anlıyor ile cümle

anlıyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Bunun önemli bir söylenti olduğunu anlıyoruz; çünkü yörüngesinde birçok şey var.주위에 뭐가 많은 것을 보니
Bunun önemli bir söylenti olduğunu anlıyoruz; çünkü yörüngesinde birçok şey var.Podem ver que é uma história importante, há muitas coisas na sua órbita.
Bunun önemli bir söylenti olduğunu anlıyoruz; çünkü yörüngesinde birçok şey var.Potete vedere che è una storia importante; ci sono molte cose nella sua orbita.
Bunun önemli bir söylenti olduğunu anlıyoruz; çünkü yörüngesinde birçok şey var.Sie können erkennen, dass dies eine wichtige Geschichte ist; es befindet sich viel in ihrem Orbit.
Bunun önemli bir söylenti olduğunu anlıyoruz; çünkü yörüngesinde birçok şey var.To ważna historia, a wiemy o tym, bo wiele innych skupia się wokół niej.
Bunun önemli bir söylenti olduğunu anlıyoruz; çünkü yörüngesinde birçok şey var.Vedeți că aceasta este o știre importantă; multe lucruri orbitează în jurul ei.
Bunun önemli bir söylenti olduğunu anlıyoruz; çünkü yörüngesinde birçok şey var.Verán que esta es una historia importante; existen muchas cosas en esta orbita.
Bunun önemli bir söylenti olduğunu anlıyoruz; çünkü yörüngesinde birçok şey var.Vous pouvez voir qu'il s'agit d'une histoire importante, il ya beaucoup de choses dans son orbite.
Bunun önemli bir söylenti olduğunu anlıyoruz; çünkü yörüngesinde birçok şey var.Βλέπουμε ότι αυτή είναι μια σημαντική ιστορία, υπάρχουν πολλά πράγματα στην τροχιά του.
Bunun önemli bir söylenti olduğunu anlıyoruz; çünkü yörüngesinde birçok şey var.Вы можете видеть, что это важная история; здесь много вещей на этой орбите.
Bunun önemli bir söylenti olduğunu anlıyoruz; çünkü yörüngesinde birçok şey var.Можете да видите, че това е важна история; има много неща в нейната орбита.
Bunun önemli bir söylenti olduğunu anlıyoruz; çünkü yörüngesinde birçok şey var.אתם יכולים לראות שזה סיפור חשוב;
Bunun önemli bir söylenti olduğunu anlıyoruz; çünkü yörüngesinde birçok şey var.يمكنكم رؤية أن هذه قصة مهمة.
Bunun önemli bir söylenti olduğunu anlıyoruz; çünkü yörüngesinde birçok şey var.なぜなら多くのものがこの軌道上に回っているからです これを開けば
Bunun üzerine kral, ‹‹Kararımın kesin olduğunu bildiğiniz için zaman kazanmak istediğinizi anlıyorum›› dedi,왕이 대답하여 가로되 내가 분명히 아노라 너희가 나의 명령이 내렸음을 보았으므로 시간을 천연하려 함이로다
Bunun üzerine kral, ‹‹Kararımın kesin olduğunu bildiğiniz için zaman kazanmak istediğinizi anlıyorum›› dedi,Kongen svarede: "Nu ved jeg for vist, at I kun søger at vinde Tid, fordi I ser, mit Ord står fast,
Bunun üzerine kral, ‹‹Kararımın kesin olduğunu bildiğiniz için zaman kazanmak istediğinizi anlıyorum›› dedi,Kongen svarte: Jeg vet for visst at I bare vil vinne tid, fordi I ser at det ord jeg sa, står fast.
Bunun üzerine kral, ‹‹Kararımın kesin olduğunu bildiğiniz için zaman kazanmak istediğinizi anlıyorum›› dedi,Kralj odgovori in reče: Za gotovo vem, da hočete pridobiti časa, ker vidite, da je pri meni trden sklep:
Bunun üzerine kral, ‹‹Kararımın kesin olduğunu bildiğiniz için zaman kazanmak istediğinizi anlıyorum›› dedi,Kráľ odpovedal a riekol: Ja viem istotne, že vy chcete získať čas, lebo vidíte, že slovo vyšlo odo mňa.
Bunun üzerine kral, ‹‹Kararımın kesin olduğunu bildiğiniz için zaman kazanmak istediğinizi anlıyorum›› dedi,Odpověděl král a řekl: Jistotně rozumím tomu, že naschvál odtahujete, vidouce, že mi vyšel z paměti ten sen.
Bunun üzerine kral, ‹‹Kararımın kesin olduğunu bildiğiniz için zaman kazanmak istediğinizi anlıyorum›› dedi,Odpowiedział król, i rzekł: Zaiste wiem, że umyślnie odwłaczacie, bacząc, że mi ten sen z pamięci wyszedł.
Bunun üzerine kral, ‹‹Kararımın kesin olduğunu bildiğiniz için zaman kazanmak istediğinizi anlıyorum›› dedi,Rispose il re: «Comprendo bene che voi volete guadagnar tempo, perché avete inteso la mia decisione
Bunun üzerine kral, ‹‹Kararımın kesin olduğunu bildiğiniz için zaman kazanmak istediğinizi anlıyorum›› dedi,Vua rằng : Ta biết chắc các ngươi tìm cách để huỡn thì_giờ , vì các ngươi thấy sự ấy đã ra khỏi ta .
Bunun üzerine kral, ‹‹Kararımın kesin olduğunu bildiğiniz için zaman kazanmak istediğinizi anlıyorum›› dedi,Vua rằng: Ta biết chắc các ngươi tìm cách để huỡn thì giờ, vì các ngươi thấy sự ấy đã ra khỏi ta.
Bunun üzerine kral, ‹‹Kararımın kesin olduğunu bildiğiniz için zaman kazanmak istediğinizi anlıyorum›› dedi,В отговор царят рече: Зная добре, че вие искате да печелите време, понеже виждате, че указът излезе от мене.
Bunun üzerine kral, ‹‹Kararımın kesin olduğunu bildiğiniz için zaman kazanmak istediğinizi anlıyorum›› dedi,ענה מלכא ואמר מן יציב ידע אנה די עדנא אנתון זבנין כל קבל די חזיתון די אזדא מני מלתא׃
Bunun üzerine kral, ‹‹Kararımın kesin olduğunu bildiğiniz için zaman kazanmak istediğinizi anlıyorum›› dedi,اجاب الملك وقال اني اعلم يقينا انكم تكتسبون وقتا اذ رأيتم ان القول قد خرج مني
Bunun üzerine kral, ‹‹Kararımın kesin olduğunu bildiğiniz için zaman kazanmak istediğinizi anlıyorum›› dedi,王 回 答 說 、 我 准 知 道 你 們 是 故 遲 延 、 因 為 你 們 知 道 那 夢 我 巳 經 忘 了
Bunun üzerine kral, ‹‹Kararımın kesin olduğunu bildiğiniz için zaman kazanmak istediğinizi anlıyorum›› dedi,王 回答 說 、 我 准 知道 你 們是故 遲延 、 因為 你 們 知道 那夢 我 巳經 忘了
Bunu şimdi anlıyorum.Aku sadar itu, sekarang
Bunu şimdi anlıyorum.Eu me dei conta, agora.
Bunu şimdi anlıyorum.이제 깨닫습니다
Bunu şimdi anlıyorum.Me doy cuenta de ello, ahora.
Bunu şimdi anlıyorum.Тепер я знаю це.
Bunu şimdi anlıyorum.أدركت ذلك الآن
Bunu Venüs'ün saçlarına koyduğu altından anlıyoruz, ve sağdaki ağaçtan da tabii.Exista un fel de senzualitate irezistibila, nui asa?
Bunu yapan insanlar gerçekten gelişkin bir akla sahip." Anlıyor musun? Bunu diyemez."Die Leute denken sehr fortschrittlich.", er kann so etwas nicht sagen.
Bunu yapan insanlar gerçekten gelişkin bir akla sahip." Anlıyor musun? Bunu diyemez.Hanno un modo avanzato di pensare, capisci?Non può dirlo.
Bunu yaptı çünkü verileri anlamakla birlikte kitapları da anlıyor.Azért, mert megértette, hogy mire valók az adatok és mire a könyvek.
Bunu yaptı çünkü verileri anlamakla birlikte kitapları da anlıyor.Det gjorde han, fordi han forstår data såvel som bøger.
Bunu yaptı çünkü verileri anlamakla birlikte kitapları da anlıyor.Er tat dies, weil er Daten so gut versteht wie Bücher.
Bunu yaptı çünkü verileri anlamakla birlikte kitapları da anlıyor.Fez isto porque compreende dados tão bem como livros.
Bunu yaptı çünkü verileri anlamakla birlikte kitapları da anlıyor.Hij deed dit omdat hij evengoed data als boeken begrijpt.
Bunu yaptı çünkü verileri anlamakla birlikte kitapları da anlıyor.Il l'a fait parce qu'il comprend les données autant que les livres.
Bunu yaptı çünkü verileri anlamakla birlikte kitapları da anlıyor.그는 아마도 책 만큼이나 데이터의 가치를 아는 사람일 것입니다.
Bunu yaptı çünkü verileri anlamakla birlikte kitapları da anlıyor.Lo ha fatto perché conosce i dati così come conosce i libri.
Bunu yaptı çünkü verileri anlamakla birlikte kitapları da anlıyor.Lo hizo porque entiende de datos tanto como de libros.
Bunu yaptı çünkü verileri anlamakla birlikte kitapları da anlıyor.Pentru că înţelege atât informaţiile cât şi cărţile.
Bunu yaptı çünkü verileri anlamakla birlikte kitapları da anlıyor.Ponieważ zna się na danych i na książkach.
Bunu yaptı çünkü verileri anlamakla birlikte kitapları da anlıyor.Udělal to proto, že rozumí datům stejně jako knihám.
Bunu yaptı çünkü verileri anlamakla birlikte kitapları da anlıyor.Το έκανε επειδή καταλαβαίνει τα δεδομένα όπως και τα βιβλία.
Bunu yaptı çünkü verileri anlamakla birlikte kitapları da anlıyor.Потому что он разбирается как в информации, так и в книгах.
Bunu yaptı çünkü verileri anlamakla birlikte kitapları da anlıyor.Той го е направил, защото разбира данните и книгите.
Bunu yaptı çünkü verileri anlamakla birlikte kitapları da anlıyor.הוא עשה את זה מפני שהוא מבין מידע כמו גם ספרים.
Bunu yaptı çünkü verileri anlamakla birlikte kitapları da anlıyor.فعل ذلك لأنّه يفهم البيانات و الكتب.
Bunu yaptı çünkü verileri anlamakla birlikte kitapları da anlıyor.本に関しては
Bu parçayı alıp güneş ışığına çıkarıyorsunuz. Mükemmel beyaz bir mermer parçası olduğunu anlıyorsunuz.Poi portate il pezzo alla luce del sole, e vi ritovate con un magnifico pezzo di alabastro bianco.
Bu parçayı alıp güneş ışığına çıkarıyorsunuz. Mükemmel beyaz bir mermer parçası olduğunu anlıyorsunuz.Y llevan el trozo a la luz del día, y ven que tienen un hermoso trozo de alabastro blanco.
Bu pelerini yapanlar Müslüman sanatkarlar, nereden mi anlıyoruz, birlikte bakalım.Er wurde von islamischen Handwerkern gemacht.
Bu pelerini yapanlar Müslüman sanatkarlar, nereden mi anlıyoruz, birlikte bakalım.فا هي ممتلئة بالرسوم الأسلامية, فقد صنعت على أيدي حرفيين مسلمين

İlgili Sayfalar