Ana içeriğe geç
Sözlük

anahtar ile cümle

anahtar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Hâlâ ev için bir anahtarın var mı?Do you still have a key to the house?
Anahtarlarımı burada mı bıraktım?Did I leave my keys here?
Anahtarlar şapkamın yanındaki konsolda.The keys are on the dresser next to my hat.
İlgi, iletişimde anahtar bir unsurdur.Relevance is a key element in communication.
Tom, doğru ebatta alyan anahtarı olmadığı için karyolanın montajını yapamadı.Tom couldn't assemble the bed because he didn't have the right sized Allen key.
Anahtara ihtiyacın var mı?Do you need the key?
Bu benim anahtarım değil.This isn't my key.
Tom anahtarını kaybettiğini söyledi.Tom said that he lost his key.
Anahtarı posta kutusuna koy.Put the key in the mailbox.
Tom kapıyı kilitledi ve anahtarı cebine koydu.Tom locked the door and put the key into his pocket.
Anahtarı paspasın altına koy.Put the key under the mat.
Anahtarlarımı nerede buldun?Where did you find my keys?
Tom anahtarı kontakta bıraktı.Tom left the key in the ignition.
Ha? Anahtarları nereye koydum?Huh? Where'd I put the keys?
Anahtarların nerede buldun?Where did you find the keys?
O, genellikle yaptığı gibi, anahtarını masaya bıraktı.He left his key on the desk, as he usually did.
Anahtarlardan sadece biri kapıyı açacak.Only one of the keys will unlock the door.
Anahtarları nerede bıraktığımı bilmiyorum.I do not know where I left the keys.
Tom senin anahtarı nereye sakladığını bilmek istiyor.Tom wants to know where you hid the key.
Anahtarların üzerinde mi?Do you have your keys on you?
Anahtarları nereye bıraktığımı bilmiyorum.I don't know where I've left the keys.
Anahtarın her şeyi açtığını sandım.I thought the key opened everything.
Anahtarın her şeyi açtığını sanıyordum.I thought the key opened everything.
Bu anahtarı arıyorum.I'm looking for this key.
O hep yaptığı gibi, anahtarı masanın üzerine koydu.He put the key on the desk, as he always does.
Sabır anahtardır.Patience is the key.
İletişim anahtardır.Communication is the key.
Yaratıcılık anahtardır.Creativity is the key.
Bir anahtarım yoktu.I didn't have a key.
Ön kapı için iki anahtarım var ama ikisini de bulamıyorum.I have two keys for the front door, but I can't find either.
Önleme anahtardır.Prevention is the key.
Tom'a anahtarlarını nereye koyduğunu sor.Ask Tom where he put his keys.
Anahtarını içeride unutup dışarıda kaldın.You locked yourself out.
Anahtarım hala sende mi?Do you still have my key?
Lütfen anahtarımı bana geri verir misin?Could you please give me back my key?
Tom cebinden anahtarını çıkardı ve kapıyı açtı.Tom took his key out of his pocket and unlocked the door.
Tom'da benim anahtarlarım var.Tom has my keys.
Bir anahtar yazı masasının üstünde duruyor.A key is lying on the writing-table.
"Ne haber?" "Anahtarım yok." "Ne anahtarı?" "Bisiklet anahtarı.""What's up?" "I don't have the wrench." "What wrench?" "The bicycle wrench."
"Sorun ne?" "Anahtarlarımı bulamıyorum." "Hangilerini?" "Benim bisiklet anahtarlarını.""What's the matter?" "I can't find my keys." "Which ones?" "My bicycle ones."
Tom her zaman yaptığı gibi anahtarını masanın üstüne bıraktı.Tom left his key on the desk, as he usually does.
Tom anahtarını yitirdi.Tom lost his key.
Öğretmen ve öğrenci arasındaki yoğun iletişim etkili öğretim için anahtardır.Intensive communication between teacher and student is the key to effective teaching.
Anahtarlarımı unutmuş olmam mümkün.It is possible that I have forgotten my keys.
Çalışmayı sevmek mutluluk için anahtardır.Loving to work is the key to happiness.
Yedek anahtarım var.I have a spare key.
Bu tek anahtar değil.This isn't the only key.
Şüphe bilginin anahtarıdır.Doubt is the key of knowleadge.
Anahtarı tam olarak bulduğum aynı yere koydum.I put the key in exactly the same place where I found it.
Anahtarı bulduğum yere geri koydum.I put the key back where I found it.
Kız anahtarı cebine koydu.The girl put the key in her pocket.
Lütfen bana araba anahtarlarını ver.Give me the car keys, please.
Anahtarlarımı kaybettim ve onları bulamıyorum.I lost my keys and I can't find them.
Tom'dan anahtarlarını istedim.I asked Tom for his keys.
Eğitim bilgi için anahtardır.Education is the key to knowledge.
Tom anahtarlarını buldu.Tom found your keys.
Henüz çıktım ve anahtarımı buralarda bir yerde kaybettim.I've just gone and lost my key somewhere around here.
Ben Tom'a araba anahtarlarımı verdim.I gave Tom my car keys.
Anahtarları bana verir misin?Can you give me the keys?
Bu şarkı hangi anahtarda?What key is this song in?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod