ambulansı ile cümle

ambulansı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Dudakları mavileştikçe, ambulansı sinirli sinirli bekledim.As his lips got bluer, I nervously waited for the ambulance.
Ambulansın telefon numarası nedir?What is the telephone number of the ambulance?
Tom, ambulansın oraya ulaşmasından önce öldü.Tom died before the ambulance could get there.
Tom arabasına bindi ve ambulansı takip etti.Tom got in his car and followed the ambulance.
O bir ambulansın arkasında hayatı için mücadele ediyordu.He was fighting for his life in the back of an ambulance.
Ambulansın gelmesi ne kadar sürdü?How long did it take for the ambulance to arrive?
THK-5, Türkiye'de 1945 yılında hava ambulansı olarak geliştirilmiştir.The THK-5 was a twin-engine aircraft developed in Turkey in 1945 as an air ambulance.
Strowman, ambulansın kapılarını kapatınca maçı kazandı.Strowman then quickly closed the doors to win the match.
Sağlık ocağı ve bir adet ambulansı mevcuttur.Furthermore, a small alarm vehicle and an ambulance are there.
Daha sonrada ambulansı ara.Then call the ambulance.
Ama sorun şu ki, ambulansı gerçekten yakalayamadım.But the problem was I couldn't catch up to the ambulance for real.
Uganda'da, her birinde dispanser bulunan 961 alt-birim var, hiçbirinin ambulansı yok.Uganda has 961 sub-counties, each of them with a dispensary, none of which has an ambulance.
Bunlar yalnızca askerler için hava taksisi veya hava ambulansı değil."They are not just an air taxi for troops or an air ambulance."
Welshpool Havanı, Galler Hava Ambulansı tarafından kullanılan üslerden biridir.[1]Welshpool airport is one of the bases used by the Wales Air Ambulance.[4]
Hava ambulansı, bir hastayı ameliyat için Glasgow'a nakletmek üzere Campbeltown'a gönderilmişti.[1]The air ambulance had been sent to Campbeltown to transport a patient to Glasgow for surgery.[4]
Büyükşehir Polisi ve Londra Hava Ambulansı da kurtarma çalışmalarına yardım etti.The Metropolitan Police and London's Air Ambulance also assisted the rescue effort.
Kurtarma Teşkilatı 1907 yılında İskandinavya’nın ilk otomobil ambulansını satın aldı.1907 stationierte die Firma den ersten Rettungswagen in Skandinavien.
Sağlık ocağı ve bir adet ambulansı mevcuttur.Ein Passant benachrichtigt Polizei und Krankenwagen.
THK-5, Türkiye'de 1945 yılında hava ambulansı olarak geliştirilmiştir.Le THK-5 était un avion de transport civil construit en Turquie durant les années 1940.
An-26M : Hava ambülansı uçağıdır.An-26M: Ambulancia aérea.
Sağlık ocağı ve bir adet ambulansı mevcuttur.Llegan más policías y una ambulancia.
Clear çığlık atar ve ambulansı arar.Livia interviene e chiama l'ambulanza.
Sonra onu ambulansın içine atıp arabaya bindi.Сразу же после этого мы посадили её в машину и уехали.
Daha sonra yine ambulansla gelen Strowman, Reigns'e saldırdı ve onu ambulansın içine koyup ambulansı gönderdi.ثم اصطحب الضابط رجب إلى سيارة إسعاف.
Acil durumlar ve çok özel hastalar için hava ambulansı hizmeti bulunmaktadır.Havia um serviço de urgência e uma secção privada para os doentes nobres.
3 adet donanımlı nakil ambulansı bulunmaktadır.Duas ambulâncias de pronto atendimento.
Clear çığlık atar ve ambulansı arar.Sprawdź, czy oddycha prawidłowo. zadzwoń po pogotowie.
Clear çığlık atar ve ambulansı arar.Страм кричить викликати швидку.
Sonra onu ambulansın içine atıp arabaya bindi.Byl okamžitě vyproštěn ze svého vozu a naložen do sanitky.
Mi-26MS Hava ambulansı versiyonu.Jak–12SZ – Légimentő változat.
Sağlık ocağı ve bir adet ambulansı mevcuttur.Hän ajaa paloautoa ja ambulanssia.
Sonra onu ambulansın içine atıp arabaya bindi.Hänet vietiin ambulanssilla sairaalaan ja hän selvisi.
Mi-26MS Hava ambulansı versiyonu.Il-62MK Keskipitkän matkan versio.
Mi-26MS Hava ambulansı versiyonu.Mi-26MS – Luftevakuations udgave.
Daha sonra yine ambulansla gelen Strowman, Reigns'e saldırdı ve onu ambulansın içine koyup ambulansı gönderdi.Cô Scheuerman đánh lại nó bằng cái dập lửa, rồi chạy vào bên trong và gọi cảnh sát.
Sağlık ocağı ve bir adet ambulansı mevcuttur.「消防車と救急車を呼べ!
Clear çığlık atar ve ambulansı arar.学生们哭喊着,叫着救护车。
Sonra onu ambulansın içine atıp arabaya bindi.因此,衛斯理把她拉走,並帶上車。
Acil durumlar ve çok özel hastalar için hava ambulansı hizmeti bulunmaktadır.對緊急病人及遇難人提供救助。
Clear çığlık atar ve ambulansı arar.카메라는 철수하고, 응급실엔 고요가 찾아왔다.
Acil durumlar ve çok özel hastalar için hava ambulansı hizmeti bulunmaktadır.Грижи се за всички спешни болни.
Acil durumlar ve çok özel hastalar için hava ambulansı hizmeti bulunmaktadır.Need on haiglaeelne ja haiglasisene erakorraline meditsiiniabi.
Ama sorun şu ki, ambulansı gerçekten yakalayamadım.Ale problem w tym, że nie mogłam dogonić tej karetki.
Ama sorun şu ki, ambulansı gerçekten yakalayamadım.Dar problema era cã nu puteam sã prind, de-adevãratelea, ambulanþa din urmã.
Ama sorun şu ki, ambulansı gerçekten yakalayamadım.Das Problem war aber, dass ich den Wagen wirklich nicht einholen konnte.
Ama sorun şu ki, ambulansı gerçekten yakalayamadım.Mais techniquement, je ne pouvais pas rattraper l'ambulance.
Ama sorun şu ki, ambulansı gerçekten yakalayamadım.Αλλά το πρόβλημα ήταν οτι δεν μπορούσα να φτάσω το ασθενοφόρο στα αλήθεια.
Bay Smith, derin bir pisliğe batmış durumdasınız, bir probleminiz var! ambulansı aradık, şu an yolda." Domnule Smith, eşti în pericol; ai o problemă. Am sunat ambulanţa. Ambulanţa e pe drum.
Bay Smith, derin bir pisliğe batmış durumdasınız, bir probleminiz var! ambulansı aradık, şu an yolda."Herr Schmidt, Sie sitzen in der Scheiße. Die Ambulanz ist bestellt. Sie ist unterwegs.
Bay Smith, derin bir pisliğe batmış durumdasınız, bir probleminiz var! ambulansı aradık, şu an yolda."스미스씨, 아주 난처하게 되셨네요, 문제가 좀 생겼습니다. 저희가 앰뷸런스를 불러두었습니다. 지금 그리로 가는 중입니다.
Bay Smith, derin bir pisliğe batmış durumdasınız, bir probleminiz var! ambulansı aradık, şu an yolda."Panie Kowalski, jest pan w tarapatach. Wezwaliśmy ambulans. Już do pana jedzie.
Bay Smith, derin bir pisliğe batmış durumdasınız, bir probleminiz var! ambulansı aradık, şu an yolda."Signor Smith, sta suonando, c'è un problema. Abbiamo chiamato l'ambulanza. L'ambulanza sta arrivando.
Bay Smith, derin bir pisliğe batmış durumdasınız, bir probleminiz var! ambulansı aradık, şu an yolda.Smith, você está em apuros, tem um problema. "Já chamámos a ambulância. A ambulância vai a caminho.
Bay Smith, derin bir pisliğe batmış durumdasınız, bir probleminiz var! ambulansı aradık, şu an yolda."Г-н Смит, много сте загазил, имате проблем. Обадихме се на линейката. Линейката е на път.
Bay Smith, derin bir pisliğe batmış durumdasınız, bir probleminiz var! ambulansı aradık, şu an yolda."Мистер Смит, вы в глубокой передряге, у вас проблема. Мы вызвали скорую. Она уже в пути.
Bay Smith, derin bir pisliğe batmış durumdasınız, bir probleminiz var! ambulansı aradık, şu an yolda."מר סמית, אתה בצרות צרורות, יש לך בעיה. הזמנו אמבולנס. האמבולנס בדרך.
Bay Smith, derin bir pisliğe batmış durumdasınız, bir probleminiz var! ambulansı aradık, şu an yolda."سيد سميث، لديك مشكلة. لقد اتصلنا بسيارة الإسعاف. سيارة الإسعاف قادمة على الطريق.
Bay Smith, derin bir pisliğe batmış durumdasınız, bir probleminiz var! ambulansı aradık, şu an yolda.救急車を呼びました 今そちらに向かっています あなたを救急車に乗せ あなたがかかっている医者に連絡し、報告します
Daha sonrada ambulansı ara.119番ですか?
Daha sonrada ambulansı ara.Apoi suna ambulanta.
İlgili Sayfalar