aman ile cümle

aman kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
‹‹Aman, efendim!›› dediler, ‹‹Buraya ilk kez yiyecek satın almaya gelmiştik.mà rằng : Xin chúa tha lỗi cho ! anh_em chúng_tôi đã đến đây một lần rồi , đặng mua lương_thực ;
‹‹Aman, efendim!›› dediler, ‹‹Buraya ilk kez yiyecek satın almaya gelmiştik.mà rằng: Xin chúa tha lỗi cho! anh em chúng tôi đã đến đây một lần rồi, đặng mua lương thực;
‹‹Aman, efendim!›› dediler, ‹‹Buraya ilk kez yiyecek satın almaya gelmiştik.och sade: »Hör oss, herre. När vi förra gången voro härnere för att köpa säd till föda åt oss
‹‹Aman, efendim!›› dediler, ‹‹Buraya ilk kez yiyecek satın almaya gelmiştik.şi au zis: ,,Domnule, noi ne-am mai pogorît odată aici, ca să cumpărăm merinde.
‹‹Aman, efendim!›› dediler, ‹‹Buraya ilk kez yiyecek satın almaya gelmiştik.und sprachen: Mein Herr, wir sind das erstemal herabgezogen Speise zu kaufen,
‹‹Aman, efendim!›› dediler, ‹‹Buraya ilk kez yiyecek satın almaya gelmiştik.και ειπον, Δεομεθα, κυριε κατεβημεν την πρωτην φοραν δια να αγορασωμεν τροφας
‹‹Aman, efendim!›› dediler, ‹‹Buraya ilk kez yiyecek satın almaya gelmiştik.и сказали: послушай, господин наш, мы приходили уже прежде покупать пищи,
‹‹Aman, efendim!›› dediler, ‹‹Buraya ilk kez yiyecek satın almaya gelmiştik.Послушай, господарю, слязохме първия път да си купим храна;
‹‹Aman, efendim!›› dediler, ‹‹Buraya ilk kez yiyecek satın almaya gelmiştik.ויאמרו בי אדני ירד ירדנו בתחלה לשבר אכל׃
‹‹Aman, efendim!›› dediler, ‹‹Buraya ilk kez yiyecek satın almaya gelmiştik.وقالوا استمع يا سيدي. اننا قد نزلنا اولا لنشتري طعاما.
‹‹Aman, efendim!›› dediler, ‹‹Buraya ilk kez yiyecek satın almaya gelmiştik.說 、 我 主 阿 、 我 們 頭 次 下 來 實 在 是 要 糴 糧
‹‹Aman, efendim!›› dediler, ‹‹Buraya ilk kez yiyecek satın almaya gelmiştik.說 、 我 主阿 、 我們頭 次 下 來實 在 是 要 糴糧
‹‹Aman, efendim›› diye karşılık verdiler, ‹‹Biz kulların yalnızca yiyecek satın almaya geldik.A oni mu odpowiedzieli: Nie tak, panie mój; ale słudzy twoi przyszli, aby nakupili żywności.
‹‹Aman, efendim›› diye karşılık verdiler, ‹‹Biz kulların yalnızca yiyecek satın almaya geldik.A oni mu povedali: Nie tak, môj pane, ale tvoji služobníci prišli nakúpiť potravín.
‹‹Aman, efendim›› diye karşılık verdiler, ‹‹Biz kulların yalnızca yiyecek satın almaya geldik.Ðáp rằng : Thưa chúa , chẳng phải vậy ; các tôi_tớ chúa đến đặng mua lúa mà thôi .
‹‹Aman, efendim›› diye karşılık verdiler, ‹‹Biz kulların yalnızca yiyecek satın almaya geldik.Ðáp rằng: Thưa chúa, chẳng phải vậy; các tôi tớ chúa đến đặng mua lúa mà thôi.
‹‹Aman, efendim›› diye karşılık verdiler, ‹‹Biz kulların yalnızca yiyecek satın almaya geldik.De svarade honom: »Nej, herre, dina tjänare hava kommit för att köpa säd till föda åt sig.
‹‹Aman, efendim›› diye karşılık verdiler, ‹‹Biz kulların yalnızca yiyecek satın almaya geldik.De svarede: "Nej, Herre, dine Trælle kommer for at købe Føde!
‹‹Aman, efendim›› diye karşılık verdiler, ‹‹Biz kulların yalnızca yiyecek satın almaya geldik.De svarte ham: Nei, herre, dine tjenere er kommet for å kjøpe korn.
‹‹Aman, efendim›› diye karşılık verdiler, ‹‹Biz kulların yalnızca yiyecek satın almaya geldik.Ei i-au răspuns: ,,Nu, domnul meu; robii tăi au venit să cumpere hrană.
‹‹Aman, efendim›› diye karşılık verdiler, ‹‹Biz kulların yalnızca yiyecek satın almaya geldik.Ellos le respondieron: --No, señor nuestro. Tus siervos hemos venido para comprar alimentos
‹‹Aman, efendim›› diye karşılık verdiler, ‹‹Biz kulların yalnızca yiyecek satın almaya geldik.És mondának néki: Nem uram, hanem eleséget venni jöttek a te szolgáid.
‹‹Aman, efendim›› diye karşılık verdiler, ‹‹Biz kulların yalnızca yiyecek satın almaya geldik.Gli risposero: «No, signore mio; i tuoi servi sono venuti per acquistare viveri
‹‹Aman, efendim›› diye karşılık verdiler, ‹‹Biz kulların yalnızca yiyecek satın almaya geldik.He vastasivat hänelle: "Ei, herra; palvelijasi ovat tulleet ostamaan elintarpeita.
‹‹Aman, efendim›› diye karşılık verdiler, ‹‹Biz kulların yalnızca yiyecek satın almaya geldik.Ils lui répondirent: Non, mon seigneur, tes serviteurs sont venus pour acheter du blé.
‹‹Aman, efendim›› diye karşılık verdiler, ‹‹Biz kulların yalnızca yiyecek satın almaya geldik.그들이 그에게 이르되 내 주여 아니니이다 종들은 곡물을 사러 왔나이다
‹‹Aman, efendim›› diye karşılık verdiler, ‹‹Biz kulların yalnızca yiyecek satın almaya geldik.Kteřížto odpověděli jemu: Nikoli, pane můj, ale služebníci tvoji přišli, aby nakoupili pokrmů.
‹‹Aman, efendim›› diye karşılık verdiler, ‹‹Biz kulların yalnızca yiyecek satın almaya geldik."Nee, nee!" riepen zij. "Wij zijn hier echt om voedsel te kopen.
‹‹Aman, efendim›› diye karşılık verdiler, ‹‹Biz kulların yalnızca yiyecek satın almaya geldik.Oni pa mu reko: Ne, gospod moj, hlapci tvoji so prišli kupit žita.
‹‹Aman, efendim›› diye karşılık verdiler, ‹‹Biz kulların yalnızca yiyecek satın almaya geldik.Responderam-lhe eles: Não, senhor meu; mas teus servos vieram comprar mantimento.
‹‹Aman, efendim›› diye karşılık verdiler, ‹‹Biz kulların yalnızca yiyecek satın almaya geldik.Sie antworteten ihm: Nein, mein Herr; deine Knechte sind gekommen Speise zu kaufen.
‹‹Aman, efendim›› diye karşılık verdiler, ‹‹Biz kulların yalnızca yiyecek satın almaya geldik."Tidak, Tuanku," jawab mereka. "Kami, hamba-hamba Tuan datang hanya untuk membeli makanan
‹‹Aman, efendim›› diye karşılık verdiler, ‹‹Biz kulların yalnızca yiyecek satın almaya geldik.Οι δε ειπον προς αυτον, Ουχι, κυριε μου αλλ' ηλθομεν οι δουλοι σου δια να αγορασωμεν τροφας
‹‹Aman, efendim›› diye karşılık verdiler, ‹‹Biz kulların yalnızca yiyecek satın almaya geldik.А те му казаха: Не, господарю, слугите ти дойдоха да си купят храна.
‹‹Aman, efendim›› diye karşılık verdiler, ‹‹Biz kulların yalnızca yiyecek satın almaya geldik.Они сказали ему: нет, господин наш; рабы твои пришли купить пищи;
‹‹Aman, efendim›› diye karşılık verdiler, ‹‹Biz kulların yalnızca yiyecek satın almaya geldik.ויאמרו אליו לא אדני ועבדיך באו לשבר אכל׃
‹‹Aman, efendim›› diye karşılık verdiler, ‹‹Biz kulların yalnızca yiyecek satın almaya geldik.فقالوا له لا يا سيدي. بل عبيدك جاءوا ليشتروا طعاما.
‹‹Aman, efendim›› diye karşılık verdiler, ‹‹Biz kulların yalnızca yiyecek satın almaya geldik.他 們 對 他 說 、 我 主 阿 、 不 是 的 、 僕 人 們 是 糴 糧 來 的
‹‹Aman, efendim›› diye karşılık verdiler, ‹‹Biz kulların yalnızca yiyecek satın almaya geldik.他 們對 他 說 、 我 主阿 、 不 是 的 、 僕人 們 是 糴糧來的
- Aman geç kaldý. - Günaydýn.Ωστόσο, δεν μπόρεσα να μείνω.
- Aman geç kaldý.Добро утро.
Aman ha. Dikkatli olun içeride. Kimseyle hýrlaţmayýn bak.Που είναι ο Κουζέυ;
Aman her neyse, o elektronegatiflik kavramını ortaya atmıştı.Aber wie auch immer, er kam mit der Idee der Elektronegativität.
Aman her neyse, o elektronegatiflik kavramını ortaya atmıştı.But anyway, he came up with the idea of electronegativity.
Aman her neyse, o elektronegatiflik kavramını ortaya atmıştı.Každopádně on přišel s elektronegativitou.
Aman her neyse, o elektronegatiflik kavramını ortaya atmıştı.어째든, 그가 전기음성도라는 개념을 생각해 냈습니다
Aman her neyse, o elektronegatiflik kavramını ortaya atmıştı.Nå, men han kom på ideen om elektronegativitet.
Aman her neyse, o elektronegatiflik kavramını ortaya atmıştı.Pero de todos modos, se le ocurrió la idea de electronegatividad.
Aman her neyse, o elektronegatiflik kavramını ortaya atmıştı.W każdym razie Pauling wpadł na pomysł elektroujemności.
Aman! Hey !!אייגו! יא
Aman! Hey !! ايقو ! يا
Aman! Hey !スンジョ ホントに久しぶりだな
Aman iyi tamam, tamam.Θα βρούμε λεφτά κάπως. Δεν είναι πρόβλημα.
Aman iyi tamam, tamam.Всички сме се събрали пак.
Amanın. Adam:Oh, cậu bé. người đàn ông:
Amanın. Adam:O rany! mężczyzna:
Amanın. Adam: Sasha şimdi kaç yaşında?Hur gammal är Sasha nu?
Amanın. Adam: Sasha şimdi kaç yaşında?Miten vanha olet, Sasha?
Amanın. Adam:О, нет. мужчина:
- Amanın, amanın. - Çok ağırsın.يالهي

İlgili Sayfalar