anlaştı ile cümle
anlaştı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Tatil planı hakkında onunla anlaştı.She agreed with him about the holiday plan.
Karım ve ben bir tatil planı üzerinde anlaştık.My wife and I agreed on a holiday plan.
Biz erken başlamak için anlaştık.We agreed to start early.
Biz kendi aramızda anlaştık.We agreed among ourselves.
Pekala, anlaştık.All right. It's a deal.
Kulübün bütün üyeleri benimle anlaştılar.All the members of the club agreed with me.
Biz indirim oranı üzerinde anlaştık.We have agreed on the rate of discount.
Ben o konuda onunla anlaştım.I agreed with him on that point.
Gelecek toplantı için bir tarih üzerinde anlaştılar.We agreed on a date for the next meeting.
Onların üç çeyreği anlaştı.Three quarters of them agreed.
Onlar kazanın nedenlerini araştırmak için anlaştılarThey agreed to look into the causes of the accident.
Ortak bir bildiri üzerinde anlaştılar.They agreed on a joint statement.
Onlar sendika liderleriyle anlaştılar.They came to terms with the union leaders.
Onlar fiyat üzerinde anlaştılar.They agreed on a price.
Lincoln öyle yapmak için anlaştı.Lincoln agreed to do so.
İki taraf nihayet bir uzlaşma üzerinde anlaştılar.The two sides finally agreed on a compromise.
Eski arabayı ne yapacakları hususunda onunla anlaştı.She agreed with him on what to do with the old car.
Toplantıya gitmem gerektiği konusunda onunla anlaştı.She agreed with him that I should go to the meeting.
Tom ve Mary fiyatta anlaştılar.Tom and Mary agreed on a price.
Tom Mary ile prensipte anlaştı.Tom agreed with Mary in principle.
Güle güle. Üzerinde anlaştığımız zamanda görüşürüz.Goodbye. I'll see you at the time we agreed on.
Hepimiz erken gitmemiz gerektiği konusunda anlaştık.We all agree that we should leave early.
Biz bir strateji hazırlamak için anlaştık.We agreed to elaborate a strategy.
Biz bir eylem planı hazırlamak için anlaştık.We agreed to elaborate an action plan.
Anlaştığımıza memnun oldum.I'm glad we agree.
Bir fiyat üzerinde anlaştık.We agreed on a price.
Artık bunu yapmayacağın konusunda anlaştığımızı düşündüm.I thought we'd agreed that you wouldn't do that anymore.
Daha çok çalışacağın konusunda anlaştığımızı düşündüm.I thought we had agreed that you would study harder.
Biz her şey üzerinde anlaştık..We have agreed on everything.
Her şeyde anlaştılar.They agreed on everything.
Bu konuda anlaştığımızı düşündüm.I thought we had agreed on this.
Siz ikinizin anlaştığına eminim.I'm sure the two of you agree.
2.30'da anlaştık.We agreed on 2:30.
Anlaştık, sonra görüşürüz.Agreed, see you later.
Birçok şeyde ihtilafa düşmemize rağmen anlaştığımız bazı şeyler var.Even though we disagree on many things, there are some things we agree on.
Bunun küçük bir tören olması konusunda anlaştık.We agreed it would be a small ceremony.
Tom Mary ile anlaştı.Tom agreed with Mary.
Tom benimle anlaştı.Tom agreed with me.
Tom ve Mary her şey üzerinde anlaştılar.Tom and Mary agreed on everything.
Onu satın almak için anlaştım.I agreed to buy it.
Biz bir kere deneyeceğimize anlaştık.We agreed we'd give it a shot.
Anlaştığımızı sandım.I thought we agreed.
Nihayet bir şey üzerinde anlaştık.Finally, we agree on something.
Tom yeni patronuyla iyi anlaştı.Tom hit it off well with his new boss.
Tom Mary ile gizlice anlaştı.Tom secretly agreed with Mary.
Mary, Tom'la gizlice anlaştı.Mary secretly agreed with Tom.
Anlaştık mı?Do we have a deal here?
Tom anlaştı.Tom compromised.
Onlarla anlaştım.I made a deal with them.
Onunla anlaştım.I made a deal with him.
Tom iş için anlaştı.Tom agreed for the job.
Dan, Linda ile oldukça iyi anlaştı.Dan got along with Linda quite well.
Bu, üzerinde anlaştığımız şey.It's what we agreed on.
Biz anlaştık.We agreed.
Tom ve Mary çocuklarıyla fransızca konuşmama konusunda anlaştılar.Tom and Mary agreed not to talk to their children in French.
Bunu yapmayacağımız konusunda anlaştığımızı düşünüyordum.I thought we agreed we wouldn't do this.
Tom ve Mary ayrılık denemesi konusunda anlaştılar.Tom and Mary agreed on a trial separation.
Tom ve Mary birbiriyle anlaştı.Tom and Mary agreed with each other.
Sonunda bir şey üzerinde anlaştık.We finally agree on something.
Tom ve Mary bizimle anlaştı.Tom and Mary agreed with us.