anahtarlar ile cümle
anahtarlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
4
ORT. KELİME
Ne yaptığına dikkat etmek başarmak için en önemli anahtarlardan biridir.Paying attention to what you are doing is one of the most important keys to success.
Ayak parmaklarıyla anahtarlarını almaya çalıştı.Tom tried to pick up his keys with his toes.
Tom anahtarlarını cebine koydu.Tom pocketed the keys.
Tom anahtarlarını bulamıyor.Tom can't find his keys.
Anahtarları bana ver.Give me the keys.
Tom anahtarları Mary'ye attı.Tom tossed the keys to Mary.
Anahtarlarımı nereye koydun?Where did you put my keys?
Araba anahtarların nerede?Where are your car keys?
Araba anahtarları nerede?Where are the car keys?
Arabamın anahtarları nerede?Where are my car keys?
Anahtarları bana bıraktı.She left me the keys.
Bana anahtarları bıraktı.He left me the keys.
Araba anahtarlarına ihtiyacım var.I need the car keys.
Tüm akşamı anahtarlarımı bulmaya çalışmakla geçirdim.I spent the whole evening trying to find my keys.
Anahtarlarımı alacağım.I'll get my keys.
Anahtarlarımı aldın.You've got my keys.
Anahtarlarımı nereye koyduğumu hatırlamaya çalışıyorum.I've been trying to remember where I put my keys.
Anahtarlarımı bulmaya çalışıyorum.I've been trying to find my keys.
Anahtarlarımı bulamıyorum.I can't find my keys.
O, anahtarlarını arabada bıraktı.She left her keys in the car.
Anahtarlarımı arabada bıraktım!I left my keys in the car!
Kocam o kadar şaşkına dönmüştü ki araba anahtarlarını düşürdü.My husband was so flabbergasted he dropped his car keys.
Anahtarlarımı arıyorum. Gördün mü?I'm looking for my keys. Have you seen them?
Bana anahtarlarını ver.Give me your keys.
Bana araba anahtarlarını ver.Give me your car keys.
Anahtarlarını al.Get your keys.
Anahtarları saklayın.Keep the keys.
Tom'un anahtarları bende.I've got Tom's keys.
Anahtarlarım yanımda yoktu.I didn't have my keys with me.
Tom anahtarlarını getirmedi.Tom didn't bring his keys.
Anahtarlarımı yanlış yere koymuşum gibi görünüyor.I appear to have misplaced my keys.
Anahtarlarımı bulamadım.I couldn't find my keys.
Dün bir yerde anahtarlarımı kaybettim.I lost my keys somewhere yesterday.
Anahtarlarımın nerede olduğunu bilmiyorum.I don't know where my keys are.
Anahtarlarımı nereye koyduğumu bilmiyorum ama onları burada bir yerde bıraktım.I don't know where I put my keys, but I left them in here somewhere.
Nihayet anahtarlarımı buldum.I finally found my keys.
Bütün gün anahtarlarımı arıyorum.I've been looking for my keys all day.
Henüz anahtarlarımı bulmadım.I haven't found my keys yet.
Anahtarlarım var.I've got the keys.
Ben anahtarlarımı asla bulmadım.I never found my keys.
Anahtarlarımın buralarda bir yerlerde olduğunu biliyorum.I know my keys are here somewhere.
Anahtarlarımı masada bıraktım.I left my keys on the table.
Anahtarlarıma ihtiyacım var.I need my keys.
Şu araba anahtarlarına ihtiyacım var.I need those car keys.
Arabanın anahtarlarına ihtiyacım var.I need your car keys.
Tom'un anahtarlarını aldığını gördüm.I saw Tom take your keys.
Anahtarlarımı yanlış yere koydum gibi görünüyorum.I seem to have misplaced my keys.
Anahtarlarımı hâlâ bulmadım.I still haven't found my keys.
Sanırım anahtarlarımı burada bir yerde bıraktım.I think I left my keys in here somewhere.
Senin arabanın anahtarlarını buldun mu?Did you find your car-keys?
Anahtarlarımı bulmama yardım edebilir misiniz?Could you help me find my keys?
Arabasını tamir etmek için Tom'un anahtarlarımı ödünç almasına izin verdim.I let Tom borrow my wrenches to fix his car.
Tom arabamın anahtarlarını nereye koyduğunu bana söylemez.Tom won't tell me where he put my car keys.
Tom anahtarlarının nerede olması gerektiğini biliyordu.Tom knew where his keys should've been.
Tom anahtarlarını nereye koyduğunu hatırladı.Tom remembered where he put his keys.
Tom cebinden anahtarlarını çıkardı.Tom took his keys out of his pocket.
Tom anahtarlarını nereye koyduğunu biliyordu.Tom knew where he had put his keys.
Tom Mary'ye kamyonet için anahtarlar verdi.Tom gave Mary the keys to the van.
Anahtarlarımı kaybettiğimi sandım.I thought that I had lost my keys.
Tom, anahtarları masanın üzerine attı.Tom tossed the keys on the table.
İlgili Sayfalar