amerikalılar ile cümle
amerikalılar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
6
HECE
6
ORT. KELİME
Amerikalıların %68'inin kütüphane üyesi olduğunu biliyor muydunuz?Το γνωρίζατε πως το 68% των Αμερικανών διαθέτουν πια κάρτα βιβλιοθήκης;
Amerikalıların %68'inin kütüphane üyesi olduğunu biliyor muydunuz?Вы знаете, что 68 процентов американцев сейчас имеют библиотечную карту?
Amerikalıların %68'inin kütüphane üyesi olduğunu biliyor muydunuz?Знаехте ли, че 68 процента от американците в момента носят библиотечна карта?
Amerikalıların %68'inin kütüphane üyesi olduğunu biliyor muydunuz?האם ידעתם ש-68 אחוז מהאמריקאים מחזיקים כיום כרטיס ספריה?
Amerikalıların %68'inin kütüphane üyesi olduğunu biliyor muydunuz?هل تعلمون أن 68% من الأمريكيين الآن يحملون بطاقة إشتراك في مكتبة؟
Amerikalıların %68'inin kütüphane üyesi olduğunu biliyor muydunuz?図書館カードを持っている事も 史上最高記録です
Amerikalıların çoğu büyük ihtimal cahil kalmayı tercih edecek...Sebuah fakta bahwa rakyat akan tetap secara sukarela untuk masa bodoh dan tidak peduli
Amerikalıların değişikliklerdeki kırılganlığı gördüklerini anlıyorum.Consider că americanii văd fragilitatea schimbării.
Amerikalıların değişikliklerdeki kırılganlığı gördüklerini anlıyorum.Descobri que os norte-americanos vêem fragilidade nas mudanças.
Amerikalıların değişikliklerdeki kırılganlığı gördüklerini anlıyorum.Die Amerikaner erkennen, wie unsicher solche Veränderungen sind.
Amerikalıların değişikliklerdeki kırılganlığı gördüklerini anlıyorum.Encuentro que los estadounidenses ven la fragilidad de los cambios.
Amerikalıların değişikliklerdeki kırılganlığı gördüklerini anlıyorum.Ik merk dat de Amerikanen kijken naar de kwetsbaarheid van de veranderingen.
Amerikalıların değişikliklerdeki kırılganlığı gördüklerini anlıyorum.Jag tycker att amerikanerna ser bräckligheten i förändringar.
Amerikalıların değişikliklerdeki kırılganlığı gördüklerini anlıyorum.Jeg føler at amerikanere ser skrøbeligheden i forandringen.
Amerikalıların değişikliklerdeki kırılganlığı gördüklerini anlıyorum.Je trouve que les Américains voient la fragilité des changements
Amerikalıların değişikliklerdeki kırılganlığı gördüklerini anlıyorum.제가 보기에 미국 사람들은 변화가 취약하다고 생각하는 것 같습니다.
Amerikalıların değişikliklerdeki kırılganlığı gördüklerini anlıyorum.Opažam, da se Američanom te spremembe zdijo krhke.
Amerikalıların değişikliklerdeki kırılganlığı gördüklerini anlıyorum.Sądzę, że Amerykanie postrzegają kruchość wprowadzonych zmian.
Amerikalıların değişikliklerdeki kırılganlığı gördüklerini anlıyorum.Tapasztalom, hogy az amerikaiak törékenynek látják a változásokat.
Amerikalıların değişikliklerdeki kırılganlığı gördüklerini anlıyorum.Tôi thấy rằng người Mỹ thấy sự yếu ớt, dễ vỡ trong những thay đổi.
Amerikalıların değişikliklerdeki kırılganlığı gördüklerini anlıyorum.Trovo che gli americani percepiscano fragilità in questi cambiamenti.
Amerikalıların değişikliklerdeki kırılganlığı gördüklerini anlıyorum.Zisťujem, že Američania považujú zmeny za krehké.
Amerikalıların değişikliklerdeki kırılganlığı gördüklerini anlıyorum.Zjistila jsem, že Američané považují změny za velmi křehké.
Amerikalıların değişikliklerdeki kırılganlığı gördüklerini anlıyorum.Θεωρώ ότι Αμερικανοί βλέπουν πόσο εύθραυστες είναι οι αλλαγές.
Amerikalıların değişikliklerdeki kırılganlığı gördüklerini anlıyorum.Мені здається, що американці вбачають нетривалість у змінах.
Amerikalıların değişikliklerdeki kırılganlığı gördüklerini anlıyorum.Мисля, че американците виждат нестабилността на промените.
Amerikalıların değişikliklerdeki kırılganlığı gördüklerini anlıyorum.Мне кажется, что американцы считают эти перемены недолговечными.
Amerikalıların değişikliklerdeki kırılganlığı gördüklerini anlıyorum.אמריקנים רואים את השבריריות של השינויים.
Amerikalıların değişikliklerdeki kırılganlığı gördüklerini anlıyorum.أرى أن الأمريكان يجدون ضعف في التغييرات
Amerikalıların değişikliklerdeki kırılganlığı gördüklerini anlıyorum.私は アメリカ軍撤退後は こうした変革は
Amerikalıların faaliyetlerinin de hedef alır mı?Apakah targetnya aksi yang mereka lakukan?
Amerikalıların faaliyetlerinin de hedef alır mı?Có phải hệ thống này nhằm vào người dân Mỹ không?
Amerikalıların faaliyetlerinin de hedef alır mı?Czy jego celem są poczynania Amerykanów?
Amerikalıların faaliyetlerinin de hedef alır mı?Ele visa as ações dos cidadãos?
Amerikalıların faaliyetlerinin de hedef alır mı?Est-ce qu'elle vise les actions d'Américains.
Amerikalıların faaliyetlerinin de hedef alır mı?Ez az amerikaiak tevékenységeit célozta?
Amerikalıların faaliyetlerinin de hedef alır mı?Nimmt sie die Handlungen von Amerikanern aufs Korn?
Amerikalıların faaliyetlerinin de hedef alır mı?Originariamente vimos este enfoque con las inteligencias extranjeras de "ultramar".
Amerikalıların faaliyetlerinin de hedef alır mı?Prende di mira le azioni dei cittadini americani?
Amerikalıların faaliyetlerinin de hedef alır mı?Urmăreşte acţiunile americanilor?
Amerikalıların faaliyetlerinin de hedef alır mı?Στοχοποιεί τις δράσεις των αμερικανών;
"Amerikalıların gitmesini sağlayacak""En zodra de Amerikanen weggaan, zijn ze niet meer in staat om terug te komen".
"Amerikalıların gitmesini sağlayacak"미군도 베트남에서 물러날 갓이다."
"Amerikalıların gitmesini sağlayacak"一度、アメリカ人が消える
Amerikalılar'ın hicivden anladığını "Hiçbir Çocuk Geri Kalmasın" yasasını duyduğumda anlamıştım.Dar eu mi-am dat seama că americanii pricep ironia cînd am văzut legea numită "Nici un copil lăsat în urmă".
Amerikalılar'ın hicivden anladığını "Hiçbir Çocuk Geri Kalmasın" yasasını duyduğumda anlamıştım.Men jeg vidste at amerikanere forstod ironi da jeg først mødte den lov der hedder No Child Left Behind.
Amerikalılar'ın hicivden anladığını "Hiçbir Çocuk Geri Kalmasın" yasasını duyduğumda anlamıştım.Tapi saya tahu orang Amerika mengerti ironi ketika saya menemukan Undang-Undang Tidak Ada Anak yang Terlantar.
Amerikalılar'ın hicivden anladığını "Hiçbir Çocuk Geri Kalmasın" yasasını duyduğumda anlamıştım.Toda vedel sem, da Američani razumejo ironijo, ko sem zasledil zakon "Noben otrok naj ne bo zapostavljen."
Amerikalılar'ın hicivden anladığını "Hiçbir Çocuk Geri Kalmasın" yasasını duyduğumda anlamıştım.Zrozumiałem, że Amerykanie łapią ironię, gdy natknąłem się na ustawę "No Child Left Behind".
Amerikalılar'ın hicivden anladığını "Hiçbir Çocuk Geri Kalmasın" yasasını duyduğumda anlamıştım.Але я знав, що американці розуміють іронію, коли натрапив на закон "Жодної дитини поза увагою".
Amerikalılar'ın hicivden anladığını "Hiçbir Çocuk Geri Kalmasın" yasasını duyduğumda anlamıştım.Но аз знаех, че aмериканците схващат иронията, когато видях закона "Нито едно дете изоставено."
Amerikalılar'ın hicivden anladığını "Hiçbir Çocuk Geri Kalmasın" yasasını duyduğumda anlamıştım.Я понял, что американцам не чужда ирония, когда столкнулся с законом "Ни один ребёнок не оставлен",
Amerikalılar'ın hicivden anladığını하지만 저는 미국인들이 역설을 이해한다는 것을 알고 있습니다.
Amerikalılar'ın hicivden anladığınıMen jag vet att amerikaner förstår ironi.
Amerikalılar'ın hicivden anladığınıNhưng tôi biết rằng người Mỹ hiểu được sự mỉa mai
Amerikalılar'ın hicivden anladığınıאבל לי היה ברור שהאמריקאים מבינים אירוניה,
Amerikalılar'ın hicivden anladığınıولكني أدركت أن الأميركيين يفهمون السخرية
Amerikalılar'ın hicivden anladığınıアメリカ人も皮肉を言うのがわかりました 『落ちこぼれゼロ法』です
Amerikalıların hicivden anlamadıklarına dair bir kanıt bulamadım.Ich habe keinen Beweis dafür gefunden, dass Amerikaner keine Ironie verstehen.
Amerikalıların hicivden anlamadıklarına dair bir kanıt bulamadım.Ik heb nooit bewijs gevonden dat Amerikanen ironie niet snappen.