anlaşıldı ile cümle

anlaşıldı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
5
ORT. KELİME
Anlaşıldı, Freedom..אני לא נוסע לשום מקום .יש אישור .הפעל כוח-משיכה סיבובי
Anlaşıldı, Freedom.هنا هيوستن علم ذلك فريدم
-Anlaşıldı. Galentine! Schmid!Slišim!
Anlaşıldı. Gidelim!القتال شديد جدا.لا نستطيع انزال طائره الان ,امن المنطقه أولا.انتهى
Anlaşıldı. Gidiyoruz.Recepţionat, pornim.
Anlaşıldı. Gidiyoruz..בסדר. נשתלט עליו
Anlaşıldığı gibi bu gösterimlerin her ikisi de uzayda bir noktayı belirtmek için kullanılıyor.Quindi sono solo due modi di specificare un punto nello spazio.
Anlaşıldığı gibi bu gösterimlerin her ikisi de uzayda bir noktayı belirtmek için kullanılıyor.Така, че има само два начина за определяне на точка в пространството.
Anlaşıldığı gibi bu insanlar kendi doğallıklarını bozarak ödüyorlar.L'hanno pagata le persone che hanno perso le loro risorse naturali base per costruirla!!!!
Anlaşıldığı gibi bu insanlar kendi doğallıklarını bozarak ödüyorlar.Yah. Orang-orang ini telah dibayar dengan hilangnya sumber daya alam mereka.
Anlaşıldığından emin olmak için birkaç örnek yapalım. f(x)=x^2 olsun.이게 말이 되는지 확인하기 위해 예를 한 두 개 들어볼게요 먼저 f(x) = x^2라 해 봅시다
Anlaşıldığından emin olmak için birkaç örnek yapalım. f(x)=x^2 olsun.Schauen wir uns mal ein paar Beispiele an um sicher zu gehen, dass das auch Sinn macht Sagen wir, f(x)=x²
Anlaşıldığını düşünüyorum.Creo que tenemos esa intuición.
Anlaşıldığını düşünüyorum.Je crois que vous saisissez.
Anlaşıldığını düşünüyorum.그런 직관은 이미 갖추셨을 거예요
Anlaşıldığını düşünüyorum.Myślę, że to czujecie.
Anlaşıldığını düşünüyorum.אני חושב שיש לנו את האינטואיציה הזו.
Anlaşıldığını düşünüyorum.اعتقد اننا قد امتلكنا هذه البداهة
Anlaşıldığı üzere, Watson seyehat etmez.Así que Watson no viaja.
Anlaşıldığı üzere, Watson seyehat etmez.Deci Watson nu călătorește.
Anlaşıldığı üzere, Watson seyehat etmez.Deshalb reist Watson nicht.
Anlaşıldığı üzere, Watson seyehat etmez.E, portanto, o Watson não viaja.
Anlaşıldığı üzere, Watson seyehat etmez.Et donc Watson ne se déplace pas.
Anlaşıldığı üzere, Watson seyehat etmez.아무튼 그래서 왓슨은 움직일 수 없죠.
Anlaşıldığı üzere, Watson seyehat etmez.Så Watson rejser ikke.
Anlaşıldığı üzere, Watson seyehat etmez.Takže proto Watson necestuje.
Anlaşıldığı üzere, Watson seyehat etmez.Watsona nie można transportować.
Anlaşıldığı üzere, Watson seyehat etmez.Watson không thể di chuyển.
Anlaşıldığı üzere, Watson seyehat etmez.Watson non si sposta.
Anlaşıldığı üzere, Watson seyehat etmez.Watson reist dus niet.
Anlaşıldığı üzere, Watson seyehat etmez.Και έτσι, ο Γουάτσον δεν ταξιδεύει.
Anlaşıldığı üzere, Watson seyehat etmez.И така, Уотсън не пътува.
Anlaşıldığı üzere, Watson seyehat etmez.Так что "Ватсон" не путешествует.
Anlaşıldığı üzere, Watson seyehat etmez.וכך ווטסון לא נוסע.
Anlaşıldığı üzere, Watson seyehat etmez.و واتسون لا يسافر.
Anlaşıldığı üzere, Watson seyehat etmez.こちらから伺うしかない巡礼の旅です
Anlaşıldı. Goffena, götür onları.- Entendido. <i>Goeffena, leve-os.</i>
Anlaşıldı. Görüyorum, ama oraya ulaşamam. Tamam..אני רואה, אבל לא יכול להגיע לשם
Anlaşıldı. Görüyorum, ama oraya ulaşamam.Τον βλέπω αλλά δεν μπορώ να πάω εκεί.
- Anlaşıldı. GÜVENLİ BAĞLANTI KURULDUEntendido.
- Anlaşıldı. GÜVENLİ BAĞLANTI KURULDUΓκρούμπερ, δώσε μου όσο έχεις.
- Anlaşıldı. GÜVENLİ BAĞLANTI KURULDUГрубър, подай ми всичката си мощност.
- Anlaşıldı. GÜVENLİ BAĞLANTI KURULDU.תמשיך לנסות
Anlaşıldı! Hadi çocuklar!Моите момчета, тръгваме!
Anlaşıldı. -Hadi. Getirin onu..קיבלתי
Anlaşıldı. -Hadi. Getirin onu.ثلاثة. إذهب!
Anlaşıldı. -Hadi.Naredi to, kar moraš.
-Anlaşıldı. -Hala gitmek istiyor musunuz?-Entendido. -¿Todavía quieren bajar?
-Anlaşıldı. -Hala gitmek istiyor musunuz? Evet komutanım.Entendido. - <i>Ainda querem avançar?</i> - Sim, senhor.
-Anlaşıldı. -Hala gitmek istiyor musunuz?نحتاج للخروج من هنا! - ذلك الطريق. -
-Anlaşıldı. Helikopteri sabitle.Bawa kami pergi dari jalan ini!
-Anlaşıldı. Helikopteri sabitle. Tekrar ediyorum:Stabiliziraj ga tu.
-Anlaşıldı. Helikopteri sabitle. Tekrar ediyorum:دعنا نذهب،اللعنه، دعنا نذهب!
- Anlaşıldı, hızlanın.Entendido. Cese de motores.
- Anlaşıldı, hızlanın. Houston, bu berbat bir yolculuk. Freedom, burası Houston.Houston, é uma viagem e pêras. <i>Freedom, daqui Houston.
- Anlaşıldı, hızlanın. Houston, bu berbat bir yolculuk.Tép ez a rakéta!
- Anlaşıldı, hızlanın. Houston, bu berbat bir yolculuk.Хюстън, пътуването е вълнуващо.
- Anlaşıldı, hızlanın.'MECO freigegeben!'
- Anlaşıldı, hızlanın.- Nghe rõ, nhấn và thả.
Anlaşıldı. Hızlı hareket edin.Mişcaţi-vă repede!

İlgili Sayfalar