Ana içeriğe geç
Sözlük

amcası ile cümle

amcası kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Amcası, ‹‹Samuel sana neler söyledi, lütfen bana da anlat›› dedi.掃 羅 的 叔 叔 說 、 請 將 撒 母 耳 向 你 們 所 說 的 話 告 訴 我
Amcası, ‹‹Samuel sana neler söyledi, lütfen bana da anlat›› dedi.掃羅 的 叔叔 說 、 請將 撒母耳 向 你 們所說 的 話告 訴我
Ancak oraya vardığında, amcasının gizemli bir şekilde öldüğünü ve arsadaki bir mozoleye gömüldüğünü öğrenir.하지만 그가 그곳에 갔을때는, 그는 그의 삼촌이 의문스럽게 돌아가셨고 그의 소유지 한 묘에 묻혀 있다는 것을 발견하게 됩니다.
Ancak oraya vardığında, amcasının gizemli bir şekilde öldüğünü ve arsadaki bir mozoleye gömüldüğünü öğrenir.אבל כשהוא מגיע לשם, הוא מגלה שהדוד שלו נפטר באורח מסתורי ונטמן במצבת-קבר בשטח האחוזה.
Ancak oraya vardığında, amcasının gizemli bir şekilde öldüğünü ve arsadaki bir mozoleye gömüldüğünü öğrenir.لكن بمجرد وصوله إلى هناك، وجد أن عمه قد توفي في ظروف غامضة وتم دفنه في ضريح في الملكية العقارية.
Ancak oraya vardığında, amcasının gizemli bir şekilde öldüğünü ve arsadaki bir mozoleye gömüldüğünü öğrenir.おじが 既に謎に満ちた死をとげていて 敷地内の霊廟に葬られたことを知ります (ビデオ) 執事: 鍵穴はございません
Aslında, Gayla'nın amcası hala yaşıyor, ve vals yapmayı öğreniyor.Ami azt illeti, Gayla nagybátyja a mai napig életben van, és éppen keringőzni tanul.
Aslında, Gayla'nın amcası hala yaşıyor, ve vals yapmayı öğreniyor.A vrai dire, l'oncle de Gayla est encore en vie à ce jour et apprend la valse.
Aslında, Gayla'nın amcası hala yaşıyor, ve vals yapmayı öğreniyor.De facto, o tio de Gayla ainda hoje está vivo e está a aprender a dançar a valsa.
Aslında, Gayla'nın amcası hala yaşıyor, ve vals yapmayı öğreniyor.De hecho, el tío de Gayla está vivo hoy en día, y aprendiendo a bailar vals.
Aslında, Gayla'nın amcası hala yaşıyor, ve vals yapmayı öğreniyor.Faktum är att Gaylas morbror lever än och håller på lära sig dansa vals.
Aslında, Gayla'nın amcası hala yaşıyor, ve vals yapmayı öğreniyor.Gaylan eno on elossa yhä edelleen ja opettelee valssia.
Aslında, Gayla'nın amcası hala yaşıyor, ve vals yapmayı öğreniyor.Gaylas Onkel lebt heute noch und lernt gerade Walzer tanzen.
Aslında, Gayla'nın amcası hala yaşıyor, ve vals yapmayı öğreniyor.Gayla's oom is nog steeds in leven en leert tegenwoordig walsen.
Aslında, Gayla'nın amcası hala yaşıyor, ve vals yapmayı öğreniyor.Infatti, lo zio di Gayla è ancora vivo, e sta imparando a ballare il valzer.
Aslında, Gayla'nın amcası hala yaşıyor, ve vals yapmayı öğreniyor.사실 게일라의 외삼촌은 아직 살아 계신데 왈츠를 배우러 다니실 정도로 정정하십니다.
Aslında, Gayla'nın amcası hala yaşıyor, ve vals yapmayı öğreniyor.Po pravde, Gaylin strýko ešte stále žije a učí sa tancovať valčík.
Aslında, Gayla'nın amcası hala yaşıyor, ve vals yapmayı öğreniyor.Thật vậy, cậu của Gayla vẫn còn sống đến tận ngày nay và đang theo học nhảy điệu van.
Aslında, Gayla'nın amcası hala yaşıyor, ve vals yapmayı öğreniyor.Unchiul Galyei trăieşte şi azi şi ia lecţii de vals.
Aslında, Gayla'nın amcası hala yaşıyor, ve vals yapmayı öğreniyor.Wujek Gayli żyje do dzisiaj i uczy się walca.
Aslında, Gayla'nın amcası hala yaşıyor, ve vals yapmayı öğreniyor.Για την ακρίβεια, ο θείος της Γκέιλα ζει ακόμα και μαθαίνει πώς να χορεύει βαλς.
Aslında, Gayla'nın amcası hala yaşıyor, ve vals yapmayı öğreniyor.До речі, дядько Ґейли до сих пір радіє життю і навіть вчиться танцювати вальс.
Aslında, Gayla'nın amcası hala yaşıyor, ve vals yapmayı öğreniyor.Кстати, дядя Гейлы жив до сих пор, и к тому же учится танцевать вальс.
Aslında, Gayla'nın amcası hala yaşıyor, ve vals yapmayı öğreniyor.Например чичото на Гейла е все още жив и се учи да танцува валс.
Aslında, Gayla'nın amcası hala yaşıyor, ve vals yapmayı öğreniyor.למעשה, דודה של גיילה חי עד עצם היום הזה, ולומד לרקוד ואלס.
Aslında, Gayla'nın amcası hala yaşıyor, ve vals yapmayı öğreniyor.في الواقع، خالها لا يزال حيًّا إلى هذا اليوم، ويتعلم كيف يرقص الفالس.
Aslında, Gayla'nın amcası hala yaşıyor, ve vals yapmayı öğreniyor.ワルツを習っています 自分の母親が若くして亡くなる -
Babası öldüğünde, amcası kendisiyle birlikte çalışmak üzere onu sattı.Als sein Vater starb, verkaufte ihn sein Onkel, damit er mit ihm in den Gruben schuftete.
Babası öldüğünde, amcası kendisiyle birlikte çalışmak üzere onu sattı.Amikor az édesapja meghalt, a nagybátyja eladta, hogy vele együtt dolgozzon a bányában.
Babası öldüğünde, amcası kendisiyle birlikte çalışmak üzere onu sattı.Când a murit tatăl lui, unchiul său l-a luat să muncească cu el în mină, ca sclav.
Babası öldüğünde, amcası kendisiyle birlikte çalışmak üzere onu sattı.Cuando murió su padre su tío lo llevó a trabajar con él en las minas.
Babası öldüğünde, amcası kendisiyle birlikte çalışmak üzere onu sattı.Da hans far døde, handlede hans onkel ham ulovligt til at arbejde sammen med ham i minerne.
Babası öldüğünde, amcası kendisiyle birlikte çalışmak üzere onu sattı.Když zemřel jeho otec, jeho strýc ho dostal k sobě na práce v dolech.
Babası öldüğünde, amcası kendisiyle birlikte çalışmak üzere onu sattı.Khi cha mất, anh ta được người chú đưa đến khu mỏ làm việc cùng.
Babası öldüğünde, amcası kendisiyle birlikte çalışmak üzere onu sattı.Kiedy zmarł jego ojciec, wujek wziął go ze sobą do pracy w kopalni.
Babası öldüğünde, amcası kendisiyle birlikte çalışmak üzere onu sattı.그의 삼촌이 광산에서 자신과 함께 일하도록 팔아넘겼죠.
Babası öldüğünde, amcası kendisiyle birlikte çalışmak üzere onu sattı.Ko je njegov oče umrl, ga je stric prodal za delo v rudnikih.
Babası öldüğünde, amcası kendisiyle birlikte çalışmak üzere onu sattı.Quando o pai dele morreu, o seu tio vendeu-o para trabalhar consigo nas minas.
Babası öldüğünde, amcası kendisiyle birlikte çalışmak üzere onu sattı.Quando suo padre è morto, lo zio lo ha venduto per farlo lavorare insieme a lui nelle miniere.
Babası öldüğünde, amcası kendisiyle birlikte çalışmak üzere onu sattı.Quand son père est mort, son oncle l'a vendu pour qu'il travaille avec lui dans les mines.
Babası öldüğünde, amcası kendisiyle birlikte çalışmak üzere onu sattı.Toen zijn vader stierf, verkocht zijn oom hem om samen met hem in de mijnen te werken.
Babası öldüğünde, amcası kendisiyle birlikte çalışmak üzere onu sattı.Όταν πέθανε ο πατέρας του, ο θείος του τον διακινούσε να δουλέψει μαζί του στα ορυχεία.
Babası öldüğünde, amcası kendisiyle birlikte çalışmak üzere onu sattı.Когато баща му починал, чичо му го накарал да работи с него в мините.
Babası öldüğünde, amcası kendisiyle birlikte çalışmak üzere onu sattı.Коли його батько помер, його дядько насильно забрав його працювати зі собою в шахту.
Babası öldüğünde, amcası kendisiyle birlikte çalışmak üzere onu sattı.После смерти отца его дядя насильно увёз его с собой в шахту.
Babası öldüğünde, amcası kendisiyle birlikte çalışmak üzere onu sattı.כשאביו מת, דודו קנה אותו כדי שיעבוד איתו במכרות.
Babası öldüğünde, amcası kendisiyle birlikte çalışmak üzere onu sattı.تاجر به عمه ليعمل معه في المناجم.
Babası öldüğünde, amcası kendisiyle birlikte çalışmak üzere onu sattı.叔父が死ぬと 叔父の借金を背負わされました
Bayan Şarkıcı aramak için uygun herhangi bir zaman, amcası, o mutluluk olacağını söylediBất cứ lúc nào nó phù hợp với cô ca sĩ gọi, cho biết chú của các, ông sẽ rất vui mừng
Bayan Şarkıcı aramak için uygun herhangi bir zaman, amcası, o mutluluk olacağını söyledi그것이 호출 미스 싱어를 적합 언제든지, 삼촌이, 그는 기쁘게 수있을 것이라고 말했다
Bayan Şarkıcı aramak için uygun herhangi bir zaman, amcası, o mutluluk olacağını söyledi Onu tanıdığım olun.Aina se sopi Miss Singer soittaa, sanoi setä, hän olisi mielellään jotta hän tuttavuus.
Bayan Şarkıcı aramak için uygun herhangi bir zaman, amcası, o mutluluk olacağını söyledi Onu tanıdığım olun.Chaque fois qu'il convient d'appeler Mlle Chanteur, dit l'oncle, il serait heureux de faire sa connaissance.
Bayan Şarkıcı aramak için uygun herhangi bir zaman, amcası, o mutluluk olacağını söyledi Onu tanıdığım olun.Daném okamžiku hodí slečna Singer volat, řekl strýc, byl by rád z ní seznámil.
Bayan Şarkıcı aramak için uygun herhangi bir zaman, amcası, o mutluluk olacağını söyledi Onu tanıdığım olun.Elke keer dat geschikt is Miss Singer om te bellen, zei de oom, hij zou graag maakt haar kennis.
Bayan Şarkıcı aramak için uygun herhangi bir zaman, amcası, o mutluluk olacağını söyledi Onu tanıdığım olun.Enhver tid det passede Miss Singer at kalde, sagde onkel, ville han være glad for at gøre hende bekendtskab.
Bayan Şarkıcı aramak için uygun herhangi bir zaman, amcası, o mutluluk olacağını söyledi Onu tanıdığım olun.Kedykoľvek je vhodné volať slečnu Singer, povedal strýko, bol by rád z nej zoznámil.
Bayan Şarkıcı aramak için uygun herhangi bir zaman, amcası, o mutluluk olacağını söyledi Onu tanıdığım olun.Minden alkalommal, amikor alkalmas kisasszony Singer hívni, mondta a nagybátyja, ő szívesen amitől ismeretség.
Bayan Şarkıcı aramak için uygun herhangi bir zaman, amcası, o mutluluk olacağını söyledi Onu tanıdığım olun.Setiap waktu yang cocok Nona Singer untuk menelepon, kata paman, dia akan senang membuatnya berkenalan.
Bayan Şarkıcı aramak için uygun herhangi bir zaman, amcası, o mutluluk olacağını söyledi Onu tanıdığım olun.Varje gång det passade fröken Singer att ringa, sade farbror, skulle han gärna göra hennes bekantskap.
Bayan Şarkıcı aramak için uygun herhangi bir zaman, amcası, o mutluluk olacağını söyledi Onu tanıdığım olun.Vsak čas je primeren Miss Singer za klic, je dejal stric, bi mu z veseljem da njen znanec.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod