altmış ile cümle
altmış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Tekne kırk dört ile altmış arasında mürettebata sahipti [1]The boat had a complement of between forty-four and sixty.[1]
1956'dan sonra Tovstonogov Bolşoy Drama Tiyatrosu'nda altmış yıllık bir kariyeri olmuştur. [1]After 1956 she had a six-decade-long career with the Tovstonogov Bolshoi Drama Theater.[4]
Altmış gün süren çile, Fransa'yı uluslararası toplum nezdinde utandırdı.The ordeal, which lasted for sixty days, embarrassed France before the international community.
İspanya ilk kez yaklaşık altmış yıl önce Osman'ın halifeliği sırasında işgal edilmişti.Spain had first been invaded some sixty years earlier during the caliphate of Uthman.
Evi yanan altmış yaşındaki bir adam üzerinde yapılan bir araştırma bu etkileri gösterdi.A study done on a sixty year old man whose house burned down showed these effects.
Altmışlı yıllardan bu yana Suriye'de resmi bir din sayımı yapılmamıştır.There has been no official census on Religion in Syria since the sixties.
Rodos adasında altmış kişi ölmüştür.Sixty people died on the island.
Romalıların Marib'e ulaşması altı ay, Mısır'a dönmesi ise altmış gün sürdü.It took the Romans six months to reach Marib and sixty days to return to Egypt.
800 sayfadan uzun olan roman, altmış yıllık çağdaş Ukrayna tarihini kapsar. [1]The novel, more than 800 pages long, spans six decades of contemporary Ukrainian history.[1]
"Altmışları İcat Eden Adam", Gary Pig Gold, Cosmik Debris, Ekim 2004"The Man Who Invented The Sixties" by Gary Pig Gold, Cosmik Debris, October 2004
Altmış yeni müze açıldı.Es haben sechzig neue Museen geöffnet.
Altmıştan fazla insan gözaltına alındı.Mehr als sechzig Personen wurden festgenommen.
O, altmış yaşında ve beş yıldır dul.Sie ist sechzig Jahre und seit fünf Jahren verwitwet.
Bir satranç tahtasında altmış dört kare bulunur.Ein Schachbrett hat vierundsechzig Felder.
Altmış arşın boyu vardır ve çok kuvvetlidir.Diese haben acht, seltener zehn Silben und sind paarweise gereimt.
Tüm bunların yanında Bir Uzun Yürüyüştü Altmışsekiz isimli bir kitabı bulunmaktadır.Außerdem werden die Stiche über sechs (das Buch) angelegt, für jeden Stich ein Point.
Jackson albüm için altmış şarkı yazdı ve otuzunu kaydetti.Jackson schrieb etwa sechzig Lieder für sein neues Album.
Toplam olarak altmış üç adet eşya içerir.Deshalb hat es insgesamt dreihunderteinundachtzig Abschnitte.
Bu altmış yıl boyunca lekenin karardığı tespit edildi.Dort muss etwas passiert sein, was seit 60 Jahren vertuscht werden soll.
Kazanılan zaferden kısa bir süre sonra, hükümdarlığının yirme beşinci yılında altmış yaşında öldü.Joschafat starb bald nach diesem Sieg nach einer 25-jährigen Regierung im Alter von sechzig Jahren.
Filmin çekimleri altmış gün, hazırlık aşaması ise sekiz aydan fazla sürdü.Die Dreharbeiten zu diesem aufwendig gestalteten Film zogen sich über mehr als acht Monate hin.
Elemelerden Altmış katılımcıdan yirmisi Eurochallenge turuna yükselecektir.Für jeden Teilnehmer werden die Punkte aus allen 20 Turnieren addiert.
Altmışlı yaşlarında Bursa'da yaşadığını bilinir.Warum wir zehn goldene Jahre an der Börse erleben werden.
Altmışa yakın eser bıraktı.Etwa um 1800 ist sie erloschen.
Altmış yaşında emekliliğe hak kazandı.Il prit sa retraite à soixante ans.
Altmışlı yıllarda, çalışma zamanı haftada kırk iki saatti.Dans les années soixante, le temps de travail était de quarante deux heures par semaine.
Bir dakika altmış saniyeden oluşur.Une minute se compose de soixante secondes.
Daha sonra ise altmış kişilik kapalı tribün ile açık tribün yaptık.Et Nous fîmes pousser au-dessus de lui un plant de courge, » (Coran, 37 : 139-146).
1950'deki altmış sinagogdan 1970'te yedi tane kaldı.Des 60 synagogues en 1950, il n'en restait que 7 après 1970.
Altmışlı yılların başında Sovyet vatandaşlığına kabul edildi.Dans les années 1960, elle reçoit la citoyenneté soviétique.
Clara, altmış iki yıldır görüşmediklerini söyler.Il ne l'avait pas revue depuis seize ans.
Grubun, toplam olarak altmıştan fazla üyesi tespit edilmiştir.On suppose que le groupe comportait une centaine de membres au total.
Babilliler, bir tam dönüşü 60 birime bölmüşlerdir (altmışlık sistem).Les pilotes repartent pour une seconde manche de 60 tours.
66 (altmış altı), bir sayı.66 (1910) 1.
Altmış arşın boyu vardır ve çok kuvvetlidir.Les étamines (huit ou dix) sont libres et larges.
Altmış yaşındaki teyzem büyük miras aldı.Mi tía de sesenta años de edad recibió una gran herencia.
Altmış yaşlarında bir adam.Él es un hombre de unos sesenta años.
En az altmış yaşında.Tiene por lo menos sesenta años.
1950'deki altmış sinagogdan 1970'te yedi tane kaldı.De las 60 sinagogas existentes en 1950, quedaban sólo siete después de 1970.
Babil matematiği, altmışlı kesirli (60 tabanlı) bir sayısal sistem kullanılarak yazılmıştı.Las matemáticas babilónicas fueron escritas usando un sistema de numeración sexagesimal (base 60).
Panama şehrinde Ekim'in ikinci gününde bin dokuz yüz altmış iki tarihinde verilmiştir.Dado en la ciudad de Panamá a los dos días del mes de octubre de mil novecientos sesenta y dos.
66 (altmış altı), bir sayı.66, Nº.
O dönemde altı hatta günlük altmış sefer düzenlenmekteydi.La misma noche fue contratado por 60 francos la hora.
Hanok toplam üç yüz altmış beş yıl yaşayıp öldü.Y fueron todos los días de Enoc trescientos sesenta y cinco años.
Altmışlı yıllarda, çalışma zamanı haftada kırk iki saatti.Negli anni Sessanta l'orario lavorativo era di quarantadue ore settimanali.
Altmışlı yılların başında Sovyet vatandaşlığına kabul edildi.Agli inizi degli anni sessanta le venne concessa la cittadinanza sovietica.
Babil matematiği, altmışlı kesirli (60 tabanlı) bir sayısal sistem kullanılarak yazılmıştı.La matematica babilonese faceva uso di un sistema di numerazione posizionale sessagesimale (cioè a base 60).
Panama şehrinde Ekim'in ikinci gününde bin dokuz yüz altmış iki tarihinde verilmiştir.Approvato nella città di Panama nel secondo giorno del mese di ottobre del millenovecentosessantadue.
Altmışlı yıllarda mahallenin okulunda ders gören yaklaşık 160 ögrenci bulunurdu.Al momento della sparatoria nella scuola si trovavano circa 150 persone.
Hakim bu kez Bill'e altmış gün hapis cezası verir.Al processo, Charles è condannato a sessant'anni di carcere.
Bu altmış yıl boyunca lekenin karardığı tespit edildi.In seguito, l'edificio cadde in rovina per circa sedici anni.
Babilliler, bir tam dönüşü 60 birime bölmüşlerdir (altmışlık sistem).La corba da mosto si divide egualmente in 60 boccali.
Clara, altmış iki yıldır görüşmediklerini söyler.La ragazza, ventisettenne, rivela di non uscire dalla villa da dodici anni.
Daha sonra ise altmış kişilik kapalı tribün ile açık tribün yaptık.Слово χειροτονία происходит от χείρ (рука) и τείνω (вытягивать, простирать).
Fyssas Yunanistan adına altmış maça çıktı ve dört gol attı.Фиссас сыграл 60 матчей за Грецию и забил четыре гола.
Altmış yıldan daha fazla bir süre sevenlerinin beklentilerini sağladı.Так более 60 лет назад задумали его авторы.
Grubun, toplam olarak altmıştan fazla üyesi tespit edilmiştir.В целом были определены более чем шестьдесят вероятных членов группы.
Panama şehrinde Ekim'in ikinci gününde bin dokuz yüz altmış iki tarihinde verilmiştir.Сделано в городе Панама на второй день октября месяца тысяча девятьсот шестьдесят второго года.
Arktika ve Antarktika araştırmalarını içeren bu çalışmaya altmış ülke katılmıştır.Участник шести арктических и антарктических исследовательских экспедиций.
Altmış dördüncü ve altmış beşinci Kongreler için aday oldu; ancak seçilemedi.И он предъявил им пятьдесят озерингов, но те не перестали жечь его.