anlı ile cümle
anlı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Ama anlıyorum.Nhưng anh hiểu
Ama anlıyorum.Pero lo entiendo.
Ama anlıyorum.Pero lo entiendo.
Ama anlıyorum.Tapi aku mengerti
Ama anlıyorum.لكني متفهم
Ama... ...artık anlıyorum ki... ...babam... ...sadece benim babam değil.Azonban most már tudom.
Ama... ...artık anlıyorum ki... ...babam... ...sadece benim babam değil. Bu monarşinin... ...tarihi.Αλλά τώρα συνειδητοποιώ ο πατέρας μου δεν ήταν μόνο ο πατέρας μου. είναι της μοναρχίας ιστορία.
Ama... ...artık anlıyorum ki... ...babam... ...sadece benim babam değil.Mais maintenant je sais. Mon père n'était pas seulement mon père.
Ama... ...artık anlıyorum ki... ...babam... ...sadece benim babam değil.لكن الان اكتشفت ابي
Ama bunlar senin varlığını öyle bir değiştiriyor ki, senin deneyimine bilgelik getiriyor, anlıyor musun?A one zmieniają waszą istotę w taki sposób, który wnosi mądrość do waszego doświadczenia, rozumiecie?
Ama bunlar senin varlığını öyle bir değiştiriyor ki, senin deneyimine bilgelik getiriyor, anlıyor musun?De ezek úgy alakítják át a lényedet, hogy az bölcsességet hoz a tapasztalatodba, tudod?
Ama bunlar senin varlığını öyle bir değiştiriyor ki, senin deneyimine bilgelik getiriyor, anlıyor musun?Îți schimbă ființa într-un așa mod încât îți aduce înțelepciune în experiența ta.
Ama bunlar senin varlığını öyle bir değiştiriyor ki, senin deneyimine bilgelik getiriyor, anlıyor musun?Mais elles transforment votre être de telle manière qu'elles apportent de la sagesse dans votre expérience.
Ama bunlar senin varlığını öyle bir değiştiriyor ki, senin deneyimine bilgelik getiriyor, anlıyor musun?Mas elas alteram o seu ser de tal forma que trazem sabedoria à sua experiência, você vê?
Ama bunlar senin varlığını öyle bir değiştiriyor ki, senin deneyimine bilgelik getiriyor, anlıyor musun?Men de kommer in i ditt varande på ett sådant sätt att det ger visdom till din erfarenhete, du ser?
Ama bunlar senin varlığını öyle bir değiştiriyor ki, senin deneyimine bilgelik getiriyor, anlıyor musun?Pero ellas cambian tu ser de tal modo que traen sabiduría a tu experiencia, ¿ves?
Ama bunlar senin varlığını öyle bir değiştiriyor ki, senin deneyimine bilgelik getiriyor, anlıyor musun?Toda spremenijo tvoje bitje na način, da prinesejo modrost v tvojo izkušnjo, a vidiš?
Ama bunlar senin varlığını öyle bir değiştiriyor ki, senin deneyimine bilgelik getiriyor, anlıyor musun?Но они меняют твое существование таким образом, что это привносит мудрость твоему опыту, понимаешь?
Ama bunlar senin varlığını öyle bir değiştiriyor ki, senin deneyimine bilgelik getiriyor, anlıyor musun?אך רגעים אלו משנים אותנו באופן כזה שמביא לנו חוכמה לחיים,
Ama bunlar senin varlığını öyle bir değiştiriyor ki, senin deneyimine bilgelik getiriyor, anlıyor musun?و لكنها تغير كيانك بطريقة ما تجلب الحكمة إلى تجاربك، رأيتي،
Ama, bunu bir anlığına tepetaklak etmek ve bir şeyleri gözler önüne sererek şüpheleri gidermek istiyorum.Aber ich möchte kurz auf eine gegenteilige Sache zu sprechen kommen und sozusagen reinen Tisch machen.
Ama, bunu bir anlığına tepetaklak etmek ve bir şeyleri gözler önüne sererek şüpheleri gidermek istiyorum.Ale teraz chcę obrócić to do góry nogami wyłożyć kawę na ławę i oczyścić atmosferę.
Ama, bunu bir anlığına tepetaklak etmek ve bir şeyleri gözler önüne sererek şüpheleri gidermek istiyorum.Ja by som to všetko ale rád na chvíľu nechal bokom a prišiel s niečím takpovediac novým a čerstvým.
Ama, bunu bir anlığına tepetaklak etmek ve bir şeyleri gözler önüne sererek şüpheleri gidermek istiyorum.하지만 저는 정반대로 접근해 보겠습니다 말하자면 틀에서 벗어나 새롭게 접근하는거죠
Ama, bunu bir anlığına tepetaklak etmek ve bir şeyleri gözler önüne sererek şüpheleri gidermek istiyorum.Ma vorrei, per un attimo, fare il contrario, tirare in ballo una questione e "ripulire l'aria", per così dire.
Ama, bunu bir anlığına tepetaklak etmek ve bir şeyleri gözler önüne sererek şüpheleri gidermek istiyorum.Θέλω όμως να τα αντιστρέψω, για λίγο, όλα να παρουσιάσω και να ξεκαθαρίσω κάτι.
Ama, bunu bir anlığına tepetaklak etmek ve bir şeyleri gözler önüne sererek şüpheleri gidermek istiyorum.Но я хочу перевернуть это с ног на голову и кое-что вам представить, разрядить атмосферу.
Ama, bunu bir anlığına tepetaklak etmek ve bir şeyleri gözler önüne sererek şüpheleri gidermek istiyorum.אך אני מעוניין להפוך הכל לרגע ולשים הכל על השולחן כדי "לנקות את האויר" כמו שנאמר
Ama, bunu bir anlığına tepetaklak etmek ve bir şeyleri gözler önüne sererek şüpheleri gidermek istiyorum.ولكني أريد أن أقلب ذلك رأساً على عقب لبرهة. ونحصل على شئ على الطاولة وننظف الهواء، إذاً لنقول.
Ama, bunu bir anlığına tepetaklak etmek ve bir şeyleri gözler önüne sererek şüpheleri gidermek istiyorum.テーブルに並べて、整理してみましょう アフリカについて、みなさんがこれまで聞いた最悪な話は何でしょうか?
Ama bu yine, kovadan balık yakalamak olur, anlıyorsunuz değil mi?Ale to znowu, no wiecie -- bułka z masłem.
Ama bu yine, kovadan balık yakalamak olur, anlıyorsunuz değil mi?Auch wieder so ein ungleicher Wettkampf, oder?
Ama bu yine, kovadan balık yakalamak olur, anlıyorsunuz değil mi?Dar iar, e prea ușor, nu?
Ama bu yine, kovadan balık yakalamak olur, anlıyorsunuz değil mi?다시말해서,여러분도 알다시피,수월한 성공길이죠,그렇죠?
Ama bu yine, kovadan balık yakalamak olur, anlıyorsunuz değil mi?Maar daar is weer niks aan, toch?
Ama bu yine, kovadan balık yakalamak olur, anlıyorsunuz değil mi?Ma, di nuovo, questo è facile come sparare ai pesci in un barile, giusto?
Ama bu yine, kovadan balık yakalamak olur, anlıyorsunuz değil mi?Mais ça aussi c'est un combat gagné d'avance, vous savez, n'est-ce pas?
Ama bu yine, kovadan balık yakalamak olur, anlıyorsunuz değil mi?Mas isso é, de novo, caçar galinhas na capoeira, percebem?
Ama bu yine, kovadan balık yakalamak olur, anlıyorsunuz değil mi?Вы ведь знаете, что это проще простого, так?
Ama bu yine, kovadan balık yakalamak olur, anlıyorsunuz değil mi?Но това отново е като да стреляш по риба в буре, нали?
Ama bu yine, kovadan balık yakalamak olur, anlıyorsunuz değil mi?אבל שוב, זה לא כוחות, נכון?
Ama bu yine, kovadan balık yakalamak olur, anlıyorsunuz değil mi?و لكن ذلك من نسج الخيال !
Ama bu yine, kovadan balık yakalamak olur, anlıyorsunuz değil mi?組織培養したウイルスではなく
Ama bu yöntemde ısrar ettiler neden böyle yaptıklarını şimdi anlıyorum.Dar ai mei au persistat şi acum înţeleg de ce au făcut ce au făcut.
Ama bu yöntemde ısrar ettiler neden böyle yaptıklarını şimdi anlıyorum.Doch meine Eltern ließen sich nicht davon abbringen, und heute verstehe ich, warum sie so gehandelt haben.
Ama bu yöntemde ısrar ettiler neden böyle yaptıklarını şimdi anlıyorum.하지만 부모님은 초지일관이셨고, 왜 그렇게 하셨는지 이제는 이해합니다.
Ama bu yöntemde ısrar ettiler neden böyle yaptıklarını şimdi anlıyorum.Maar ze hielden vol en nu weet ik waarom ze het deden.
Ama bu yöntemde ısrar ettiler neden böyle yaptıklarını şimdi anlıyorum.Ma hanno perseverato, e ora capisco perché hanno fatto quel che hanno fatto.
Ama bu yöntemde ısrar ettiler neden böyle yaptıklarını şimdi anlıyorum.Mais ils ont continué a m'envoyer dans des ecoles chères et maintenant je comprends pourquoi ils ont fait cela
Ama bu yöntemde ısrar ettiler neden böyle yaptıklarını şimdi anlıyorum.Nhưng bố mẹ tôi không thay đổi và giờ tôi đã hiểu tại sao họ lại làm như thế
Ama bu yöntemde ısrar ettiler neden böyle yaptıklarını şimdi anlıyorum.Pero ellos continuaron y ahora entiendo por qué hicieron lo que hicieron.
Ama bu yöntemde ısrar ettiler neden böyle yaptıklarını şimdi anlıyorum.Trwali jednak przy swoim i dziś rozumiem ich motywację.
Ama bu yöntemde ısrar ettiler neden böyle yaptıklarını şimdi anlıyorum.Но родители настаивали, и теперь я понимаю почему они сделали то, что сделали.
Ama bu yöntemde ısrar ettiler neden böyle yaptıklarını şimdi anlıyorum.Но те настояваха и сега разбирам защо са го направили.
Ama bu yöntemde ısrar ettiler neden böyle yaptıklarını şimdi anlıyorum.אבל הם המשיכו עם זה, והיום אני מבינה למה הם עשו את זה.
Ama bu yöntemde ısrar ettiler neden böyle yaptıklarını şimdi anlıyorum.ولكنهم استمروا على الحال ، الآن فقط فهمت لماذا فعلوا ما فعلوا .
Ama bu yöntemde ısrar ettiler neden böyle yaptıklarını şimdi anlıyorum.私を私立校へ通わせたのです 汚職についてですが
Ama çoğumuzun hissettiği bazı zamanlar olur -- ne dediğimi anlıyorsunuz?Ale cítime, že hoci je doba, keď mnohí z nás -- viete, o čom hovorím...
Ama çoğumuzun hissettiği bazı zamanlar olur -- ne dediğimi anlıyorsunuz?Ale mamy wrażenie, że są chwile kiedy wielu z nas ... - wiecie o czym mówię?
Ama çoğumuzun hissettiği bazı zamanlar olur -- ne dediğimi anlıyorsunuz?Dar simțim ca și cum sunt momente când mulți dintre noi - știți ce vreau să spun?
İlgili Sayfalar