anlı ile cümle

anlı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Amerikalıların değişikliklerdeki kırılganlığı gördüklerini anlıyorum.Tapasztalom, hogy az amerikaiak törékenynek látják a változásokat.
Amerikalıların değişikliklerdeki kırılganlığı gördüklerini anlıyorum.Tôi thấy rằng người Mỹ thấy sự yếu ớt, dễ vỡ trong những thay đổi.
Amerikalıların değişikliklerdeki kırılganlığı gördüklerini anlıyorum.Trovo che gli americani percepiscano fragilità in questi cambiamenti.
Amerikalıların değişikliklerdeki kırılganlığı gördüklerini anlıyorum.Zisťujem, že Američania považujú zmeny za krehké.
Amerikalıların değişikliklerdeki kırılganlığı gördüklerini anlıyorum.Zjistila jsem, že Američané považují změny za velmi křehké.
Amerikalıların değişikliklerdeki kırılganlığı gördüklerini anlıyorum.Θεωρώ ότι Αμερικανοί βλέπουν πόσο εύθραυστες είναι οι αλλαγές.
Amerikalıların değişikliklerdeki kırılganlığı gördüklerini anlıyorum.Мені здається, що американці вбачають нетривалість у змінах.
Amerikalıların değişikliklerdeki kırılganlığı gördüklerini anlıyorum.Мисля, че американците виждат нестабилността на промените.
Amerikalıların değişikliklerdeki kırılganlığı gördüklerini anlıyorum.Мне кажется, что американцы считают эти перемены недолговечными.
Amerikalıların değişikliklerdeki kırılganlığı gördüklerini anlıyorum.אמריקנים רואים את השבריריות של השינויים.
Amerikalıların değişikliklerdeki kırılganlığı gördüklerini anlıyorum.أرى أن الأمريكان يجدون ضعف في التغييرات
Amerikalıların değişikliklerdeki kırılganlığı gördüklerini anlıyorum.私は アメリカ軍撤退後は こうした変革は
Ancak birçokları gibi onlar da onun esas nedenlerini yanlış anlıyorlar.Aber wie zu viele andere auch missverstehen sie die grundlegenden Ursachen.
Ancak birçokları gibi onlar da onun esas nedenlerini yanlış anlıyorlar.다른 이들이 너무도 흔히 그렇듯 기본적인 원인에 대한 이해를 못 하고 있을 뿐이지요.
Ancak birçokları gibi onlar da onun esas nedenlerini yanlış anlıyorlar.Но, как и многие другие, они неправильно понимают его основные причины.
Ancak birçokları gibi onlar da onun esas nedenlerini yanlış anlıyorlar.Утім, як і багато інших, вони неправильно розуміють його основні причини.
Ancak birçokları gibi onlar da onun esas nedenlerini yanlış anlıyorlar.אך בדומה ליותר מדי אחרים, הם לא מבינים את הסיבות הבסיסיות לכך.
Ancak birçokları gibi onlar da onun esas nedenlerini yanlış anlıyorlar.ولكن مثل العديد من الآخرين، أنهم يسيئون فهم أسبابه الأساسية.
Ancak birçokları gibi onlar da onun esas nedenlerini yanlış anlıyorlar.その基本的な原因を誤解しています 技術が先行してしまっていて
Ancak bir şeyler yanlış gittiğinde ailelerin çocukların gelişimindeki rolünü anlıyoruz.Abia când situaţia se înrăutăţeşte, începem să conştientizăm importanța familiei în viaţa copilului.
Ancak bir şeyler yanlış gittiğinde ailelerin çocukların gelişimindeki rolünü anlıyoruz.Až když se něco pokazí, začínáme si uvědomovat, nakolik je rodina pro dítě důležitá.
Ancak bir şeyler yanlış gittiğinde ailelerin çocukların gelişimindeki rolünü anlıyoruz.Csak amikor baj van, akkor kezdjük felismerni, hogy mennyire fontos a család a gyermek számára.
Ancak bir şeyler yanlış gittiğinde ailelerin çocukların gelişimindeki rolünü anlıyoruz.Dopiero kiedy sprawy idą źle, dostrzegamy wagę rodziny dla dziecka.
Ancak bir şeyler yanlış gittiğinde ailelerin çocukların gelişimindeki rolünü anlıyoruz.E é apenas quando corre mal que nos começamos a aperceber da importância das famílias para as crianças.
Ancak bir şeyler yanlış gittiğinde ailelerin çocukların gelişimindeki rolünü anlıyoruz.Erst wenn es schief läuft, beginnen wir, die Bedeutung von Familien für Kinder zu erkennen.
Ancak bir şeyler yanlış gittiğinde ailelerin çocukların gelişimindeki rolünü anlıyoruz.È solo quando qualcosa va storto che cominciamo a renderci conto dell'importanza delle famiglie per i bambini.
Ancak bir şeyler yanlış gittiğinde ailelerin çocukların gelişimindeki rolünü anlıyoruz.Hal ini mulai tampak saat kita mulai menyadari pentingnya keluarga bagi anak-anak.
Ancak bir şeyler yanlış gittiğinde ailelerin çocukların gelişimindeki rolünü anlıyoruz.무엇인가 잘못되었을 때에 비로소 가정이 아이들에게 얼마나 중요한지 깨닫습니다
Ancak bir şeyler yanlış gittiğinde ailelerin çocukların gelişimindeki rolünü anlıyoruz.Pas als het fout gaat, beseffen we hoe belangrijk families zijn voor kinderen.
Ancak bir şeyler yanlış gittiğinde ailelerin çocukların gelişimindeki rolünü anlıyoruz.Solo cuando falla empezamos a entender la importancia de la familia para los niños.
Ancak bir şeyler yanlış gittiğinde ailelerin çocukların gelişimindeki rolünü anlıyoruz.Và chỉ khi nó phát triển sai lệch chúng ta mới bắt đầu nhận ra tầm quan trọng của gia đình đối với trẻ em.
Ancak bir şeyler yanlış gittiğinde ailelerin çocukların gelişimindeki rolünü anlıyoruz.Μόνο όταν κάτι πάει λάθος αρχίζουμε να συνειδητοποιούμε τη σημασία των οικογενειών για τα παιδιά.
Ancak bir şeyler yanlış gittiğinde ailelerin çocukların gelişimindeki rolünü anlıyoruz.И лишь при обнаружении сбоя мы начинаем понимать, как важна семья для ребёнка.
Ancak bir şeyler yanlış gittiğinde ailelerin çocukların gelişimindeki rolünü anlıyoruz.И само когато нещата се объркат, ние започваме да осъзнаваме важността на семейството за децата.
Ancak bir şeyler yanlış gittiğinde ailelerin çocukların gelişimindeki rolünü anlıyoruz.І лише тоді, коли щось іде не так, ми починаємо розуміти, наскільки важливою для дитини є сім'я.
Ancak bir şeyler yanlış gittiğinde ailelerin çocukların gelişimindeki rolünü anlıyoruz.ורק כאשר הדברים משתבשים אנחנו מתחילים להבין את חשיבות המשפחות לילדים.
Ancak bir şeyler yanlış gittiğinde ailelerin çocukların gelişimindeki rolünü anlıyoruz.فقط عندما تنشأ الآفات، نبدأ نحن بإدراك أهمية العائلة و الأطفال.
Ancak bir şeyler yanlış gittiğinde ailelerin çocukların gelişimindeki rolünü anlıyoruz.子どもにとって家庭が 重要だとわかるのです 1993年の8月に 私が初めて目にしたのは
Ancak, dediğini bir şekilde anlıyorum.Comunque, riesco a capire quello che intendi.
Ancak, dediğini bir şekilde anlıyorum.Jednak... Rozumiem, co chce pani powiedzieć.
Ancak, dediğini bir şekilde anlıyorum.Men... Jag förstår ungefär vad du säger.
Ancak, dediğini bir şekilde anlıyorum.Men ... Jeg forstår omtrent, hvad du siger.
Ancak, dediğini bir şekilde anlıyorum.No entanto, compreendo aquilo que está a dizer.
Ancak, dediğini bir şekilde anlıyorum.Sin embargo, en cierto modo entiendo lo que dices.
Ancak, dediğini bir şekilde anlıyorum.Tajuan kuitenkin tavallaan, mitä tarkoitat.
Ancak, dediğini bir şekilde anlıyorum.Εντούτοις... Μάλλον κατανοώ αυτό που λες.
Ancak, dediğini bir şekilde anlıyorum.Однако мне понятен смысл того, что ты говоришь,
Ancak santimetrede bir çöküş var. Anlıyor musun? İnsanlar bu kadar deli."Pero ha habido una gran caída de "pulgadas" ¿Ves?, La gente está así de loca!
Ancak santimetrede bir çöküş var. Anlıyor musun?Но се намираме в сантиметрова криза."
Ancak tekrar, bazen ekonomistler yanlış anlıyorlar.Ale někdy si to ekonomové špatně vyloží.
Ancak tekrar, bazen ekonomistler yanlış anlıyorlar.Czasem ekonomiści się mylą.
Ancak tekrar, bazen ekonomistler yanlış anlıyorlar.Dar, din nou, câteodată economiştii pot greşi.
Ancak tekrar, bazen ekonomistler yanlış anlıyorlar.De néha a közgazdászok tévednek.
Ancak tekrar, bazen ekonomistler yanlış anlıyorlar.경제학자들이 틀리는 경우도 있습니다.
Ancak tekrar, bazen ekonomistler yanlış anlıyorlar.Ma ancora, a volte gli economisti si sbagliano.
Ancak tekrar, bazen ekonomistler yanlış anlıyorlar.Maar soms hebben economen het ook mis.
Ancak tekrar, bazen ekonomistler yanlış anlıyorlar.Mais là encore, les économistes se trompent parfois.
Ancak tekrar, bazen ekonomistler yanlış anlıyorlar.Manchmal liegen Wirtschaftswissenschaftler aber falsch.
Ancak tekrar, bazen ekonomistler yanlış anlıyorlar.Mas, por vezes, os economistas também se enganam.
Ancak tekrar, bazen ekonomistler yanlış anlıyorlar.Μερικές φορές οι οικονομολόγοι κάνουν λάθος.
İlgili Sayfalar