Bu değerleri belirlerken çok derin analizler yaptıklarını da düşünmüyorum doğrusu.A nemyslím si, že získali mnohem víc informací.
Bu gibi bir analiz, tanımı itibariyle spekülatif olduğundan dikkatli yapılması gerekmektedir.I fallet med mCPP är syftet förmodligen att förstärka eller mildra effekterna av MDMA (ecstasy).
Bu hususlar atık su analizi hakkındaki yeni EMCDDA yayınında ele alınmaktadır (EMCDDA, 2008b).Aceste probleme sunt abordate în noua publicaţie a OEDT privind analiza apelor reziduale (OEDT, 2008b).
Bu hususlar atık su analizi hakkındaki yeni EMCDDA yayınında ele alınmaktadır (EMCDDA, 2008b).Asioita käsitellään uudessa EMCDDA:n julkaisussa, joka koskee jätevesianalyysia (EMCDDA, 2008b).
Bu hususlar atık su analizi hakkındaki yeni EMCDDA yayınında ele alınmaktadır (EMCDDA, 2008b).Disse spørgsmål behandles i den nye publikation fra EONN om spildevandsanalyse (EONN, 2008b).
Bu hususlar atık su analizi hakkındaki yeni EMCDDA yayınında ele alınmaktadır (EMCDDA, 2008b).Estas questões são abordadas na nova publicação do OEDT sobre a análise de águas residuais (OEDT, 2008b).
Bu hususlar atık su analizi hakkındaki yeni EMCDDA yayınında ele alınmaktadır (EMCDDA, 2008b).Ezekkel a kérdésekkel az EMCDDA új, a szennyvizek elemzéséről szóló kiadványa foglalkozik (EMCDDA, 2008b).
Bu hususlar atık su analizi hakkındaki yeni EMCDDA yayınında ele alınmaktadır (EMCDDA, 2008b).Metoda obsega merjenje ravni razgradnih produktov prepovedanih drog, ki se izločijo v urinu uživalca.
Bu hususlar atık su analizi hakkındaki yeni EMCDDA yayınında ele alınmaktadır (EMCDDA, 2008b).Těmito otázkami se zabývá nová publikace EMCDDA o analýze odpadních vod (EMCDDA, 2008b).
Bu hususlar atık su analizi hakkındaki yeni EMCDDA yayınında ele alınmaktadır (EMCDDA, 2008b).Týmito otázkami sa zaoberá nová publikácia EMCDDA o analýze odpadových vôd (EMCDDA, 2008b).
Bu hususlar atık su analizi hakkındaki yeni EMCDDA yayınında ele alınmaktadır (EMCDDA, 2008b).Zagadnienia te omówione są w nowej publikacji EMCDDA na temat analizy wodno-ściekowej (EMCDDA, 2008b).
Bu, İslam'ın en gizemli anıdır, ve tabii ki, deneysel analize meydan okur.Acesta e momentul mistic central al Islamului şi asta, desigur, sfidează analiza empirică.
Bu, İslam'ın en gizemli anıdır, ve tabii ki, deneysel analize meydan okur.Dit is hét centrale mystieke moment van de islam en als dusdanig valt het empirisch niet te analyseren.
Bu, İslam'ın en gizemli anıdır, ve tabii ki, deneysel analize meydan okur.Este é o momento nuclear da mística do Islão, e, como tal, é claro, desafia a análise empírica.
Bu, İslam'ın en gizemli anıdır, ve tabii ki, deneysel analize meydan okur.Este es el momento clave de la mística del Islam, y como tal, por supuesto, desafía un análisis empírico.
Bu, İslam'ın en gizemli anıdır, ve tabii ki, deneysel analize meydan okur.이것은 분명 이슬람에서 중대하고 신비로운 순간이지만 당연히 실증적 분석이란 불가능합니다.
Bu, İslam'ın en gizemli anıdır, ve tabii ki, deneysel analize meydan okur.Questo è il momento mistico chiave dell'Islam e in quanto tale, naturalmente, sfida l'analisi empirica.
Bu, İslam'ın en gizemli anıdır, ve tabii ki, deneysel analize meydan okur.To główny mistyczny moment Islamu i jako taki, wychodzi poza empiryczne poznanie.
Bu, İslam'ın en gizemli anıdır, ve tabii ki, deneysel analize meydan okur.To je jadro mystického okamihu islamu, a ako také, samozrejme odporuje empirickej analýze.
Bu, İslam'ın en gizemli anıdır, ve tabii ki, deneysel analize meydan okur.To je ključni mistični moment islama in se kot tak seveda izmika empirični analizi.
Bu, İslam'ın en gizemli anıdır, ve tabii ki, deneysel analize meydan okur.Це - найтаємничіший момент ісламу, над яким,звісно, неможливо провести жодного емпіричного аналізу.
Bu, İslam'ın en gizemli anıdır, ve tabii ki, deneysel analize meydan okur.זוהי ליבת הרגע המיסטי באיסלם, וככזה, כמובן, הוא מאתגר את הניתוח האמפירי.
Bu, İslam'ın en gizemli anıdır, ve tabii ki, deneysel analize meydan okur.إنها اللحظة الأساسية في اﻹسلام، وﻷنها كذلك، بالطبع، فهي تتحدى التحليل العملي
Bu, İslam'ın en gizemli anıdır, ve tabii ki, deneysel analize meydan okur.勿論 この問いかけは 実証的に分析されうるものでは ありませんが それでも この問いは 私の頭から消えませんでした
Bu işlemleri yaptıkça varyans analizinin ne olduğunu anlayacaksınız.Laten we het totale gemiddelde uitrekenen Dus dat wordt 3 + 2 + 1.
Bu kanıt kaynaklarını, resmi değerlendirmeler ve analizler dünyasına dahil etmek çok önem kazanacaktır.A conjugação destas fontes de dados com o mundo formal da avaliação e análise tornar se á muito importante.
Bu kanıt kaynaklarını, resmi değerlendirmeler ve analizler dünyasına dahil etmek çok önem kazanacaktır.a zhromažďovania poznatkov z celosvetového sledovania životného prostredia občanmi.
Bu kanıt kaynaklarını, resmi değerlendirmeler ve analizler dünyasına dahil etmek çok önem kazanacaktır.Fornire informazioni attraverso le reti dell’AEA è stata un’esperienza unica e positiva.
Bu kanıt kaynaklarını, resmi değerlendirmeler ve analizler dünyasına dahil etmek çok önem kazanacaktır.področju ocenjevanja in analiz.
Bu kanıt kaynaklarını, resmi değerlendirmeler ve analizler dünyasına dahil etmek çok önem kazanacaktır.Połaczenie takich źródeł dowodowych z oficjalnym światem ocen i analiz będzie bardzo istotne.
Bu kanıt kaynaklarını, resmi değerlendirmeler ve analizler dünyasına dahil etmek çok önem kazanacaktır.réseaux établis par l'AEE est une expérience à la fois positive et exceptionnelle.
Bu kanıt kaynaklarını, resmi değerlendirmeler ve analizler dünyasına dahil etmek çok önem kazanacaktır.Será muy importante combinar estas fuentes de información con el mundo formal del análisis y la evaluación.
Bu kanıt kaynaklarını, resmi değerlendirmeler ve analizler dünyasına dahil etmek çok önem kazanacaktır.Tulevien viiden vuoden aikana otamme käyttöön uuden apuvälineen, yhteisen ympäristötietojärjestelmän SEIS.
Bu kanıt kaynaklarını, resmi değerlendirmeler ve analizler dünyasına dahil etmek çok önem kazanacaktır.πληθώρα επίσημων αξιολογήσεων και αναλύσεων θα αποκτήσει βαρύνουσα σημασία.
Bu kemiğin analizini yaptığımızda, çok şempanzemsi göründüğü açıktı.Als wir diesen Knochen analysierten, war klar, dass er sehr wie der von einem Schimpansen aussah.
Bu kemiğin analizini yaptığımızda, çok şempanzemsi göründüğü açıktı.Când am analizat acest os, a devenit clar că arăta ca osul unui cimpanzeu.
Bu kemiğin analizini yaptığımızda, çok şempanzemsi göründüğü açıktı.Cuando hicimos el análisis de este hueso, quedó claro que parecía muy chimpancé.
Bu kemiğin analizini yaptığımızda, çok şempanzemsi göründüğü açıktı.Da vi lavede analysen af denne knogle, var det tydeligt at det så meget chimpanseagtigt ud.
Bu kemiğin analizini yaptığımızda, çok şempanzemsi göründüğü açıktı.우리가 이 뼈를 분석했을 때, 이것이 굉장히 침팬치와 비슷하다는 것은 분명했습니다
Bu kemiğin analizini yaptığımızda, çok şempanzemsi göründüğü açıktı.Kun analysoimme tämän luun, kävi selville, että se oli hyvin samanlainen kuin simpansseilla.
Bu kemiğin analizini yaptığımızda, çok şempanzemsi göründüğü açıktı.Po przeanalizowaniu kości stało się oczywiste, że była ona bardzo szympansia.
Bu kemiğin analizini yaptığımızda, çok şempanzemsi göründüğü açıktı.Quando abbiamo analizzato quest'osso, era chiaro che sembrava molto simile a quello degli scimpanzé.
Bu kemiğin analizini yaptığımızda, çok şempanzemsi göründüğü açıktı.Toen we dit bot analyseerden, was duidelijk dat het er chimp-achtig uitzag, chimpansee-achtig.
Bu kemiğin analizini yaptığımızda, çok şempanzemsi göründüğü açıktı.Όταν αναλύσαμε αυτό το οστό, ήταν φανερό πως έμοιαζε πολύ με των χιμπατζήδων.
Bu kemiğin analizini yaptığımızda, çok şempanzemsi göründüğü açıktı.Когато направихме анализ на тази кост, беше ясно, че прилича много на тази при шимпанзетата.
Bu kemiğin analizini yaptığımızda, çok şempanzemsi göründüğü açıktı.Когда мы сделали анализ этой кости, стало ясно, что она была похожа на кость шимпанзе.
Bu kemiğin analizini yaptığımızda, çok şempanzemsi göründüğü açıktı.Проаналізувавши цю кістку, ми побачили, що вона дуже подібна до кістки шимпанзе.
Bu kemiğin analizini yaptığımızda, çok şempanzemsi göründüğü açıktı.כשניתחנו את העצם הזו, היה ברור שהיא דומה מאד לשימפנזה.
Bu kemiğin analizini yaptığımızda, çok şempanzemsi göründüğü açıktı.ربما تستغربون، " إذا ترون ميزة القرد هذه، ميزة البشر، القرد. بماذا يخبرنا ذلك؟"
Bu kemiğin analizini yaptığımızda, çok şempanzemsi göründüğü açıktı.この骨を分析した所 明らかにチンパンジーと似ていました なので 3.3百万年前に この子が母を呼ぶ声は
Bu konuda her türlü analiz yapıldı ve protein, yağ veya vitamin açısından üretilen et gayet iyi.Be', sono state condotti diversi tipi di analisi ed in termini di proteine, o grassi, o vitamine,
Bu konuda her türlü analiz yapıldı ve protein, yağ veya vitamin açısından üretilen et gayet iyi.Bylo zde mnoho analýz o bílkovinách, tuku a vitamínách, které jsou velmi prospěšné.
Bu konuda her türlü analiz yapıldı ve protein, yağ veya vitamin açısından üretilen et gayet iyi.Er zijn allerlei analyses geweest en wat betreft eiwitten, of vet, of vitamines, is het erg goed.
Bu konuda her türlü analiz yapıldı ve protein, yağ veya vitamin açısından üretilen et gayet iyi.단백질, 지방, 비타민에 대한 많은 종류의 분석이 있습니다. 그건 매우 훌륭합니다.
Bu konuda her türlü analiz yapıldı ve protein, yağ veya vitamin açısından üretilen et gayet iyi.Nos, elvégeztek mindenféle elemzéseket a protein-, zsír- és vitamintartalomról, kiváló eredményekkel.
Bu konuda her türlü analiz yapıldı ve protein, yağ veya vitamin açısından üretilen et gayet iyi.On tehty kaikenlaisia analyyseja, ja proteiinien, rasvan tai vitamiinien suhteen se on oikein hyvää.
Bu konuda her türlü analiz yapıldı ve protein, yağ veya vitamin açısından üretilen et gayet iyi.Se ha hecho todo tipo de análisis y en términos de proteínas, grasas o vitaminas, es muy buena.
Bu konuda her türlü analiz yapıldı ve protein, yağ veya vitamin açısından üretilen et gayet iyi.Têm sido feitas todo o tipo de análises e em termos de proteína, gordura ou vitaminas, é muito boa.
Bu konuda her türlü analiz yapıldı ve protein, yağ veya vitamin açısından üretilen et gayet iyi.V tomto smere bolo vykonaných mnoho typov analýz a čo sa týka proteínov, tukov alebo vitamínov je veľmi dobré.
Bu konuda her türlü analiz yapıldı ve protein, yağ veya vitamin açısından üretilen et gayet iyi.Были сделаны всякого рода анализы, и что касается белков, жиров и витаминов, оно очень хорошее.