anlı ile cümle
anlı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Anlıyorsunuz, devrelerin yanması ve neticede vücudunΞέρετε, κατάρρευση, δηλαδή το σώμα που τελικά λέει
Anlıyorsunuz, devrelerin yanması ve neticede vücudunНали знаете, прегряване, или всъщност тялото казва,
Anlıyorsunuz, devrelerin yanması ve neticede vücudunЧто-то вроде перегорания, когда внезапно тело говорит:
Anlıyorsunuz, devrelerin yanması ve neticede vücudunЩось на кшталт "емоційного вигорання", коли тіло врешті-решт каже:
Anlıyorsunuz, devrelerin yanması ve neticede vücudunכהתמוטטות, או שהגוף בסופו של דבר אומר
Anlıyorsunuz, devrelerin yanması ve neticede vücudunمثل, إستنزاف ، أو الجسم في نهاية المطاف يقول :
Anlıyorsunuz, devrelerin yanması ve neticede vücudun体の拒否反応 もしくは
Anlıyorsunuz işte, bazen satırları, bazen paragrafları ve bazen de tüm sayfayı atlıyordum.Ik zou -- u weet wel, ik zou hier en daar zinnen, paragrafen en soms hele bladzijden overslaan.
Anlıyorsunuz işte, bazen satırları, bazen paragrafları ve bazen de tüm sayfayı atlıyordum.Itt-ott kihagytam sorokat, bekezdéseket, néha egy egész oldalt is.
Anlıyorsunuz işte, bazen satırları, bazen paragrafları ve bazen de tüm sayfayı atlıyordum.아마도- 짐작하시다시피, 줄들을 건너뛰고, 문단을 건너뛰고, 때로는 전체 페이지를 건너뛰었을 것이죠.
Anlıyorsunuz işte, bazen satırları, bazen paragrafları ve bazen de tüm sayfayı atlıyordum.Я пропускал строчки или даже целые абзацы, иногда - страницы целиком.
Anlıyorsunuz işte, bazen satırları, bazen paragrafları ve bazen de tüm sayfayı atlıyordum.מדלג על שורה פה, על פסקה שם, לפעמים על עמוד שלם
Anlıyorsunuz işte, bazen satırları, bazen paragrafları ve bazen de tüm sayfayı atlıyordum.فكنت - تعرفون- أقوم بتخطي بعض السطور هنا, فقرات من هناك ، وأحيانا صفحة كاملة
Anlıyorsunuz işte, bazen satırları, bazen paragrafları ve bazen de tüm sayfayı atlıyordum.とばしてしまうのです 息子は本を全部憶えているので 口論になります
Anlıyorsunuz. Tek kelime ile muhteşem.Bạn biết đó, nó thật sự rất tuyệt
Anlıyorsunuz. Tek kelime ile muhteşem.C'est tout simplement épatant.
Anlıyorsunuz. Tek kelime ile muhteşem.Es ist einfach nur erstaunlich.
Anlıyorsunuz. Tek kelime ile muhteşem.Este absolut uimitor.
Anlıyorsunuz. Tek kelime ile muhteşem.Fantastyczna sprawa.
Anlıyorsunuz. Tek kelime ile muhteşem.Het is gewoon verbazingwekkend.
Anlıyorsunuz. Tek kelime ile muhteşem.그런 질문들에게도 인터넷 기반의 상담서비스인 이 서비스는 안성맞춤이죠.
Anlıyorsunuz. Tek kelime ile muhteşem.Удивително е.
Anlıyorsunuz. Tek kelime ile muhteşem.אתם יודעים. זה פשוט מדהים.
Anlıyorsunuz. Tek kelime ile muhteşem.تعلمون. انها فعلا مدهشة
Anlıyorsunuz. Tek kelime ile muhteşem.あらゆるテクノロジーに感じる中で 一番大きい苛立ちですが
Anlıyorsunuz ya? " Seni umursamıyorum,Sai.
Anlıyorum, ama...Aku mengerti, tapi. Kenapa tertawa?
Anlıyorum. Ama Bu ilacı almak zorunda.אני מבין. אבל אתה צריך לקחת תרופה זו.
Anlıyorum. Ama Bu ilacı almak zorunda.أفهم. ولكن عليك أن تأخذ هذا الدواء .
Anlıyorum. Ama Bu ilacı almak zorunda.ウンス。
Anlıyorum ama burada nasıl kalacak?Comprendo, pero... ¿cómo puede quedarse aquí?
Anlıyorum ama burada nasıl kalacak?Ik was altijd haar verbinding met het echte leven. Dat begrijp ik, maar hoe kan ze hier blijven?
Anlıyorum ama burada nasıl kalacak?Înţeleg asta, dar cum poate sta aici?
Anlıyorum ama burada nasıl kalacak?Je comprends, mais comment peut-elle rester ici?
Anlıyorum ama burada nasıl kalacak?Megértem, de mégis, hogyan maradhatna itt?
Anlıyorum ama burada nasıl kalacak?Sim, entendo, mas como vai ficar aqui?
Anlıyorum ama burada nasıl kalacak?أتفهم، و لكن أعني كيف يمكنها أن تقيم هنا
Anlıyorum, ama...Értem én, de... Mi olyan vicces?
Anlıyorum, ama...Ho capito, ma... Cos'hai da ridere?
Anlıyorum, ama...Je comprends, mais... Pourquoi tu rigoles ?
Anlıyorum, ama...Lo entiendo, pero...
Anlıyorum, ama...Lo entiendo, pero... ¿Porqué sonríes?
Anlıyorum, ama...Rozumiem, ale... Czygo się śmiejesz?
Anlıyorum, ama...Tôi hiểu nhưng ... Sao lại cười?
Anlıyorum, ama...فهمت .. لكن لما تضحك؟
Anlıyorum. Başkaları için ellerinden geleni yaptılar, son ana kadar.Do samego końca robili dla innych, ile tylko mogli.
Anlıyorum. Başkaları için ellerinden geleni yaptılar, son ana kadar.Então... fizeram tudo o que podiam pelos outros, até ao fim.
Anlıyorum. Başkaları için ellerinden geleni yaptılar, son ana kadar.He tekivät kaikkensa toisten puolesta loppuun asti.
Anlıyorum. Başkaları için ellerinden geleni yaptılar, son ana kadar.Ώστε έκαναν ό,τι μπορούσαν για τους άλλους, μέχρι τέλους.
Anlıyorum. Başkaları için ellerinden geleni yaptılar, son ana kadar.Понятно... они делали для других всё, что могли, до самого конца.
Anlıyorum. Başka yere sapmadan direkt buraya geldin.Du gick rakt utan omvägar.
Anlıyorum. Başka yere sapmadan direkt buraya geldin.Du gik lige over uden omveje.
Anlıyorum. Başka yere sapmadan direkt buraya geldin.Szedł w prostej linii, bez tych wszystkich zakrętów.
Anlıyorum. Başka yere sapmadan direkt buraya geldin.Tulit suoraan tänne ilman kiertoteitä.
Anlıyorum. Başka yere sapmadan direkt buraya geldin.Δεν έκανες καμία παράκαμψη.
- Anlıyorum.- Begitu.
Anlıyorum. Bizi bulmak için Gluttony'nin koku duyusunu kullandılar!Wykorzystali więc jego węch, żeby nas wytropić.
Anlıyorum. Bu konuda yapabileceğim birşey yok.Am inteles.
Anlıyorum. Bu konuda yapabileceğim birşey yok.فهمت. لايوجد هناك شيء يمكنني فعله
Anlıyorum. Bu konuda yapabileceğim birşey yok.騒がしい お嬢さんのために 毎回頭が痛そうね