta de que no podía definir los límites de mi cuerpo.
Ve koluma bakınca anladım ki bedenimin sınırlarını artık tanımlayamıyordum.När jag tittar ner på min arm inser jag att jag inte längre kan urskilja min kropps gränser.
Ve koluma bakınca anladım ki bedenimin sınırlarını artık tanımlayamıyordum.Og jeg kigger ned af min arm og jeg indser at jeg ikke længere kan definere grænserne for min krop.
Ve koluma bakınca anladım ki bedenimin sınırlarını artık tanımlayamıyordum.Olhei para o meu braço e apercebi-me que não conseguia definir os limites do meu corpo.
Ve koluma bakınca anladım ki bedenimin sınırlarını artık tanımlayamıyordum.Podívám se dolů na svou paži a uvědomím si, že již nejsem schopna definovat hranice svého těla.
Ve koluma bakınca anladım ki bedenimin sınırlarını artık tanımlayamıyordum.Pozrela som sa dole na ruku a uvedomila si, že už nedokážem rozoznať hranice môjho tela.
Ve koluma bakınca anladım ki bedenimin sınırlarını artık tanımlayamıyordum.Ránézek a karomra, és rájövök, hogy már nem tudom meghatározni a testem határait.
Ve koluma bakınca anladım ki bedenimin sınırlarını artık tanımlayamıyordum.Tôi nhìn xuống cánh tay và nhận ra rằng tôi không thể xác định được phạm vi cơ thể mình nữa.
Ve koluma bakınca anladım ki bedenimin sınırlarını artık tanımlayamıyordum.Κοιτάω κάτω το χέρι μου και συνειδητοποιώ ότι δεν μπορώ πια να καθορίσω τα όρια του σώματός μου.
Ve koluma bakınca anladım ki bedenimin sınırlarını artık tanımlayamıyordum.Погледнах към ръката си и осъзнах, че вече не мога да определя границите на тялото си.