anlaştı ile cümle

anlaştı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bu da Cis 3 Hegzantiol ve curuk yumurta gibi kokar, anlastik mi?Voici le Cis 3 Hexanethiol qui sent les oeufs pourris !
Bu da Cis 3 Hegzantiol ve curuk yumurta gibi kokar, anlastik mi?Αυτή είναι η (Ζ)-3-εξενοδιόλη, και μυρίζει σαν σάπιο αυγό, εντάξει;
Bu da Cis 3 Hegzantiol ve curuk yumurta gibi kokar, anlastik mi?А это цис-3-гексен-1-тиол, и он пахнет тухлыми яйцами.
Bu da Cis 3 Hegzantiol ve curuk yumurta gibi kokar, anlastik mi?Това е Cis 3 хексанетиол и мирише на развалени яйца, нали?
Bu da Cis 3 Hegzantiol ve curuk yumurta gibi kokar, anlastik mi?זה סיס 3 הקסאנתיול, והוא מריח כמו ביצים מסריחות, בסדר?
Bu da Cis 3 Hegzantiol ve curuk yumurta gibi kokar, anlastik mi?و هذا مركب آلديهايد أوراق النباتات و له رائحة البيض الفاسد، أوكي؟
Bu da Cis 3 Hegzantiol ve curuk yumurta gibi kokar, anlastik mi?ところで腐った卵の匂いのするウォッカはありませんよね
Bunun üzerine Ferisiler dışarı çıktılar, İsayı yok etmek için anlaştılar.A farizeovia vyjdúc odtiaľ radili sa proti nemu, jako by ho zmárnili.
Bunun üzerine Ferisiler dışarı çıktılar, İsayı yok etmek için anlaştılar.A farizeusok pedig kimenvén, tanácsot tartának ellene, hogyan veszíthetnék el õt.
Bunun üzerine Ferisiler dışarı çıktılar, İsayı yok etmek için anlaştılar.A wyszedłszy Faryzeuszowie, uczynili radę przeciwko niemu, jakoby go stracili.
Bunun üzerine Ferisiler dışarı çıktılar, İsayı yok etmek için anlaştılar.Da gingen die Pharisäer hinaus und hielten einen Rat über ihn, wie sie ihn umbrächten.
Bunun üzerine Ferisiler dışarı çıktılar, İsayı yok etmek için anlaştılar.Då gingo fariséerna bort och fattade det beslutet om honom, att de skulle förgöra honom.
Bunun üzerine Ferisiler dışarı çıktılar, İsayı yok etmek için anlaştılar.De Farizeeërs liepen meteen naar buiten om te overleggen hoe zij Jezus uit de weg konden ruimen.
Bunun üzerine Ferisiler dışarı çıktılar, İsayı yok etmek için anlaştılar.Fariseii au ieşit afară, şi s'au sfătuit cum să omoare pe Isus.
Bunun üzerine Ferisiler dışarı çıktılar, İsayı yok etmek için anlaştılar.Farizeji pa izidejo in se posvetujejo zoper njega, kako bi ga pogubili.
Bunun üzerine Ferisiler dışarı çıktılar, İsayı yok etmek için anlaştılar.Farizeové pak vyšedše, drželi radu proti němu, kterak by jej zahladili.
Bunun üzerine Ferisiler dışarı çıktılar, İsayı yok etmek için anlaştılar.I farisei però, usciti, tennero consiglio contro di lui per toglierlo di mezzo
Bunun üzerine Ferisiler dışarı çıktılar, İsayı yok etmek için anlaştılar.바리새인들이 나가서 어떻게 하여 예수를 죽일꼬 의논하거늘
Bunun üzerine Ferisiler dışarı çıktılar, İsayı yok etmek için anlaştılar.Les pharisiens sortirent, et ils se consultèrent sur les moyens de le faire périr.
Bunun üzerine Ferisiler dışarı çıktılar, İsayı yok etmek için anlaştılar.Men Farisæerne gik ud og lagde Råd op imod ham, hvorledes de kunde slå ham ihjel.
Bunun üzerine Ferisiler dışarı çıktılar, İsayı yok etmek için anlaştılar.Men fariseerne gikk ut og holdt råd imot ham, hvorledes de skulde få ryddet ham av veien.
Bunun üzerine Ferisiler dışarı çıktılar, İsayı yok etmek için anlaştılar.Những người Pha-ri-si đi ra ngoài rồi , bàn với nhau , lập_mưu đặng giết Ngài .
Bunun üzerine Ferisiler dışarı çıktılar, İsayı yok etmek için anlaştılar.Những người Pha-ri-si đi ra ngoài rồi, bàn với nhau, lập mưu đặng giết Ngài.
Bunun üzerine Ferisiler dışarı çıktılar, İsayı yok etmek için anlaştılar.Niin fariseukset lähtivät ulos ja pitivät neuvoa häntä vastaan, surmataksensa hänet.
Bunun üzerine Ferisiler dışarı çıktılar, İsayı yok etmek için anlaştılar.Os fariseus, porém, saindo dali, tomaram conselho contra ele, para o matarem.
Bunun üzerine Ferisiler dışarı çıktılar, İsayı yok etmek için anlaştılar.Pero saliendo los fariseos, tomaron consejo contra él, cómo destruirlo
Bunun üzerine Ferisiler dışarı çıktılar, İsayı yok etmek için anlaştılar.Tetapi orang-orang Farisi meninggalkan rumah ibadat itu, lalu bermufakat untuk membunuh Yesus
Bunun üzerine Ferisiler dışarı çıktılar, İsayı yok etmek için anlaştılar.Οι δε Φαρισαιοι εξελθοντες συνεβουλευθησαν κατ' αυτου, δια να απολεσωσιν αυτον.
Bunun üzerine Ferisiler dışarı çıktılar, İsayı yok etmek için anlaştılar.А фарисеите, като излязоха, наговориха се против Него, как да Го погубят.
Bunun üzerine Ferisiler dışarı çıktılar, İsayı yok etmek için anlaştılar.Фарисеи же, выйдя, имели совещание против Него, как бы погубить Его. Но Иисус, узнав, удалился оттуда.
Bunun üzerine Ferisiler dışarı çıktılar, İsayı yok etmek için anlaştılar.Фарисеї ж, вийшовши, радили раду проти Него, як погубити Його.
Bunun üzerine Ferisiler dışarı çıktılar, İsayı yok etmek için anlaştılar.ויצא הפרושים ויתיעצו עליו לאבדו׃
Bunun üzerine Ferisiler dışarı çıktılar, İsayı yok etmek için anlaştılar.فلما خرج الفريسيون تشاوروا عليه لكي يهلكوه.
Bunun üzerine Ferisiler dışarı çıktılar, İsayı yok etmek için anlaştılar.法 利 賽 人 出 去 、 商 議 怎 樣 可 以 除 滅 耶 穌
Bunun üzerine Ferisiler dışarı çıktılar, İsayı yok etmek için anlaştılar.法 利賽人 出去 、 商議 怎 樣 可以 除 滅耶穌
Bunu yaparsam, kendi adamlarımla çalışırım. Anlaştık.-Haluan sinne omat mieheni.
Bunu yaparsam, kendi adamlarımla çalışırım. Anlaştık.- Jag vill ha mina egna killar.
Bunu yaparsam, kendi adamlarımla çalışırım. Anlaştık.- Jeg vil have mine egne folk med. - I orden.
Bunu yaparsam, kendi adamlarımla çalışırım. Anlaştık.- Se lo faccio, voglio i miei uomini.
Bütün her şeyi baştan düşündüm ve sonunda hepimiz anlaştık.Alors j'ai repensé toute l'affaire, puis nous sommes tous arrivés à un consensus.
Bütün her şeyi baştan düşündüm ve sonunda hepimiz anlaştık.Also überdachte ich das Ganze noch einmal und wir kamen alle überein.
Bütün her şeyi baştan düşündüm ve sonunda hepimiz anlaştık.Aşa că am regândit întregul lucru, şi apoi am ajuns cu toţii la un consens.
Bütün her şeyi baştan düşündüm ve sonunda hepimiz anlaştık.Así que volví a pensarlo todo y entonces llegamos a un consenso.
Bütün her şeyi baştan düşündüm ve sonunda hepimiz anlaştık.Então eu repensei toda a cena, e então todos chegámos a um consenso.
Bütün her şeyi baştan düşündüm ve sonunda hepimiz anlaştık.Ik dacht er nog eens over na. We bereikten een consensus.
Bütün her şeyi baştan düşündüm ve sonunda hepimiz anlaştık.Jadi saya olah kembali ide ini, ...dan kami sepakat.
Bütün her şeyi baştan düşündüm ve sonunda hepimiz anlaştık.그래서 저는 모든 것을 다시 생각했어요. 그리고 나서 우리는 합의점을 찾았어요.
Bütün her şeyi baştan düşündüm ve sonunda hepimiz anlaştık.Quindi ripensai all'intera faccenda, e giungemmo ad un compromesso.
Bütün her şeyi baştan düşündüm ve sonunda hepimiz anlaştık.Så jeg tænkte det hele igennem igen og så kom vi alle til enighed.
Bütün her şeyi baştan düşündüm ve sonunda hepimiz anlaştık.Vì thế tôi nghĩ lại toàn bộ mọi chuyện, và rồi chúng tôi đi đến một kết luận.
Bütün her şeyi baştan düşündüm ve sonunda hepimiz anlaştık.Więc przemyślałem wszystko jeszcze raz i wtedy wszyscy doszliśmy do porozumienia.
Bütün her şeyi baştan düşündüm ve sonunda hepimiz anlaştık.Έτσι το ξανασκέφτηκα και όλοι καταλήξαμε σε ομοφωνία.
Bütün her şeyi baştan düşündüm ve sonunda hepimiz anlaştık.Кінець-кінцем, я все переосмислив, і ми дійшли згоди.
Bütün her şeyi baştan düşündüm ve sonunda hepimiz anlaştık.Така че премислих цялата работа, и тогава стигнахме до консенсус.
Bütün her şeyi baştan düşündüm ve sonunda hepimiz anlaştık.Я всё-таки переосмыслил всю концепцию и тогда все мы пришли к единому решению.
Bütün her şeyi baştan düşündüm ve sonunda hepimiz anlaştık.אז חשבתי מחדש על כל העניין, ואז הגענו להסכמה.
Bütün her şeyi baştan düşündüm ve sonunda hepimiz anlaştık.ولهذا أعدت التفكير في الموضوع كله، وبعدها توصلنا إلى قرار بالإجماع.
Bütün her şeyi baştan düşündüm ve sonunda hepimiz anlaştık.話がまとまりました イギリスの偉人「エリザベス女王」を
Büyük bir plak şirketiyle anlaştık.Abbiamo firmato per una grande etichetta discografica.
Büyük bir plak şirketiyle anlaştık.Allekirjoitimme levytyssopimuksen.

İlgili Sayfalar