an ile cümle
an kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Ev anahtarımı kaybettiğimde ne yapacağımı şaşırdım.I was at a loss when I lost my house key.
Karşılaştığım herkese haberi anlattım.I told the news to everyone I met.
Ben bir yabancı olduğum için, şakayı anlayamadım.Being a foreigner, I couldn't catch on to the joke.
Okuldan sonra bazen mağazada anne babama yardım ederim.I sometimes help my parents in the shop after school.
Hâlâ okul günlerimle ilgili bir hayli anım var.I still have many clear memories of my school days.
Yan tarafımda ani bir ağrı hissettim.I felt a sudden pain in my side.
Haber bana Hashimoto tarafından anlatıldı.I was told the news by Hashimoto.
Annemi uğurlamak için havaalanına gittim.I went to the airport to see my mother off.
Bu hikayeyi sana daha önce anlatmış olabilirim.I may have told you this story before.
Ona hiç antipati duymuyorum.I don't dislike him at all.
Karar anında bir resim çektim.I took a picture at the decisive moment.
Evlendikten sonra benim Japonca daha iyi oldu ve daha çok anlayabildim.After I got married, my Japanese got better and I could understand more.
Gördüğüm anda onu tanıdım.I recognized her the moment I saw her.
Benim anahtarımı kaybettim.I have lost my key.
Anahtarlarımı kaybettim gibi geliyor.It seems that I have lost my keys.
Anahtarı kaybettim.I have lost the key.
Anahtarı istedim ve odama çıktım.I asked for the key and went upstairs to my room.
Kapıyı kırdım çünkü anahtarı kaybettim.I broke down the door because I lost the key.
Anahtarı kaybettiğim için kapıyı kırdım.I broke down the door because I lost the key.
Anahtarı unuttum ve onun için geri gittim.I forgot the key and went back for it.
Şu anki pozisyonumdan memnunum.I am content with my current position.
Modern heykeltıraşlığı gerçekten anlayamıyorum.I really can't understand modern sculpture.
Şu anda yemek pişirmekle meşgulüm.I am busy cooking at the moment.
Şu anda canım dışarı çıkmak istemiyor.I don't feel like going out right now.
Şu anda sigara içmiyorum fakat içerdim.I don't smoke now, but I used to.
Şu anda hassas bir konumdayım.I am now in a delicate position.
Şu anda ismini hatırlayamıyorum.I can't recall her name at the moment.
Şu anda onun ismini hatırlayamıyorum.I can't recall her name at the moment.
Şu anda onun adını hatırlayamıyorum.I can't recall her name at the moment.
İlk başta onu anlayamadım.I couldn't understand him at first.
Cüzdanımla birlikte anahtarları bıraktım.I left the keys with my wallet.
Ben dün Charlie Chaplin'i anlatan eski bir film gördüm.I saw an old film featuring Charlie Chaplin yesterday.
Dün gece anahtarımı yanlış yere koydum gibi geliyor.I seem to have misplaced my key last night.
Çocuklara eğlenceli bir hikaye anlattım.I told an amusing story to the children.
Ben, annem ve babam tarafından sevilirim.I am loved by my parents.
Onun adını şu an benden başka hatırlayan olduğunu sanmıyorum.I doubt if anyone even remembers his name now, except for me.
Ben işin aslını anlayacağım.I am going to ascertain the truth of the matter.
Seçtiğim şeyin beni ilgilendirmediğini anladım.I realized that what I had chosen didn't really interest me.
Ona sevgimi anlatmaya karar verdim.I decided on telling her of my love.
Konuşmamın en önemli kısmını unuttuğumu çok geç anladım.I discovered too late that I left out the most important part of my speech.
Özgürlük Anıtı'nı görmek istiyorum.I'd like to see the Statue of Liberty.
Sözlükte bu kelimenin anlamını aradım.I searched for the meaning of this word in the dictionary.
Haftada iki kez büyük babamı ve annemi ziyaret ederim.I visit my grandparents twice a week.
Haftada iki kez anneannemi ziyaret ederim.I visit my grandmother twice a week.
Kalabalıkta bir an onu gördüm.I caught a glimpse of him in the crowd.
Geçen ay tatilde Los Angeles'a gittim.I went to Los Angeles on vacation last month.
Büyük annem tarafından yetiştirildim.I was brought up by my grandmother.
Ben büyük annemin yüzünü tam olarak hatırlamıyorum.I don't remember my grandmother's face accurately.
Ben annemin kısa sürede iyileşmesini istiyorum.I want my mother to get well soon.
Ana cadde boyunca yürüdüm.I walked along the main street.
II. Dünya Savaşı'ndan sonraki uluslararası anlaşmazlıklar hakkında bir tez yazıyorum.I am writing a thesis about international disputes after World War II.
Ben bir kasabada yaşıyorum ama anne ve babam köyde yaşıyorlar.I live in a town, but my parents live in the country.
Birçok hırsızı aynı anda tutukladım.I arrested many thieves at the same time.
Şu an için otelde kalıyorum.I am staying at the hotel for the time being.
Aniden midemde keskin bir ağrı hissettim.I felt a sharp pain in my stomach all of a sudden.
Aniden, ölen annemi düşündüm.I suddenly thought of my dead mother.
Umuyorum ki,Japonya anayasaya göre hareket edecek.I hope that Japan will abide by its Constitution.
Japonya umarım anayasasının 9. maddesine uyar.I hope that Japan will abide by Article 9 of her Constitution.
Çiftliğimi satmaya çalışıyorum, ancak şimdiye kadar herhangi bir teklif almadım.I am trying to sell my farm, but I haven't had any offers so far.
Ben onun bir yalan söylediğinden şüpheleniyordum, ancak bana sürpriz olmadı.I suspected that he was telling a lie, but that didn't surprise me.