amerikalılar ile cümle

amerikalılar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
6
HECE
9
ORT. KELİME
(Kahkaha) 1845'te Amerikalılar at arabası ile yolculuk ediyordu.(Lachen) 1845 reisten die Amerikaner mit Pferd und Wagen.
(Kahkaha) 1845'te Amerikalılar at arabası ile yolculuk ediyordu.(Râsete) În 1845, Americanii călătoreau cu calul şi trăsura.
(Kahkaha) 1845'te Amerikalılar at arabası ile yolculuk ediyordu.(Rires) En 1845, les Américains se déplaçaient à cheval et en calèche.
(Kahkaha) 1845'te Amerikalılar at arabası ile yolculuk ediyordu.(Risas) En 1845, los estadounidenses viajaban a caballo y en calesa.
(Kahkaha) 1845'te Amerikalılar at arabası ile yolculuk ediyordu.(Risate) Nel 1845, gli Americani si spostavano con cavalli e carrozze.
(Kahkaha) 1845'te Amerikalılar at arabası ile yolculuk ediyordu.(Śmiech) Wtedy podróżowano powozami.
(Kahkaha) 1845'te Amerikalılar at arabası ile yolculuk ediyordu.(Tiếng cười) Năm 1845, người Mỹ đi lại bằng ngựa và xe ngựa.
(Kahkaha) 1845'te Amerikalılar at arabası ile yolculuk ediyordu.(Смех) В 1845 году американцы передвигались на конных повозках.
(Kahkaha) 1845'te Amerikalılar at arabası ile yolculuk ediyordu.(Смях) През 1845 година американците пътували с коне и каруци.
(Kahkaha) 1845'te Amerikalılar at arabası ile yolculuk ediyordu.(צחוק) ב 1845, אמריקאים התניידו בעזרת סוסים ועגלות.
(Kahkaha) 1845'te Amerikalılar at arabası ile yolculuk ediyordu.(ضحك) في عام 1845، كان الأمريكيون يسافرون على الأحصنة والعربات
(Kahkaha) 1845'te Amerikalılar at arabası ile yolculuk ediyordu.(笑聲) 1845 年嘅美國人以馬車作為交通工具
Konuştuğunuz başka şeyleri de görüyorsunuz -- Amerikalılar bunla ilgili konuşmuyor ama sizi konuşuyorsunuz.Hal lain yang Anda lihat dan bicarakan -- orang Amerika tidak berbicara tentang ini, tetapi Anda bicarakan.
Konuştuğunuz başka şeyleri de görüyorsunuz -- Amerikalılar bunla ilgili konuşmuyor ama sizi konuşuyorsunuz.Még valami, amiről beszélnek -- az amerikaiak nem beszélnek erről, de te igen.
Konuştuğunuz başka şeyleri de görüyorsunuz -- Amerikalılar bunla ilgili konuşmuyor ama sizi konuşuyorsunuz.Något annat som ni ser och som ni talar om - amerikanerna talar inte om detta men ni gör det.
Konuştuğunuz başka şeyleri de görüyorsunuz -- Amerikalılar bunla ilgili konuşmuyor ama sizi konuşuyorsunuz.Und da ist noch was, worüber Sie reden -- die Amerikaner reden darüber nicht, aber Sie tun das.
Konuştuğunuz başka şeyleri de görüyorsunuz -- Amerikalılar bunla ilgili konuşmuyor ama sizi konuşuyorsunuz.Αυτό είναι κάτι άλλο, για το οποίο μιλάτε - οι Αμερικανοί δε μιλούν γι αυτό, εσείς όμως μιλάτε.
Konuştuğunuz başka şeyleri de görüyorsunuz -- Amerikalılar bunla ilgili konuşmuyor ama sizi konuşuyorsunuz.Виждате и нещо друго, за което говорите, американците не говорят за това, но вие говорите.
Konuştuğunuz başka şeyleri de görüyorsunuz -- Amerikalılar bunla ilgili konuşmuyor ama sizi konuşuyorsunuz.Вы знаете ещё кое-что, о чем часто говорите - американцы не любят говорить об этом, но не вы.
Küba'da Geliştirilen Akciğer Kanseri Aşısından Yakında Amerikalılar da YararlanabilecekEstados Unidos pronto podría beneficiarse de una vacuna contra el cáncer de pulmón desarrollada en Cuba
Kuzey Amerikalılar varsa aranızdaEs bastante increíble.
Kuzey Amerikalılar varsa aranızda북아메리카에서 오신 분들은
Kuzey Amerikalılar varsa aranızda Kral Kelebeği'ni yakından tanırlar.Aceia dintre voi care sunteti din America de Nord sunteti familiari cu fluturele Monarh.
Kuzey Amerikalılar varsa aranızda Kral Kelebeği'ni yakından tanırlar.Dem af jer der kommer fra Nordamerika vil være bekendte med Monark sommerfuglen.
Kuzey Amerikalılar varsa aranızda Kral Kelebeği'ni yakından tanırlar.Diejenigen von Ihnen, die aus Nordamerika kommen, werden den Monarchschmetterling kennen.
Kuzey Amerikalılar varsa aranızda Kral Kelebeği'ni yakından tanırlar.Önök közül azok, akik Észak-Amerikából származnak, jól ismerhetik a királylepkét.
Kuzey Amerikalılar varsa aranızda Kral Kelebeği'ni yakından tanırlar.Teille, jotka tulette Pohjois-Amerikasta, monarkkiperhonen on varmasti tuttu.
Kuzey Amerikalılar varsa aranızda Kral Kelebeği'ni yakından tanırlar.Εσείς από τη Βόρεια Αμερική γνωρίζετε την πεταλούδα Μονάρχη.
Kuzey Amerikalılar varsa aranızda Kral Kelebeği'ni yakından tanırlar.Те из вас, кто родом из Северной Америки, наверняка знакомы с бабочкой Данаида монарх.
Kuzey Amerikalılar varsa aranızdaלאלו מבינכם אשר באים מצפון אמריקה
Kuzey Amerikalılar varsa aranızdaالحضور القادمون من أمريكا الشمالية
Kuzey Amerikalılar varsa aranızdaご存知でしょうね 今まで彼らの移動距離は
Kuzey ve Güney, Kuzey ve Amerikalılar arasındaki resmi barışın olduğu파리에서 평화협정이 체결되었고 공식적으로 평화가
Kuzey ve Güney, Kuzey ve Amerikalılar arasındaki resmi barışın olduğuここで正式には、平和であります。 北、南、北と、アメリカ人間
"Neden Cuma vaazlarinde cihad kelimesini kullanıyordun?" "Amerikalılardan nefret ediyor musun?"¿Por qué continúa usando la palabra yihad en sus sermones?
Neyse, 1862'de mutlaka ki çok önemli şeyler oluyordu aramızdaki Amerikalılar bilirler.아무튼, 1862년 12월 뭔가 흥미진진한 일이 분명히 있었습니다. 여러분 가운데 미국분들은 다들 아시겠죠.
Neyse, 1862'de mutlaka ki çok önemli şeyler oluyordu aramızdaki Amerikalılar bilirler.Bezpochyby sa dialo čosi fascinujúce v decembri 1862, čo Američania medzi nami poznajú.
Neyse, 1862'de mutlaka ki çok önemli şeyler oluyordu aramızdaki Amerikalılar bilirler.Coś fascynującego musiało się wtedy dziać część Amerykanów wśród nas wie o czym mówię.
Neyse, 1862'de mutlaka ki çok önemli şeyler oluyordu aramızdaki Amerikalılar bilirler.Der foregik uden tvivl noget fascinerende i December 1862 hvilket amerikanerne iblandt os vil vide.
Neyse, 1862'de mutlaka ki çok önemli şeyler oluyordu aramızdaki Amerikalılar bilirler.Nedvomno se je decembra 1862 dogajalo nekaj očarljivega, česar se Američani med nami zavedajo.
Neyse, 1862'de mutlaka ki çok önemli şeyler oluyordu aramızdaki Amerikalılar bilirler.Så, utan tvekan, hände något fascinerande i December 1862, som Amerikanerna bland oss säkert vet.
Neyse, 1862'de mutlaka ki çok önemli şeyler oluyordu aramızdaki Amerikalılar bilirler.Takže, bezpochyby se během prosince 1862 dělo něco fascinujícího, o čem Američané mezi námi něco vědí.
Neyse, 1862'de mutlaka ki çok önemli şeyler oluyordu aramızdaki Amerikalılar bilirler.Vậy nên có lẽ có gì đó hay ho đã xảy ra vào tháng 12 năm 1862, chắc vị nào người Mĩ ngồi đây sẽ biết.
Neyse, 1862'de mutlaka ki çok önemli şeyler oluyordu aramızdaki Amerikalılar bilirler.אבל אין ספק שמשהו מרתק התרחש בדצמבר 1862, שהאמריקאים שבינינו מודעים לו.
Neyse, 1862'de mutlaka ki çok önemli şeyler oluyordu aramızdaki Amerikalılar bilirler.لذلك، ومما لا شك فيه، شيء مشوق كان يحدث في ديسمبر 1862 والأمريكيون بيننا يعلمون به.
Neyse, 1862'de mutlaka ki çok önemli şeyler oluyordu aramızdaki Amerikalılar bilirler.皆さんのうち 米国出身の方なら きっとご存じでしょう リンカーンは言いました
"Off bu Amerikalılar, onlara dil verdik. neden kullanmıyorlar?""Ahh, ezek az amerikaiak, adtunk nekik egy nyelvet, hát miért nem használják?"
"Off bu Amerikalılar, onlara dil verdik. neden kullanmıyorlar?""Ah, questi americani, abbiamo dato loro una lingua. Perché non la usano?"
"Off bu Amerikalılar, onlara dil verdik. neden kullanmıyorlar?""Ci Amerykanie! Daliśmy im język. Czemu go nie używają?"
"Off bu Amerikalılar, onlara dil verdik. neden kullanmıyorlar?""오, 이런 미국인들을 봤나, 우리가 쟤네한테 언어를 줬잖니. 왜 사용하지 않는거야?"
"Off bu Amerikalılar, onlara dil verdik. neden kullanmıyorlar?"Nós demos-lhes uma língua. Porque é que não a usam?"
"Off bu Amerikalılar, onlara dil verdik. neden kullanmıyorlar?""O, die Amerikanen... we gaven hen een taal. Waarom gebruiken ze die niet?"
"Off bu Amerikalılar, onlara dil verdik. neden kullanmıyorlar?""Oh, americanii ăştia, le-am dat o limbă, De ce nu o folosesc?"
"Off bu Amerikalılar, onlara dil verdik. neden kullanmıyorlar?""Oh ces américains ! Nous leur avons donné une langue. Pourquoi ne l'utilisent ils pas ?"
"Off bu Amerikalılar, onlara dil verdik. neden kullanmıyorlar?""Oh, diese Amerikaner, wir haben ihnen eine Sprache gegeben. Warum nutzen sie sie nicht?"
"Off bu Amerikalılar, onlara dil verdik. neden kullanmıyorlar?""Oh, estos Americanos, les dimos un idioma. ¿Por qué no lo usan?"
"Off bu Amerikalılar, onlara dil verdik. neden kullanmıyorlar?"Sao họ không dùng chứ?"
"Off bu Amerikalılar, onlara dil verdik. neden kullanmıyorlar?""О, тия американци, дадохме им език. Защо не го използват?"
"Off bu Amerikalılar, onlara dil verdik. neden kullanmıyorlar?""Ох уж эти американцы, мы дали им язык, отчего же они им не пользуются?"
"Off bu Amerikalılar, onlara dil verdik. neden kullanmıyorlar?""Ох ці американці, ми дали їм мову, то чому вони її не використовують?"

İlgili Sayfalar