Ana içeriğe geç
Sözlük

amcası ile cümle

amcası kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Sizi Tom'un amcası sanmıştım.I thought that you were Tom's uncle.
Amcasını ziyaret etmeyi düşünüyor.He's considering visiting his uncle.
O, amcasını ziyaret etmek niyetinde.He intends to visit his uncle.
Onlar onun amcasının onlar için çalıştığını söylüyorlar.They say that her uncle worked for them.
Tom'un Boston'da üç amcası var.Tom has three uncles in Boston.
Tom amcasını ziyaret etmek için Boston'a gitti.Tom went to Boston to visit his uncle.
Tom Boston'a gelmeden önce amcasıyla birlikte yaşadı.Tom lived with his uncle before he came to Boston.
Tom amcasının evinde kalıyor.Tom is staying at his uncle's.
Tom amcasıyla kalıyor.Tom is staying with his uncle.
Tom amcasının evinde kaldı.Tom stayed at his uncle's house.
Tom artık amcasının evinde kalıyor.Tom is now staying at his uncle's house.
Tom'un Boston'da çalışan bir amcası var.Tom has an uncle who works in Boston.
Tom, Boston'daki amcasını ziyaret etmeyi düşünüyor.Tom is considering visiting his uncle in Boston.
Tom her hafta sonunu amcasının evinde geçirir.Tom spends every weekend at his uncle's.
Tom'un ona çok para bırakan zengin bir amcası vardı.Tom had a rich uncle who left him a lot of money.
Tom halası ve amcası tarafından getirildi.Tom was brought up by his aunt and uncle.
Amcası öldüğünde, Mary servete kondu.When her uncle died, Mary came into fortune.
Tom amcasının arazisini miras olarak aldı.Tom inherited his uncle's estate.
Tom'un zengin bir amcası var.Tom has a rich uncle.
Tom amcası tarafından büyütüldü.Tom was raised by his uncle.
Tom amcasının yanında yaşadı.Tom lived next to his uncle.
Annemin amcası yumurta kadar keldir.My mother's uncle is as bald as an egg.
Annemin amcası dazlaktır.My mother's uncle is as bald as an egg.
Tom'un kaç teyzesi ve amcası olduğunu bilmiyorum.I don't know how many aunts and uncles Tom has.
Tom'un teyzesi ve amcasıyla yaşadığını bilmiyor muydun?Didn't you know Tom lived with his aunt and uncle?
Tom amcasının mülkünü miras aldı.Tom inherited his uncle's property.
Tom'un Mary'nin amcası olduğunu bilmiyordum.I didn't know that Tom was Mary's uncle.
Tom şu anda amcası için çalışıyor.Tom works for his uncle now.
Tom'un Mary'nin amcası olduğunu bilmiyor muydunuz?Didn't you know Tom was Mary's uncle?
Tom'un Mary'nin amcası olduğunu biliyor muydunuz?Did you know Tom was Mary's uncle?
Tom Boston'da amcasıyla kalıyor.Tom has been staying with his uncle in Boston.
Tom gitmek ve amcasıyla yaşamak istiyor.Tom wants to go and live with his uncle.
Tom'un amcasının ismini hatırlamıyorum.I don't remember Tom's uncle's name.
Tom'un amcasının adını hatırlamıyorum.I don't remember Tom's uncle's name.
Sami amcasının evindeydi.Sami was at his uncle's place.
Tom, amcasıyla Boston'da kalıyor.Tom is staying in Boston with his uncle.
Tom, Mary'nin amcası, değil mi?Tom is Mary's uncle, isn't he?
Tom telefonda amcasıyla konuştu.Tom spoke to his uncle on the phone.
Tom'un John adında bir amcası var.Tom has an uncle named John.
Tom, üniversiteye giderken Avustralya'da amcasıyla yaşadı.Tom lived with his uncle in Australia while going to college.
Tom, Avustralya'ya gelmeden önce amcasıyla birlikte yaşıyordu.Tom lived with his uncle before he came to Australia.
Üniversiteye giderken Ankara'da amcasının yanında yaşadı.He lived with his uncle in Ankara while going to university.
Amcası ona Berlin'deki Reichskreditbank'ta bir iş buldu.His uncle found him a job at the Reichskreditbank in Berlin.
Bjørgen : Gunther'in amcasıdır.Bjørgen: Gunther's uncle.
Babası ve amcası Rio'da profesyonel futbolcuydular.Both his father and uncle were professional footballers in Rio.
Zamanın çoğunu amcasıyla birlikte öğrenmeye harcadı ve kasabadaki tek okulda öğretmenliğe başladı.He spent much of his time with his uncle learning and began to teach at the only school in town.
John, bacağı kırıldığından babası ve amcasına mezarın açılması sırasında katılamaz.John has a broken leg and cannot accompany his father and uncle when they open the tomb.
Maddi sıkıntıları, amcasının ölümüyle hafifler ve tekrar Paris'e gitmek için oradan ayrılır.His financial worries are eased by the chance death of an uncle, and he leaves again for Paris.
Büyük amcası Manuel Montt Şili'nin iki kez cumhurbaşkanı olmuştu.Her granduncle, Manuel Montt, was twice president of Chile.
Amcası gibi Marie de Sadi Carnot olarak bilinirdi.Like his uncle, Marie François too came to be known as Sadi Carnot.
İsabella Taddeo'yu amcası olarak tanıtır.She passes off Taddeo as her uncle.
Amcası İkinci Dünya Savaşı'ndan önce Berlin'deki İran büyükelçiliğinde konsolostu.His uncle was a consul in the Iranian embassy in Berlin before World War II.
30 Aralık: Lahey'de amcası C. M.'yi geleceği hakkında konuşmak üzere ziyaret etti.December 30: visits Uncle C. M. in the Hague to talk about his future.
Domitius'un dul eşi Agrippina, daha sonra kendisi gibi dul olan amcası Claudius ile evlendi.His widow Agrippina later married her widowed uncle Claudius.
Bir amcası 1960'larda Ayub Khan kabinesinde bir bakanı olarak görev yapmıştır.An uncle of his served as a minister in the cabinet of Ayub Khan during the 1960s.
Nepos, amcasının 460'larda yarı otonom bir devlet yönettiği Dalmaçya'ya kaçtı.Nepos fled to Dalmatia, where his uncle had ruled a semi-autonomous state in the 460s.
Ebeveynleri ayrıldıktan sonra birkaç yıl Maryland'de teyze ve amcasının yanında yaşamıştır.After her parents separated, she lived in Maryland with an aunt and uncle for several years.
Amcası Robert Bosch bujinin gelişmesine öncülük etmiştir.His uncle Robert Bosch pioneered the development of the spark plug.
26 Mart: Amcası Cent, Goupil & Cie firmasına ortak olur.March 26: Uncle Cent becomes partner of Goupil & Cie.
Amcası aktör Gregory Gaye'dir.His uncle was the actor Gregory Gaye.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod