Ana içeriğe geç
Sözlük

ana okulu ile cümle

ana okulu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
5
HECE
10
ORT. KELİME
Ana okulu öğretmeninin adını hatırlayabiliyor musun?Can you remember your kindergarten teacher's name?
Tom ve ben ana okuludaykenden beri arkadaşız.Tom and I have been friends since we were in kindergarten.
Tom Mary'yi ana okulundan beri tanıyor.Tom has known Mary since kindergarten.
Kilisenin bitişiğinde ana okulu ve kızlar mektebi bulunur.Next to the church is the primary school and the special needs school.
Fakat bu, onun ana okulunda gürültü patırtı çıkaramayacağı gerçeğinin kanıtıdır.But here he stands as testament to the fact that you can't roughhouse on the playground today.
Hatta, herhangi bir ana okulu öğretmenine de değil, deneyimli bir ana okulu öğretmenine sorun.In fact, don't ask just any kindergarten teacher, ask an experienced one.
Ana okuluKindergarten
Eritre'de beş kademeli eğitim vardır: ana okulu, ilkokul, ortaokul, lise ve üniversite.En effet, il est divisé en 5 niveaux : école maternelle, école primaire, collège, lycée et université.
Hafize Ana, okulun hademesi, temizlikçisi ve aşçısıdır.Hate: Es la cocinera del colegio y la madre de Skin.
Çocuklara ana okulu çağından itibaren "Lenin Dede" hakkında öyküler anlatılıyordu.Для детей были написаны многочисленные рассказы о «дедушке Ленине».
Mahallede bir adet ana okulu mevcut olup 20 öğrencisi mevcuttur.В наши дни в Медвежке осталась только начальная школа с 20-ю учениками.
Kilisenin bitişiğinde ana okulu ve kızlar mektebi bulunur.Ao lado da Igreja fica a escola primária.
Eritre'de beş kademeli eğitim vardır: ana okulu, ilkokul, ortaokul, lise ve üniversite.Existem cinco níveis de educação na Eritreia, pré-primária, primária, média, secundária e terciária.
Ancak bu kantonlarda da çocukların büyük kısmı 4 yaşından itibaren ana okuluna başlar.De meeste kinderen gaan echter al vanaf hun vierde naar het basisonderwijs.
Kilisenin bitişiğinde ana okulu ve kızlar mektebi bulunur.I närheten av kyrkplatsen finns prästgård och skola.
Mahalleye ulaşımı sağlayan yol stabilize olup mahallede ana okulu ve kuran kursu vardır.Σώζεται επίσης η κατοικία του στην Πλάκα, στη γωνία των οδών Σχολείου και Φλέσσα.
Eritre'de beş kademeli eğitim vardır: ana okulu, ilkokul, ortaokul, lise ve üniversite.Terdapat lima tingkat pendidikan di Eritrea: pra-sekolah dasar, dasar, menengah, atas, dan pendidikan tinggi.
Bu binada iki derslik ve ana okulu bulunmaktadır.Sekolah ini memiliki 3 gedung utama yang terpisah.
Çocuklara ana okulu çağından itibaren "Lenin Dede" hakkında öyküler anlatılıyordu.Trẻ em được kể các câu chuyện về "ông Lenin" từ khi chúng còn ở nhà trẻ.
Sağlık ocağı vardır.Ana okuluda bulunmaktadır.병기역명은 신구대학교로, 인근에 신구대학교가 있다.
Kilisenin bitişiğinde ana okulu ve kızlar mektebi bulunur.לצד הכנסייה נמצא בית-ספר ראשוני (המקבילה האנגלית לבית-ספר יסודי) של כנסיית אנגליה.
Hafize Ana, okulun hademesi, temizlikçisi ve aşçısıdır.הזוג שכר אומנת, טבחית ומנקה.
Bu binada iki derslik ve ana okulu bulunmaktadır.Днес в сградата се помещават Първо и Второ основно училище.
Ancak bu kantonlarda da çocukların büyük kısmı 4 yaşından itibaren ana okuluna başlar.Djeca većinom kreću već od četvrte godine u osnovnu školu.
Ana okulu sınıfında plastik bıçak, kılıç ve balta gibi şeyleri kullanamazsınız.Bạn không được phép có dao, gươm, rìu cao su và mọi thứ tương tự trong một phòng học nhà trẻ.
Ana okulu sınıfında plastik bıçak, kılıç ve balta gibi şeyleri kullanamazsınız.Du kan ikke have plastik knive, sværd og økser og den slags ting i en børnehave idag.
Ana okulu sınıfında plastik bıçak, kılıç ve balta gibi şeyleri kullanamazsınız.Du kan inte har plast knivar och svärd och yxor och den sortens grejer i en förskola klassrum.
Ana okulu sınıfında plastik bıçak, kılıç ve balta gibi şeyleri kullanamazsınız.E' vietato avere coltelli di plastica, spade e accette e quel tipo di cose in un asilo.
Ana okulu sınıfında plastik bıçak, kılıç ve balta gibi şeyleri kullanamazsınız.유치원 교실에서는 플라스틱 칼이나, 검, 도끼와 같은 위험한 장난감을 아이들이 갖고 놀면 안 되기 때문이죠.
Ana okulu sınıfında plastik bıçak, kılıç ve balta gibi şeyleri kullanamazsınız.Não podemos ter facas, espadas e machados de plástico e todo esse tipo de coisas numa sala de infantário.
Ana okulu sınıfında plastik bıçak, kılıç ve balta gibi şeyleri kullanamazsınız.Nem lehetnek kis műanyag kések, kardok, balták és hasonló dolgok egy óvodai teremben.
Ana okulu sınıfında plastik bıçak, kılıç ve balta gibi şeyleri kullanamazsınız.Nemůžete mít plastové nože a meče a sekery a podobné věci ve třídě ve školce.
Ana okulu sınıfında plastik bıçak, kılıç ve balta gibi şeyleri kullanamazsınız.Nie można mieć noży, mieczy i toporów itp. Nie można mieć noży, mieczy i toporów itp. w sali przedszkolnej.
Ana okulu sınıfında plastik bıçak, kılıç ve balta gibi şeyleri kullanamazsınız.Nu poți avea cuțite, săbii, securi din plastic și alte asemenea lucruri în sala de clasă de la grădiniță.
Ana okulu sınıfında plastik bıçak, kılıç ve balta gibi şeyleri kullanamazsınız.Plastic messen, zwaarden en bijlen en dat soort dingen wil je niet in een kleuterklas hebben.
Ana okulu sınıfında plastik bıçak, kılıç ve balta gibi şeyleri kullanamazsınız.Plastikmesser, Schwerter und Äxte und derartige Dinge haben im Kindergarten nichts verloren.
Ana okulu sınıfında plastik bıçak, kılıç ve balta gibi şeyleri kullanamazsınız.Адже пластмасовим ножам, шаблям і сокирам, та іншим подібним речам не місце у дитячому садочку.
Ana okulu sınıfında plastik bıçak, kılıç ve balta gibi şeyleri kullanamazsınız.Не можете да имате пластмасови ножове, шпаги и брадви и всякакви такива неща в детската градина.
Ana okulu sınıfında plastik bıçak, kılıç ve balta gibi şeyleri kullanamazsınız.У нас не должно быть пластиковых ножей и мечей, и топоров, и т.п. в группе детского сада.
Ana okulu sınıfında plastik bıçak, kılıç ve balta gibi şeyleri kullanamazsınız.אסור שיהיו לך סכיני פלסטיק וחרבות וגרזנים ודברים כאלה בכיתה של גן ילדים
Ana okulu sınıfında plastik bıçak, kılıç ve balta gibi şeyleri kullanamazsınız.فلا يجب ان يكون هناك في دار الحضانة أية من المسدسات او السيوف او الاسلحة البلاستيكية
Ana okulu sınıfında plastik bıçak, kılıç ve balta gibi şeyleri kullanamazsınız.これらのものは全て 幼稚園で禁じられています この少年がこれらのおもちゃを使い いったい何ができるでしょう?
Fakat bu, onun ana okulunda gürültü patırtı çıkaramayacağı gerçeğinin kanıtıdır.Aber sein Fall ist ein Beweis dafür, dass am Spielplatz nicht mehr rau gespielt werden darf.
Fakat bu, onun ana okulunda gürültü patırtı çıkaramayacağı gerçeğinin kanıtıdır.Ale máme to tu jako důkaz, že se dneska na hřišti nemůžete pořádně porvat.
Fakat bu, onun ana okulunda gürültü patırtı çıkaramayacağı gerçeğinin kanıtıdır.Anak laki-laki merasakan adanya fakta bahwa dia tidak boleh main perang-perangan di halaman bermain.
Fakat bu, onun ana okulunda gürültü patırtı çıkaramayacağı gerçeğinin kanıtıdır.Comunque ci dimostra che oggi non si può più giocare duro in cortile.
Fakat bu, onun ana okulunda gürültü patırtı çıkaramayacağı gerçeğinin kanıtıdır.Dar stă aici ca testament al faptului că nu poți să te joci de a lupta pe terenul de joacă de azi.
Fakat bu, onun ana okulunda gürültü patırtı çıkaramayacağı gerçeğinin kanıtıdır.Jest to dowodem na to, że dzisiaj nie można odważnie się bawić.
Fakat bu, onun ana okulunda gürültü patırtı çıkaramayacağı gerçeğinin kanıtıdır.오늘날 놀이터에서 남자 아이들이 시끄럽게 놀지 못하는 걸 바로 이 아이가 보여주는 겁니다.
Fakat bu, onun ana okulunda gürültü patırtı çıkaramayacağı gerçeğinin kanıtıdır.Maar dit getuigt van het feit dat je tegenwoordig geen wilde dingen mag doen op de speelplaats.
Fakat bu, onun ana okulunda gürültü patırtı çıkaramayacağı gerçeğinin kanıtıdır.Mas ele está aqui como exemplo de que não podemos causar alvoroço nos recreios de hoje.
Fakat bu, onun ana okulunda gürültü patırtı çıkaramayacağı gerçeğinin kanıtıdır.Men här står han som bevis för det faktum att man inte får använda hårda tag på lekplatsen idag.
Fakat bu, onun ana okulunda gürültü patırtı çıkaramayacağı gerçeğinin kanıtıdır.Men her er han som bevis for, at man ikke længere kan lege "drengelege" på legepladsen.
Fakat bu, onun ana okulunda gürültü patırtı çıkaramayacağı gerçeğinin kanıtıdır.Nhưng ở đây cậu bé chính là bằng chứng về thực tế rằng ngày nay bạn không thể đánh nhau vui ở một cái sân chơi
Fakat bu, onun ana okulunda gürültü patırtı çıkaramayacağı gerçeğinin kanıtıdır.Ő az élő bizonyíték arra, ma már nem lehet a játszótéren balhézni.
Fakat bu, onun ana okulunda gürültü patırtı çıkaramayacağı gerçeğinin kanıtıdır.Pero hoy se adopta una postura férrea en contra de los juegos violentos en el patio.
Fakat bu, onun ana okulunda gürültü patırtı çıkaramayacağı gerçeğinin kanıtıdır.Αλλά το χρησιμοποιούμε σαν μαρτυρία για το ότι δεν είναι δυνατό να βιαιοπραγείς σε μια παιδική χαρά σήμερα.
Fakat bu, onun ana okulunda gürültü patırtı çıkaramayacağı gerçeğinin kanıtıdır.Його приклад підтверджує, що на дитячому майданчику не можна бешкетувати.
Fakat bu, onun ana okulunda gürültü patırtı çıkaramayacağı gerçeğinin kanıtıdır.Но вот он - живое свидетельство тому, что в наши дни вы не можете хулиганить на детской площадке.
Fakat bu, onun ana okulunda gürültü patırtı çıkaramayacağı gerçeğinin kanıtıdır.Това е само доказателство за факта, че не можеш да бъдеш груб на детската площадка днес.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod