anımsatan ile cümle

anımsatan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
49
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Anıt sözcüğü öncelikle geçmiş zamanları anımsatan bir yapıtı akla getirir.Expresses the speaker's sudden recollection of something previous forgotten.
Arkadaki panelin üzerinde, kilise kulesini anımsatan bir form var.--but the whole thing is in fact a miniature church Tina: Yes!
Ve işte, işte kendisine Tanzanya Zürafası'nı anımsatan bir gruplaşma paterni görüyor.And here, here he sees a grouping pattern that reminds him of the Tanzanian Giraffe.
Chopper motosikletlerini anımsatan bir stil ipucu olarak krom kaplamalı farlı bisiklet.A bicycle with a chrome-plated headlight as a styling cue reminiscent to chopper motorcycles.
Büyük Ağrı'nın volkanik konisini anımsatan sivri kubbeler.Pointed domes, reminiscent of the volcanic cone of Greater Ararat.
Duvar boyunca, burada yaşamını yitirenleri anımsatan pek çok küçük anıta rastlamak mümkündür.Viele Kinder werden sich ihr Leben lang an die Bilder erinnern, die du geschaffen hast.
Anıt sözcüğü öncelikle geçmiş zamanları anımsatan bir yapıtı akla getirir.Tous les événements décrits précédemment semblent n'être qu'un vieux souvenir.
Adı kartalı anımsatan şeklinden kaynaklanmaktadır.El nombre procede del hecho de que su forma recuerda a cerditos.
Oturma kademelerini anımsatan basamakların da bulunduğu alanda 1972 yılında bir tapınak kalıntısı bulunmuştur.С тех времён сохранились окопы, рядом с которыми в 1972 году был установлен памятный знак.
Çiçekleri menekşeyi anımsatan bir kokuya sahiptir.Muitos tióis tem odores fortes lembrando aquele do alho.
20. yüzyılın başlarında kalmış birini anımsatan bir karaktere sahipti, George Hackenschmidt gibi.XIX wieku rozpoczął karierę wrestlerską, występując jako George Hackenschmidt.
Adı kartalı anımsatan şeklinden kaynaklanmaktadır.Jej nazwa pochodzi od tego, że swoim kształtem przypomina głowę cukru.
Çiçekleri menekşeyi anımsatan bir kokuya sahiptir.Květy mají kořeněnou vůni, připomínající meruňky.
Çiçekleri menekşeyi anımsatan bir kokuya sahiptir.A levél a rózsáéra emlékeztető illatot áraszt.
Toprağı anımsatan tadı acıdır, ama lezzeti çok özeldir.Frugterne kan spises, men smagen er meget speciel.
Adı kartalı anımsatan şeklinden kaynaklanmaktadır.Navnet kommer av at svingen minner om ei hårnål.
Anıt sözcüğü öncelikle geçmiş zamanları anımsatan bir yapıtı akla getirir.추억은 기본적으로 지난 일을 돌이켜 생각하는 일을 가리킨다.
Toprağı anımsatan tadı acıdır, ama lezzeti çok özeldir.그녀가 만드는 요리는 외형은 심하지만 몹시 맛있는 것 같다.
Vukovar'ın çektiği acıları anımsatan bir alan olmuştur.Što za vas zapravo simbolizira Vukovar?
Vukovar'ın çektiği acıları anımsatan bir alan olmuştur.Atminimas įamžintas Kūlupėnų partizanų paminkle.
Adı kartalı anımsatan şeklinden kaynaklanmaktadır.Sadulkatus on saanud nimetuse sadulat meenutava kuju tõttu.
Arkadaki panelin üzerinde, kilise kulesini anımsatan bir form var.Proto je tu deska - zadní deska, která má nad sebou kostelní věž.
Ayrıca içinde örneğin mutfağı da bulunan ev ortamını anımsatan apart oteller de vardır.Des hôtels-appartements plus confortables, avec cuisine par exemple, sont également disponibles.
Ayrıca içinde örneğin mutfağı da bulunan ev ortamını anımsatan apart oteller de vardır.Det finns även hemlika lägenhetshotell med lägenheter som till exempel kan ha ett eget kök.
Ayrıca içinde örneğin mutfağı da bulunan ev ortamını anımsatan apart oteller de vardır.Предлагаются также апартаменты со своей кухней.
Ayrıca içinde örneğin mutfağı da bulunan ev ortamını anımsatan apart oteller de vardır.كما تتوافر الشقق الفندقية المشابهة للبيوت حيث يوجد بها على سبيل المثال مطبخ خاص.
Bal özü altın rengini anımsatanÉvocateur des nuances dorées du nectar,
Bal özü altın rengini anımsatanMengingatkan akan warna nektar keemasan,
Bal özü altın rengini anımsatanReminiscente de los tonos dorados del néctar,
Bal özü altın rengini anımsatanПодобно золотым оттенкам нектара,
Bal özü altın rengini anımsatanغنية بالألوان الذهبية للرحيق الإلهي،
Ve işte, işte kendisine Tanzanya Zürafası'nı anımsatan bir gruplaşma paterni görüyor.Aqui, vê um padrão de agrupamento que lhe lembra a girafa da Tanzânia.
Ve işte, işte kendisine Tanzanya Zürafası'nı anımsatan bir gruplaşma paterni görüyor.A tady, tady vidí hejno, které mu připomíná skvrny tanzanské žirafy.
Ve işte, işte kendisine Tanzanya Zürafası'nı anımsatan bir gruplaşma paterni görüyor.A tu dostrzega prawidłowość w organizacji grupy, która przywodzi mu na myśl żyrafy z Tanzanii.
Ve işte, işte kendisine Tanzanya Zürafası'nı anımsatan bir gruplaşma paterni görüyor.Dan di sini, dia melihat pola gerombolan yang mengingatkannya pada jerapah Tanzania.
Ve işte, işte kendisine Tanzanya Zürafası'nı anımsatan bir gruplaşma paterni görüyor.En hier, hier ziet hij een groepspatroon dat hem aan de Tanzaniaanse giraf doet denken.
Ve işte, işte kendisine Tanzanya Zürafası'nı anımsatan bir gruplaşma paterni görüyor.Et ici, ici, il voit un modèle de regroupement qui lui rappelle la girafe de Tanzanie.
Ve işte, işte kendisine Tanzanya Zürafası'nı anımsatan bir gruplaşma paterni görüyor.Kicsit odébb, ott egy jellegzetes csoportosulási mintázatot lát, ami a tanzániai zsiráfokra emlékezteti.
Ve işte, işte kendisine Tanzanya Zürafası'nı anımsatan bir gruplaşma paterni görüyor.그러다가 또 무리짓는 패턴을 보니까 탄자니아 기린떼가 생각난다고 하는 식이죠.
Ve işte, işte kendisine Tanzanya Zürafası'nı anımsatan bir gruplaşma paterni görüyor.Och här ser han ett flockmönster som påminner honom om giraffer i Tanzania.
Ve işte, işte kendisine Tanzanya Zürafası'nı anımsatan bir gruplaşma paterni görüyor.Şi aici el vede un tipar în grupare care îi aminteşte de girafa tanzaniană.
Ve işte, işte kendisine Tanzanya Zürafası'nı anımsatan bir gruplaşma paterni görüyor.Und hier, hier sieht er ein Muster von Bündeln, das ihn an die tansanische Giraffe erinnert.
Ve işte, işte kendisine Tanzanya Zürafası'nı anımsatan bir gruplaşma paterni görüyor.Và đây, đây anh ấy thấy một mô hình lập nhóm mà làm cho anh nhớ lại loài hươu cao cổ Tanzania.
Ve işte, işte kendisine Tanzanya Zürafası'nı anımsatan bir gruplaşma paterni görüyor.Y aquí, aquí está viendo un patrón de agrupamiento que le hace recordar a la girafa de Tanzania.
Ve işte, işte kendisine Tanzanya Zürafası'nı anımsatan bir gruplaşma paterni görüyor.Και εδώ, εδώ βλέπει ένα σχηματισμό που του θυμίζει καμηλοπάρδαλη Τανζανίας.
Ve işte, işte kendisine Tanzanya Zürafası'nı anımsatan bir gruplaşma paterni görüyor.Там ще посочи група от шарки, която му напомня на Танзанийския жираф.
Ve işte, işte kendisine Tanzanya Zürafası'nı anımsatan bir gruplaşma paterni görüyor.וכאן, כאן הוא רואה היווצרות של תבנית קבוצתית המזכירה לו את הג'ירף הטנזני.
Ve işte, işte kendisine Tanzanya Zürafası'nı anımsatan bir gruplaşma paterni görüyor.وهنا , هنا يرى تجمع ما ... يذكره بالزرافات التنزانية
Ve işte, işte kendisine Tanzanya Zürafası'nı anımsatan bir gruplaşma paterni görüyor.タンザニアのキリンを思い出した と言う 後で分かった 彼はそのキャリアの大部分を

İlgili Sayfalar