anlıyor ile cümle

anlıyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bu kadar büyük olduğunu, yarattığı etkiden ve bıraktığı kraterden anlıyoruz.その衝撃やクレーターから明らかです 隕石が落ちたのは
Bu kadar büyük olduğunu, yarattığı etkiden ve bıraktığı kraterden anlıyoruz.我地知佢有咁大係因為 佢嘅衝擊力同埋佢留低嘅隕石坑
"Bu konuyu tekrar düşündüm. Neler söylediğinizi ve niye karşı çıktığınızı anlıyorum."J'ai considéré cette question.
Bu kültüre dahil olmayı böyle anlıyorlar.C'est leur façon d'accéder à cette culture.
Bu kültüre dahil olmayı böyle anlıyorlar.Das ist es, wie sie als Zugang zu unserer Kultur verstehen.
Bu kültüre dahil olmayı böyle anlıyorlar.Det är så de förstår tillgången till kulturen.
Bu kültüre dahil olmayı böyle anlıyorlar.É assim que eles compreendem o acesso a esta cultura.
Bu kültüre dahil olmayı böyle anlıyorlar.È così che intendono l'accesso a questa cultura.
Bu kültüre dahil olmayı böyle anlıyorlar.Es la forma en la que ellos entienden el acceso a esta cultura.
Bu kültüre dahil olmayı böyle anlıyorlar.Este modul în care înțeleg ei accesul la această cultură.
Bu kültüre dahil olmayı böyle anlıyorlar.Het is wat zij onder toegang tot deze cultuur verstaan.
Bu kültüre dahil olmayı böyle anlıyorlar.그게 그들이 이 문화를 이용한다는 것을 이해하는 방식입니다.
Bu kültüre dahil olmayı böyle anlıyorlar.Számukra ezt jelenti a kultúrához való hozzáférés.
Bu kültüre dahil olmayı böyle anlıyorlar.Tak rozumieją dostęp do tej kultury.
Bu kültüre dahil olmayı böyle anlıyorlar.Takto oni chápou přístup k této kultuře.
Bu kültüre dahil olmayı böyle anlıyorlar.Έτσι αντιλαμβάνονται την πρόσβαση στον πολιτισμό.
Bu kültüre dahil olmayı böyle anlıyorlar.Така те разбират достъпа си до културата.
Bu kültüre dahil olmayı böyle anlıyorlar.Это то, как они понимают причастность к культуре.
Bu kültüre dahil olmayı böyle anlıyorlar.זוהי מבחינתם הדרך לגשת לתרבות זו.
Bu kültüre dahil olmayı böyle anlıyorlar.وهي الطريقة التي ييضيف بها هؤلاء - الاطفال - إلى الثقافة اليوم
Bu kültüre dahil olmayı böyle anlıyorlar.ほんの少しですが、例をご覧ください
Bu kuş tüyü, terazinin başındaki Ma'at' a(adaletin sembolu) ait... ...ve onun başından geldiğini anlıyoruz.Bogini Ma'at przedstawiona jest na szczycie wagi. Widzimy również pióro, które ma na czubku głowy.
Bu kuş tüyü, terazinin başındaki Ma'at' a(adaletin sembolu) ait... ...ve onun başından geldiğini anlıyoruz.De veer behoort tot Ma'at die we bovenop de weegschaal zien. En er komt ook een veer uit zijn hoofd.
Bu kuş tüyü, terazinin başındaki Ma'at' a(adaletin sembolu) ait... ...ve onun başından geldiğini anlıyoruz.Pírko patří bohyni Maatě zobrazené nad váhami. Z její hlavy trčí ptačí brk.
Bu kuş tüyü, terazinin başındaki Ma'at' a(adaletin sembolu) ait... ...ve onun başından geldiğini anlıyoruz.Перо, що належить Маат, яку також бачимо на верхівці терезів, також можемо помітити перо на її голові.
"Bu makinenin ne yaptığını anladım ve bu makinenin geleceğini anlıyorum" diye konuşan tek kişiydi."Capisco quello che fa, e capisco il futuro di questa macchina."
"Bu makinenin ne yaptığını anladım ve bu makinenin geleceğini anlıyorum" diye konuşan tek kişiydi."Chápu, co ten přístroj dělá a věřím v jeho budoucnost."
"Bu makinenin ne yaptığını anladım ve bu makinenin geleceğini anlıyorum" diye konuşan tek kişiydi."Értem mit csinál, és látom ennek a gépnek a jövőbeli felhasználását."
"Bu makinenin ne yaptığını anladım ve bu makinenin geleceğini anlıyorum" diye konuşan tek kişiydi."Eu compreendo o que isto faz, eu compreendo o futuro desta máquina."
"Bu makinenin ne yaptığını anladım ve bu makinenin geleceğini anlıyorum" diye konuşan tek kişiydi."Ich verstehe, wie das geht und ich verstehe die Zukunft dieser Maschine."
"Bu makinenin ne yaptığını anladım ve bu makinenin geleceğini anlıyorum" diye konuşan tek kişiydi.그가 설계한 기계의 기능성과 미래에 대해 알아준 사람이었습니다
"Bu makinenin ne yaptığını anladım ve bu makinenin geleceğini anlıyorum" diye konuşan tek kişiydi."Rozumiem, do czego to jest i wiem jaką to ma przyszłość".
"Bu makinenin ne yaptığını anladım ve bu makinenin geleceğini anlıyorum" diye konuşan tek kişiydi."Saya tahu apa yang dilakukan mesin itu, dan masa depan mesin itu,"
"Bu makinenin ne yaptığını anladım ve bu makinenin geleceğini anlıyorum" diye konuşan tek kişiydi."Yo entiendo lo que esto hace, y entiendo el futuro de esta máquina".
"Bu makinenin ne yaptığını anladım ve bu makinenin geleceğini anlıyorum" diye konuşan tek kişiydi.Ze is de enige persoon in zijn leven die die machine echt begreep en er de mogelijkheden van inzag.
"Bu makinenin ne yaptığını anladım ve bu makinenin geleceğini anlıyorum" diye konuşan tek kişiydi."Καταλαβαίνω τι κάνει όπως καταλαβαίνω και το μέλλον αυτής της μηχανής".
"Bu makinenin ne yaptığını anladım ve bu makinenin geleceğini anlıyorum" diye konuşan tek kişiydi."Разбирам какво това прави, и разбирам бъдещето на тази машина."
"Bu makinenin ne yaptığını anladım ve bu makinenin geleceğini anlıyorum" diye konuşan tek kişiydi."Я понимаю, что эта машина делает, и я вижу, какое у этой машины будущее".
"Bu makinenin ne yaptığını anladım ve bu makinenin geleceğini anlıyorum" diye konuşan tek kişiydi.שאומר, "אני מבינה מה זה עושה, ואני מבינה מה צופן העתיד למכונה זו."
"Bu makinenin ne yaptığını anladım ve bu makinenin geleceğini anlıyorum" diye konuşan tek kişiydi.الذي قال، "أفهم ما يقوم به هذا، وأدرك مستقبل هذه الآلة."
"Bu makinenin ne yaptığını anladım ve bu makinenin geleceğini anlıyorum" diye konuşan tek kişiydi.この機械の未来が分かる」 私たちは彼女に多くを負っています バベッジが作ろうとしていた
Buna göre, x eşittir 4'ün doğru cevap olduğunu anlıyoruz. -Así que ya sabes, con toda probabilidad, la respuesta es x es igual a 4.
Buna göre, x eşittir 4'ün doğru cevap olduğunu anlıyoruz. -Takže už víte, se vší pravděpodobností, odpověď je, že x se rovná 4.
Buna göre, x eşittir 4'ün doğru cevap olduğunu anlıyoruz. -Więc wiemy już, z całą pewnością, że odpowiedź to x = 4.
Buna göre, x eşittir 4'ün doğru cevap olduğunu anlıyoruz. -انتم بالفعل تعلمون، بجميع الاحتمالات الاجابة تكون x = 4
Bundan şunu anlıyoruz: Bilim, bizim için bir anlamda en önemli şey değil bir anlamda öğrenmek istemiyoruz.どうにかして学ばずに済ませたいのです
Bunların değiştirilmesi, sorgulanması, yenilenmesi gerektiğini anlıyorlar.A chápou, že je potřeba je zpochybnit, změnit a reformovat.
Bunların değiştirilmesi, sorgulanması, yenilenmesi gerektiğini anlıyorlar.Capiscono di doverle cambiare, mettere in discussione e riformare.
Bunların değiştirilmesi, sorgulanması, yenilenmesi gerektiğini anlıyorlar.Chápu, že by mali byť zmenené, diskutované a reformované.
Bunların değiştirilmesi, sorgulanması, yenilenmesi gerektiğini anlıyorlar.Compreendem que ela tem de ser alterada, questionada e reformada.
Bunların değiştirilmesi, sorgulanması, yenilenmesi gerektiğini anlıyorlar.Entienden que hay que hacer cambios, cuestionamientos y reformas.
Bunların değiştirilmesi, sorgulanması, yenilenmesi gerektiğini anlıyorlar.És megértik, hogy változtatni kell, megvitatni és megreformálni.
Bunların değiştirilmesi, sorgulanması, yenilenmesi gerektiğini anlıyorlar.Et ils comprennent qu'ils ont besoin d'être changés, questionnés et reformés.
Bunların değiştirilmesi, sorgulanması, yenilenmesi gerektiğini anlıyorlar.Họ hiểu rằng cần có sự thay đổi, cần đặt ra những câu hỏi và sự cải cách.
Bunların değiştirilmesi, sorgulanması, yenilenmesi gerektiğini anlıyorlar.그리고 자신들이 바뀌어야 함을, 스스로를 의심하고 개혁해야 함을 이해합니다.
Bunların değiştirilmesi, sorgulanması, yenilenmesi gerektiğini anlıyorlar.Mereka mengerti semua itu perlu diubah, dipertanyakan dan direformasi.
Bunların değiştirilmesi, sorgulanması, yenilenmesi gerektiğini anlıyorlar.Și înțeleg că tradiția trebuie schimbată, pusă în discuție și reformată.
Bunların değiştirilmesi, sorgulanması, yenilenmesi gerektiğini anlıyorlar.Und sie verstehen, dass sie geändert and hinterfragt und verbessert werden müssen.
Bunların değiştirilmesi, sorgulanması, yenilenmesi gerektiğini anlıyorlar.Wiedzą, że muszą być ona zmieniona, przedyskutowana, zreformowana.
Bunların değiştirilmesi, sorgulanması, yenilenmesi gerektiğini anlıyorlar.Ze begrijpen dat ze veranderd moeten worden, in vraag gesteld en hervormd moeten worden.

İlgili Sayfalar