Mesela alttaki eşitliklerin tümüne "E" diyelim.종성 'ㄹ'을 제외한 모든 자음이 중설음이다.
Kadının alttan alması, erkeği daha da kızdırmaktan başka bir işe yaramayacağını görmüştü.그러나 그는 왕비는 세자 융(후일의 연산군)의 생모이므로 세자를 봐서라도 탄핵해서는 안 된다며 강하게 반대하였다.
En popüler alttarzları rap metal ve rapcore'tur.하위 장르로는 랩 메탈 (rap metal) 과 랩코어(rapcore)가 있다.
Sol alttaki imza sahtedir.우측 그림의 것은 불동이다.
Ekranda gezinme düğmesi yoktur ve yalnızca altta tek bir fiziksel tuş bulunuyor.위·아래층 기단에는 아무런 장식이 없고, 탑신의 몸돌에만 모서리에 기둥 모양을 새겨 두었다.
Çevrenin alttaki kenarın ortasında, sanayi işçilerini simgeleyen bir dişli çark bulunmaktadır.בחלק המרכזי התחתון של גבול העיגול יש גלגל שיניים שמציין את העובדים התעשייתיים.
Sol alttaki imza sahtedir.את הספרה הראשונה משמאל נעתיק.
Oyun alanı zemini alttan ısıtmalı doğal çimdir.מגרש הכדורגל כולל דשא טבעי מחומם.
Mesela alttaki eşitliklerin tümüne "E" diyelim.לדוגמה: "מיקום על ציר Y".
Mesela alttaki eşitliklerin tümüne "E" diyelim.Например e може да се произнася в целия диапазон от до .
Reichenau Adası'nda, soğuk kış aylarında 300 m2 alanı ısıtacak alttan ısıtma şebekesi kuruldu.В абатството на Райхенау през зимата се топли стаята, където са се събирали монасите, която е голяма 300 кв.м.
Alttaki kama geri hareket eder.Ще започне ли да се движи на обратно?
Özellikle yaşlılarda ve altta yatan sağlık sorunu olan kişilerde komplikasyonlar meydana gelebilir..Усложнения могат да се появят конкретно при по-възрастни и хора с основни здравословни проблеми.
Calc'in başlıca özellikleri altta sıralanmıştır.Основната функция на калция е структурна.
Kazılarda, en alttan başlayarak romen rakamlarıyla tanımlanan yedi tabaka saptanmıştır.В заличения текст са идентифицирани поне седем негови трактата.
Çevrenin alttaki kenarın ortasında, sanayi işçilerini simgeleyen bir dişli çark bulunmaktadır.Под тях е разположено половин зъбно колело – символ на индустрията.
Onlar yukarıdan Dünya'ya ve alttan uzay ortamına koymaktadır.Uzima ju se za granicu Zemljine atmosfere i svemirskog prostranstva.
Daha alttaki iki yapı katına küçük bir sondajla ulaşılmıştır.Neposredno prije samog dna nalaze se još dva mala skoka.
Folk metal, 1990'lı yıllarda Avrupa'da gelişmeye başlayan bir heavy metal alttarzıdır.Folk metal je subžáner heavy metalovej hudby, ktorý vznikol v Európe počas 90. rokov.
Eğer dizi hem alttan sınırlı hem de üstten sınırlı ise diziye sınırlı denir.Ak je postupnosť zároveň zdola aj zhora ohraničená, hovoríme, že je ohraničená.
(Bakınız alttaki iklim tablosu.)Pozri v článku Klimo.
Bunlardan %30'unda altta yatan bir hastalık da bulunmamaktadır.Zhruba v 30% prípadov nie je možné určiť príčinu ochorenia.
Üst kanatlar altta, alttakiler üsttedir.Pripravte si bránice, Horná Dolná sa vracia! .
En son eklenen yine farklı bir kaynaktan gelen altınla işlenmiş olan "güneş teknesi" denen alttaki yaydır.Končni dodatek je bil še en lok na dnu, »sončna barka«, znova izdelan iz zlata drugačnega izvora.
Altta bulunan sarı ve kırmızı ışıklar ise kapının kilitli veya kilitsiz olduğunu gösterir.Rdeče in zelene signalne luči so nameščene na portalih, in kažejo katere steze so odprte ali zaprte za promet.
Çomak parmak, KOAH'ya özgü değildir ve altta yatan bir akciğer kanseri için araştırmaları tetiklemelidir.Betičasti prsti niso specifični za KOPB in bi morali spodbuditi preiskave v smeri pljučnega raka.
Yedisi üstte,biri altta olmak üzere sekiz deliği vardır.Za vsak njen del, ki se kaže, jih je sedem osmin pod vodo.
Özellikle yaşlılarda ve altta yatan sağlık sorunu olan kişilerde komplikasyonlar meydana gelebilir..Zapleti se lahko pojavijo zlasti pri starejših osebah in pri bolnikih z drugimi zdravstvenimi problemi.
Stada 1997 yılında alttan ısıtma sistemleri eklendi.Leta 1991 so napelali centralno ogrevanje.
Alttan sulandığı durumlarda sürekli su eklemek zorunda kalınmaz.Neauga ten, kur visada stovi vanduo.
En altta ise hiçbir mülkü olmayan vatandaşlardan oluşan proletarii vardı.Senovės Romoje proletarii buvo piliečiai, turintys mažai, arba visiškai neturintys jokio turto.
Bu yapının alttaki oturma sıraları korunmuştur.Šios vietos saugomos rezervatų statusu.
Alttaki köpek dişleri üsttekilerden daha önde bulunur.Apatiniame žandikaulyje priekiniai dantys stambesni už likusius.
(Bakınız alttaki iklim tablosu.)"Tammetüves peituv kliima".
% 1 üzerinde çalışan pencereyi altta tut / altta tutma% 1에서 실행 중인 창 항상 아래/ 해제
% 1 üzerinde çalışan pencereyi altta tut / altta tutmaAltijd op achtergrond omschakelen voor het actieve venster op %1
% 1 üzerinde çalışan pencereyi altta tut / altta tutmaÄndra behåll under för fönster som finns på% 1
% 1 üzerinde çalışan pencereyi altta tut / altta tutmaCommuta la permanenza sullo sfondo per la finestra in esecuzione su %1
% 1 üzerinde çalışan pencereyi altta tut / altta tutmaComută ținerea dedesubt pentru fereastra rulînd pe% 1
% 1 üzerinde çalışan pencereyi altta tut / altta tutmaConmutar el mantener debajo la ventana activa en %1
% 1 üzerinde çalışan pencereyi altta tut / altta tutma(Dés)Activer l'option « & #160; Conserver au-dessus & #160; » de la fenêtre active sur %1
% 1 üzerinde çalışan pencereyi altta tut / altta tutmaDržať bežiace okno pod ostatnými na% 1
% 1 üzerinde çalışan pencereyi altta tut / altta tutmaLaufendes Fenster auf %1 im Hintergrund halten
% 1 üzerinde çalışan pencereyi altta tut / altta tutmaManter a janela activa abaixo em% 1
% 1 üzerinde çalışan pencereyi altta tut / altta tutmaPreklopi obdrži pod vsemi za okno na% 1
% 1 üzerinde çalışan pencereyi altta tut / altta tutmaPrzełącz ułożenie pod innymi oknami dla okna na% 1
% 1 üzerinde çalışan pencereyi altta tut / altta tutmaSiirrä alimmas tai palauta ikkuna työpöydällä% 1
% 1 üzerinde çalışan pencereyi altta tut / altta tutmaSlå hold under til/ fra for kørende vindue på% 1
% 1 üzerinde çalışan pencereyi altta tut / altta tutmaUbah tetap di bawah untuk jendela yang berjalan di% 1
% 1 üzerinde çalışan pencereyi altta tut / altta tutmaПеремкнути стан « Утримувати під іншими » для відкритого вікна на% 1
48 eyalet, en alttan başlayarak ulusal [eğitim] politikası oluşturdular.48 de state au optat pentru asta, creând o politică educațională națională de jos în sus.
48 eyalet, en alttan başlayarak ulusal [eğitim] politikası oluşturdular.48 estados la adoptaron, creando una política nacional [de educación] ascendente.
48 eyalet, en alttan başlayarak ulusal [eğitim] politikası oluşturdular.48 estados optaram por criar uma política energética de baixo para cima.
48 eyalet, en alttan başlayarak ulusal [eğitim] politikası oluşturdular.48 stanów stworzyło od podstaw politykę edukacyjną.
48 eyalet, en alttan başlayarak ulusal [eğitim] politikası oluşturdular.48 staten deden mee, waardoor een nationaal [onderwijs]beleid van onderop werd ingevuld.
48 eyalet, en alttan başlayarak ulusal [eğitim] politikası oluşturdular.48 stati hanno aderito, creando una politica dell'istruzione nazionale, dal basso verso l'alto.
48 eyalet, en alttan başlayarak ulusal [eğitim] politikası oluşturdular.48 teilnehmende Staaten schufen eine nationale Bildungspolitik von unten nach oben.
48 eyalet, en alttan başlayarak ulusal [eğitim] politikası oluşturdular.48 штатов приняли участие в гонке, создав новую образовательную политику с низов.
48 eyalet, en alttan başlayarak ulusal [eğitim] politikası oluşturdular.Čtyřicet osm sátu se zapojilo do vytvoření národní [vzdělávací] politiky od zdola.
48 eyalet, en alttan başlayarak ulusal [eğitim] politikası oluşturdular.Четиресет и осем щата се включиха, създавайки национална политика за обучение от началото до края.