amacın ile cümle
amacın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Onun eline bir testere verip Joplin'de ilkyardıma gönderiyorsunuz ve amacını tekrar kazanıyor.אם נותנים לו מסור-שרשרת ושולחים אותו לג'ופלין שבמיסורי אחרי סופת טורנדו, והוא יזכה לחוש זאת שוב.
Onun eline bir testere verip Joplin'de ilkyardıma gönderiyorsunuz ve amacını tekrar kazanıyor.تعطيه منشاراً. ترسله إلى جوبلين، ميسوري عقب الإعصار، يستعيد ذلك الهدف.
Onun eline bir testere verip Joplin'de ilkyardıma gönderiyorsunuz ve amacını tekrar kazanıyor.送ります そうすると彼は再び目的意識を得るでしょう カンザスシティの高校を卒業し 軍に入った
O zaman... ...insanlar Başkan'ın amacını ikinci plana itecektir.Alors, les gens se mettront à douter des motivations du président.
O zaman... ...insanlar Başkan'ın amacını ikinci plana itecektir.Ekkor az emberek az Elnök úr szándékában is kételkedni fognak.
O zaman... ...insanlar Başkan'ın amacını ikinci plana itecektir.Και ότι έκανε ο παππούς σου θα κατακρεουργηθεί.
O zaman... ...insanlar Başkan'ın amacını ikinci plana itecektir.وكل ما فعله جدك سيدمر
Paran, itibarın, ailen ve arkadaşların senden alındıktan sonra bir amacın kalmıyor.Argent, réputation, famille, amis, on est dépouillé de tout.
Paran, itibarın, ailen ve arkadaşların senden alındıktan sonra bir amacın kalmıyor.Pénz, jóhírnév, család, barátok, mindent elvettek. Az emberek rólad beszélnek.
Paran, itibarın, ailen ve arkadaşların senden alındıktan sonra bir amacın kalmıyor.Να μην έχω που να πάω αφού μου έχουν αφαιρεθεί τα χρήματα, η φήμη, η οικογένεια και οι φίλοι μου.
Paran, itibarın, ailen ve arkadaşların senden alındıktan sonra bir amacın kalmıyor.المال, الشهرة, العائلة, الاصدقاء بعد ان اخد منه كل شيء يعيش الان حياة التجوال
PRISM gibi programlar, kanuna uygun çalıştığını iddia ederken yetkinin amacını tamamen göz ardı ediyor.프리즘과 같은 프로그램은 법 규정을 준수하지만 소환장의 목적을 완전히 무시하는 겁니다.
PRISM gibi programlar, kanuna uygun çalıştığını iddia ederken yetkinin amacını tamamen göz ardı ediyor.Programe ca prisma, ignoră complet scopul mandatelor de arestare în timp ce susțin că lucrează conform legii.
PRISM gibi programlar, kanuna uygun çalıştığını iddia ederken yetkinin amacını tamamen göz ardı ediyor.Program som PRISM, helt ignorera syftet med fullmakt medan dem påstår att man arbeta inom lagen.
PRISM gibi programlar, kanuna uygun çalıştığını iddia ederken yetkinin amacını tamamen göz ardı ediyor.Programy jako PRISM, kompletně ignorují smysl plné moci, zatímco tvrdí, že pracují legálně.
PRISM gibi programlar, kanuna uygun çalıştığını iddia ederken yetkinin amacını tamamen göz ardı ediyor.Programy jak PRISM calkowice ignoruja cel nakazow tym samym twierdzac, ze dzialaja w swietle prawa.
PRISM gibi programlar, kanuna uygun çalıştığını iddia ederken yetkinin amacını tamamen göz ardı ediyor.Така програма, як ПРІЗМ повністю відхиляє мету виправдань, вимагаючи працювати в межах закону.
PRISM gibi programlar, kanuna uygun çalıştığını iddia ederken yetkinin amacını tamamen göz ardı ediyor.像PRISM之类的项目,完全无视了搜查令 的目的 尽管声称是符合法律规定的
Programcı bunu yapmaktaki kişisel amacını bile anlatıyor.Programátor dokonce vysvětluje svoji osobní motivaci.
Programcı bunu yapmaktaki kişisel amacını bile anlatıyor.Ο προγραμματιστής μπήκε στον κόπο να εξηγήσει τα προσωπικά του κίνητρα:
Projenin esas amacını anlıyorsunuz.Ahora entienden el alcance del proyecto.
Projenin esas amacını anlıyorsunuz.Aţi înţeles aşadar întreg scopul proiectului.
Projenin esas amacını anlıyorsunuz.Jadi Anda mengerti cakupan penuh proyek ini.
Projenin esas amacını anlıyorsunuz.Jullie snappen de volle omvang van het project.
Projenin esas amacını anlıyorsunuz.여러분은 이 프로젝트 전체를 이해할 겁니다.
Projenin esas amacını anlıyorsunuz.Megérted a projekt teljes kiterjedését.
Projenin esas amacını anlıyorsunuz.Mọi người hiểu quy mô đầy đủ của dự án.
Projenin esas amacını anlıyorsunuz.Percebe-se a abrangência do projeto.
Projenin esas amacını anlıyorsunuz.Rozumiecie teraz zakres naszych działań.
Projenin esas amacını anlıyorsunuz.Rozumiete celému rozsahu projektu.
Projenin esas amacını anlıyorsunuz.Si capisce che respiro ha il progetto.
Projenin esas amacını anlıyorsunuz.Sie verstehen den Gesamtumfang des Projekts.
Projenin esas amacını anlıyorsunuz.Takhle porozumíš rozsahu tohoto projektu.
Projenin esas amacını anlıyorsunuz.Vous comprenez toute la dimension du projet.
Projenin esas amacını anlıyorsunuz.Καταλαβαίνετε τον πλήρη σκοπό του πρότζεκτ.
Projenin esas amacını anlıyorsunuz.Разбирате пълната идея на проекта.
Projenin esas amacını anlıyorsunuz.Так вы понимаете масштаб проекта.
Projenin esas amacını anlıyorsunuz.אתם מבינים את היקפו של הפרוייקט.
Projenin esas amacını anlıyorsunuz.تفهمون المغزى الرئيسي من المشروع
Projenin esas amacını anlıyorsunuz.これはロンドンです
Projenin esas amacını anlıyorsunuz.你會理解成個計劃嘅範圍。
RAB her şeyi amacına uygun yapar, Kötü kişinin yıkım gününü de O hazırlar.Alt skabte HERREN, hvert til sit, den gudløse også for Ulykkens Dag.
RAB her şeyi amacına uygun yapar, Kötü kişinin yıkım gününü de O hazırlar.De HERE heeft alles met een doel gemaakt, ook de goddeloze voor de dag van de straf.
RAB her şeyi amacına uygun yapar, Kötü kişinin yıkım gününü de O hazırlar.Der HERR macht alles zu bestimmtem Ziel, auch den Gottlosen für den bösen Tag.
RAB her şeyi amacına uygun yapar, Kötü kişinin yıkım gününü de O hazırlar.Domnul a făcut toate pentru o ţintă, chiar şi pe cel rău pentru ziua nenorocirii. -
RAB her şeyi amacına uygun yapar, Kötü kişinin yıkım gününü de O hazırlar.Ðức Giê-hô-va đã dựng nên muôn vật để dùng cho Ngài; Ðến đỗi kẻ ác cũng vậy, để dành cho ngày tai họa.
RAB her şeyi amacına uygun yapar, Kötü kişinin yıkım gününü de O hazırlar.Ðức_Giê - hô-va đã dựng nên muôn vật để dùng cho Ngài ; Ðến đỗi kẻ ác cũng vậy , để_dành cho ngày tai_họa .
RAB her şeyi amacına uygun yapar, Kötü kişinin yıkım gününü de O hazırlar.Herren har gjort hver ting til dens øiemed, også den ugudelige til straffens dag.
RAB her şeyi amacına uygun yapar, Kötü kişinin yıkım gününü de O hazırlar.HERREN har gjort var sak för dess särskilda mål, så ock den ogudaktige för olyckans dag.
RAB her şeyi amacına uygun yapar, Kötü kişinin yıkım gününü de O hazırlar.Hospodin učinil všetko pre samého seba, i bezbožného ku dňu zlého.
RAB her şeyi amacına uygun yapar, Kötü kişinin yıkım gününü de O hazırlar.Hospodin všecko učinil pro sebe samého, také i bezbožného ke dni zlému.
RAB her şeyi amacına uygun yapar, Kötü kişinin yıkım gününü de O hazırlar.Il Signore ha fatto tutto per un fine, anche l'empio per il giorno della sventura
RAB her şeyi amacına uygun yapar, Kötü kişinin yıkım gününü de O hazırlar.Kaiken on Herra tehnyt määrätarkoitukseen, niinpä jumalattomankin onnettomuuden päivän varalle.
RAB her şeyi amacına uygun yapar, Kötü kişinin yıkım gününü de O hazırlar.여호와께서 온갖 것을 그 씌움에 적당하게 지으셨나니 악인도 악한 날에 적당하게 하셨느니라
RAB her şeyi amacına uygun yapar, Kötü kişinin yıkım gününü de O hazırlar.L`Éternel a tout fait pour un but, Même le méchant pour le jour du malheur.
RAB her şeyi amacına uygun yapar, Kötü kişinin yıkım gününü de O hazırlar.Mindent teremtett az Úr az õ maga czéljára; az istentelent is a büntetésnek napjára.
RAB her şeyi amacına uygun yapar, Kötü kişinin yıkım gününü de O hazırlar.O Senhor fez tudo para um fim; sim, até o ímpio para o dia do mal.
RAB her şeyi amacına uygun yapar, Kötü kişinin yıkım gününü de O hazırlar.Pan dla siebie samego wszystko sprawił, nawet i niezbożnika na dzień zły.
RAB her şeyi amacına uygun yapar, Kötü kişinin yıkım gününü de O hazırlar.Segala sesuatu yang dibuat oleh TUHAN ada tujuannya; dan tujuan bagi orang jahat adalah kebinasaan
RAB her şeyi amacına uygun yapar, Kötü kişinin yıkım gününü de O hazırlar.Todo lo ha hecho Jehovah para su propio propósito; y aun al impío, para el día malo
İlgili Sayfalar