Ana içeriğe geç
Sözlük

amin ile cümle

amin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Amin ve alkoller nükleofildir; mekanizma nükleofilik katılma-ayrılmadır.As aminas e álcoois são nucleófilos; o mecanismo é adição-eliminação nucleofílica.
Bu işlem vücut tarafından biyosentezi yapılamayan gerekli aminositlerin sentezi için çok önemlidir.Isto é essencial para a síntese dos aminoácidos essenciais que não podem ser biossintetizados pelo corpo.
Amina Annabi (Arap: أمينة العنابي‎, 5 Mart 1962, Kartaca), Tunuslu-Fransız şarkıcı ve oyuncudur.Amina Annabi (Cartago, Tunísia, 5 de março de 1962) é uma cantora e atriz franco-tunisina.
1982) 1908 - Amintore Fanfani, İtalyan siyasetçi (ö.1908 — Amintore Fanfani, político italiano (m. 1999).
1971 - İdi Amin gerçekleştirdiği darbe ile Milton Obote'yi devirdi ve Uganda'nın Başkanı oldu.1971 — Idi Amin lidera um golpe de Estado que depõe Milton Obote e se torna presidente de Uganda.
Buradaki aminoasit dizilimlerindeki farklılıklar, farklı antijen bağlanmasına yol açar.A sua composição de aminoácidos varía para lhes permitir interagir com antígenos muito diferentes.
L-Homoserin DNA tarafından kodlanan yaygın amino asitlerden değildir.L-Homosserina não é dos aminoácidos comuns codificados pelo DNA.
Nonpolar bir aminoasittir.A selenocisteína é um aminoácido.
Elisa Alessandro'ya diz çöküp Aminta'yi kendisine koca olarak vermesi için ona yalvarır.Elisa lhe implora que lhe devolva Aminta.
Proteinlerdeki amino asit kalıntı sayısı birkaç on ile birkaç bin arasında değişebilir.As estruturas proteicas variam em tamanho de dezenas a vários milhares de aminoácidos.
Maya proteinleri ortalama 466 amino asit uzunluğunda ve 53 kDA ağırlığındadır.As proteínas das leveduras, por exemplo, têm em média um comprimento de 466 aminoácidos e 53 kDa de massa.
Valin adlı amino asit ismini bu bitkiden almıştır.O aminoácido valina foi assim denominado a partir do nome desta planta.
Amino asit dizisinin değişken kısmı ise her helikazın kendine has özellikleri ile ilgilidir.Muitos dos bens trocados no moitará são referentes às especializações de cada etnia.
Ayni zamanda Aminta'nın Tamiri ile evlenmesine kesin karar almıştır.Ele também decide que Tamiri se case com Aminta.
Elisa'nin Aminta ile görüşme isteği Agenore tarafından önlenir.Elisa é impedida por Agenore de ver Aminta.
Bir amino asit kalıntısı ile diğeri arasındaki bağ bir "amit bağ" veya peptit bağı olarak bilinir.Quando os aminoácidos se combinam, formam uma ligação especial chamada ligação peptídica.
1971 - Uganda'da İdi Amin, kendini Devlet Başkanı ilan etti.1976 - Idi Amin é declarado presidente vitalício do Uganda.
Biyolojik terminolojide, aminoasit kategorisi genellikle prolini de içermektedir.Na terminologia de química orgânica, o grupo amina da prolina é uma amina secundária.
Aminlere kıyasla amitler zayıf bazlardir.Os demais tipos são os deficientes em algo.
UUU şeklinde bir kodon da fenilalanin adlı aminoasitin şifresidir.Rompimento do saco amniótico: O procedimento é também chamado de amniotomia.
Elvino birden bu yabancıyı Amina'ya ilgi gösterdiği için kıskanmıştır.Elvino is jaloers vanwege de bewondering van de vreemdeling voor Amina.
Zira her kimin âmini meleklerin âminine denk gelirse, o kişinin geçmiş günahları affedilir." (bkn.Wanneer God alle engelen gebiedt te buigen voor Adam, gehoorzamen alle engelen en alle djinns, behalve Satan.
1971 - İdi Amin gerçekleştirdiği darbe ile Milton Obote'yi devirdi ve Uganda'nın Başkanı oldu.1971 - Idi Amin zet via een coup Milton Obote af en wordt president van Oeganda.
Canlılarda bulunan proteinler, L-amino asitlerden oluşur.Natuurlijke eiwitten bestaan uit L-aminozuren.
RNA dizisi ile amino asitler arasındaki bu ilişkiye genetik kod adı verilir.Deze correlatie tussen RNA en het aangemaakte eiwit wordt de genetische code genoemd.
Amina Annabi (Arap: أمينة العنابي‎, 5 Mart 1962, Kartaca), Tunuslu-Fransız şarkıcı ve oyuncudur.Amina Annabi (Carthago, 5 maart 1962) is een Franse zangeres en actrice van Tunesische komaf.
1972'de Amin'in bütün Asyalıları Uganda'dan sürdüğünü açıklaması üzerine, Nyerere Amin'i ırkçılıkla suçladı.In 1972 adviseerde hij Amin om alle Aziaten uit Oeganda te verwijderen, wat deze dan ook prompt deed.
Ayrıca şunları da ifade etmektedir: Semerkant, Fransız yazar Amin Maalouf'un yazdığı roman.Ze wendde zich tot de teksten van Franse schrijver Amin Maalouf.
Sistein (Cys, C) proteinleri oluşturan 20 aminoasitten biridir.Cysteïne (afgekort tot Cys of C) is een van de twintig natuurlijk voorkomende aminozuren.
Amin" şeklindeki sözler karolenj döneminin Litürji kitapları ile uyum gösterir.De wapenspreuk is ontleend aan geschriften uit de Karolingische periode.
Hristiyanlıkta tüm dualar âmin ile bitirilir.Każdą modlitwę kończą słowem amen.
Örneğin, tüm canlı hücreler, aynı temel nükleotit ve amino asit küme dizilerini kullanırlar.Przykładowo wszystkie żywe komórki bazują na tym samym zbiorze nukleotydów i aminokwasów.
Amino asitten amino grubu çıkartıldıktan sonra amonyağa dönüşür.Zaraz po przyjeździe do Szwecji dziadek Aminy umiera.
Aminta bunu kabul etmemektedir.Amidala bała się jednak do tego przyznać.
İnsandan virüse proteinlerin oluşumunda en çok kullanılan 20 çeşit amino asit vardır.Jest ponad 20 białkowych alergenów w jajku.
İdi Amin Dada Oumee (d.Idi Amin Dada Oumee, właśc.
Fakat Amina'yı aklından ve kalbinden çıkartamaz.Ale nie przypuszcza, że Maria zawładnie jego sercem i umysłem.
Benzer prova-okuma mekanizmaları RNA polimeraz, aminoasil tRNA sentetaz ve ribozomlarda da vardır.Podobne mechanizmy korekcyjne posiadają polimerazy RNA, syntetazy aminoacylo tRNA i rybosomy.
Melanin üretiminde etkili olan aminoasit tirozin, enzim ise tirozinazdır.Najważniejszym enzymem, który uczestniczy w produkcji melanin jest tyrozynaza.
Bazı kaynaklara göre ise Amine Haniftir. ^Według innego źródła – Hankou.
Bunun yanında 1901 yılında triptofan aminoasitini keşfetti.År 1901 upptäckte han aminosyran tryptofan.
11 Nisan - Tanzanya birlikleri Uganda'nın başkenti Kampala'ya girdi ve İdi Amin'i devirdi.10 april – Tanzaniska trupper intar Ugandas huvudstad och tvingar diktatorn Idi Amin att fly utomlands .
Aminta da Alessandro'ya Elisa'ya aşık olduğunu bildirir.Lisaura upptäcker att även Rossane älskar Alessandro.
Amin devrildi ve öldürüldü.Alfred bländades och dödades.
İslam'da âminin kullanımı nispeten daha az olmakla birlikte, Fatiha Suresi her okunduğunda âmin ile bitirilir.När allt börjar gå illa för Odd, griper hans far åter in i målet, och Odd döms enbart till ett mindre straff.
Her amino asitin, bir karboksil ve bir de amino grubu vardır.Varje aminosyra har en amingrupp och en karboxylgrupp samt en sidokedja.
Buna rağmen, doğada L amino asitleri daha baskındır.Terrängen runt I-n-Amana Rarni är mycket platt.
Tipik Lewis bazları amonyak ve alkik aminler gibi alışılagelmiş aminlerdir.Skarabéer är fortfarande populära som smycken och amuletter.
1971 - İdi Amin gerçekleştirdiği darbe ile Milton Obote'yi devirdi ve Uganda'nın Başkanı oldu.1971 – Idi Amin tar makten i Uganda genom att störta president Milton Obote i en statskupp.
Prokaryotlarda protein sentezi ökaryotlardan dah hızlıdır ve saniyede 20 amino asiti bulabilir.Швидкість синтезу білків вища у прокаріотів і може досягати 20 амінокислот в секунду.
Sekretin başlangıçta prosekretin olarak bilinen 120 amino asitlik öncü protein biçiminde üretilir.Секретин спочатку синтезується у вигляді білка - попередника 120 амінокислоти , відомого як prosecretin .
Etkinleşme sırasında, doğru amino asit doğru taşıyıcı RNA'ya kovalent olarak bağlanır.При активації відповідна амінокислота приєднується до відповідної транспортної РНК (тРНК).
"Ceyl'an Ertem 'Yine de Amin' İle Dönüyor!".Надіюсь ще й на щось орлине!».
Amin ve amin! "Симон Амман (нім.
Sıvı aminlerin kendilerine has "balığımsı" bir kokuları vardır.Деякі лосьйони мають запах «горілого».
Her proteindeki amino asit dizisinin sırası bir gen tarafından tanımlanır ve genetik kod ile kodlanmıştır.Послідовність амінокислот у конкретному білку визначається відповідним геном і зашифрована генетичним кодом.
Gaz aminlerin karakteristik bir amonyak kokusu vardır.М'якуш має сильний аміачний запах.
En yaygın seçenekler klindamisin, beta-laktam antibiyotik ile metronidazol kombinasyonu veya aminoglikozittir.Звичайний вибирають кліндаміцин, комбінацію бета-лактамного антибіотику та метронідазолу, чи аміноглікозид.
Her bir trinükleotit tekrarlı dizi, aynı amino asitten oluşan bir tekrarlı dizi olarak çevrilir.Кожен клас глікопротеїнів визначається характерною, часто повторюваною послідовність амінокіслот.
Amines Üniversitesinde Filozofi dalında diploma aldıktan sonra, David profesyonel sihirbazlığa başladı.Po vystudování filozofie na Amienské univerzitě se David rozhodl, že se stane profesionálním kouzelníkem.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod