altmış ile cümle
altmış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
Şu ana kadar büyük firmaların yaklaşık yüzde altmışı benzer programları uyguluyorlar.Obecnie, jakieś 60% wielkich firm korzysta z naszego rozwiązania.
Şu ana kadar büyük firmaların yaklaşık yüzde altmışı benzer programları uyguluyorlar.Până acum, aproximativ 60 la sută din companiile mari au astfel de programe.
Şu ana kadar büyük firmaların yaklaşık yüzde altmışı benzer programları uyguluyorlar.Tegenwoordig heeft zo'n 60 procent van de grote bedrijven een programma als dit ingevoerd.
Şu ana kadar büyük firmaların yaklaşık yüzde altmışı benzer programları uyguluyorlar.Кстати, в 60 процентов больших компаний имеется подобная программа.
Şu ana kadar büyük firmaların yaklaşık yüzde altmışı benzer programları uyguluyorlar.עד כה, בערך ל 60% מהחברות הגדולות יש תכניות כאלה.
Şu ana kadar büyük firmaların yaklaşık yüzde altmışı benzer programları uyguluyorlar.لغاية الآن، حوالي 60 بالمئة من الشركات الضخمة لديها في الواقع برامج مثل هذا قيد التطبيق.
Şu ana kadar büyük firmaların yaklaşık yüzde altmışı benzer programları uyguluyorlar.このようなプログラムを 実施してきました それらは年金保護法の一部として 用いられてきました
Şuana kadar otuz altmış doksan üçgeninin özel ve ilginç özelliklerinden bir tanesini gösterdik. -그래서 우리는 30-60-90 삼각형의 신기한 성질 중 하나를 증명했습니다
Şuana kadar otuz altmış doksan üçgeninin özel ve ilginç özelliklerinden bir tanesini gösterdik. -Takže jsme si již ukázali jednu zajímavost o 30-60-90 trojúhelníku.
Şuana kadar otuz altmış doksan üçgeninin özel ve ilginç özelliklerinden bir tanesini gösterdik. -Vi har nu allerede vist en af de interessante ting ved 30-60-90-trekanter.
Şuana kadar otuz altmış doksan üçgeninin özel ve ilginç özelliklerinden bir tanesini gösterdik. -We hebben dus al iets interessants ontdekt over '30-60-90 driehoeken':
Şuana kadar otuz altmış doksan üçgeninin özel ve ilginç özelliklerinden bir tanesini gösterdik. -И така, ние вече доказахме една от интересните части на триъгълниците 30-60-90.
Şuana kadar otuz altmış doksan üçgeninin özel ve ilginç özelliklerinden bir tanesini gösterdik. -لقد وضحنا بالفعل واحداً من الاجزاء المثيرة للاهتمام لما يخص مثلثات 30-60-90
Süleymanın sarayının bir günlük yiyecek gereksinimi şunlardı: Otuz kor ince, altmış korfç kepekli un;5:2 Und Salomo mußte täglich zur Speisung haben dreißig Kor Semmelmehl, sechzig Kor anderes Mehl,
Süleymanın sarayının bir günlük yiyecek gereksinimi şunlardı: Otuz kor ince, altmış korfç kepekli un;A potravy Šalamúnovej bolo na jeden deň tridsať korov bielej múky jemnej a šesťdesiat korov obyčajnej múky,
Süleymanın sarayının bir günlük yiyecek gereksinimi şunlardı: Otuz kor ince, altmış korfç kepekli un;Av fødevarer gikk det hos Salomo for hver dag med tretti kor fint mel og seksti kor vanlig mel,
Süleymanın sarayının bir günlük yiyecek gereksinimi şunlardı: Otuz kor ince, altmış korfç kepekli un;Chaque jour Salomon consommait en vivres: trente cors de fleur de farine et soixante cors de farine,
Süleymanın sarayının bir günlük yiyecek gereksinimi şunlardı: Otuz kor ince, altmış korfç kepekli un;În fiecare zi Solomon mînca: treizeci de cori de floare de făină, şi şasezeci de cori de altă făină,
Süleymanın sarayının bir günlük yiyecek gereksinimi şunlardı: Otuz kor ince, altmış korfç kepekli un;In Salomonov potrebni živež na dan je bil: trideset meric bele moke in šestdeset meric druge moke,
Süleymanın sarayının bir günlük yiyecek gereksinimi şunlardı: Otuz kor ince, altmış korfç kepekli un;솔로몬의 일일분 식물은 가는 밀가루가 삼십석이요 굵은 밀가루가 육십석이요
Süleymanın sarayının bir günlük yiyecek gereksinimi şunlardı: Otuz kor ince, altmış korfç kepekli un;Las provisiones diarias de Salomón eran: 30 coros de harina refinada, 60 coros de harina corriente
Süleymanın sarayının bir günlük yiyecek gereksinimi şunlardı: Otuz kor ince, altmış korfç kepekli un;Och vad Salomo för var dag behövde av livsmedel var: trettio korer fint mjöl och sextio korer vanligt mjöl,
Süleymanın sarayının bir günlük yiyecek gereksinimi şunlardı: Otuz kor ince, altmış korfç kepekli un;O provimento diário de Salomão era de trinta coros de flor de farinha, e sessenta coros e farinha;
Süleymanın sarayının bir günlük yiyecek gereksinimi şunlardı: Otuz kor ince, altmış korfç kepekli un;Salamon eledele naponként [ez] vala: harmincz véka zsemlyeliszt és hatvan véka közönséges liszt;
Süleymanın sarayının bir günlük yiyecek gereksinimi şunlardı: Otuz kor ince, altmış korfç kepekli un;Salomos daglige Bebov af Levnedsmidler var tredive Kor fint Hvedemel og tresindstyve Kor almindeligt Mel,
Süleymanın sarayının bir günlük yiyecek gereksinimi şunlardı: Otuz kor ince, altmış korfç kepekli un;Vycházelo pak ku potravě Šalomounovi na každý den třidceti měr běli, a šedesáte měr mouky obecné,
Süleymanın sarayının bir günlük yiyecek gereksinimi şunlardı: Otuz kor ince, altmış korfç kepekli un;Η δε τροφη του Σολομωντος δια μιαν ημεραν ητο τριακοντα κοροι σεμιδαλεως και εξηκοντα κοροι αλευρου,
Süleymanın sarayının bir günlük yiyecek gereksinimi şunlardı: Otuz kor ince, altmış korfç kepekli un;А продоволствието за Соломона за един ден бе тридесет кора чисто брашно и шестдесет кора друго брашно,
Süleymanın sarayının bir günlük yiyecek gereksinimi şunlardı: Otuz kor ince, altmış korfç kepekli un;ויהי לחם שלמה ליום אחד שלשים כר סלת וששים כר קמח׃
Süleymanın sarayının bir günlük yiyecek gereksinimi şunlardı: Otuz kor ince, altmış korfç kepekli un;وكان طعام سليمان لليوم الواحد ثلاثين كر سميذ وستين كرّ دقيق.
Süleymanın sarayının bir günlük yiyecek gereksinimi şunlardı: Otuz kor ince, altmış korfç kepekli un;所 羅 門 每 日 所 用 的 食 物 、 細 麵 三 十 歌 珥 、 粗 麵 六 十 歌 珥
Süleymanın sarayının bir günlük yiyecek gereksinimi şunlardı: Otuz kor ince, altmış korfç kepekli un;所羅門 每 日 所 用 的 食物 、 細麵 三十 歌珥 、 粗 麵 六十 歌珥
Sütunları ölçtü, altmış arşındı. Kapının çevresindeki avlu sütunlara kadar uzanıyordu.A măsurat tinda porţii şi a găsit douăzeci de coţi; tinda da într'o curte, de jur împrejurul porţii.
Sütunları ölçtü, altmış arşındı. Kapının çevresindeki avlu sütunlara kadar uzanıyordu.A spravil stĺpy, šesťdesiat lakťov, a to ku stĺpu dvora, bránu kolom dookola.
Sütunları ölçtü, altmış arşındı. Kapının çevresindeki avlu sütunlara kadar uzanıyordu.A udělal veřeje šedesáti loket, a každé veřeje síně i brány vůkol a vůkol jedna míra.
Sütunları ölçtü, altmış arşındı. Kapının çevresindeki avlu sütunlara kadar uzanıyordu.Ðoạn , người tính các cột là sáu mươi cu - đê , gần các cột ấy có hàng lang bao lấy hiên cửa .
Sütunları ölçtü, altmış arşındı. Kapının çevresindeki avlu sütunlara kadar uzanıyordu.Ðoạn, người tính các cột là sáu mươi cu-đê, gần các cột ấy có hàng lang bao lấy hiên cửa.
Sütunları ölçtü, altmış arşındı. Kapının çevresindeki avlu sütunlara kadar uzanıyordu.Il compta soixante coudées pour les poteaux, près desquels était une cour, autour de la porte.
Sütunları ölçtü, altmış arşındı. Kapının çevresindeki avlu sütunlara kadar uzanıyordu.In naredil je opore, šestdeset komolcev, in na oporah je slonel preddvor, vrata okoliinokoli.
Sütunları ölçtü, altmış arşındı. Kapının çevresindeki avlu sütunlara kadar uzanıyordu.i pilastri li calcolò alti sessanta cubiti, dai pilastri cominciava il cortile che circondava la porta
Sütunları ölçtü, altmış arşındı. Kapının çevresindeki avlu sütunlara kadar uzanıyordu.그가 또 현관을 척량하니 광이 이십척이요 현관 사면에 뜰이 있으며
Sütunları ölçtü, altmış arşındı. Kapının çevresindeki avlu sütunlara kadar uzanıyordu.Mediu também o vestíbulo, vinte côvados; e em torno do vestíbulo da porta estava o átrio.
Sütunları ölçtü, altmış arşındı. Kapının çevresindeki avlu sütunlara kadar uzanıyordu.Og han gjorde pilarene seksti alen høie, og tett inn til pilarene lå forgården, rundt omkring porten.
Sütunları ölçtü, altmış arşındı. Kapının çevresindeki avlu sütunlara kadar uzanıyordu.Så målte han Forhallen til tyve Alen; og Forgården omgav Portens Forhal".
Sütunları ölçtü, altmış arşındı. Kapının çevresindeki avlu sütunlara kadar uzanıyordu.tevé a gyámoszlopokat hatvan singre, és a gyámoszlopokhoz [nyúlik] vala a pitvar a kapunál körös-körül.
Sütunları ölçtü, altmış arşındı. Kapının çevresindeki avlu sütunlara kadar uzanıyordu.Und er machte die Pfeiler sechzig Ellen, und an den Pfeilern war der Vorhof, am Tor ringsherum.
Sütunları ölçtü, altmış arşındı. Kapının çevresindeki avlu sütunlara kadar uzanıyordu.Και εκαμε τα μετωπα εξηκοντα πηχων μεχρι του μετωπου της αυλης κυκλω κυκλω του πυλωνος.
Sütunları ölçtü, altmış arşındı. Kapının çevresindeki avlu sütunlara kadar uzanıyordu.А в столбах он насчитал шестьдесят локтей, в каждом столбе около двора и у ворот,
Sütunları ölçtü, altmış arşındı. Kapının çevresindeki avlu sütunlara kadar uzanıyordu.И намери стълбовете шестдесет лакти; и предверието стигаше до стълбовете околовръст портата.
Sütunları ölçtü, altmış arşındı. Kapının çevresindeki avlu sütunlara kadar uzanıyordu.ויעש את אילים ששים אמה ואל איל החצר השער סביב סביב׃
Sütunları ölçtü, altmış arşındı. Kapının çevresindeki avlu sütunlara kadar uzanıyordu.وعمل عضائد ستين ذراعا الى عضادة الدار حول الباب.
Sütunları ölçtü, altmış arşındı. Kapının çevresindeki avlu sütunlara kadar uzanıyordu.又 量 〔 量 原 文 作 造 〕 廊 子 六 十 肘 . 〔 七 十 經 作 二 十 肘 〕 牆 柱 外 是 院 子 、 有 廊 為 界 、 在 門 洞 兩 邊
Sütunları ölçtü, altmış arşındı. Kapının çevresindeki avlu sütunlara kadar uzanıyordu.又 量 〔 量 原文 作造 〕 廊子 六十 肘 . 〔 七十 經 作 二十 肘 〕 牆柱 外 是 院子 、 有 廊為界 、 在 門洞兩邊
Tanrının Tapınağı için attığı temel, eski ölçülere göre altmış arşın uzunluğunda, yirmi arşın genişliğindeydi.De fundering was 27 meter lang en negen meter breed.
Tanrının Tapınağı için attığı temel, eski ölçülere göre altmış arşın uzunluğunda, yirmi arşın genişliğindeydi.솔로몬이 하나님의 전을 위하여 놓은 지대는 이러하니 옛적 재는 법대로 장이 육십 규빗이요 광이 이십 규빗이며
Tanrının Tapınağı için attığı temel, eski ölçülere göre altmış arşın uzunluğunda, yirmi arşın genişliğindeydi.Panjang Rumah itu 27 meter dan lebarnya 9 meter
Tanrının Tapınağı için attığı temel, eski ölçülere göre altmış arşın uzunluğunda, yirmi arşın genişliğindeydi.ואלה הוסד שלמה לבנות את בית האלהים הארך אמות במדה הראשונה אמות ששים ורחב אמות עשרים׃
Tanrının Tapınağı için attığı temel, eski ölçülere göre altmış arşın uzunluğunda, yirmi arşın genişliğindeydi.وهذه اسّسها سليمان لبناء بيت الله الطول بالذراع على القياس الاول ستون ذراعا والعرض عشرون ذراعا.
Tanrının Tapınağı için attığı temel, eski ölçülere göre altmış arşın uzunluğunda, yirmi arşın genişliğindeydi.所 羅 門 建 築 神 殿 的 根 基 、 乃 是 這 樣 . 長 六 十 肘 、 寬 二 十 肘 、 都 按 著 古 時 的 尺 寸
Tanrının Tapınağı için attığı temel, eski ölçülere göre altmış arşın uzunluğunda, yirmi arşın genişliğindeydi.所羅門 建築 神殿 的 根基 、 乃是 這樣 . 長 六十 肘 、 寬二十 肘 、 都 按 著 古時 的 尺寸