Ana içeriğe geç
Sözlük

anlıyorum ile cümle

anlıyorum kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
"Olsa da, anlıyorum," dedi "Bu oda çok olduğunu, Mrs."Obwohl, ich verstehe", sagte er wandte sich an Mrs. Hall, "dass dieser Raum ist wirklich zu sein
"Olsa da, anlıyorum," dedi "Bu oda çok olduğunu, Mrs."رغم ذلك ، وأنا أفهم" ، وقال إنه تحول إلى قاعة السيدة "ان هذه الغرفة هي حقا أن تكون
"Olsa da, anlıyorum," dedi "Bu oda çok olduğunu, Mrs.私自身の私的使用のための鉱山は。"あなたが思う"ミセスホールは言った、"私は、先生、と思った"
Ona neden öyle dediklerini şimdi anlıyorum.Aku baru mengerti.
Ona neden öyle dediklerini şimdi anlıyorum.Ho appena capito.
Ona neden öyle dediklerini şimdi anlıyorum.Jeg har lige fået det.
Ona neden öyle dediklerini şimdi anlıyorum. Üstünde silah var mı? - Hayır, yalnızca bu tako var.Also ob ich Hilfe bräuchte um die Kätzchen zu retten.
Ona neden öyle dediklerini şimdi anlıyorum. Üstünde silah var mı? - Hayır, yalnızca bu tako var.Už tu chodíme věky!
Ona neden öyle dediklerini şimdi anlıyorum.武器は持っていましたか? (Faptaguise卿)いやタコスだけだ
Önce konuşmacı ile ilgili okumalar yapıyorum, kitaplarına bakıyorum, böylece bütün bağlamı anlıyorum.Čtu si o řečníkovi a jeho publikacích, abych pochopil úplný kontext.
Önce konuşmacı ile ilgili okumalar yapıyorum, kitaplarına bakıyorum, böylece bütün bağlamı anlıyorum.Czytam o prelegencie, jego książkach, żeby zrozumieć cały kontekst.
Önce konuşmacı ile ilgili okumalar yapıyorum, kitaplarına bakıyorum, böylece bütün bağlamı anlıyorum.Ich informiere mich zuerst über den Redner und seine Bücher, damit ich den gesamten Kontext kenne.
Önce konuşmacı ile ilgili okumalar yapıyorum, kitaplarına bakıyorum, böylece bütün bağlamı anlıyorum.Ik lees over de spreker en zijn boeken, om de context te begrijpen.
Önce konuşmacı ile ilgili okumalar yapıyorum, kitaplarına bakıyorum, böylece bütün bağlamı anlıyorum.Io mi informo sul background dello speaker, sulle sue pubblicazioni per avere un'idea del contesto.
Önce konuşmacı ile ilgili okumalar yapıyorum, kitaplarına bakıyorum, böylece bütün bağlamı anlıyorum.Jag går och läser på om talaren, och hens böcker, Så jag får in hela sammanhanget.
Önce konuşmacı ile ilgili okumalar yapıyorum, kitaplarına bakıyorum, böylece bütün bağlamı anlıyorum.저는 연사에 관한 각종 소개와, 그의 저서도 읽습니다. 그래서 그가 말하고자 하는 전체 문맥을 이해하고자 하죠.
Önce konuşmacı ile ilgili okumalar yapıyorum, kitaplarına bakıyorum, böylece bütün bağlamı anlıyorum.Olvasok az előadóról és a könyveiről, így az egészet összefüggéseiben látom.
Önce konuşmacı ile ilgili okumalar yapıyorum, kitaplarına bakıyorum, böylece bütün bağlamı anlıyorum.Pozanimam se o govorcu in njegovih knjigah, da razumem ves kontekst.
Önce konuşmacı ile ilgili okumalar yapıyorum, kitaplarına bakıyorum, böylece bütün bağlamı anlıyorum.Saya membaca mengenai si pembicara, dan buku-bukunya, agar saya dapat mengerti konteksnya.
Önce konuşmacı ile ilgili okumalar yapıyorum, kitaplarına bakıyorum, böylece bütün bağlamı anlıyorum.Tôi đọc về diễn giả, và các cuốn sách của ông, để hiểu được toàn bộ bối cảnh.
Önce konuşmacı ile ilgili okumalar yapıyorum, kitaplarına bakıyorum, böylece bütün bağlamı anlıyorum.Yo leo sobre el ponente, sobre sus libros, para entender todo el contexto.
Önce konuşmacı ile ilgili okumalar yapıyorum, kitaplarına bakıyorum, böylece bütün bağlamı anlıyorum.Διαβάζω για τον ομιλητή και τα βιβλία του, ώστε να έχω μια πλήρη εικόνα.
Önce konuşmacı ile ilgili okumalar yapıyorum, kitaplarına bakıyorum, böylece bütün bağlamı anlıyorum.Я читаю о докладчике, о его книгах, чтобы понять контекст целиком.
Önce konuşmacı ile ilgili okumalar yapıyorum, kitaplarına bakıyorum, böylece bütün bağlamı anlıyorum.أذهب وأبحث عن المتحدث، وكتبه، بحيث أفهم سياق الموضوع كاملاَ.
Önce konuşmacı ile ilgili okumalar yapıyorum, kitaplarına bakıyorum, böylece bütün bağlamı anlıyorum.文脈の全体を掴もうとします この翻訳者のコミュニティによって
O yıllar hakkında okudum. O yılların oldukça ilginç olduğunu anlıyorum.J'ai lu des choses à leur propos, je comprends qu'elles étaient assez intéressantes.
O yılların oldukça ilginç olduğunu anlıyorum.Ho capito che erano piuttosto interessanti.
O yılların oldukça ilginç olduğunu anlıyorum.Ik heb begrepen dat ze interessant waren.
O yılların oldukça ilginç olduğunu anlıyorum.Înțeleg că au fost destul de interesanți.
O yılların oldukça ilginç olduğunu anlıyorum. O yılları özledim.전 그게 정말 흥미롭다고 생각합니다. 그 때가 그립죠.
O yılların oldukça ilginç olduğunu anlıyorum. O yılları özledim.הבנתי שהם היו מעניינים למדי. התגעגעתי אליהם,
O yılların oldukça ilginç olduğunu anlıyorum. O yılları özledim.لقد فهمت أنها كانت مسلية و مثيرة حقا . ولكنها فاتتني
O yılların oldukça ilginç olduğunu anlıyorum. O yılları özledim.でもその代わりローマで 素晴らしい経験をしました
O yılların oldukça ilginç olduğunu anlıyorum.Tengo entendido que fueron bastante interesantes.
O yılların oldukça ilginç olduğunu anlıyorum.Zdaję sobie sprawę, że były niezwykle interesujące.
O yılların oldukça ilginç olduğunu anlıyorum.Разбирам, че са били доста интересни.
O yılların oldukça ilginç olduğunu anlıyorum.Я понимаю, что это было довольно интересное время.
Oyuncuların neden onları görmek için sabırsızlandıklarını anlıyorum ve bu bizi de heyecanlandıran bir şey.Ich verstehe, warum die Spieler sie so gerne sehen möchten und manchmal sind wir darauf selbst sehr gespannt.
Oyuncuların neden onları görmek için sabırsızlandıklarını anlıyorum ve bu bizi de heyecanlandıran bir şey.Plně rozumím tomu, proč je hráči touží vidět co nejdříve. Těšíme se na ně taky.
Oyuncuların neden onları görmek için sabırsızlandıklarını anlıyorum ve bu bizi de heyecanlandıran bir şey.Rozumiem, dlaczego gracze się niecierpliwią. My też nie możemy się ich doczekać.
O yüzden anlıyorum, bu yüzden benim verilen karara karşı duygularım karmaşık.C'est comme ça que je le comprends, c'est pourquoi je suis partagée sur ce verdict.
O yüzden anlıyorum, bu yüzden benim verilen karara karşı duygularım karmaşık.Daarom begrijp ik, daarom heb ik gemengde gevoelens over het vonnis.
O yüzden anlıyorum, bu yüzden benim verilen karara karşı duygularım karmaşık.De aceea am înțeles, de asta am un sentiment amestecat despre acest verdict.
O yüzden anlıyorum, bu yüzden benim verilen karara karşı duygularım karmaşık.Ecco perché capisco, ecco perché ho un sentimento contrastante del verdetto.
O yüzden anlıyorum, bu yüzden benim verilen karara karşı duygularım karmaşık.I dlatego rozumiem, dlatego mam mieszane uczucia co do wyroku.
O yüzden anlıyorum, bu yüzden benim verilen karara karşı duygularım karmaşık.그것이 제가 이해하는 이유예요. 그건 제가 그 판결에 대해 느낀 복합적인 감정이지요.
O yüzden anlıyorum, bu yüzden benim verilen karara karşı duygularım karmaşık.Por eso comprendo, Por eso tengo sentimientos encontrados sobre el veredicto.
O yüzden anlıyorum, bu yüzden benim verilen karara karşı duygularım karmaşık.Затова разбирам, затова имам смесено чувство относно присъдата.
O yüzden anlıyorum, bu yüzden benim verilen karara karşı duygularım karmaşık.Поэтому мне понятно, откуда у меня смешанные чувства по поводу вынесенного вердикта.
O yüzden anlıyorum, bu yüzden benim verilen karara karşı duygularım karmaşık.לכן אני מבינה, לכן יש לי רגשות מעורבים בנוגע לגזר הדין.
O yüzden anlıyorum, bu yüzden benim verilen karara karşı duygularım karmaşık.لأجل ذلك اتفهم مشاعري المختلطة تجاه الحكم
O yüzden anlıyorum, bu yüzden benim verilen karara karşı duygularım karmaşık.だから 今回の判決に関しては 複雑な思いになるのです でも 出来たら 出来る事なら
Sadao'nun neler hissettiğini çok iyi anlıyorum.Se bien como se siente Sadao.
Sanırım, şimdi anlıyorum.Έλα, ηρέμησε.
S: Anlıyorum.Entendi.
S: Anlıyorum.Rozumím.
S: Anlıyorum.S: jadi begitu.
S: Anlıyorum.S : 그렇군요.
S: Anlıyorum.S: veo.
S: Anlıyorum.S: أنا أرى.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod