Okulda ayrıca anasınıfı da mevcuttur.Dessutom går det bra i skolan.
Marshall'ın utanç verici hikâyesi Lily'nin anasınıfında geçer.Därmed försvann Marshalls sista länk till Lily.
Kızın anası, " kızımın kınasını" gördüm diyerek, hem ağlar ve hem de gururlanır.Hon menar att hennes mormor, "Häxan", lär henne alldeles för långsamt.
Erken eniyilendirme tüm kötülüklerin anasıdır."«Ледарство — мати усіх пороків та хвороб.»
2009 Yılında anasınıfıda açılmıştır ve öğrenime devam etmektedir.У 2009 році він повернувся сюди уже для вивчення історії.
Anasının karnında 12 ay kalmıştır.12 днів у жовтій майці.
“Vay anasını,” dedi.Вона сказала: Так, Господе!
Filmde Hüseyin Altın, anasız büyüyüp kabadayı olan bir genci canlandırır.Рейтинг IMDb Історія про дівчинку-сироту, усиновлену літніми братом і сестрою.
Domuzun burnu, kısrağın götü, mezbaha iti, vaftiz edilmemiş kaş, kendi anasını siken.Свиняча ти морда, кобиляча срака, різницька собака, нехрещений лоб, мать твою в'їб.
Yemen halkı tarafından kendisine "Demir Kadın" ve "Devrimin Anası" adı verildi.Odpůrci režimu jí přezdívají např. Železná žena nebo Matka revoluce.
Anâsır (esaslar, yani elemanlar), varlık türlerini oluşturan kurucu özlerdir.Jeho stavby nesou znaky manýrismu.
Okulda ayrıca anasınıfı da mevcuttur.Stejně tomu bylo i se školou.
Domuzun burnu, kısrağın götü, mezbaha iti, vaftiz edilmemiş kaş, kendi anasını siken.Prasečí rypáku, kobylí řiti, řeznický pse, nepokřtěná hlavo, běž obskočit vlastní matku!
Babası ve anası vardır.V Gruzii má vlastního otce a matku.
“Vay anasını,” dedi."Așa este, Doamne", a spus ea.
Değirmen Anası, tabiri kullanıldığı da olur.Și viața veacului, ce va să fie.
Güvensizlik güvenliğin anasıdır.Neîncrederea este mama siguranței.
Domuzun burnu, kısrağın götü, mezbaha iti, vaftiz edilmemiş kaş, kendi anasını siken.Te disznópofa, te kancasegg, te hentes kutyája, te kereszteletlen tökfej, hogy baszom azt anyádat.
Ne anasını, ne babasını, ne de bir başka şeyi hatırlar.Immár se apja, se nővére, se barátai.
Anasınıfındaki öğrencilerden biri olan Klara, Lucas'ın en yakın arkadaşı olan Theo'nun kızıdır.A kislány Klara, akinek apja, Theo Lucas legjobb barátja.
Loviatar, Tuoni'nin kör kızı ve 9 felâketin anası.Loviatarnak hívják Tuoniék vérszomjas, vak lányát, aki a Kilenc betegség anyja.
Anasınıfı öğretmeniyle beraber 3 öğretmen çalışmaktadır.Három tanítóval működött már iskola is.
Kur'an'da 'şehirlerin anası' (ummu'l kur'a) sıfatıyla anılır.Paikallislehtenä ilmestyy Qələbə (”Voitto”).
Domuzun burnu, kısrağın götü, mezbaha iti, vaftiz edilmemiş kaş, kendi anasını siken.Sian kärsä, tamman perse, teurastamon piski, ristimätön harjas, nussikaa äitiänne!
Araplar onu, eskiliği sebebiyle 'Ummu'l Beled' veya “Şehirlerin Anası” olarak adlandırırdı.Hänen ystävänsä kutsuivat häntä ”Vanhaksi kaljupääksi” tai ”Baldyksi”.
“Vay anasını,” dedi.Saraa: "Jos Jumala tahtoo."
Okulumuzun anasınıfı mevcuttur.Miten ymmärrän elämän koulun.
Loviatar, Tuoni'nin kör kızı ve 9 felâketin anası.Λόβιαταρ, η τυφλή κόρη του Τούονι.
“Vay anasını,” dedi.'Άκουσέ με, Θεέ μου').
Anasının karnında 12 ay kalmıştır.Το μικρό ζει στο μάρσιπο της μητέρας του για έξι μήνες.
Bu olay, "tüm kitlesel yok oluşların anası" olarak tanımlanmıştır.Man har kaldt hændelsen for "alle masseudryddelsers moder".
Okulda ayrıca anasınıfı da mevcuttur.Der er også børnehave i forbindelse med skolen.
Tüm filmlerin anası!Filmen Girls!
“Vay anasını,” dedi.Profeten sagde: ”Nej.”
Küçük yaşta anası ölmüştür.Barnestjernes mor er død.
Ve Âdem karısının ismini Havva koydu, çünkü bütün yaşayanların anası oldu."Mannen gir kvinnen navnet Eva, «for hun ble mor til alle som lever».
Yemen halkı tarafından kendisine "Demir Kadın" ve "Devrimin Anası" adı verildi.Ia dijuluki "Wanita Besi" dan "Ibu Revolusi" oleh rakyat Yaman.
“Vay anasını,” dedi.Nabi berjawab, "Ibumu."
Ali anasını sırtlar.Ibunya menenangkan Edo.
Değirmen Anası: Değirmen İyesinin dişi olanıdır.Dan Utaibah dinikahkan dengan Ummu Kultsum.
“Vay anasını,” dedi.Thượng nói: “Hay!”
Anasının karnında 12 ay kalmıştır.Trộm tiền của mẹ 12 lần.
Bu kitabın ayetlerinden bir kısmı muhkemdir ki, bu ayetler, kitabın anasıdır.しかし、後世「啓」字を持つ画人の作品は「啓書記(祥啓)筆」として伝来することが多い。
Babası ve anası vardır.父親と母親がいる。
Meyvelerin anası ve atası olarak kabul edilir.あなた方の祖先とアッラー。
“Vay anasını,” dedi.」言ってやるがよい、「アッラーだ」と。
“Ümmü’l-Mesâkîn” (fakirler anası) lakabıyla anılan Zeynep b.ただし,A が所望のもの(回路など),B が対象のものとする。
Marshall çok sıkışmıştır ve anasınıfı tuvaletine oturur.健作は大慌てになりトイレに逃げる。
Anasının karnında on ay kalmıştır.海の9歳上の義姉(海の義父の娘)。
Seçilmesi gereken siyaset, "ittihad-ı anasır" olmalıydı.化身を用いた必殺技は「武神連斬」。
İlköğretim 1. ve 2. kademe 1'er şube ayrıca anasınıfı vardır.NEXT 初代、Special、2では隠しコマンドで出現。
Araplar onu, eskiliği sebebiyle 'Ummu'l Beled' veya “Şehirlerin Anası” olarak adlandırırdı.パムにとって船は母親同然であるため、船を「母なる船」あるいは「お母さん」と呼んでいる。
Moğolların sekiz boyunun anası sayılır.その味は八軒の母のお墨付き。
O kış Memed ve anası çok zorluk çekerler.其冬,以省親歸,孝養母。
Ve Âdem karısının ismini Havva koydu, çünkü bütün yaşayanların anası oldu."”亞當給他妻子起名叫夏娃,因為她是眾生之母。
“Vay anasını,” dedi.’帝曰:‘然。
Gerçeği öğrenince anasına çok kızar ve babasını kurtarmak için hemen yola çıkar.雙親別離,母親爾後才發現自己懷孕而產下了他,因而與父親素昧平生。
Anasının karnında 12 ay kalmıştır.母鯊的懷胎期為16個月。
Bombanın ABD ordusunun "tüm bombaların anası" olarak bilinen GBU-43/B MOAB'a benzediği bildirildi.美國空軍向阿富汗亞欽區(英语:Achin District)的伊斯兰国據點投下一枚有「炸彈之母」之稱的GBU-43/B大型空爆炸弹,據報造成至少90名武裝分子喪生。
Ot Ene: Ateşin anası.天:炎的姐姐。