" Anlıyorum, " dedim, " Japonlar yeşil çaylarına şeker atmıyor olabilirler.Chápu, že Japonci nesladí SVŮJ zelený čaj.
" Anlıyorum, " dedim, " Japonlar yeşil çaylarına şeker atmıyor olabilirler.J'ai dit "Je comprends, que les japonais ne mettent pas de sucre dans leur thé vert.
" Anlıyorum, " dedim, " Japonlar yeşil çaylarına şeker atmıyor olabilirler."Vihreään teehen ei laiteta sokeria."
" Anlıyorum, " dedim, " Japonlar yeşil çaylarına şeker atmıyor olabilirler."Zdaję sobie sprawę" - powiedziałam - "z tego, że Japończycy nie słodzą zielonej herbaty.
" Anlıyorum, " dedim, " Japonlar yeşil çaylarına şeker atmıyor olabilirler."Я розумію, - відповіла я, - що японці п"ють зелений чай без цукру.
" Anlıyorum, " dedim,"Jeg forstår," sagde jeg,
" Anlıyorum, " dedim,"알아요," 제가 답했죠,
" Anlıyorum, " dedim,"Tôi hiểu," tôi nói,
" Anlıyorum, " dedim,"Το αντιλαμβάνομαι," απάντησα,
" Anlıyorum, " dedim,"Разбирам" - казах,
" Anlıyorum, " dedim,Я сказала:
" Anlıyorum, " dedim,"אני מבינה, " אמרתי,
" Anlıyorum, " dedim,وكررت انا أعي ذلك ..
" Anlıyorum, " dedim,十分存じていますが
Anlıyorum, demek bu yüzden.Adesso capisco perché.
Anlıyorum, demek bu yüzden.Ahora lo entiendo.
Anlıyorum. Demek bu yüzden bedensel tahrip seni yaralamadı.Ecco perché l'annientamento fisico non ha effetto su di te.
Anlıyorum. Demek bu yüzden bedensel tahrip seni yaralamadı.Por eso la destrucción corporal no te ha hecho daño.
Anlıyorum. Demek bu yüzden bedensel tahrip seni yaralamadı.Rozumiem już, dlaczego nie odnosisz ran.
Anlıyorum. Demek bu yüzden bedensel tahrip seni yaralamadı.Så det var därför du inte blev skadad...
Anlıyorum. Demek bu yüzden bedensel tahrip seni yaralamadı.Så det var derfor, du ikke kom til skade.
Anlıyorum. Demek bu yüzden bedensel tahrip seni yaralamadı.Για αυτό δεν σε τραυμάτισε η σωματική καταστροφή.
Anlıyorum. Demek bu yüzden bedensel tahrip seni yaralamadı.Так вот почему разрушение тела не причинило тебе вреда.
Anlıyorum, demek bu yüzden.Compreendo. Então, é por isso.
Anlıyorum, demek bu yüzden.Nu er jeg med.
Anlıyorum, demek bu yüzden.Nu förstår jag...
Anlıyorum, demek bu yüzden.Sen takia siis.
Anlıyorum, demek bu yüzden.Więc to tak, teraz rozumiem.
Anlıyorum, demek bu yüzden.Τώρα κατάλαβα γιατί.
Anlıyorum, demek bu yüzden.Понятно, вот почему.
Anlıyorum. Demek i,sin aslı bu.Jeg er med. Det er det, der foregår.
Anlıyorum. Demek i,sin aslı bu.Nyt tajuan, mistä on kyse.
Anlıyorum. Demek i,sin aslı bu.Ya entiendo lo que sucede.
Anlıyorum. Demek i,sin aslı bu.Τώρα κατάλαβα τι συμβαίνει.
Anlıyorum, demek ki Albay Mustang bu darbeyi tahmin etmiş.Entendo. Então, o Coronel Mustang já previa este golpe de estado?
Anlıyorum, demek ki Albay Mustang bu darbeyi tahmin etmiş.Entiendo, ¿así que el coronel Mustang sabía que se acercaba un golpe de estado?
Anlıyorum, demek ki Albay Mustang bu darbeyi tahmin etmiş.Mustang siis aavisti vallankaappauksen?
Anlıyorum, demek ki Albay Mustang bu darbeyi tahmin etmiş.Mustang vidste altså, at der var et statskup på vej?
Anlıyorum, demek ki Albay Mustang bu darbeyi tahmin etmiş.Mustang visste alltså att det skulle bli statskupp?
Anlıyorum, demek ki Albay Mustang bu darbeyi tahmin etmiş.Quindi il colonnello Mustang si aspettava questo colpo di Stato.
Anlıyorum, demek ki Albay Mustang bu darbeyi tahmin etmiş.Zatem pułkownik Mustang przewidział zamach stanu?
Anlıyorum, demek ki Albay Mustang bu darbeyi tahmin etmiş.Δηλαδή ο συνταγματάρχης αντιλήφθηκε το πραξικόπημα;
Anlıyorum, demek ki Albay Mustang bu darbeyi tahmin etmiş.Значит, полковник Мустанг предвидел этот переворот?
Anlıyorum Efendim.Chápem, Pane.
Anlıyorum Efendim.Chápu, Pane.
Anlıyorum Efendim.Entendo Sir.
Anlıyorum Efendim.Ich weiß.
Anlıyorum Efendim.Ik weet het. Ik begrijp Sir.
Anlıyorum Efendim.Jeg kender. Jeg forstår Sir.
Anlıyorum Efendim.Je sais.
Anlıyorum Efendim.Lo sé. Entiendo Sir.
Anlıyorum Efendim.Lo so. Capisco Sir.
Anlıyorum Efendim.Razumem Sir.
Anlıyorum Efendim.Saya mengerti Sir.
Anlıyorum Efendim.Ştiu.
Anlıyorum Efendim.Tiedän. Ymmärrän Sir.
Anlıyorum Efendim.Tôi hiểu Sir.
Anlıyorum Efendim.Tudomásul veszem, Sir.
Anlıyorum Efendim.Wiem. Rozumiem Sir.
Anlıyorum Efendim.Το ξέρω. Καταλαβαίνω Sir.