anladı ile cümle

anladı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Yolumuzu kaybettiğimizi anladık.We found that we had lost our way.
Eve vardığımda cüzdanımı kaybettiğimi anladım.When I got home, I found I had lost my wallet.
Bir bakışta, çocuğun aç olduğunu anladı.At a glance, he knew that the child was hungry.
Sadece birkaç öğrenci konuyu anladı.Only a few students understood the matter.
Sadece birkaç kişi beni anladı.Only a few people understood me.
En sonunda hatasını anladı.At last, he realized his error.
Matematik problemini henüz anladın mı?Have you figured out the math problem yet?
Ancak o zaman onun ne demek istediğini anladım.Only then did I realize what he meant.
Makinenin niçin çalışmadığını anladım.I figured out why the machine wouldn't work.
Bu hikayeden alınacak dersi anladın mı?Did you understand the moral of this story?
Onun kızgın olduğunu bu mektuptan anladım.I gathered from this letter that he was angry.
Avustralya’yı ziyaret edene kadar, Japonya’nın ne kadar küçük olduğunu anladım.It was not until I visited Australia that I realized how small Japan was.
Seni yanlış anladığım için üzgünüm.I'm sorry I misunderstood you.
Maalesef beni yanlış anladınız.I'm afraid you misunderstood me.
Korkarım ki beni yanlış anladın.I'm afraid you misunderstood me.
Maalesef beni yanlış anladın.I'm afraid you misunderstood me.
Korkarım ki beni yanlış anladınız.I'm afraid you misunderstood me.
Bu değerini anladığınız sağlığınızı kaybedinceye kadar değil.It is not until you lose your health that you realize its value.
Onun gerçekten ne demek istediğini anladığımda sadece dündü.It was only yesterday that I realized what she really meant.
Biz oturur oturmaz gitme zamanı olduğunu anladık.No sooner had we sat down than we found it was time to go.
Anladıysam Arap olayım.It's all Greek to me.
Anladığım kadarıyla, öylesine bir plan imkansızdır.As far as my experience goes, such a plan is impossible.
Anladığım kadarıyla, bu iki deneyin ortak faktörleri yok.In my understanding, those two experiments do not have common factors.
Onun huzursuz olduğunu hemen anladım.I saw at once that he was ill at ease.
Ben makinenin faydası olmadığını anladım.I found that the machine was of no use.
Onun sıradan bir adam olduğunu bir bakışta anladım.I saw at a glance that he was an ordinary man.
Yanlış trene bindiğimi yavaş yavaş anladım.It gradually dawned on me that I had taken the wrong train.
Seçtiğim şeyin beni ilgilendirmediğini anladım.I realized that what I had chosen didn't really interest me.
Konuşmamın en önemli kısmını unuttuğumu çok geç anladım.I discovered too late that I left out the most important part of my speech.
Onun haklı olduğunu anladım.I saw that he was right.
Onun söylediğini tam olarak anladım.I took what she said literally.
Söylediklerinin ana fikrini anladım.I got the gist of what he was saying.
Onun çok kızgın olduğunu onun ifadesinden anladım.I gathered from his expression that he was very angry.
Daha fazla beklemenin hiçbir faydası olmadığını anladı.He saw no advantage in waiting any longer.
Sonunda onu anladı.He came to understand it at last.
O, bir hata yaptığını anladı.He discovered that he had made a mistake.
O, beni yanlış anladı.He got me wrong.
Ben onun nazik bir adam olduğunu anladım.I found that he was a kind man.
Suçunun büyüklüğünü anladı.He realized the magnitude of his crime.
O, ne demek istediğimi anladı ve gülümsedi.She took my hint and smiled.
O, onun büyük bir bilim adamı olma hırsını anladı.She realized her ambition to become a great scientist.
O, onun söylediğini anladı.She got what he said.
Onlar kaybettiklerini anladıklarında vazgeçtiler.When they saw that they were losing, they gave up.
O, anladığım kadarıyla haklıdır.The way I see it, he is right.
Uyandığımda her şeyin bir rüya olduğunu anladım.I awoke to find everything had been a dream.
Sorununu anladım ama yardımcı olunamaz.I appreciate your problem, but it can't be helped.
Yağmur yağdığını anladığımda şemsiyemi aldım.When I realized it was raining, I took my umbrella.
O, savurgan olmanın olumsuz sonuçlarını anladı.He understood the negative outcomes of being wasteful.
O, onun hatalı olduğunu anladı.He saw he was wrong.
Onun Amerikalı olduğunu aksanından anladım.I understood from his accent that he was an American.
Anladın mı?Got it?
Baba senin ne yaptığını anladığında, küplere binecek.When Dad finds out what you've done, he's going to hit the roof.
Onun bir aktris olmak istemesinin büyük bir yalan olduğunu anladım.I understood that it was a great lie that she wanted to become an actress.
Onun ne dediğini anladım.I understood what she said.
Onun soruları, konuyu çok iyi anladığını gösteriyor.Her questions show that she understands the subject very well.
Onun soruları onun konuyu çok iyi anladığını göstermektedir.Her questions indicate that she understands the subject very well.
Bunun için nedenini anladım.I understood the reason for this.
Her zaman olduğu gibi, kötü anladın!As always, you have understood poorly!
Sanırım anladım.I think I understood.
Neler olduğunu aniden anladık.We suddenly realized what was happening.
İlgili Sayfalar