amerikalılar ile cümle

amerikalılar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
6
HECE
8
ORT. KELİME
Amerikalıların yüzde yetmişbeşi Alaska'nın Kanada'nın bir parçası olduğunu düşünürler.75% американцев считают, что Аляска — часть Канады.
Amerikalıların yüzde yetmişbeşi Alaska'nın Kanada'nın bir parçası olduğunu düşünürler.75 процента от американците мислят, че Аляска е част от Канада.
Amerikalıların yüzde yetmişbeşi Alaska'nın Kanada'nın bir parçası olduğunu düşünürler.El 75% de los estadounidenses piensa que Alaska es parte de Canadá.
Amerikalıların yüzde yetmişbeşi Alaska'nın Kanada'nın bir parçası olduğunu düşünürler.Il 75 per cento degli americani pensa che l'Alaska faccia parte del Canada.
Amerikalıların yüzde yetmişbeşiשבעים וחמישה אחוזים מהאמריקאים
Amerikalıları öldürmeye çalışırken.미군 병사들에게 잡혔습니다.
Amerikalıları öldürmeye çalışırken.בנסיון להרוג אמריקאים.
Amerikalıları öldürmeye çalışırken.محاولين قتل أمريكيين .
Amerikalıları öldürmeye çalışırken.実際に殺したんです
Amerikalıları terörden korumak adına, kişisel hak ve özgürlüklerini kısıtlayan bir yasa olarak tanıyorsunuz.미국인들을 테러로부터 보호하기 위해 그들의 자유를 매우 많이 줄입니다.
Amerikalıları terörden korumak adına, kişisel hak ve özgürlüklerini kısıtlayan bir yasa olarak tanıyorsunuz.las libertades de los estadounidenses con el fin de protegerles contra el terrorismo.
Amerikalıları terörden korumak adına, kişisel hak ve özgürlüklerini kısıtlayan bir yasa olarak tanıyorsunuz.le libertà degli americani allo scopo di proteggerli dal terrorismo.
Amerikalıları terörden korumak adına, kişisel hak ve özgürlüklerini kısıtlayan bir yasa olarak tanıyorsunuz.les libertés des Américains pour les protéger contre le terrorisme.
Amerikalıları terörden korumak adına, kişisel hak ve özgürlüklerini kısıtlayan bir yasa olarak tanıyorsunuz.libertățile americanilor pentru a le proteja împotriva terorismului.
Amerikalıları terörden korumak adına, kişisel hak ve özgürlüklerini kısıtlayan bir yasa olarak tanıyorsunuz.הוא חוק שמפחית בצורה ניכרת את החירויות של אמריקנים על מנת להגן עליהם כנגד טרור.
Amerikalıları terörden korumak adına, kişisel hak ve özgürlüklerini kısıtlayan bir yasa olarak tanıyorsunuz.هو تشريع قد أنقصَ بشكل كبير حريات الأمريكين من أجل حمايتهم ضد الإرهاب .
Amerikalıları terörden korumak adına, kişisel hak ve özgürlüklerini kısıtlayan bir yasa olarak tanıyorsunuz.アメリカ人の自由を著しく制限する ものでした しかし愛国者法の中には 特に経済に
Amerikalılar limitsiz seçim sayısının teoride pratikteki halinden daha ilgi çekici olduğunu keşfediyorlar.Amerikanen ontdekken zelf dat grenzeloze keuze in theorie aantrekkelijker lijkt dan in praktijk.
Amerikalılar limitsiz seçim sayısının teoride pratikteki halinden daha ilgi çekici olduğunu keşfediyorlar.Amerikanere opdager selv at ubegrænsede valg lader til at være mere attraktive i teorien end i praksis.
Amerikalılar limitsiz seçim sayısının teoride pratikteki halinden daha ilgi çekici olduğunu keşfediyorlar.Chiar şi americanii descoperă că opţiunile nelimitate par atractive mai degrabă în teorie decât în practică.
Amerikalılar limitsiz seçim sayısının teoride pratikteki halinden daha ilgi çekici olduğunu keşfediyorlar.I USA upptäcker man också att obegränsade valmöjligheter verkar mer attraktivt i teorin än i verkligheten.
Amerikalılar limitsiz seçim sayısının teoride pratikteki halinden daha ilgi çekici olduğunu keşfediyorlar.미국인은 스스로 '무한정된 선택'이 좀 더 매력적으로 보인다는 걸 관습적인 입장에서가 아니라 이론적인 부분에서
Amerikalılar limitsiz seçim sayısının teoride pratikteki halinden daha ilgi çekici olduğunu keşfediyorlar.Sami Američané objevují, že neomezený výběr je atraktivnější v teorii než v praxi.
Amerikalılar limitsiz seçim sayısının teoride pratikteki halinden daha ilgi çekici olduğunu keşfediyorlar.Sami Amerykanie odkrywają że nieograniczony wybór jest bardziej atrakcyjny w teorii niż w praktyce.
Amerikalılar limitsiz seçim sayısının teoride pratikteki halinden daha ilgi çekici olduğunu keşfediyorlar.Samotní Američania zisťujú, že neobmedzené možnosti vyzerajú krajšie v teórii ako v praxi.
Amerikalılar limitsiz seçim sayısının teoride pratikteki halinden daha ilgi çekici olduğunu keşfediyorlar.Сами американцы признают, что безграничный выбор кажется более привлекательным в теории, чем на практике.
Amerikalılar limitsiz seçim sayısının teoride pratikteki halinden daha ilgi çekici olduğunu keşfediyorlar.Самите американци откриват, че неограничения избор изглежда по-атрактивен на теория, отколкото на практика.
Amerikalılar limitsiz seçim sayısının teoride pratikteki halinden daha ilgi çekici olduğunu keşfediyorlar.Самі американці переконуються, що необмежений вибір привабливий радше теоретично, аніж у повсякденному житті.
Amerikalılar limitsiz seçim sayısının teoride pratikteki halinden daha ilgi çekici olduğunu keşfediyorlar.האמריקאים בעצמם מגלים שבחירה בלתי מוגבלת נראית יותר אטרקטיבית בתיאוריה
Amerikalılar limitsiz seçim sayısının teoride pratikteki halinden daha ilgi çekici olduğunu keşfediyorlar.فالامريكيون نفسهم الذين يتعرضون لعدد لا متناه من الخيارات والتي تبدو اكثر جمالية نظريا
Amerikalılar limitsiz seçim sayısının teoride pratikteki halinden daha ilgi çekici olduğunu keşfediyorlar."無数の選択"という理論を 語るほうが魅力的- そう 気づき始めています
Amerikalılar olsa "Haçlı seferi mi,Americanii n-au dat importanță: "Mă rog, o cruciadă..
Amerikalılar olsa "Haçlı seferi mi,Bože, Američania, oni sú iba, "No, križiacka výprava.
Amerikalılar olsa "Haçlı seferi mi,Ehi, gli Americani dicono "Ah, una Crociata.
Amerikalılar olsa "Haçlı seferi mi,Ember, az amerikaiakat ez nem érdekli. "Áh, keresztes hadjárat.
Amerikalılar olsa "Haçlı seferi mi,Gosse, amerikanerna, de säger typ, "Okej, korståg.
Amerikalılar olsa "Haçlı seferi mi,Hombre, los estadounidenses son así: "Ah, una cruzada.
Amerikalılar olsa "Haçlı seferi mi,이런, 미국 사람들은, 그들은 그냥 이렇습니다.
Amerikalılar olsa "Haçlı seferi mi,Les Américains, ils se disent, "Ah, la croisade.
Amerikalılar olsa "Haçlı seferi mi,Man, de Amerikanen, die denken gewoon: "Oh, een kruistocht.
Amerikalılar olsa "Haçlı seferi mi,Mann, die Amerikaner, sind irgendwie so, "Ah, Kreuzzug.
Amerikalılar olsa "Haçlı seferi mi,Os americanos dizem: "Ah, uma cruzada.
Amerikalılar olsa "Haçlı seferi mi,Reakcja amerykanów: "A krucjata.
Amerikalılar olsa "Haçlı seferi mi,Teman, orang Amerika, mereka hanya seperti, "Ah, perang salib.
Amerikalılar olsa "Haçlı seferi mi,Trời, người Mỹ, họ chỉ phản ứng, "Ồ, chiến dịch à.
Amerikalılar olsa "Haçlı seferi mi,Vole, Američani opravdu řekli: "Křížová výprava.
Amerikalılar olsa "Haçlı seferi mi,Φίλε μου, οι Αμερικανοί το βλέπουν έτσι: "Ώ, σταυροφορία.
Amerikalılar olsa "Haçlı seferi mi,"Ами, кръстоносен поход, все едно.
Amerikalılar olsa "Haçlı seferi mi,Слушайте, американцы, слыша это слово - "крестовый поход"- говорят:
Amerikalılar olsa "Haçlı seferi mi,האמריקאים, הם פשוט אומרים, "אה, מסע צלב.
Amerikalılar olsa "Haçlı seferi mi,يا رجل , الأمريكيون , أهم كذلك , " أوو , حرب دينية .
Amerikalılar olsa "Haçlı seferi mi,なんだか知らないけど関係ない」と言うかもしれない
Amerikalılar pratikteki seçimlerinde bir çeşit tepe noktaya ulaştıklarına inanma eğilimindeler.Američané mají tendenci věřit, že dosáhli jakéhosi vrcholu co do způsobu rozhodování.
Amerikalılar pratikteki seçimlerinde bir çeşit tepe noktaya ulaştıklarına inanma eğilimindeler.Američania sú náchylní veriť, že dosiahli určitý vrchol v spôsobe, ako uplatňujú možnosť voľby.
Amerikalılar pratikteki seçimlerinde bir çeşit tepe noktaya ulaştıklarına inanma eğilimindeler.Americanii cred că au atins un soi de culme în felul în care îşi exercită libertatea de a alege.
Amerikalılar pratikteki seçimlerinde bir çeşit tepe noktaya ulaştıklarına inanma eğilimindeler.Amerikanen geloven meestal dat ze een soort toppunt hebben bereikt in de manier waarop zij de keuze beoefenen.
Amerikalılar pratikteki seçimlerinde bir çeşit tepe noktaya ulaştıklarına inanma eğilimindeler.Amerykanie wierzą, że osiągnęli szczyt w sztuce wyboru.
Amerikalılar pratikteki seçimlerinde bir çeşit tepe noktaya ulaştıklarına inanma eğilimindeler.Az Amerikaiak szentül hiszik, hogy az életöröm tetőfokára értek azzal, hogy szabadon választhatnak.
Amerikalılar pratikteki seçimlerinde bir çeşit tepe noktaya ulaştıklarına inanma eğilimindeler.Gli statunitensi tendono a credere di aver raggiunto una sorta di apice nel modo in cui esercitano la scelta.
Amerikalılar pratikteki seçimlerinde bir çeşit tepe noktaya ulaştıklarına inanma eğilimindeler.I USA verkar man tro att man på något sätt är bäst på hur man gör bra val.

İlgili Sayfalar