am ile cümle

am kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Peru brezilya ve arjantinden sonra güney amerikanin en büyük üçüncü ülkesidir.Peru is the third largest country in South America after Brazil and Argentina.
Nikaragua Orta Amerika'nın en büyük ülkesidir.Nicaragua is the largest country in Central America.
O Amerika Birleşik Devletlerinde Arapça öğretiyor.He teaches Arabic in the United States.
Burada bir sürü ırkçı olduğunu biliyorum ama adını değiştirmek zorunda değilsin.I know that there are many racists here, but you don't have to change your name.
O yardım için bağırdı ama hiç kimse gelmedi.She cried out for help, but no one came.
Amerikan donanmasında kaç tane uçak gemisi var?How many aircraft carriers does the US Navy have?
Afrika'dan Amerika'ya kaç köle getirilmiş?How many slaves were taken from Africa to America?
O bana aşıktı ama ben ona aşık değildim.She was in love with me, but I wasn't in love with her.
Amacıma ulaştım.I reached my goal.
Amacımıza ulaştık.We reached our goal.
Beni Amerikan yerlilerine götür.Take me to the Native Americans.
Annesi Amerikalıdır.Her mother is American.
Eğitimin amacı nedir?What is the purpose of education?
O yaşlı ama akıllı değil.He's older, but no wiser.
Tom akşam yemeği yedi ama hiç tatlı yemedi.Tom ate dinner, but he didn't eat any dessert.
Tom bunu yiyebilir ama ben şüpheliyim.Tom might eat this, but I doubt it.
Üzgünüm ama sizinle akşam yemeği yiyemem.I'm sorry, but I can't eat dinner with you.
Bunu yemeye çalıştım ama yiyemedim.I tried to eat it, but I couldn't.
Tom genellikle giden son kişidir ama dün gece Mary ondan sonra gitti.Tom is usually the last to leave, but last night Mary left after he did.
Amerika Birleşik Devletlerinde Fransızca konuşmak istiyorsan Louisiana'ya git.If you want to speak in French in the United States, go to Louisiana.
Tom Mary'ye vurmak istedi ama kendini kontrol etti.Tom wanted to hit Mary, but he controlled himself.
Amma eğlendik, değil mi?We sure had fun, didn't we?
Ekmek küflüydü, ama Tom yine de onu yedi.The bread was moldy, but Tom ate it anyway.
Tom'la yemek yemek zorunda değilsin ama keşke yesen.You don't have to eat with Tom, but I wish you would.
Bütün gün hiçbir şey yemedim, ama aç hissetmiyorum.I haven't eaten anything all day, but I don't feel hungry.
O Amerikalı bir Yahudi.He's a Jewish American.
O bir Afrikalı Amerikalı.He's an African American.
O Yahudi bir Amerikalı.She's a Jewish American.
Onun ailesi Amerika Birleşik Devletleri'ne göç etti.His family emigrated to the United States.
Ben genelde dokuzdan beşe kadar çalışırım ama bugün ona kadar çalıştım.I usually work from 9:00 a.m. to 5:00 p.m., but today I worked until 10:00 p.m.
O, Amerikalı bir kadınla evli.He's married to an American woman.
Ama onu yaparım.But I'll do it.
O, Amerikan folk müziğinden hoşlanır.He likes country music.
Ben bunu gizli tutabilirdim ama çok uzun süre için değil.I could keep it a secret, but not for too long.
Endişelenme. Ambulans yakında burada olacak.Don't worry. The ambulance will be here soon.
Bana onun bir yalancı olduğunu söyledi, ama ben ona inanmıyorum.He told me he was a liar, but I don't believe him.
Kadınlar amaçlarına ulaştılar.The women achieved their goal.
Her şeyin bir amacı vardır.Everything has a purpose.
Senin aksanın iyi ama telaffuzun biraz zayıf.Your accent's good, but your pronunciation's a little bit off.
Amerika Birleşik Devletleri'ne hoş geldiniz.Welcome to the United States.
Ben yemek yaparım, ama çok zevk almadan.I cook, but without much pleasure.
Seninle giderdim ama hiç param yok.I would go with you, but I don't have any money.
Tom'un ahırı boyamama yardım etmesi gerekiyordu ama gelmedi.Tom was supposed to help me paint the barn yesterday, but he never showed up.
Tom vurulmak üzereydi ama o bunu bilmiyordu.Tom was about to be shot, but he didn't know it.
Tom öpülmek üzereydi ama o bunu bilmiyordu.Tom was about to be kissed, but he didn't know it.
Tom öldürülmek üzereydi ama o bunu bilmiyordu.Tom was about to be killed, but he didn't know it.
Tom gitmek istedi ama gidemedi.Tom wanted to leave, but he couldn't.
Tom Mary'yi öpmek için öne doğru adım attı ama geri adım attı.Tom stepped forward to kiss Mary, but she stepped back.
Tom burada olacağını söyledi ama onu bulamıyorum.Tom said he'd be here, but I can't find him.
Tom'un bir kedisi yok ama Tom'un bir köpeği var, değil mi?Tom doesn't have a cat. However, Tom does have a dog, doesn't he?
Tom ucuz bir ayakkabı aldı ama o çok uzun dayanmadı.Tom bought a pair of cheap shoes, but they didn't last very long.
Sana bir şey söylemek istiyorum ama bir sır. Söylemeyeceğine söz ver.I want to tell you something, but it's a secret. Promise not to tell.
Affedersiniz ama bu video artık mevcut değil.I'm sorry, but it's no longer available.
Seninle gelmek isterdim ama vaktim yoktu.I would have liked to come with you, but I didn't have time.
Tom gitmeye başladı ama Mary onu durdurdu.Tom started to leave, but Mary stopped him.
Tom golf sever ama Mary onun yavaş ve sıkıcı olduğunu düşünüyor.Tom likes golf, but Mary thinks it's slow and boring.
Ama o masum.But she is innocent!
Ama o suçsuz!But she's innocent!
Barack Obama Amerika Birleşik Devletleri'nin 44. başkanıdır.Barack Obama is the 44th President of the United States.
Ben Amerika'ya döneceğim.I'm going back to America.

İlgili Sayfalar