Ana içeriğe geç
Sözlük

anahtar ile cümle

anahtar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Asselborn, "Yalnızca şunu söyleyebilirim ki, anahtar Zagreb'deki Hırvat hükümetinin elindedir.""I can only say that the key lies with the Croatian government in Zagreb," he said.
Anahtar bu bence. Kader, onu tutanların elindedir.Destiny is in the hands of the people who occupy it.
Georgievski NATO'ya üyelikte anahtarın siyasi kararlar olduğunu belirtti.Georgievski suggested that political decisions are the key to acceptance in NATO.
00000 Anahtar, 000 Grup00000 chiavi, 000 gruppi
00000 Anahtar, 000 Grup00000 Claves, 000 Grupos
YTD'nin Geleceği Konusundaki Tartışmada Anahtar, BH AnayasasıBiH Constitution is the Key for Debate Over OHR Future
00000 Anahtar, 000 Grup00000 clés, 000 groupes
HDZ, büyümeyi hızlandırmanın anahtarı olarak serbest pazar liberalizmini destekliyor.HDZ promotes free-market liberalism, saying this is the key to spurring growth.
00000 Anahtar, 000 Grup00000 klíčů, 000 skupin
Hırvat halkına 700 civarında anahtar verilirken, daha da fazlası Slovenlere veriliyor.Around 700 keys have been given to Croatian citizens; even more are being given to Slovenians.
00000 Anahtar, 000 Grup00000 ključev, 000 skupin
00000 Anahtar, 000 Grup00000 kľúčov, 000 skupín
00000 Anahtar, 000 Grup00000 kluczy, 000 grup
00000 Anahtar, 000 Grup00000 kulcs, 000 csoport
00000 Anahtar, 000 Grup00000 Nøgler, 000 Grupper
00000 Anahtar, 000 Grup00000 nycklar, 000 grupper
Anlaşmazlığın çözülmesi, Balkan ülkesinin AB aday statüsü elde etmesine anahtar teşkil ediyor.The resolution of the dispute is the key to the Balkan country's EU candidate status.
NATO aynı zamanda iç güvenlik ve emniyetin de anahtarı konumunda.NATO is, also, part of the answer for the question of internal security and safety.
Birincisi bağımsız ve güvenilir bir yargı sistemi, kurumsal istikrarın anahtarı.Firstly, independent and reliable judiciary is a key to institutional stability.
Kosova, Rusya'nın politikasının değişeceğini umuyor, fakat bunun anahtarı Sırbistan olabilir.Kosovo harbours hope that Russia's policy will change; however, Serbia may be the key.
Eski SC Cumhurbaşkanı Biljana Plavsiç'in verdiği ifade davada anahtar rolü oynadı.Testimony given by former RS President Biljana Plavsic was considered key to the case.
Washington'a göre Türkiye'nin krizden çıkışının anahtarı AB süreciWashington sees EU process as key to Turkey's exit from crisis
Türk milliyetçileri ve Kürtler, demokratik bir anayasanın anahtarlarıTurkish nationalists, Kurds key to a democratic constitution
Türk lider Gül: Birleşik bir BH Balkanlar'da istikrarın anahtarıdırTurkey's Gul: united BiH key to stability in Balkans
Teknoloji ve eğitim, küresel ekonomide rekabet edebilmenin anahtarı olarak görülüyor. [Getty Images]Technology and education are seen as key to competing in the global economy. [Getty Images]
Sanader, ekonominin anahtarının rekabetin artırılması olduğunu belirtti.The key for the economy is increased competitiveness, Sanader said.
Anayasal reform, NATO üyeliğinin anahtarıConstitutional reform key to NATO prospects
Tedbirlilik ve sorumluluk bu hükümetin anahtar sözcükleridir.Prudence and responsibility are the key words of this government.
Sorunun anahtarı, nihai statüsü henüz belli olmayan Kosova için bir çözüm bulunmasında yatıyor.The key issue is finding a solution for Kosovo, whose final status is uncertain.
Siyasi mültecilik ve yalnızca hayatta kalma isteği artık anahtar unsurlar olmaktan çıkmış durumda.Political emigration and the desire for mere survival are no longer the key factors.
Sofya'da Sergilenen Gizemli Kitap Etruskan Yazı Dilini Çözecek Anahtar OlabilirMystery Book on Display in Sofia may Hold the Key to Etruscan Script
Hırvat lider Josipoviç: geleceğin anahtarı bölge liderlerinin elindeCroatia's Josipovic says region's leaders hold key to future
Lajıviç, bu trendi engellemenin anahtarının eğitim olduğunu söyledi.She says education is key to preventing the trend.
EBU üyeliği Kosova'nın Eurovision'deki geleceğinin anahtarıEBU membership key to Kosovo's Eurovision future
Başarının anahtarı sizin neslinizdir." dedi.Your generation is the key to success," said KPC Co-ordinator General Chris Steirn.
AB'li diplomatlar güvenlik reformunun BH'deki genel reform sürecinin anahtarı olduğunu vurguladılar.The EU diplomats stressed that security reform is key to the overall reform process in BiH.
Başkan, ademi merkeziyetin azınlık toplumlarının güvenini kazanmada anahtar olacağını kaydetti.Decentralisation, he said, will be key to gaining the trust of minority communities.
Bu dengeyi sağlamanın anahtarlarında biri eğitim politikası.One key to doing so lies in education policy.
İki yeni AB görevi Türkiye'nin Birlikle olan geleceğinin anahtarı olabilir.Two new EU posts could be the key for Turkey's future with the Union.
Aynı zamanda, anahtar teslimi bir ev yaptırmak metrekaresi 300 ila 500 avroya mal oluyor.At the same time, building a house for immediate possession costs 300 to 500 euros per square metre.
Sırbistan'ın toparlanmasının anahtarı Fiat fabrikasının elindeFiat factory holds potential key to Serbian recovery
Barkey, bu konuda şöyle diyor: "Burada anahtar, anayasa."The constitution is the key," Barkey emphasised.
Yargı reformu ve siyasi diyalog Makedonya'nın NATO üyelik hedefinin anahtarları olarak görülüyorJudicial reform, political dialogue seen as keys to Macedonia's NATO bid
Annan: Kosova'da Barışın Anahtarı Etnik Çeşitliliğe SaygıdırRespect for Ethnic Diversity Key for Peace in Kosovo, Says Annan
Ahtisaari: Statü müzakerelerinin ilerlemesinde anahtar istikrarAhtisaari: Stability key to the progress of status talks
Süleyman'ın Anahtarının 17. yüzyıl versiyonunda bulunan parapsikolojik aletler ile ilgili bir sayfa.Extract from a 17th-century version of the Key of Solomon.
Böylece, iç patlama tekniği şimdi aniden nükleer silah üretimi için bir anahtar olarak bulundu.[14]Thus, the implosion technique now suddenly stood as the key to production of nuclear weapons.[14]
Bu AC sisteminin başarısının anahtarı oldu.This was the key to the success of the AC system.
Anahtar üretimiKey generation
Şimdi, N açık anahtar ve d kapalı anahtardır.Now N is the public key and d is the private key.
Uzaysal çözünürlük Ilerleyişin anahtarıdır.Advancement in spatial resolution is key.
Bu tip anahtarlar trigatron olarak bilinir.One such switch is known as a trigatron.
Anahtar ateşleyiciyi hareket ettirip akı yeninden ateşleyen elektromıknatısa enerji verebilir.The key would energize an electromagnet that would move the striker and reignite the arc.
Anahtar kapalı iken ark anten ve ayarlanmış anten bobinine bağlanmıştır.When the key is down, the arc is connected to the tuned antenna coil and antenna.
Anahtar açıkken ark arka paralel devre olarak ayarlanmış dummy anteni ile bağlanmıştır.When the key is up, the arc is connected to a tuned dummy antenna called the back shunt.
Emme metodu için devrelerin anahtarlanma dizaynı önemlidir.The design of switching circuit for the absorption method is significant.
Sonuç olarak, anahtar hiç bir zaman tamamen açık değildir fakat çok fazla zayıflama vardır.[15]Consequently, the switch was never completely open, but there was a lot of attenuation.[15]
Bu oyun bir anahtar rolü için Rönesans Müslüman topluluk.It is playing a key-role for the renaissance of Muslim community.
Anahtar Zinciri (yazılım)Keychain (software)
Aynı zamanda Assassin's Creed: Rogue'nun anahtar karakteridir.He also is a key character in Assassin's Creed Rogue.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod