anlaşılma ile cümle

anlaşılma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Önceki videolara R'nin anlaşılmadığına dair bazı yorumlar gelmişti.Und ich habe einen Kommentar auf eines der videos sagen, es ergab Sinn
Onları incelemeyi denedim, size nasıl çalıştıklarını söyleyeyim anlaşılması güç, tuhaf programlar.Am incercat sa le studiez si sa va spun cum functioneaza. Sunt programe obscure, ciudate.
Onları incelemeyi denedim, size nasıl çalıştıklarını söyleyeyim anlaşılması güç, tuhaf programlar.He intentado analizarlos para ver cómo funcionan. Son programas oscuros, extraños.
Onları incelemeyi denedim, size nasıl çalıştıklarını söyleyeyim anlaşılması güç, tuhaf programlar.Ho provato a capire come funzionino. Sono programmi oscuri, strani.
Onları incelemeyi denedim, size nasıl çalıştıklarını söyleyeyim anlaşılması güç, tuhaf programlar.Ich habe versucht, sie zu verstehen. Es sind verworrene und merkwürdige Programme.
Onları incelemeyi denedim, size nasıl çalıştıklarını söyleyeyim anlaşılması güç, tuhaf programlar.Ik heb geprobeerd er wijs uit te worden. Het zijn obscure, vreemde programma's.
Onları incelemeyi denedim, size nasıl çalıştıklarını söyleyeyim anlaşılması güç, tuhaf programlar.Já tentei olhar para eles para explicar como funcionam. São programas estranhos e obscuros.
Onları incelemeyi denedim, size nasıl çalıştıklarını söyleyeyim anlaşılması güç, tuhaf programlar.지속적으로 보면서 어떻게 작동하는지 말씀드리도록 하겠습니다. 이 프로그램들은 모호하고 희한합니다.
Onları incelemeyi denedim, size nasıl çalıştıklarını söyleyeyim anlaşılması güç, tuhaf programlar.Már próbáltam ezeket megvizsgálni, és megfejteni, hogyan működnek. Átláthatatlan, furcsa programok.
Onları incelemeyi denedim, size nasıl çalıştıklarını söyleyeyim anlaşılması güç, tuhaf programlar.Próbowałem je czytać i mówić ludziom jak działają. To są niejasne, dziwne programy.
Onları incelemeyi denedim, size nasıl çalıştıklarını söyleyeyim anlaşılması güç, tuhaf programlar.Έχω προσπαθήσει να τα κοιτάξω και να σας πω πώς λειτουργούν. Είναι ασαφή, παράξενα προγράμματα.
Onları incelemeyi denedim, size nasıl çalıştıklarını söyleyeyim anlaşılması güç, tuhaf programlar.Опитах се да ги разгледам и да ви кажа как работят. Те са странни програми.
Onları incelemeyi denedim, size nasıl çalıştıklarını söyleyeyim anlaşılması güç, tuhaf programlar.Я пытался разобраться в них, чтобы рассказать вам, но они непонятные, очень запутанные.
Onları incelemeyi denedim, size nasıl çalıştıklarını söyleyeyim anlaşılması güç, tuhaf programlar.ניסיתי להסתכל עליהם ולספר לכם איך הן עובדות. הן תוכניות מעורפלות, מוזרות.
Onları incelemeyi denedim, size nasıl çalıştıklarını söyleyeyim anlaşılması güç, tuhaf programlar.حاولت النظر فيها وإخباركم كيف تشتغل. إنها برامج غامضة، وغريبة.
Onları incelemeyi denedim, size nasıl çalıştıklarını söyleyeyim anlaşılması güç, tuhaf programlar.不明瞭で、変なプログラムですが 仕事はきちんと実行します
Öyle olsun, o zaman RAB bu halka yabancı dudaklarla, anlaşılmaz bir dille seslenecek.A však jako by neznámou řečí a cizím jazykem mluvil lidu tomuto,
Öyle olsun, o zaman RAB bu halka yabancı dudaklarla, anlaşılmaz bir dille seslenecek.A wszakże jakoby nieznajomą mową, i językiem obcym mówił do ludu twego.
Öyle olsun, o zaman RAB bu halka yabancı dudaklarla, anlaşılmaz bir dille seslenecek.¡Ciertamente, con balbuceo de labios y en otro idioma hablará Dios a este pueblo
Öyle olsun, o zaman RAB bu halka yabancı dudaklarla, anlaşılmaz bir dille seslenecek.Con labbra balbettanti e in lingua straniera parlerà a questo popol
Öyle olsun, o zaman RAB bu halka yabancı dudaklarla, anlaşılmaz bir dille seslenecek.Da, po ljudstvu brbljavih usten in tujega jezika bo govoril temu ljudstvu,
Öyle olsun, o zaman RAB bu halka yabancı dudaklarla, anlaşılmaz bir dille seslenecek.Ei bine! Prin nişte oameni cu buze bîlbăitoare şi cu vorbirea străină va vorbi poporului acestuia Domnul.
Öyle olsun, o zaman RAB bu halka yabancı dudaklarla, anlaşılmaz bir dille seslenecek.Ezért dadogó ajakkal és idegen nyelven fog szólni e néphez,
Öyle olsun, o zaman RAB bu halka yabancı dudaklarla, anlaşılmaz bir dille seslenecek.Hé bien! c`est par des hommes aux lèvres balbutiantes Et au langage barbare Que l`Éternel parlera à ce peuple.
Öyle olsun, o zaman RAB bu halka yabancı dudaklarla, anlaşılmaz bir dille seslenecek.Istotne bude hovoriť blabolajúcou, nesrozumiteľnou rečou a iným jazykom tomuto ľudu,
Öyle olsun, o zaman RAB bu halka yabancı dudaklarla, anlaşılmaz bir dille seslenecek.Ja, med lallende Læber, med fremmed Mål vil han tale til dette Folk,
Öyle olsun, o zaman RAB bu halka yabancı dudaklarla, anlaşılmaz bir dille seslenecek.-- Ja väl, genom stammande läppar och på ett främmande tungomål skall han tala till detta folk,
Öyle olsun, o zaman RAB bu halka yabancı dudaklarla, anlaşılmaz bir dille seslenecek.Ja, ved folk med stammende leber og i et annet tungemål skal han tale til dette folk,
Öyle olsun, o zaman RAB bu halka yabancı dudaklarla, anlaşılmaz bir dille seslenecek.그러므로 생소한 입술과 다른 방언으로 이 백성에게 말씀하시리라
Öyle olsun, o zaman RAB bu halka yabancı dudaklarla, anlaşılmaz bir dille seslenecek.Na verdade por lábios estranhos e por outra língua falará a este povo;
Öyle olsun, o zaman RAB bu halka yabancı dudaklarla, anlaşılmaz bir dille seslenecek.Niin, sopertavin huulin ja vieraalla kielellä hän on puhuva tälle kansalle,
Öyle olsun, o zaman RAB bu halka yabancı dudaklarla, anlaşılmaz bir dille seslenecek.Vậy nên Ðức Giê-hô-va sẽ dùng môi lạ lưỡi khác mà phán cùng dân nầy.
Öyle olsun, o zaman RAB bu halka yabancı dudaklarla, anlaşılmaz bir dille seslenecek.Vậy nên Ðức_Giê - hô-va sẽ dùng môi lạ lưỡi khác mà phán cùng_dân nầy .
Öyle olsun, o zaman RAB bu halka yabancı dudaklarla, anlaşılmaz bir dille seslenecek.διοτι με χειλη ψελλιζοντα και με αλλην γλωσσαν θελει ομιλει προς τουτον τον λαον
Öyle olsun, o zaman RAB bu halka yabancı dudaklarla, anlaşılmaz bir dille seslenecek.За то лепечущими устами и на чужом языке будут говорить к этому народу.
Öyle olsun, o zaman RAB bu halka yabancı dudaklarla, anlaşılmaz bir dille seslenecek.Наистина с гъгниви устни и с друг език Ще говори на тия люде
Öyle olsun, o zaman RAB bu halka yabancı dudaklarla, anlaşılmaz bir dille seslenecek.כי בלעגי שפה ובלשון אחרת ידבר אל העם הזה׃
Öyle olsun, o zaman RAB bu halka yabancı dudaklarla, anlaşılmaz bir dille seslenecek.انه بشفة لكناء وبلسان آخر يكلم هذا الشعب
Öyle olsun, o zaman RAB bu halka yabancı dudaklarla, anlaşılmaz bir dille seslenecek.先 知 說 、 不 然 、 主 要 藉 異 邦 人 的 嘴 唇 、 和 外 邦 人 的 舌 頭 、 對 這 百 姓 說 話
Öyle olsun, o zaman RAB bu halka yabancı dudaklarla, anlaşılmaz bir dille seslenecek.先知說 、 不然 、 主要 藉異 邦 人 的 嘴唇 、 和 外邦人 的 舌頭 、 對這 百姓 說話
Pozitron yayılmasının ne olduğunun anlaşılması daha kolaydır çünkü pozitron ışıması olarak adlandırılır. -Pozitronová emise je obvykle celkem zřejmá již podle názvu - pozitronová emise.
Prenses'i ilgilendiren bir yanlış anlaşılma.A hercegnővel kapcsolatos félreértés.
Prenses'i ilgilendiren bir yanlış anlaşılma.Un malentendu à propos de la princesse.
Prenses'i ilgilendiren bir yanlış anlaşılma.Μια παρεξήγηση που έχει να κάνει με την Πριγκίπισσα.
Prenses'i ilgilendiren bir yanlış anlaşılma.خطأ يتعلق بالاميرة
Sanırım bir yanlış anlaşılma oldu.C'est une erreur.
Sanırım bir yanlış anlaşılma oldu.Valami tévedés történt.
Sanırım bir yanlış anlaşılma oldu.Νομίζω ότι έχει γίνει κάποια παρεξήγηση.
Sanırım bir yanlış anlaşılma oldu.اعتقد ان هناك سوء فهم
Sanki bu biraz soyut oldu, anlaşılması biraz zor olabilir. .Eftersom jag tror det är typ av abstrakt nu, och kan vara en lite svårt att förstå.
Sanki bu biraz soyut oldu, anlaşılması biraz zor olabilir. .이러한 표현이 너무 추상적이라서 아마 이해하기가 어려울 지 모릅니다
Sanki bu biraz soyut oldu, anlaşılması biraz zor olabilir. .Perche' penso che adesso sia tipo astratto e potrebbe essere un po' difficile da capire.
Sanki bu biraz soyut oldu, anlaşılması biraz zor olabilir. .Ponieważ na razie to jest pojęcie abstrakcyjne i może być trudne do zrozumienia.
Sanki bu biraz soyut oldu, anlaşılması biraz zor olabilir. .Protože si myslím, že teď je to dost neurčité a mohlo by být trochu složité to pochopit.
Sanki bu biraz soyut oldu, anlaşılması biraz zor olabilir. .Бо я думаю, що це трохи абстрактне поняття, тому, можливо, його трохи складно зрозуміти.
Sanki bu biraz soyut oldu, anlaşılması biraz zor olabilir. .Защото мисля, че е малко абстрактно сега и може би е малко трудно за разбиране.
Şarkı bizi insanlarla iletişime geçiren birşey aksi taktirde nereden geldiğimiz anlaşılmazdı.그렇지 않으면 그들은 우리가 어디에서부터 왔는지 알 수 없을 껍니다.
Şarkı bizi insanlarla iletişime geçiren birşey aksi taktirde nereden geldiğimiz anlaşılmazdı.Liederen gebruiken we om te communiceren met mensen, die anders niet hadden begrepen waar we het over hebben.
Şarkı bizi insanlarla iletişime geçiren birşey aksi taktirde nereden geldiğimiz anlaşılmazdı.Мы общаемся с людьми с помощью песни. Иначе люди могли бы не понять, откуда мы пришли.
Şarkı bizi insanlarla iletişime geçiren birşey aksi taktirde nereden geldiğimiz anlaşılmazdı.שאחרת לא היו מבינים מהיכן אנחנו באים.

İlgili Sayfalar