anasını ile cümle

anasını kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Çocuklar Tom'a anasının kuzusu dediler.The children called Tom a mama's boy.
Vay anasını!Holy smokes.
Anasınıfındaki öğrencilerden biri olan Klara, Lucas'ın en yakın arkadaşı olan Theo'nun kızıdır.One of Lucas' students is a 5-year-old girl named Klara, the daughter of his best friend, Theo.
“Vay anasını,” dedi.He answered, 'God!
Okula bağlı bulunan bir de anasınıfı bulunmakta olup okul içinde hizmet vermektedir.They have a daughter who is also infected, and bullied for that at school.
Vay anasını, pisliğe bulanmış güneş gözlüklü bir armut! -Ne?-Whoa, a dirty pear with sunglasses!
Seni anasını *** kim hükümetten b-k çalmaktan hoşlanır?What do we want? What do we want !?
Dedim ki, Vay anasını! Çember tamamlandı!And I realized, holy shit, it'd come full circle.
Anasını... ...s...rim!Mother... fucker!
"Vay anasını, sunumu nasıl bu kadar akıcı olabiliyor?""Holy crap! How is his presentation so smooth?"
BU BİR GÖKTAŞI, ANASINI..BU BİR GÖKTAŞI, ANASlNI..
Ona iki tepeyi (anasının iki memesini emmenin veya hayır ve şerrin yolunu) gösterdik.And showed him two highways (of good and evil)?
Onları size bu şekilde boyun eğdirdi ki, sizi hidayete erdirdiği için Allah'ı yücelterek anasınız.That is why He has subjugated them to you that you may glorify God for having shown you the way.
Musa'nın anasının yüreğinde yalnızca çocuğunun tasası kaldı.The mother of Moses was perturbed in the morning.
Musa'nın anasının yüreği (tasadan) bomboş kalıverdi.The mother of Moses was perturbed in the morning.
Bu da bizim, kentlerin/medeniyetlerin anasını uyarman için indirdiğimiz bir kitap.And this is a Book We have sent down, blest, and confirming that which hath been before it.
Eğer kardeşleri varsa, anasının payı altıda birdir.If he has siblings, his mother gets one-sixth.
Eğer kardeşleri varsa, anasının payı, yapacağı vasiyetten ve borcundan arta kalanın altıda biridir.If he has siblings, his mother gets one-sixth.
“Vay anasını,” dedi.Wörtlich sagte er: «Boh.
Ne anasını, ne babasını, ne de bir başka şeyi hatırlar.Weder er, noch sein Bruder oder seine Mutter hätten etwas davon gehabt.
Domuzun burnu, kısrağın götü, mezbaha iti, vaftiz edilmemiş kaş, kendi anasını siken.Schweinefresse, Stutenarsch, Metzgerhund, ungetaufte Stirn, gefickt sei deine Mutter!
Mahallede anasınıfı, ilk ve ortaokulu kapsayan 16 derslik bir okul vardır.Auf dem Gemeindegebiet gibt es 16 Grund- und eine weiterführende Schule.
Okula bağlı bulunan bir de anasınıfı bulunmakta olup okul içinde hizmet vermektedir.Jene werden auch im Schulhaus ausgehängt und nach Leistung sortiert.
Anasının karnında 12 ay kalmıştır.Nur zwei Kinder hatten 12 Schwangerschaften der Mutter überlebt.
“Vay anasını,” dedi.Il déclara alors : « Pitié mon Dieu !
Anasının karnında 12 ay kalmıştır.Il n'a que neuf mois à la mort de son père.
Anasınıfındaki öğrencilerden biri olan Klara, Lucas'ın en yakın arkadaşı olan Theo'nun kızıdır.Uno de los estudiantes de Lucas es Klara, la hija de su mejor amigo Theo.
Anasınıfından 8. sınıfa kadar eğitim vermektedir.Se cursa desde pre-kinder hasta 8° básico.
Domuzun burnu, kısrağın götü, mezbaha iti, vaftiz edilmemiş kaş, kendi anasını siken.Morro de cerdo, culo de yegua, perro de matadero, rostro del anticristianismo, folla a tu propia madre!
“Vay anasını,” dedi.Él dijo ‘¡maldición!’”
Çocuk, anasının memesini emer.Esto a petición de su madre.
“Vay anasını,” dedi.Essa rispose, 'Dio!?
Domuzun burnu, kısrağın götü, mezbaha iti, vaftiz edilmemiş kaş, kendi anasını siken.Muso di porco, deretano di giumenta, cane di un macellaio, fronte non battezzata, scopati tua madre!
Çocuk, anasının memesini emer.Il ragazzino esegue gli ordini del padrone.
Köylüler yollarına devam ederken Ali, çocukları ve karısını alıp geri döner ve anasını bulur.Ma la nonna deve partire per lavoro e invita Donna e i bambini ad uscire da casa sua e tornare alla loro.
“Vay anasını,” dedi.Сказал он ему: «Дед мой».
Okulumuzun anasınıfı mevcuttur.Ими гордится наша школа.
Domuzun burnu, kısrağın götü, mezbaha iti, vaftiz edilmemiş kaş, kendi anasını siken.Свиная ты морда, кобылиная срака, мясницкая собака, некрещённый лоб, ну и мать твою ёб.
“Vay anasını,” dedi.قال: فوالله!
Mahallede anasınıfı, ilk ve ortaokulu kapsayan 16 derslik bir okul vardır.يوجد بالبلدية 16 مدرسة ابتدائية ومتوسطتين وثانوية واحدة.
Okulun anasınıfı bulunmaktadır.Foda-se a escola.
“Vay anasını,” dedi.De repente ela gritou: “Meu Deus”.
Ne anasını, ne babasını, ne de bir başka şeyi hatırlar.Fiel ao irmão e a mais ninguém.
“Vay anasını,” dedi."Hemeltje", zei Hij opstandig.
Anasının karnında 12 ay kalmıştır.Ze blijven ongeveer 12 maanden bij de moeder.
İlköğretim 1. ve 2. kademe 1'er şube ayrıca anasınıfı vardır.Huisnummers 1 & 3 samen met één voordeur.
Anasının gözüdür.Hij is zo glad als een aal.
Ne anasını, ne babasını, ne de bir başka şeyi hatırlar.Nie pamięta swoich rodziców, rodzinnego miasta ani nawet swojego prawdziwego imienia.
Okulda ayrıca anasınıfı da mevcuttur.Dessutom går det bra i skolan.
Marshall'ın utanç verici hikâyesi Lily'nin anasınıfında geçer.Därmed försvann Marshalls sista länk till Lily.
2009 Yılında anasınıfıda açılmıştır ve öğrenime devam etmektedir.У 2009 році він повернувся сюди уже для вивчення історії.
Anasının karnında 12 ay kalmıştır.12 днів у жовтій майці.
“Vay anasını,” dedi.Вона сказала: Так, Господе!
Domuzun burnu, kısrağın götü, mezbaha iti, vaftiz edilmemiş kaş, kendi anasını siken.Свиняча ти морда, кобиляча срака, різницька собака, нехрещений лоб, мать твою в'їб.
Okulda ayrıca anasınıfı da mevcuttur.Stejně tomu bylo i se školou.
Domuzun burnu, kısrağın götü, mezbaha iti, vaftiz edilmemiş kaş, kendi anasını siken.Prasečí rypáku, kobylí řiti, řeznický pse, nepokřtěná hlavo, běž obskočit vlastní matku!
“Vay anasını,” dedi."Așa este, Doamne", a spus ea.
Domuzun burnu, kısrağın götü, mezbaha iti, vaftiz edilmemiş kaş, kendi anasını siken.Te disznópofa, te kancasegg, te hentes kutyája, te kereszteletlen tökfej, hogy baszom azt anyádat.
Ne anasını, ne babasını, ne de bir başka şeyi hatırlar.Immár se apja, se nővére, se barátai.
Anasınıfındaki öğrencilerden biri olan Klara, Lucas'ın en yakın arkadaşı olan Theo'nun kızıdır.A kislány Klara, akinek apja, Theo Lucas legjobb barátja.

İlgili Sayfalar