Şarapla yemeği ve Amsterdam'daki kahve dükkanlarında daha birçok zevki paylaşıyoruz.Споделяме вино и храна и други видове страхотни изживявания в кафенетата в Амстердам.
Şarapla yemeği ve Amsterdam'daki kahve dükkanlarında daha birçok zevki paylaşıyoruz.שיתפנו אוכל ושתיה, שיתפנו חוויות נהדרות בקופי-שופס (בתי קפה למריחואנה) באמסטרדם.
Şarapla yemeği ve Amsterdam'daki kahve dükkanlarında daha birçok zevki paylaşıyoruz.وتشاركنا في المشرب والمأكل وتشاركنا في تجارب رائعة أخرى. في مقاهي أمستردام.
Şarapla yemeği ve Amsterdam'daki kahve dükkanlarında daha birçok zevki paylaşıyoruz.ワインや食べ物 その他素晴らしい体験を シェアしてきました 他の娯楽もそうです
Sydney'deki insanlar, Amsterdam'daki insanlar,시드니에 사는 사람들, 암스테르담에 사는 사람들,
Sydney'deki insanlar, Amsterdam'daki insanlar,ludzie w Sydney, ludzie w Amsterdamie,
Sydney'deki insanlar, Amsterdam'daki insanlar,Menschen in Sydney, Menschen in Amsterdam,
Sydney'deki insanlar, Amsterdam'daki insanlar,אנשים בסידני, אנשים באמסטרדם
Sydney'deki insanlar, Amsterdam'daki insanlar,وأناس في سيدني, وأناس في أمستردام
Sydney'deki insanlar, Amsterdam'daki insanlar,ワシントンDCで見られていました
TEDx Amsterdam'a özel olarak dünyadaki en büyük LEDi yaptılar.Au creat pentru mine cel mai mare LED din lume special pentru TEDx în Amsterdam.
TEDx Amsterdam'a özel olarak dünyadaki en büyük LEDi yaptılar."Beh, possiamo fare qualcosa". hanno creato per me il LED più grande del mondo apposta per TEDx ad Amsterdam.
TEDx Amsterdam'a özel olarak dünyadaki en büyük LEDi yaptılar.Crearon para mí el LED más grande del mundo especialmente para TEDxAmsterdam.
TEDx Amsterdam'a özel olarak dünyadaki en büyük LEDi yaptılar.He valmistivat minulle maailman suurimman LEDin erityisesti TEDx Amsterdamia varten.
TEDx Amsterdam'a özel olarak dünyadaki en büyük LEDi yaptılar.Họ đã chế tạo cho tôi bóng đèn LED lớn nhất trên thế giới dành riêng cho hội thảo TEDx Amsterdam.
TEDx Amsterdam'a özel olarak dünyadaki en büyük LEDi yaptılar.Ils ont créé pour moi la plus grande LED au monde spécialement pour TEDx à Amsterdam.
TEDx Amsterdam'a özel olarak dünyadaki en büyük LEDi yaptılar.Megépítették nekem a világ legnagyobb LED-jét kimondottan a TEDx Amszterdam számára.
TEDx Amsterdam'a özel olarak dünyadaki en büyük LEDi yaptılar.Sie haben für mich die weltweit größte LED entwickelt, insbesondere für TEDx in Amsterdam.
TEDx Amsterdam'a özel olarak dünyadaki en büyük LEDi yaptılar.Stworzyli dla mnie największą LED na świecie specjalnie na potrzeby TEDx w Amsterdamie.
TEDx Amsterdam'a özel olarak dünyadaki en büyük LEDi yaptılar.암스테르담에서 열리고 있는 TEDx를 위해서 세계 최대의 LED를 만들어 주었습니다.
TEDx Amsterdam'a özel olarak dünyadaki en büyük LEDi yaptılar.Vytvorili pre mňa najväčšiu LED na svete, špeciálne pre TEDx Amsterdam.
TEDx Amsterdam'a özel olarak dünyadaki en büyük LEDi yaptılar.Vytvořili pro mne největší LED na světě, pouze pro TEDx v Amsterdamu.
TEDx Amsterdam'a özel olarak dünyadaki en büyük LEDi yaptılar.Ze creëerden de grootste LED ter wereld voor mij, speciaal voor TEDx in Amsterdam.
TEDx Amsterdam'a özel olarak dünyadaki en büyük LEDi yaptılar.Κατασκεύασαν λοιπόν για 'μένα το μεγαλύτερο LED στον κόσμο, αποκλειστικά για το TEDx στο Άμστερνταμ.
TEDx Amsterdam'a özel olarak dünyadaki en büyük LEDi yaptılar.Вони створили для мене найбільшу у світі світлодіодну лампу зокрема, для TED в Амстердамі.
TEDx Amsterdam'a özel olarak dünyadaki en büyük LEDi yaptılar.Они создали для меня самую большую светодиодную лампу в мире, специально для TEDx в Амстердаме.
TEDx Amsterdam'a özel olarak dünyadaki en büyük LEDi yaptılar.Те създадоха за мен най-големият светлодиод в света специално за амстердамския TEDx.
TEDx Amsterdam'a özel olarak dünyadaki en büyük LEDi yaptılar.הם יצרו עבורי את נורת ה-LED הגדולה בעולם במיוחד עבור TEDx אמסטרדם.
TEDx Amsterdam'a özel olarak dünyadaki en büyük LEDi yaptılar.لقد صنعوا لي أكبر LED في العالم وخاصة بالنسبة للTEDx في أمستردام.
TEDx Amsterdam'a özel olarak dünyadaki en büyük LEDi yaptılar.世界最大のLEDを作ってくれました それがこちらです
Ve Amsterdam 'dayken bir sabah bir 'uyandırma çağrısı' aldımEt j'ai eu un vrai déclic à Amsterdam:
Ve Amsterdam 'dayken bir sabah bir 'uyandırma çağrısı' aldımIn Amsterdam werd ik wakker geschud.
Ve Amsterdam 'dayken bir sabah bir 'uyandırma çağrısı' aldımIn Amsterdam wurden mir die Augen geöffnet:
Ve Amsterdam 'dayken bir sabah bir 'uyandırma çağrısı' aldım그러던중 암스텔담에서 생각의 전환을 가져다준 일이 있었습니다.
Ve Amsterdam 'dayken bir sabah bir 'uyandırma çağrısı' aldımY tuve una especie de despertar en Ámsterdam:
Ve Amsterdam 'dayken bir sabah bir 'uyandırma çağrısı' aldımИ в Амстердаме до меня дошло.
Ve Amsterdam 'dayken bir sabah bir 'uyandırma çağrısı' aldımוהייתה לי מעין קריאת-הַשְׁכָּמָה באמסטרדם:
Ve Amsterdam 'dayken bir sabah bir 'uyandırma çağrısı' aldımوتلقيت مايشبه اتصالاً يوقظني من النوم في أمستردام
Ve Amsterdam 'dayken bir sabah bir 'uyandırma çağrısı' aldımデザインストアで
Ve arama sırasında Hollanda polisi Amsterdam'da Van Meegren'i yakaladı.A jedného dňa holandská polícia prišla do Amsterdamu a zatkla Van Meegerena.
Ve arama sırasında Hollanda polisi Amsterdam'da Van Meegren'i yakaladı.A un certo punto la polizia olandese raggiunse Amsterdam e arrestò Van Meegeren.
Ve arama sırasında Hollanda polisi Amsterdam'da Van Meegren'i yakaladı.Dan akhirnya polisi Belanda datang ke Amsterdam dan menangkap Van Meegeren.
Ve arama sırasında Hollanda polisi Amsterdam'da Van Meegren'i yakaladı.E a dada altura a policia holandesa foi a Amsterdão e prenderam Van Meegeren.
Ve arama sırasında Hollanda polisi Amsterdam'da Van Meegren'i yakaladı.En algún momento la policía holandesa entró en Ámsterdam y arrestó a Van Meegeren.
Ve arama sırasında Hollanda polisi Amsterdam'da Van Meegren'i yakaladı.Irgendwann kam die Holländische Polizei nach Amsterdam und verhaftete Van Meegeren.
Ve arama sırasında Hollanda polisi Amsterdam'da Van Meegren'i yakaladı.Jossain vaiheessa Alankomaiden poliisi tuli Amsterdamiin ja pidätti Van Meegerenin.
Ve arama sırasında Hollanda polisi Amsterdam'da Van Meegren'i yakaladı.Một ngày nọ, cảnh sát Hà Lan tiến vào Amsterdam và bắt Van Meegeren.
Ve arama sırasında Hollanda polisi Amsterdam'da Van Meegren'i yakaladı.Na neki točki je nizozemska policija prišla v Amsterdam in aretirala Van Meegerena.
Ve arama sırasında Hollanda polisi Amsterdam'da Van Meegren'i yakaladı.Og på et tidspunkt kom det hollandske politi til Amsterdam og anholdte van Meegeren.
Ve arama sırasında Hollanda polisi Amsterdam'da Van Meegren'i yakaladı.Și la un moment dat polițiștii olandezi au venit în Amsterdam și l-au arestat pe Van Meegeren.
Ve arama sırasında Hollanda polisi Amsterdam'da Van Meegren'i yakaladı.Vid något tillfälle kom den holländska polisen till Amsterdam och grep Van Meegeren.
Ve arama sırasında Hollanda polisi Amsterdam'da Van Meegren'i yakaladı.V jednom okamžiku nizozemská policie dorazila do Amsterdamu a zatkla Van Meegerena.
Ve arama sırasında Hollanda polisi Amsterdam'da Van Meegren'i yakaladı.W pewnym momencie holenderska policja dotarła do Amsterdamu i aresztowała van Meegrena.
Ve arama sırasında Hollanda polisi Amsterdam'da Van Meegren'i yakaladı.Και σε κάποια στιγμή η ολλανδική αστυνομία ήρθε στο Άμστερνταμ και συνέλαβε το Βαν Μεέγκερεν.
Ve arama sırasında Hollanda polisi Amsterdam'da Van Meegren'i yakaladı.В какой-то момент голландская полиция прибыла в Амстердам и арестовала ван Меегерена.
Ve arama sırasında Hollanda polisi Amsterdam'da Van Meegren'i yakaladı.И в един момент холандската полиция дошла в Амстердам и арестувала Ван Меегерен.
Ve arama sırasında Hollanda polisi Amsterdam'da Van Meegren'i yakaladı.І в якийсь момент голландська поліція приїхала до Амстердаму і заарештувала Ван Мeeгрена.
Ve de Amsterdam polisi gelip olayı gördü ve bütün bilgeliği ile projeyi korumak istedi.Dan polisi Amsterdam dengan semua kebijakannya, datang, melihat dan mereka ingin melindungi karya seni itu.
Ve de Amsterdam polisi gelip olayı gördü ve bütün bilgeliği ile projeyi korumak istedi.Die Amsterdamer Polizei kam an in all ihrer Weisheit, kam, sah, und wollte das Kunstwerk beschützen.
Ve de Amsterdam polisi gelip olayı gördü ve bütün bilgeliği ile projeyi korumak istedi.E a polícia de Amesterdão, com toda a sua sabedoria, apareceu, viu e quis proteger a obra de arte.