Aynı anda tırnaklarımı kesip ütü yapamam!I can't cut my nails and do the ironing at the same time!
Benim için sürpriz oldu, o bir anda gözden kayboldu.To my amazement, it disappeared in an instant.
Şu anda herhangi bir tehlike değiliz.We're in no danger now.
Hepimiz aynı anda bağırıyorduk.We were all shouting at the same time.
Bizim kültürümüzde, aynı anda iki kadınla evli olamayız.In our culture, we can't be married to two women at once.
Bir anda iki şey yapamam.I can't do two things at a time.
Londra'da şu anda saat kaç?What time is it in London now?
Şu anda eylül ayındayız ama hava çok sıcak.It's already September; however, it is very hot.
Şu anda Broadway'de hangi tür müzikaller var?What kind of musicals are on Broadway right now?
Futbol maçı şu anda yayında.The football game is now on the air.
Şu anda hem Tom hem de Bill tenis oynuyorlar.Both Tom and Bill are playing tennis now.
Aynı anda ışıklar kesildi.All at once the lights went out.
Şu anda meşgulüm.I'm busy at the moment.
Tam o anda, telefonun çaldığını duydum.Just then, I heard the telephone ring.
Şu anda bir ziyaretçimiz var. Biraz bekler misiniz?We have a visitor right now. Would you mind waiting for a while?
Şu anda bazı türbülanslar yaşıyoruz.We are currently experiencing some turbulence.
Sorun şu anda tartışılıyor.The problem is being discussed now.
Tasarı son anda geçti.The bill passed at the last moment.
Odaya girdiğim anda konuşmayı kestiler.The minute I entered the room, they stopped talking.
O, haberleri duyduğu anda ayağa fırladı.He jumped to his feet the moment he heard the news.
Kız annesini gördüğü anda gözyaşlarına boğuldu.The instant the girl saw her mother, she burst out crying.
O anda gerçeklik duyumu yitirdim.I lost my sense of reality at that moment.
O anda ne kadar mutlu olduğumu ifade edemem.I can't express how happy I was at that time.
Hasta herhangi bir anda ölebilir.The patient may pass away at any moment.
Şu anda ev meşgul değildir.The house is not occupied now.
Üzgünüm, şu anda meşgulüm.I'm sorry, I'm busy right now.
Üzgünüm şu anda ellerim dolu.Sorry, I've got my hands full now.
Bay Smith şu anda görevde.Mr Smith is now on duty.
Affedersiniz ama şu anda meşgulüm.Excuse me, but I'm tied up now.
Hızölçer şu anda saatte 100 mili gösteriyor.The speedometer is recording 100 mph now.
Üzgünüm fakat şu anda cevaplayamam.I'm sorry, but I can't answer right away.
John şimdi herhangi bir anda burada olmalı.John should be here any minute now.
George beklenmedik bir anda tırmanmaya başladı.George began to climb all unawares.
Şu anda San Francisco'da saat kaç?What time is it now in San Francisco?
Şu anda sipariş vermeye hazır mısınız?Are you ready to order now?
Şu anda mevcut değil.He is not available at the moment.
Şu andan itibaren, yapacakların için sorumlu olmalısın.From now on, you must be responsible for what you do.
Şu andan itibaren dakik olmaya söz veriyorum.From now on, I promise to be punctual.
Şu andan itibaren, kendinle ilgilenmek zorunda olacaksın.From now on, you'll have to take care of yourself.
Bu kitap aynı anda ilgi çekici ve öğreticidir.This book is at once interesting and instructive.
Şu anda bu hastalığı tedavi etmek tıbben mümkün değildir.At present it is medically impossible to cure this disease.
Bu alan şu anda inşa edilmiştir.The area is built up now.
Bu verinin şu anda hiçbir değeri yok.This data is of no value now.
Ken şu anda ne yapıyor?What's Ken doing now?
Ken şu anda meşgul, değil mi?Ken is busy now, isn't he?
Darbe girişimi son anda engellendi.The coup attempt was foiled at the last moment.
Ben seni gördüğüm andan itibaren seviyorum.I've loved you from the moment I saw you.
Anne şu anda akşam yemeği hazırlıyor.Mom is fixing supper now.
Size yardım edemem. Aslına bakarsanız şu anda çok meşgulüm.I can't help you. As a matter of fact, I'm very busy just now.
Amcam şu anda Hong Kong'da kalmaktadır.My uncle is staying in Hong Kong at present.
Şu andan itibaren daha çok çalışmak zorunda kalacaksın.You'll have to study harder from now on.
Sanırım şu andaki işini bırakmasan iyi olur.I think you had better stick to your present job.
Lütfen bana şu andaki adresini söyle.Please tell me your present address.
Şu anda yapmak zorunda olduğun en önemli şey planı uygulamaktır.One of the most important things you have to do right now is to carry out the plan.
Bir anda ortadan yok oldu.He disappeared in an instant.
"Şu anda saat kaç?" "Saat on.""What time is it now?" "It's ten o'clock."
Erkek kardeşimin şu anda işi yok.My brother has no occupation now.
Şu anda ekonomi iş döngüsünün zirvesinde.The economy is at peak of a business cycle at present.
Polis şu anda kazanın nedenini araştırıyor.The police are now investigating the cause of the accident.
Şu anda altmış beş yaşının üstünde 31 milyon civarında Amerikalı var.At present there are about 31 million Americans over the age of sixty-five.